T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 934
KARAR NO : 2014 / 978
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET: İcra müdürlüğünce yapılan ihale sonucu davacı bankaca alınan araca ilişkin olarak Vergi Dairesince tahsil edilen katma değer vergisi ve damga vergisinin iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın; davacı Bankanın İcra Müdürlüğü işlemlerine karşı herhangi bir itirazda bulunmaması ve talep edilen vergi tutarlarını Vergi Dairesine yatırması nedeniyle, artık bir vergi alacağına itiraz mahiyetini taşıması karşısında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : T.C. ZiraatBankası A.Ş. Vekili : Av. O.K. Davalı : Ankara VergiDairesi Başkanlığı (Gölbaşı Vergi DairesiMüdürlüğü) Vekili : Av.F.B.Y. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilininGölbaşı İcraMüdürlüğü’nün 2012/1230 Tal.E.sayılıicra dosyası ile satışa çıkartılan aracı alacağınamahsuben aldığını, aracın devri esnasında9.540,00 TL KDV ve 301.57 TL damga vergisinin icra dairesi tarafındanhesaplandığını ve vergi dairesine ödendiğini,müvekkil bankanın katma değer vergisinden ve damga vergisindenmuaf olduğunu belirterek, vergi dairesine ödenmiş olan 9.540,00TL KDV ve 301,57 TL damga vergisinin iadesine karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. Davalı AnkaraVergi Dairesi Başkanlığı vekili 28.08.2013 tarihli cevapdilekçesi ile; görev itirazında bulunmuştur. Ankara 6.Vergi Mahkemesi; 28.01.2014 gün ve 2013/1380 Esas sayılıkararı ile; Olayda, davalı idare vekili tarafından, her ne kadardava konusu vergilerin icra müdürlüğünün tesisettiği bir işlemden kaynaklandığı belirtilerekUyuşmazlık Mahkemesi'nin 11.3.2013 tarih ve E:2012/182, K:2013/321sayılı kararına atıfta bulunmak suretiyle davanıngörev yönünden reddi gerektiği iddia edilmiş ise de;söz konusu Uyuşmazlık Mahkemesi kararında, ihtilaf konusuişlemin, ihale neticesi yapılan taşınmazsatışı nedeniyle katma değer vergisi ve ihale damga pulubedelinin alınmamasına karar verilmesi istemiyle icramüdürlüğüne yapılan başvurunun reddineilişkin işlem olması ve ilk derece mahkemesince, bubaşvurunun 2004 sayılı icra ve iflas Kanunu'nun 16.maddesiuyarınca yapılan şikayet olarak değerlendirilmesi nedeniyleadli yargı yerinin görevli olduğu değerlendirmesiyapılmıştır. Oysa ki, Mahkememiz esasınakayıtlı iş bu dosyada, icra müdürlüğüişleminin değil, vergi dairesince tahsil edilen ve vergi mahkemesiningörevine giren katma değer vergisi ve damga vergisinin iadesineilişkin olması ve vergi mahkemesinin görevine giren bir vergininiadesi istemiyle açılmış bir davada da, ancak vergimahkemesince inceleme yapılıp karar verilebileceğinden,davalı idarenin görev itirazının reddigerektiği” şeklindeki gerekçesiyle davalı idareningörev itirazının reddine karar vermiştir. DavalıAnkara VergiDairesi Başkanlığı vekilinin, adli yargı yararınaolumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasınınonaylı bir örneği Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı: 23.06.2014 tarih ve 2014/193592 Karar sayılıkararında aynen “2004 sayılı icrave İflas Kanunu'nun 16. maddesinde "Kanunun hallini mahkemeyebıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcrave İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkındakanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasındandolayı icra mahkemesine şikayet olunabileceği"hükmü; anılan Kanun'un 17. maddesinde de "şikayet icramahkemesince kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahutdüzeltilir", hükmü, 4. maddesinde de; "İcra veiflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerleitirazların incelemesi icra mahkemesi hakimi yahut kanun gereğince bugörev kendisine verilmiş olan hakim tarafındanyapılır." hükmünün yer aldığı;uyuşmazlığa neden olan işlem, davacı bankadan icraihalesi sonucunda satış değeri üzerinden KDV ve damgavergisi alınması işlemi olup, bu işlemin İcraMüdürlüğü tarafından tesis edilmişolduğu; dolayısıyla, söz konusu harcın tahsilineilişkin icra Müdürlüğü işleminin kanununaaykırı olduğunun ileri sürülmesi halinde, şikayetüzerine İcra Mahkemesinin, söz konusu icra dosyası üzerindeinceleme yaparak İcra Müdürlüğününişleminin kanununa uygun olup olmadığı hususunda kararvereceği; aksi halde, başvuru harcı ve karar harcı gibiyargılama sırasında alınan harçlara ilişkinolarak adli mahkemelerce verilen kararların da yasaya uygun olupolmadığı hususunda denetimin vergi mahkemelerinceyapılacağı şeklinde bir durumun ortaya çıkmasınınsöz konusu olacaktır. adli yargılamanın birparçasını oluşturan uyuşmazlığınİcra Müdürlüğünün tesis ettiği birişlemden kaynaklanması nedeniyle bu işlemin yasaya uygun olupolmadığı hususunun adli yargı içindeçözümlenmesi gerektiği”şeklindeki açıklamaları ile 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Ankara Vergi DairesiBaşkanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’nca, davalı Ankara VergiDairesi Başkanlığı bakımından 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN’ın davada adli yargının, DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Gölbaşı İcraMüdürlüğü’nün 2012/1230 Tal.E.sayılıicra dosyası ile satışaçıkartılan aracı alacağına mahsuben alandavacının, aracın devri esnasında vergi dairesine ödemişolduğu 9.540,00 TL Katma Değer Vergisi ve 301,57 TL damga vergisinindavalı tarafından iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dava dilekçesiincelendiğinde, davacı vekilinin davaya konu satışailişkin olarak, katma değer vergisi ve damga vergisialındığını, davacı ZiraatBankası’nın kamu kurumu olması nedeni ile vergiden muafolduğunu, bu nedenle gerçekleştirilen vergi, tahakkuk vetahsil işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek,icra baskısı altında ödenen paranın, davacıkuruma iadesine karar verilmesini istemektedir. Görevli yargı yerininbelirlenmesi açısından öncelikli olarak, iadesi istenilendamga vergisi ve katma değer vergisinin niteliğinin ortayakonulması gerekmektedir. a) Katma Değer VergisiYönünden: 25.10.1984 tarihve 3095 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun ‘VergininKonusunu Teşkil Eden İşlemler’ başlıklı 1.maddesinde “Türkiye'de yapılan aşağıdakiişlemler katma değer vergisine tabidir: 1. Ticari,sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetiçerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, 2. Hertürlü mal ve hizmet ithalatı 3. Diğerfaaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler a) Posta, telefon,telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetler ile radyo ve televizyon hizmetleri, b)(Değişik bend: 14/03/2007-5602 S.K./10.mad) Her türlüşans ve talih oyunlarının tertiplenmesi ve oynanması c) Profesyonelsanatçıların yer aldığı gösteriler vekonserler ile profesyonel sporcuların katıldığısportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalartertiplenmesi, gösterilmesi, d)(Değişik bent: 29/06/2001 - 4706 S.K./8. md.;Değişik bent:16/06/2009-5904 S.K./8.mad) Müzayede mahallerinde ve gümrükdepolarında yapılan satışlar ile 10/2/2005 tarihli ve 5300sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununagöre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsilettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimi, e) Boru hattıile hampetrol, gaz ve bunların ürünlerinintaşınmaları f) Gelir VergisiKanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanmasıişlemleri, g) Genel vekatma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler veköyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere,üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü meslekikuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veyaişletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlarınveya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai,zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri h) Rekabeteşitsizliğini gidermek maksadıyla isteğe bağlımükellefiyetler suretiyle vergilendirilecek teslim ve hizmetler. Ticari,sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinindevamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir VergisiKanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanunundaaçıklık bulunmadığı hallerde, Türk TicaretKanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin vetespit edilir. Bu faaliyetlerinkanunların veya resmi makamların gösterdiği gereküzerine yapılması, bunları yapanların hukukistatü ve kişilikleri, Türk tabiyetinde bulunupbulunmamaları, ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veyaiş merkezlerinin Türkiye'de olup olmaması işlemlerinmahiyetini değiştirmez ve vergilendirmeye mani teşkil etmez. İthalatınkamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçekveya tüzelkişi tarafından yapılması veya herhangi birşekil ve surette gerçekleştirilmesi, özelliktaşıması vergilendirmeye tesir etmez.” şeklindekidüzenleme ile katma değer vergisinin kapsamı belirlenmiş,davaya konu satış işleminin de katma değer vergisine tabiolduğu düzenlenmiştir. 5.10.1984 tarih ve3095 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun‘Mükellef’ başlıklı 8. maddesinde;“ 1-Katma Değer Vergisinin Mükellefi: a) Malteslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar, b)İthalatta mal ve hizmet ithal edenler, c) Transittaşımalarda gümrük veya geçiş işleminemuhatap olanlar, d) PTTİşletme Genel Müdürlüğü ve radyo vetelevizyon kurumları, e)(Değişik bend: 14/03/2007-5602 S.K./10.mad) Her türlüşans ve talih oyunlarını tertip edenler, f)(Mülga bend: 14/03/2007-5602 S.K./11.mad), g) 1 incimaddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerdebunları tertipleyenler veya gösterenler, h) GelirVergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler, ı)İsteğe bağlı mükellefiyette taleptebulunanlardır. 2.(Değişik bent: 03/06/1986 - 3297/2 md.) Vergiye tabi bir işlemsözkonusu olmadığı veya katma değer vergisini faturaveya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığıhalde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisigösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanunagöre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksekbir meblağı gösteren mükellefler için degeçerlidir. (Değişik cümle: 25/12/2003 - 5035 S.K./6.md.) Bu gibi sebeplerle fazla ödenen vergiler, MaliyeBakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göreilgililere iade edilir.” şeklindeki düzenleme ile dekatma değer vergisi mükellefleri sayılmıştır. Aynı Kanunun,‘Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğerİstisnalar’ başlıklı 6.Bölümünün, 17. Maddesinin, 4. Fıkrasının‘r’ bendinde; “Kurumların aktifinde veya belediyeler ileil özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yılsüreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazlarınsatışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ilebankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarınakarşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin(müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalaradevir ve teslimleri” vergi istisnaları arasında gösterilmiştir. Davacı vekilidava dilekçesinde, davacı kurumun niteliği gereği,3095 sayılı Kanun ile belirlenen vergi istisnaları arasındayer aldığını ve bu nedenle kendisinden tahsil edilenvergiden muaf olduğunu belirterek, tahsil edilen katma değer vergisininiadesini istemiştir. Bu nedenle, uyuşmazlığa konuihtilafın çözümlenmesi için, 3095 sayılıKanun gereğince tahsil edilen verginin mahiyetinin incelenmesi vedavacının iddia ettiği gibi, bu vergiden muaf olup olmadığınıortaya konulması gerekmektedir. Bu noktada, söz konusuincelemenin hangi mahkeme eli ile yapılması gerektiğineilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesi ve görevli yargı yerininbu mevzuat çerçevesinde belirlenmesi yerinde olacaktır. 213sayılı Vergi Usul Kanununun “KanununŞümulü” başlıklı 1. maddesinde, bu kanunhükümlerinin ikinci maddede yazılı olanlardışında, genel bütçeye giren vergi, resim veharçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim veharçlar hakkında uygulanacağıbelirtilmiş, 213sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi DavalarınınKonusu” başlıklı 378.. maddesinde, “Vergimahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi,cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarınıntebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerdeistihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyiyapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır. Mükelleflerbeyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilerekarşı dava açamazlar. Bu Kanunun vergi hatalarına aithükümleri mahfuzdur.” denilerek hak edişten kesintiyapılmak sureti ile tahsil edilen vergiler hakkındaaçılacak davaların da vergi davası kapsamındasayılması gerektiği belirtilmiş, 2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun"Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6.maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özelidareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ilebenzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları iletarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarlaverilen işleri çözümleyeceği hükmüne yerverilmiştir. Görüldüğüüzere, davacının 3095 sayılı Kanunun 1,8 ve 17.Maddeleri gereğince, davacının katma değer vergisimükellefi olup olmadığı, mükellef ise yapılansatış işlemi itibari ile kanunda düzenlenen istisnalardanyararlanıp yararlanamayacağı ya da vergiden muaf kabul edilipedilmeyeceği konularında, inceleme yapma görevi, 213sayılı Vergi Usul Kanunu ve 2576 sayılı Bölgeİdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi MahkemelerininKuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun maddeleri uyarıncaVergi Mahkemesi’ne verildiğinden, davacının katmadeğer vergisine ilişkin talebi yönünden görevliyargı yerinin idari yargı olduğu sonucunaulaşılmıştır. b) Damga Vergisi Yönünden: 01.07.1964tarih ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun‘Mükellef’ başlıklı 3. maddesinde; “DamgaVergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişilerarasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisinikişiler öder. Yabancı memleketlerleTürkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklardadüzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye'de bukağıtları resmi dairelere ibraz eden, üzerlerinde devirveya ciro işlemleri yapanlar veya herhangi bir suretlehükümlerinden faydalananlar öderler. Ancak bunlardan ticari veyamütedavil kağıt mahiyetinde bulunanların vergisini,bunları en evvel satan veya kabul veya başka suretle kullanankişiler öderler.” denilmek sureti ile damga vergisimükellefleri belirlenmiş ve damga vergisinin asıl mükellefibelgeyi düzenleyen olmakla birlikte, resmi dairelerle yapılanişlemlerde verginin mükellefi olarak kişilergösterilmiştir 01.07.1964 tarih ve 488sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun ‘MakbuzKarşılığı Ödemelerde ÖdemeninZamanı’ başlıklı 22. maddesinde(Değişik madde: 30/12/2004 - 5281 S.K./3.mad) Makbuzkarşılığı ödemelerde Damga Vergisi; a) Maliye Bakanlığıncabelirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ayiçinde düzenlenen kağıtların vergisi, ertesiayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine birbeyanname ile bildirilir ve yirmi altıncı günüakşamına kadar ödenir. b) (a) bendi dışındakihallerde, kâğıdın düzenlendiği tarihi izleyenonbeş gün içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirilirve aynı süre içinde ödenir. Maliye Bakanlığı, bumaddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslarıbelirlemeye, lüzum göreceği işlemlere ilişkinkâğıtlara ait verginin yukarıdaki sürelere bağlıkalmaksızın ve beyanname aranmaksızınkâğıdın düzenlenmesinden önce veya noterlerceişleme tâbi tutulması sırasında ödenmesizorunluluğunu getirmeye, vergiyi işlem anında ilgili kamu kurumveya kuruluşuna makbuz karşılığı ödettirmeyeyetkilidir.” şeklindeki düzenleme ile de damga vergisibeyannamesini vermekle yükümlü kişiler ve vermezamanına ilişkin sürelere yer verilmiştir. Maddenin abendinde Maliye Bakanlığı’nca vergi mükellefi olarakbelirlenen kişilerden, b fıkrasında ise MaliyeBakanlığı tarafından belirlenenler dışındakalan kişiler yönünden düzenlemeyapılmıştır. 488 sayılı Kanun’unDamga Vergisinden istisnaları düzenleyen 2 numaralı tablosunun‘ Ticari ve Medeni İşlerle İlgili Kağıtlar‘ başlıklı IV bölümünün 35numaralı alt başlığında; “5422 sayılıKurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının(12) numaralı bendi kapsamındaki işlemler nedeniyledüzenlenen kâğıtlar” vergi istisnası kabuledilmiştir. 5422 sayılı Kurumlar VergisiKanunu, 21/6/2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazetedeyayınlanan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 36.Maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır,ancak 5520 sayılı Kanun’un Geçici 1. Maddesinin 5.Fıkrasındaki; “(Diğer kanunlarla 5422 sayılıKanuna yapılmış olan atıflar, ilgili olduğu maddeleritibarıyla bu Kanuna yapılmış sayılır.”Hükmü gereğince, 488 sayılı Damga VergisiKanunu’nda 5422 sayılı Kanun’a yapılan atıf,21.06.2006 tarihi itibari ile 5520 sayılı Kanun’ayapılmış gibi işlem görecektir. 21/6/2006 tarih ve 26205sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5520 sayılı KurumlarVergisi Kanunu’nun ‘ İstisnalar’ başlıklı5/1-f bendinde; “ Bankalara borçları nedeniyle kanunîtakibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunaborçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotekverenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri,kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhanhaklarının, bu borçlara karşılık bankalara veyabu Fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçlarıntasfiyesinde kullanılan kısmına isabet edenkazançların tamamı ile bankaların bu şekilde eldeettikleri söz konusu kıymetlerin satışından doğankazançların %75'lik kısmı.” şeklindekidüzenleme ile, takibe konu banka borcu tahsili kapsamındayürütülen işlemlerin, damga vergisinden muaf olduğudüzenlenmiştir. Dosya kapsamında incelenen açıkartırma tutanağında da, takip dosyası kapsamındaicra takibini Ziraat Bankası’nın başlattığıve dava dışı şirketin bankaya olan borcundan dolayı,şirketeait aracın satışını istediğigörülmektedir. Davacı vekilidava dilekçesinde, davacı kurumun niteliği gereği,5520 sayılı Kanun ile belirlenen vergi istisnaları arasındayer aldığını ve bu nedenle kendisinden tahsil edilenvergiden muaf olduğunu belirterek, tahsil edilen katma değervergisinin iadesini istemiştir. Bu nedenle, uyuşmazlığakonu ihtilafın çözümlenmesi için, 488sayılı Kanun gereğince tahsil edilen verginin mahiyetininincelenmesi ve davacının iddia ettiği gibi, bu vergiden muafolup olmadığını ortaya konulması gerekmektedir. Bu noktada, söz konusu incelemenin hangi mahkeme eli ile yapılmasıgerektiğine ilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesi vegörevli yargı yerinin bu mevzuat çerçevesinde belirlenmesiyerinde olacaktır. 213sayılı Vergi Usul Kanununun “KanununŞümulü” başlıklı 1. maddesinde, bu kanunhükümlerinin ikinci maddede yazılı olanlardışında, genel bütçeye giren vergi, resim veharçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim veharçlar hakkında uygulanacağıbelirtilmiş, 213sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi DavalarınınKonusu” başlıklı 378.. maddesinde, “Vergimahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi,cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonlarıkararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluylaalınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemeninyapılmış ve ödemeyi yapan tarafından vergininkesilmiş olması lazımdır. Mükelleflerbeyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilerekarşı dava açamazlar. Bu Kanunun vergi hatalarına aithükümleri mahfuzdur.” denilerek hak edişten kesinti yapılmaksureti ile tahsil edilen vergiler hakkında açılacakdavaların da vergi davası kapsamında sayılmasıgerektiği belirtilmiş, 2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun"Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6.maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özelidareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ilebenzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları iletarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarlaverilen işleri çözümleyeceği hükmüne yerverilmiştir. Görüldüğüüzere, davacının 488 sayılı Kanunun 3,22. Maddeleri veek 2 numaralı tablosu gereğince, damga vergisi mükellefiolup olmadığı, mükellef ise yapılan satışişlemi itibari ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve 5422sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 5520 sayılıKurumlar Vergisi Kanunu’nda düzenlenen istisnalardan yararlanıpyararlanamayacağı ya da vergiden muaf kabul edilip edilmeyeceğikonularında, inceleme yapma görevi, 213 sayılı Vergi UsulKanunu ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdareMahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve GörevleriHakkında Kanun maddeleri uyarınca Vergi Mahkemesi’neverildiğinden; davacının katma değer vergisi ile damgavergisine ilişkin talepleri yönünden görevli yargıyerinin idari yargı (Vergi Mahkemesi) olduğu sonucunaulaşılmıştır. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’nın BAŞVURUSUNUNREDDİNE,17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy