T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 468
KARAR NO : 2014 / 517
KARAR TR : 05.05.2014
ÖZET : Davacının oğlunun işitme kaybına bağlı olarak kullanması gereken iki adet işitme cihazı için tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yapılan masrafların tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Ü.G.Y. Vekili : Av. Z.E. Davalı : İdari Yargıda Bursa Valiliği Adli Yargıda MilliEğitim Bakanlığı Vekili : Av. S.Ç. O L A Y :Davacı dava dilekçesinde özetle; Bursa İli, İznikİlçesi Selçuk İlköğretim Okulundaöğretmen olarak görev yaptığını;oğlunun ileri derecede işitme kaybı nedeniyle işitmecihazı takılmasına karar verildiğini; iki işitmecihazı için 4.530,76 TL bedel ödediğini ancak MilliEğitim Bakanlığınca bu miktarın sadece 1.600,00TL’sinin karşılandığını ileri sürerek,eksik ödenen işitme cihazı bedelinin ödenmesi istemiyleyapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin davalıidarenin 4.5.2009 gün ve 2016 sayılı işleminin iptali ilefark alacaklarının ödeme tarihinden itibaren faiziyletarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle Bursa Valiliğinekarşı idari yargı yerinde davaaçmıştır. BURSA 1. İDARE MAHKEMESİ: 22.9.2010 gün ve E: 2009/621, K: 2010/588 sayı ile,davacının oğlunun işitme kaybına bağlıolarak kullanması gereken iki adet işitme cihazı içinödediği miktarın tamamının kurumuncakarşılanıp karşılanmayacağına ilişkinolması nedeniyle davanın görüm veçözümü, 5510 sayılı Yasanın 106 ve 101.maddelerinde yer verilen hükümleri uyarınca adli yargımercilerinin (iş mahkemesi) görev alanında bulunduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı bu kez aynı istemleMilli Eğitim Bakanlığına karşı adli yargıyerinde dava açmıştır. İznik Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla) : 3.11.2011 gün ve E: 2010/298,K: 2011/351 sayı ile, davanın kabulü ile eksik ödenenişitme cihazı bedeli olan 2.929,76 TL’nındavacının bu paranın ödenmesi için kuruma yaptığıbaşvuru tarihi olan 21.4.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine kararvermiş, bu karar Milli Eğitim Bakanlığınca temyizedilmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi : 29.4.2013 gün ve E:2012/1977, K: 2013/8253 sayı ile, öğretmen olarak görev yapan,dolayısıyla aktif kamu çalışanı olandavacının, davaya konu tedavi giderinin, sağlıksigortası açısından 5510 sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği1.10.2008 tarihinden önce, 6.6.2007 tarihindebaşladığı ve böylece sağlık giderinin tahsilinedair uyuşmazlığın çözümününidari yargının görev alanına girdiği gözetilerek6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre davaşartı olan “yargı yolunun caiz olmaması”nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işinesasına girilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırıolduğu dolayısıyla bozma nedeni olduğu gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. İZNİKASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA): 10.10.2013 gün ve E:2013/230, K:2013/237 sayı ile, bozmakararına uyarak, HMK’nın114/1-b maddesine göre dava şartı olan yargı yolunun caizolmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir. Davacı vekili idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 05.05.2014 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında anılan Yasanın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece; idari yargı dosyaörneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, öğretmen olarakgörev yapan davacının oğlunun işitme kaybınabağlı olarak kullanması gereken iki adet işitme cihazıiçin ödediği miktarın 4.530,00 TL olmasınakarşın kendisine 1.600,00 TL ödemeyapıldığından bahisle geriye kalan tutarınödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddineilişkin 4.5.2009 tarih ve 2016 sayılı işlemin iptali ileödenmeyen 2.930,76 TL’nın yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle açılmıştır. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakşekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul veyetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıkların çözümündeiş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamugörevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı iştirakçisi olan davacı tarafındanaçılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Bursa 1. İdare Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Bursa 1. İdare Mahkemesinin 22.9.2010 gün ve E: 2009/621, K:2010/588 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 05.05.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy