T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 499
KARAR NO : 2014 / 541
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.Ç.
Vekili :Av. E.D.
Davalılar : 1- BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı
2-Başbakanlık Gümrük ve MuhafazaMüdürlüğü, Kaçakçılık
İstihbarat ve NarkotikGümrük Muhafaza Müdürlüğü
O L A Y :Ambarlı Gümrük Müdürlüğünceyapılan soruşturma sırasında, dahilde işlemeizin belgesi kapsamında vergi muafiyetinden faydalanılarakülkeye getirilen ve Ç. Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.tarafından imal edilen bir kısım tekstil ürünlerinin S.GümrükMüşavirliği Ltd. Şti. aracılığıyla E.Tekstil San. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından ihracıiçin beyanname verilerek Ambarlı Gümrüğüneteslim edilmiş statüsünde olmasına rağmen, bahse konubeyannamedeki eşyaların geri alınmak suretiyle gümrükmüdürlüğünün muayenesinesunulamadığının anlaşıldığındanbahisle, imalatçı firma olan Ç. Tekstil San. ve Tic. Ltd.Şti. yetkilisi olan davacı M.Ç., aracı gümrükfirması olan S.Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti.yetkilisi S.E.ve İhracatçı firma E. Tekstil San. DışTic. Ltd. Şti. ortağı ve yetkilisi V.N.K.ile yetkilisi A.K.hakkındayapılan şikayet üzerine, “geçici ithalat, dahildeişleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksin serbest dolaşımasokmak” şeklinde gerçekleşen eylemin kabahat olduğudeğerlendirilerek Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı Kabahat Bürosu’nun 24.9.2012gün ve Kabahat Defteri No:2012/3210, Karar No:2012/2307 sayılıidari yaptırım kararı ile, davacı ve yukarıda ismibelirtilen kişilerin 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile eylemin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikteişlendiği nedeniyle 4. maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca ayrı ayrı 901.230,00 TL idari para cezası ilecezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Davacıvekili, idari yaptırım kararının kaldırılmasıistemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.
BÜYÜKÇEKMECE 3. SULHCEZA MAHKEMESİ; 16.7.2013 gün ve D.İş No:2012/1045sayı ile; 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklikile kaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi ile yenidendüzenlendiği ve bu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesiolarak gösterildiği gerekçesiyle başvurunun görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 3. İDARE MAHKEMESİ; 27.9.2013 gün ve E:2013/1863,K:2013/1395 sayı ile, savcılık tarafından verilen idariyaptırım kararının, 5326 sayılıYasa’nın 23. maddesi uyarınca verildiği, bu kararakarşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesinin altıncıfıkrası uyarınca sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceğiaçıklanarak, açılan davanın görüm veçözüm görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkûmiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri veadli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev vehüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması,bunun dışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4.maddesinin ikincifıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır.
5607 sayılıKanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinindokuzuncu fıkrasında, “Geçici ithalat, dahildeişleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokan kişiye, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir”, “Nitelikli haller”başlığı altında düzenlenen 4. maddesinin ikincifıkrasında, “Bu Kanunda tanımlanan suçların,üç veya daha fazla kişi tarafından birlikteişlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranındaartırılır”,“Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinegöre kanun yoluna başvurulabilir” denilmekte iken; Kanunun 3.maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddenindokuzuncu fıkrası ise, “İhracat gerçekleşmediğihalde gerçekleşmiş gibi göstermek ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik göstererek ilgili kanunhükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasaliadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlayankişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin günekadar adli para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve ekibelgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşyaarasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde,sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunuhükümlerine göre işlem yapılır”şeklinde 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 54. maddesiile yeniden düzenlenmiş, aynı Kanunun 66. maddesiyle 17.maddesinin birinci fıkrası yürürlüktenkaldırılmış, aynı Kanunun 64. maddesi iledüzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise,“Bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulü5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne göreyapılır” hükmü yeralmıştır.
4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “ Teminatalınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“ 1.Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyayailişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimdensonra kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b) (a)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşyayurtdışı edilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrükvergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) (c)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya dabaşkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymışgibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki katolarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birincifıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularakmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılıKanun’da kaçakçılık fiillerine ilişkinkabahatlerle ilgili düzenlemeler tamamen ortadankaldırılmış, 4458 sayılı Kanun ilekaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatler yenidendüzenlenmiştir. Bu Kanun’un “ İtirazlar ”başlığı altında düzenlenen 242.maddesinde ise,“1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilengümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal edenitirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiyetebliğ edilir.
3. İtiraz dilekçelerininsüresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itirazsüresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkilimakama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir ” hükmü yer almıştır.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23.maddesinde ise, “(1)Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hükümbulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarîyaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir.
(3) Soruşturma konusufiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halindeCumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş; aynı Kanun’un“Başvuru yolu” başlığı altındadüzenlenen 27. maddesinin altıncı fıkrasında,“Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ;
5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul” başlığı altında düzenlenen9. maddesinde de,
“ ….. (3) Lehe olan hüküm,önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Ambarlı GümrükMüdürlüğünce yapılan soruşturma sırasında, dahilde işleme izin belgesi kapsamında vergi muafiyetindenfaydalanılarak ülkeye getirilen ve Ç. Tekstil San. ve Tic.Ltd. Şti. tarafından imal edilen bir kısım tekstilürünlerinin, S.Gümrük Müşavirliği Ltd.Şti. aracılığıyla E. Tekstil San. Dış Tic.Ltd. Şti. tarafından ihracı için beyanname verilerekAmbarlı Gümrüğüne teslim edilmişstatüsünde olmasına rağmen, bahse konu beyannamedekieşyaların geri alınmak suretiyle gümrükmüdürlüğünün muayenesinesunulamadığının anlaşıldığındanbahisle, imalatçı firma olan Ç. Tekstil San. ve Tic. Ltd.Şti. yetkilisi olan davacı M.Ç., aracı gümrükfirması olan S.Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti.yetkilisi S.E.ve İhracatçı firma E. Tekstil San. DışTic. Ltd. Şti. ortağı ve yetkilisi V.N.K.ile yetkilisi A.K.hakkındayapılan şikayet üzerine, eylemin kabahat olduğudeğerlendirilerek Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı Kabahat Bürosu’nun 24.9.2012gün ve Kabahat Defteri No:2012/3210, Karar No:2012/2307 sayılıidari yaptırım kararı ile, davacı ve yukarıda ismibelirtilen kişiler adına 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4. maddesinin ikincifıkrası uyarınca ayrı ayrı 901.230,00 TL idari paracezası verildiği anlaşılmıştır.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için)davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olaytarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun kabahatolduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun uyarınca,Cumhuriyet Savcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64.maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesihükmüne göre yapılacağı belirtildiğinden,davanın görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Büyükçekmece 3. SulhCeza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin16.7.2013 gün ve D.İş No:2012/1045 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 5.5.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy