T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 596
KARAR NO : 2014 / 648
KARAR TR : 2.6.2014
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tara-fından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :G.K.
Vekilleri :Av. H.Ş., Av. A.G.
Davalı : ÇerkezköyCumhuriyet Başsavcılığı, Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı adına Batı MarmaraGümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğüne İzafetenÇerkezköy Gümrük Müdürlüğü
O L A Y :Tekirdağ Gümrük Muhafaza Kaçakçılık veİstihbarat Müdürlüğünce yapılansoruşturma sırasında, davacının yetkilisi olduğu P.T.Elektronik San. Tic. A.Ş. adına işlem gören 2.5.2006 tarihve 2006.D1-01147 sayılı DİİB. kapsamında; 10208.04.07.2006,14161.05.09.2006, 14844.14.09.2006, 15098.19.09.2006, 16701.11.10.2006, 16752.11.10.2006,21922.18.12.2006, 1094.18.01.2007, 1095. 18.01.2007 ve 1136.19.01.2007sayı ve tarihli beyannameler, 29.12.2005 tarih ve 2005.D1-05004sayılı DİİB. kapsamında;10771.12.07.2006,8998.09.06.2006, 9695.23.06.2006, 10723.11.07.2006, 15776.28.09.2006,22673.15.11.2007 ve 13943.01.09.2006 sayı ve tarihli beyannameler,03.06.2006 tarih ve 2006.D1-03592 sayılı DİİB.kapsamında 58.05.01.2007 sayı ve tarihli beyannamelermuhteviyatıyla dahilde işleme izin belgeleri kapsamındagümrük muafiyetli olarak ithal edilmek suretiyle yurda girişiyapılan eşyaların, muafiyet kapsamındançıkarılmalarına rağmen, dahilde işleme rejimikapsamında, süresi içerisinde gümrükçeonaylanmış bir işleme veya kullanıma tabitutulmaksızın ve gümrük işlemlerigerçekleştirilmeksizin serbest dolaşımasokulduğundan bahisle yapılan ihbar üzerine, eylemin kabahatolduğu değerlendirilerek, davacı adınaÇerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı KabahatBürosu’nun, 20.3.2013 gün ve Kabahat Defteri No:2013/12, KararNo:2013/4 sayılı kararı ile, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 7.655.607,26 TL idaripara cezası verilmiştir.
Davacıvekili, idari yaptırım kararının kaldırılmasıistemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.
ÇERKEZKÖY 1.SULHCEZA MAHKEMESİ; 16.7.2013 gün ve D.İş:2013/590 sayıile; 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi ile yenidendüzenlendiği ve bu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesiolarak gösterildiği gerekçesiyle başvurunun görev yönündenreddine karar vermiş, yapılan itiraz Çerkezköy 2. AsliyeCeza Mahkemesi’nce kesin olarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 1. İDARE MAHKEMESİ; 19.11.2013 gün ve E:2013/2248,K:2013/1785 sayı ile, savcılık tarafından verilen idariyaptırım kararının, 5326 sayılıYasa’nın 23. maddesi uyarınca verildiği, bu kararakarşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesinin altıncıfıkrası uyarınca sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceğiaçıklanarak, açılan davanın görüm veçözüm görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, ErtuğrulARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkûmiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri veadli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev vehüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu ve idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hükmün aksine davacıvekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını verenmahkemece, adli yargı dosyası temin edilmeden UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği görülmüş ise de, dosyaiçinde bulunan bilgi ve belgelerden adli yargı yerince verilengörevsizlik kararının kesinleşmiş olduğu vesonuçta usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
5607 sayılıKanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin dokuzuncufıkrasında, “Geçici ithalat, dahilde işleme vegümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokan kişiye, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir”, “Yetkilimerciler” başlığı altında düzenlenen 17.maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun hükümlerinegöre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı,14 üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddenindokuzuncu fıkrası ise, “İhracatgerçek-leşmediği halde gerçekleşmiş gibigöstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malıncins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererekilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veyaparasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkarsağlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraçedilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunmasıhalinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı GümrükKanunu hükümlerine göre işlem yapılır”şeklinde 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 54. maddesi ile yeniden düzenlenmiş, aynı Kanunun 66.maddesiyle 17. maddesinin birinci
fıkrası yürürlüktenkaldırılmış, aynı Kanunun 64. maddesi iledüzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise,“Bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulü5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne göreyapılır” hükmü yeralmıştır.
4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “ Teminatalınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“ 1.Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyayailişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimdensonra kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b) (a)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşyayurtdışı edilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinintespit edilmesi halinde, eşyanın gümrük vergilerininyanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) (c)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunlukveya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilikbelgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya da başkasınaait olduğu halde kendi eşyasıymış gibigösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki kat olarakalınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birincifıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularakmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılıKanun’da kaçakçılık fiillerine ilişkinkabahatlerle ilgili düzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış,4458 sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlülerkendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idarikararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal edenitirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiyetebliğ edilir.
3. İtiraz dilekçelerininsüresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itirazsüresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkilimakama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir ” hükmü yer almıştır.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23. maddesindeise, “(1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunanhallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırımkararı vermeye yetkilidir.
(2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir.
(3) Soruşturma konusu fiilinkabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyetsavcısı bu nedenle idarî yaptırım kararı verir.Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafındanidarî yaptırım kararı verilmemiş olmasıgerekir” denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuruyolu” başlığı altında düzenlenen 27.maddesinin altıncı fıkrasında, “Soruşturmakonusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğugerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde;kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazedildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşıbaşvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ;
5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul” başlığıaltında düzenlenen 9. maddesinde de,
“ ….. (3) Lehe olan hüküm,önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ” hükmüyer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının yetkilisi olduğuşirket adına tanzimli dahilde işleme izin belgesikapsamında vergi muafiyetinden faydalanılarak ülkeye getirilenbeyanname muhteviyatı olan eşyaların gümrükişlemlerini gerçekleştirmeden serbest dolaşıma sokulduklarınedeniyle davacı hakkında yapılan soruşturmasırasında, Çerkezköy CumhuriyetBaşsavcılığı Kabahat Bürosu’nun, 20.3.2013gün ve Kabahat Defteri No:2013/12, Karar No:2013/4 sayılıkararı ile eylemin kabahat olarak değerlendirilerekdavacının 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca7.655.607,26 TL idari para cezası ile cezalandırılmasınakarar verildiği anlaşılmıştır.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı;bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının,geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukukilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olay tarihindeyürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında soruşturma konusunun suç olmayıp,kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326sayılı Kanun uyarınca, Cumhuriyet Savcısıtarafından davacıya verilen idari para cezasının,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinin dikkatealınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendiuyarınca ve aynı maddenin altıncı fıkrasında,soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64.maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasındada, bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulünün5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne göreyapılacağı düzenlendiğinden, davanıngörüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Çerkezköy 1. Sulh CezaMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Çerkezköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.7.2013gün ve D.İş:2013/590 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 2.6.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Ertuğrul ARSLANOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy