T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 476
KARAR NO : 2014 / 520
KARAR TR : 5.5.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.A.A.
Vekili : Av. H.B.H.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili :Av. A.T.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı, 9.8.2010 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği, Yazıİşleri Müdürlüğü emrineatanmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin maaşnakil bildiriminde 40+40-TL. denge tazminatı ve devamında verilen eködemelerin gösterilmemesi sebebiyle yeniden düzenlenmesi veuğradığı hak kaybının tazmini istemiyle 2.5.2011 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır.
AFYONKARAHİSAR İŞMAHKEMESİ:12.2.2013 gün ve E:2011/541, K:2013/98 sayı ile,davanın özetine yer verdikten sonra; Yargıtay 9.HukukDairesi'nin 2011/52885 Esas 2012/20230 Karar nolu bozma ilamında; “Taraflar arasındaki uyuşmazlık 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan veözelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının davalının özelleştirmeden önce tabiolduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 sayılı Kanunun Ek. 29. Maddesikapsamındaki düzenleme ve sözleşmedeki hükümnedeni ile 375 sayılı KHK.’un Ek 3 maddesi ve 399sayılı KHK. ’un Ek II. cetvelinde yer alan kuyumlardaçalışan sözleşmeli personele yapılanartışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirkenbu artışların yer aldığı ücretigösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
406 sayılı Kanunun 29.Maddesinin 3. Fıkrasının birinci cümlesine göre;“399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbiolarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personelstatüsünde çalışanlar hakkında, 4046sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü vebeşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında,Devlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekiünvanları esas alınarak Yönetim Kurulu'nca 15.04.2004tarihi itibarıyla bu ünvana göre belirlenmiş olanücret ve diğer mali haklarına bu tarihten Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçensüre içinde kamu görevlilerine yapılacak artışoran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkatealınır. Kapsam dışı personelden Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemişolması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarakbu tarih için ücret ve diğer mali hakları tespit etmeye YönetimKurulu yetkilidir ”.
Davalı ile nakle tabikapsamdışı personel arasından imzalanan TIP 2sözleşmenin 7.maddesindeki kurallara göre; “Nakilhakkını saklı tutan çalışanın ikramiye,yardım vs gibi mali ve özlük hakları için işmevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yeralan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerdeyapılacak artış oranı, kamudaki memur maaşartış oranında olacaktır(3.f)
Diğer taraftanözelleştirme uygulamaları nedeni ile nakilleri düzenleyen4046 sayılı Özelleştirme Kanunu'nun 22/5 maddesi;özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınanakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelinDevlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücretyanında, bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye,ek ödeme gibi vs ek ödemelerin de sabit bir değer olarakbildirileceği hükmünü içermektedir.
Gerek yasal düzenleme ve gereksesözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrasıçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacıkapsamdışı olarak kamuda çalışmışgibi sayılmaktadır.
Dairemizce yukarda belirtilen kapsamdabulunan nakle tabi işçilerle davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş. arasındaki uyuşmazlıklarda dahaönce esasa yönelik kararlar vermiştir. Ancak Danıştayidari Dava Daireleri’nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205sayılı kararından sonra uyuşmazlığın adliyargı yerinde görüleceği konusunda yenidendeğerlendirme yapılması gerekmiştir. Anılan kararagöre “yasal düzenleme ile Türk Telekom A.Ş'.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, İmtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin 406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süredaha çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca davalı şirket tarafından,hak sahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesine ilişkinimtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetiniyürütmek görev ve yetkisi ile donatıldığı,bu görev ve yetkiler dahilinde bazı kamusalayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu” kabul edilmiştir.
Danıştay idari DavaDairelerinin gerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir.Gerçekten özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir,” belirlemesiyapılmış olduğu; karar içeriğindebelirtildiği üzere; nakle tabi işçilerle, davalışirket arasındaki uyuşmazlıklarda daha önce adli yargıyerel mahkemeleri ile temyiz mercii olan Yargıtay Daireleritarafından davanın esasına yönelik kararlar verildiğigibi,(örneğin; Yargıtay 9.Hukuk Dairesi; 2011/50707 E 2012/4753K sayılı kararı) İdari yargı mahkemeleri ile temyizmercileri tarafından da esasa yönelik kararlar (örneğin;Danıştay 5. Dairesi'nin 2010/88-4718 sayılıkararı)verilmiş olduğu; adli yargımercileri-idari yargı mercileri arasında çıkartılanolumlu-olumsuz görev uyuşmazlıkları sonrasında konuyailişkin alınan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları da bulunduğu;Danıştay İdari Dava Daireleri'nin 07.04.2011 gün, 2011/55-205 sayılı kararı, yukarıya aktarılan güncelYargıtay ilamı ve dosya kapsamı birliktedeğerlendirildiğinde; dava konusu idari işlem niteliğindekiuyuşmazlığın adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği kanaatininmahkemelerinde de hasıl olduğu gerekçesiyle; H.M.K.'nun114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ileH.M.K.'nun 115/2. Maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermiş;temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 22 H.D.nin 19.11.2013 gün veE:2013/28241, K:2013/25274 sayılı kararıyla onanan Mahkemekararı kesinleşmiştir.
Bu kez, davacı 01.01.2006tarihinden itibaren, Bakanlar Kurulunun 2006/10971 Sayılıkararına ve Başbakanlık Devlet PersonelBaşkanlığının Resmi Gazetedeki 2006/3 sayılıtebliğine göre, Devlet Memurlarının 2006yılının ilk altı ayından itibaren ve daha sonrauygulanacak Ek ödemenin maaş nakil ilmühaberineyansıtılması gerektiği, geçmiş döneme ait01.01.2006’dan Devlet Personel Başkanlığınabildirildiği 03.06.2010 tarihe kadar ve bu tarihten 09.08.2010 tarihinekadar ödenmeyen ek ödemelerin ödenmesi, maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenerek çalıştığıkuruma gönderilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
AFYONKARAHİSAR İDAREMAHKEMESİ:10.2.2014 gün ve E:2014/60 sayı ile, TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin özelleştirmekapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışı suretiyle özelleştirilmesi için01.07.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda şirketin %55oranındaki hissesinin satılarak 14.11.2005 tarihinde Ogerfirmasına devredildiği, şirketin kamusal niteliğininortadan kalktığının anlaşıldığı;dava dosyasının incelenmesinden, davacının kapsamdışıpersonel olarak çalışmış olduğu TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin personel nakli sırasında eködemelerin maaş nakil ilmühaberine yansıtamadığındanbahisle 01/01/2006 tarihinden bu yana mahrumbırakıldığı ek ödemenin geriye dönükfarkının işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini ile bundansonraki zamların da ilave edilerek yeniden maaş nakil ilmühaberidüzenlenerek çalıştığı kurumagönderilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; davacının, davasınıilk defa açtığı tarihte Türk TelekomünikasyonA.Ş’nin tamamen özel hukuk tüzel kişisi olmasıve özel hukuk tüzel kişilerin işlemlerine karşıidari yargıda dava açılmasına hukuken imkanbulunmaması karşısında, davacının personel naklisırasında ek ödemelerin maaş nakil ilmühaberineyansıtılmadığından bahisle 01/01/2006 tarihinden buyana mahrum bırakıldığı ek ödemenin geriyedönük farkının işletilecek yasal faiziyle birliktetazmini ile bundan sonraki zamların da ilave edilerek yeniden maaşnakil ilmühaberi düzenlenerek çalıştığıkuruma gönderilmesine karar verilmesi isteminden doğanuyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargıya ait bulunduğu;nitekim, benzer bir olayda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilen05/07/2010 tarihli, E:2010/56, K:2010/157 sayılı kararda, idariyargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşıaçılan davalara bakılabileceği, idare aleyhine davaaçılmayıp, işlemin tesis edildiği tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş’nin bulunması durumunda,ortada idari yargı yetkisi kapsamında açılmışbir dava bulunduğundan söz etmenin olanaksız olduğu,dolayısıyla davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinin belirtilmişolduğu; yine Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2013 yılıiçerisinde verdiği çok sayıda kararın da aynıyönde olduğu; dava dilekçesine ekli yargı kararlarıincelendiğinde ise, davanın ilk defa 03/05/2011 tarihindeAfyonkarahisar İş Mahkemesi'nde açıldığı,Mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda 12/02/2013 tarih veE:2011/541, K:2013/98 sayılı karar ile uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanında kaldığı gerekçesiyle davanın usuldenreddine karar verildiği ve anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay22. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2013 tarih ve E:2013/28241, K:2013/25274sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerinebakılan davanın açıldığınınanlaşıldığı; bu durumda, Mahkemelerininuyuşmazlığa bakmakla görevli olmaması ve görevliyargı yerinin adli yargı mahkemeleri olması yanındaAfyonkarahisar İş Mahkemesi'nin 12/02/2013 tarih ve E:2011/541, K:2013/98sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesiüzerine uyuşmazlığa karşı Mahkemelerinde davaaçıldığı anlaşıldığından,hangi Mahkemenin görevli olduğunun belirtilmesi için 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına, Afyonkarahisar İşMahkemesi'nin E:2011/541 sayılı dosyası temin edilerekanılan dosyanın ve dava dosyasının gerekçelikararlarıyla birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, uyuşmazlığın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi'nin kararın kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 5.5.2014 günlü toplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumuemrine atanan davacı tarafından; maaş nakil bildiriminin ilgilimevzuata uygun düzenlenmediğinden bahisle, yoksunkaldığı bir kısım parasal haklarınınfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğü’nce (P.İ),telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un,tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluşyasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüyesahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Türk Telekom)’nin % 55 OranındakiHissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD.bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen vesonrasında kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından;maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmediğindenbahisle, yoksun kaldığı bir kısım parasalhaklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle 2.5.2011 tarihinde dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, işlemin tesisedildiği ve dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan sözetmek olanaksızolduğundan; uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Afyonkarahisar İş Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Afyonkarahisar İş Mahkemesinin 12.2.2013 gün veE:2011/541, K:2013/98 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 5.5.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy