T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 949
KARAR NO : 2014 / 993
KARAR TR :17.11.2014
ÖZET: Davacılar yakınının, davalı idarelerce hatalı olarak yürütüldüğü ileri sürülen sağlık hizmetleri nedeniyle vücut fonksiyon kaybına uğradığından bahisle, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1-E.T.
2- H. T.
3-S. T.
4-E. T.
5-K. N. T.
Vekili :Av. E. Y.
Davalılar :1- Sağlık Bakanlığı
Vekili : Av. B. E.
2- Ege Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili : Av. K.K.
Adli Yargı
Yerinde İhbar
Olunanlar :1-Anadolu Anonim Türk SigortaŞirketi
Vekili : Av.B. B.D.
2-İ.D.
3-M.H.
4-F.D.
5-Ü.H.
6-E.T. K.
7-C.D.
8-E.K.
9-T.Ö.
10-P.G.
11-R.İ.
O L A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde özetle, müvekkillerinin küçükçocuğu olan E.T.’ın, 28.01.2009 tarihinde doğduğunuve doğumunun 4.ayında 28.1.2010 günü Edremit BayramyeriSağlık Ocağında bebeklere yapılan mutataşılardan olan Beşli Karma Aşı adı verilenaşısının yapıldığını; buaşıdan sonra küçükte bir takımgörülmeyecek yan etkiler başladığını,aşı sonrası ishal ve kusma şikayetlerinin başgösterdiğini, aynı haftanın sonu Edremit Devlet Hastanesinegidildiğini ve bu şikayetler ile hasta E.’ın acilekaldırıldığını, burada küçük E.’ınateşinin ölçüldüğünü ve ishalinikesmek için iğne yapıldığını, aynıgün devlet hastanesinde görevli doktorun üşütmeteşhisi koyarak sadece şurup verdiğini ve hasta müvekkilinitaburcu ettiğini, müvekkili küçüğün ishalşikayetinin 6.gün kesildiğini, fakat bu defaküçüğün bacaklarında hissizlik başgösterdiğini, devamında müvekkillerinin,çocuklarını bir doktorun tavsiyesi ile Edremit DevletHastanesinin Nöroloji Servisine götürdüğünüve buradan Behçet Uz Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkedilen küçüğün bu geçen zamanda tümdenfenalaştığını ve bu hastanede müvekkilihastanın 16 gün yatarak tedavi altınaalındığını, ancak; bu önleminküçüğün şikayetine hiçbirçözüm getirmediğini, müvekkili hastanın sadecebacaklarında kısmen düzelme olduğunu, akabindemüvekkili hastanın taburcu edildiğini, bu arada müvekkilibaba ve annesine gerekli ve imzalanması zorunlu evraklar denilerek birtakım evraklar imzalattırıldığını, bu sayedeküçüğün omuriliğinden sıvıalındığını, hastada düzelme olmayınca anneve babanın hastayı Ege Üniversitesi Beyin Cerrahi Servisinegötürdüğünü, işte burada müvekkilleri anneve babanın çocuklarının acilen ameliyat olmasıgerektiğini lakin küçüğün omiriliğindenalınan sıvının iltihaba yolaçtığını ve tüm omiriliği sarmaküzere olduğunu doktorlardan öğrendiğini ve işinciddiyetinin farkına varıldığını, bununüzerine müvekkili küçüğün hemen ameliyataalındığını, bu hastanede de ihmaller zincirininbitmediğini ve küçüğün daha narkozdanayılmadan normal servise indirildiğini, normal serviste annesiyanında refakatçi beklerken çocuktaki kötüye gidendurumu fak ettiğini ve hemşirelere durumu hemen bildirdiğini,hemşirelerin “senin çocuk zaten böyle idi” diyerekmüdahale etmediğini, akabinde çocuk yatakta iken bir zamansonra aniden ateşlendiğini ve kusmaya başladığını,akabinde gecikme ile de olsa hastaya müdahale edildiğini ve yoğunbakıma alındığını, yoğun bakımda hastaküçüğün 12 gün kaldığını,yoğun bakımdan çıktıktan bir hafta sonra dahastanın taburcu edildiğini, küçüğeyapılan ilk aşı olan karma aşının vurulduğutarihten itibaren en son Ege Üniversitesinden taburcu olunan birkaçay içinde çocuğun %84 iş göremez ve hayatifonksiyonlarından yoksun bırakıldığını,yaşamını artık hiçbir şekilde kendisinin tekbaşına idame ettiremeyeceğini, hastaya aşısonrası yan etki (ASN), üşütme veya ishal gibi çeşitliteşhisler konulduğunu ve böylelikle ihmaller zincirinin daha dabüyüdüğünü, en son çocuğunomiriliğinden sıvı alındığını ve belliki gereği gibi alınmayarak omiriliğin Apse yapmasınasebebiyet verildiğini, ancak ihmaller zinciri olduğunun kesinolduğunu, lakin bir aşıdan bir kişinin %84 orandaözürlü olmasının ihtimal dışıbulunduğunu, küçük E.’ın Edremit DevletHastanesinden alınma Özürlü Sağlık Kurulu22.10.2010 tarihli raporuna göre tüm vücutfonksiyonlarının %84’ünü kaybetmiş vaziyetteolduğunu ileri sürerek, davacıların küçükçocuğu E.T.’ın davalı iderelerce hatalı olarakyürütülen sağlık hizmetleri nedeniyle vücutfonksiyon kaybına uğradığından bahisle, 400.000,00 TLmaddi, 16.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 416.000,00 TL tazminatahükmedilmesi istemiyle Sağlık Bakanlığı ve EgeÜniversitesi Rektörlüğüne karşı idariyargı yerinde dava açmıştır.
BALIKESİR İDAREMAHKEMESİ: 16.12.2011 gün ve E:2011/1942, K:2011/1925 sayı ile, davacılaryakının, davalı idarelerce hatalı olarakyürütüldüğü ileri sürülensağlık hizmetleri nedeniyle vücut fonksiyon kaybınauğradığından bahisle, 400.000,00 TL maddi ve 16.000,00 TLmanevi olmak üzere toplam 416.000,00 TL tazminata hükmedilmesiistemiyle açılan davanın görüm veçözümünde, 6100 sayılı Yasa’nın3.maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi (adli yargı) görevliolduğundan, işin esasının incelenebilmesine olanakbulunmadığı gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez,davacıların küçük çocuğu E.T.’ındavalı idarelerce hatalı yürütülen sağlıkhizmetleri nedeniyle vücut fonksiyon kaybınauğradığından bahisle alacağın tamamıyargılama sırasında belirli hale geldiğinde ıslahakonu yapılmak kaydı ile maddi ve manevi zararın tazminiistemiyle şimdilik 45.000,00 TL tazminatın davalıSağlık Bakanlığı ve Ege ÜniversitesiRektörlüğünden alınarak davacılara verilmesiistemiyle adli yargıda dava açmış, Mahkemelerince AnadoluAnonim Türk Sigorta Şirketi ile birlikte on tane kamu personeline dedava ihbar edilmiştir.
EDREMİT 2.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 26.3.2013 gün ve E:2012/14, K:2013/231 sayıile, davanın yanlış ve hatalı tedavi nedeniyleuğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkinolduğu, 6100 sayılı HMK’nun 3.maddesinin AnayasaMahkemesi’nin 16.2.2012 tarih ve 2011/35-2012/23 sayılıkararı ile iptal edilmesi karşısında Anayasanın 129/5ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 13/1 maddelerigereğince kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırkenişledikleri kasıtlarından ve kusurlarından dolayıdoğan tazminat davalarının rücu edilmek kaydıylakanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak idarealeyhine açılabileceği; davaya bakma yetki ve görevininişlemin yapıldığı yer İdare Mahkemesine aitolduğu, davanın İdare Mahkemesinde tam yargı şeklindeaçılması gerektiğinden, davaya bakma yetki ve görevininBalıkesir İdare Mahkemesinin yetki ve görevinde olmasısebebiyle, yargı yolu bakımından Mahkemeleriningörevsizliğine karar vermek gerektiği; aynı konuhakkında daha önce Balıkesir İdare Mahkemesinin 2011/1942Esas, 2011/1925 Karar sayılı ilamı ile davaya bakma yetki vegörevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan bahislegörevsizlik kararı vermesi karşısında 6100sayılı HMK’nun 21.maddesi gereğince Balıkesirİdare Mahkemesi ve Mahkemeleri arasında ortaya çıkanyargı yolu uyuşmazlığınınçözülmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatinevarıldığı gerekçesiyle, davaya bakma yetki vegörevi İdare Mahkemesine ait olduğundan yargı yoluyönünden mahkemelerinin görevsizliğine, Mahkemeleri ileBalıkesir İdare Mahkemesi arasında oluşan yargı yoluuyuşmazlığının çözümüiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar vermiş, bu karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4.HukukDairesi: 31.10.2013 gün ve E:2013/15391, K.2013/16808 sayı ile,temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının vekaleteilişkin 7.bendinin silinmesine, davacıların diğer temyizitirazlarının ise reddi ile kararın düzeltilmişşeklinin onanmasına karar vermiş, bu kararınSağlık Bakanlığı vekilince vekalet ücretiyönünden düzeltilmesi talep edilmiştir.
Yargıtay 4.HukukDairesi: 20.3.2014 gün ve E:2014/3055, K:2014/4789 sayı ile, isteminreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekiliidari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunuönesürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında davalılardanSağlık Bakanlığı ve Ege ÜniversitesiRektörlüğü yönünden anılan Yasanın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacılar vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece; idari yargı dosya fotokopisi ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği vedavalılardan Sağlık Bakanlığı ve EgeÜniversitesi Rektörlüğü yönünden usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılar yakınının,davalı idarelerce hatalı olarakyürütüldüğü ileri sürülensağlık hizmetleri nedeniyle vücut fonksiyon kaybınauğradığından bahisle, maddi ve manevi tazminatahükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idaridava türleri arasında sayılmıştır.
6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde, her türlü idarieylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerinyol açtığı vücut bütünlüğününkısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişininölümüne bağlı maddi ve manevi zararlarıntazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemelerinin bakacağıhükmüne, geçici 1. maddesinde ise, bu Kanunun yargı yoluve göreve ilişkin hükümlerinin, Kanununyürürlüğe girmesinden önceki tarihteaçılmış olan davalarda uygulanmayacağıhükmüne yer verilmiş, bu Kanunun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birincicümlesinin iptali amacıyla açılan davada, AnayasaMahkemesi, 16.2.2012 tarih ve E:2011/35, K:2012/23 sayılıkararıyla: dava konusu kuralla, sadece kişinin vücutbütünlüğüne verilen maddi zararlar ile bunabağlı manevi zararların ve ölüm nedeniyle oluşanmaddi ve manevi zararların tazmini konusunun kapsamaalındığı ve bu tazminat davalarına bakmagörevinin asliye hukuk mahkemelerine verildiği; buna göre, aynıidari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğersebeplerden kaynaklanan zararların kapsama alınmadığı;sorumluluk sebebi aynı olsa da bu zararların tazminidavalarının idari yargıda görülmeye devamedeceği; bu durumda, idarenin aynı yapı içindealdığı kararın bir bölümünün idari yargıdabir bölümünün adli yargıda görülmesininyargılamanın bütünlüğünübozacağı; ayrıca iki ayrı yargı kolundagörülen davalarda, idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğunkapsamı, idarenin tazmin yükümlülüğükonularında farklı sonuçlara ulaşabileceği; esasenidare hukukunda var olan hizmet kusuru ve kusursuz sorumlulukkavramlarının, kişilerin gördüğüzararların tazmininde kullanılan ve kişilerin idarekarşısında korunma kapsamını genişleten kavramlarolduğu; idare hukukunda, idarenin hiçbir kusuru olmasa da sosyalrisk, terör eylemleri, fedakarlığın denkleştirilmesigibi kusursuz sorumluluğa ilişkin kavramlara dayanılarakkişilerin uğradığı zararların tazmin edilmesininmümkün olduğu; özel hukuk alanındaki kusursuz sorumlulukhallerinin ise belirli konular için düzenlendiği vesınırlı olduğu; idarenin idare hukuku esaslarınadayanarak tesis ettiği tartışmasız bulunan eylem veişlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerdenkaynaklanan zararlara ilişkin davaların idari yargı yerlerindegörülmesi gerektiği; bu nedenle, yukarıda belirtildiğigibi, aynı idari eylem, işlem veya sorumluluk sebebinden kaynaklananzararların tazminine ilişkin davaların farklı yargıyerlerinde görülmesinde kamu yararı ve haklı nedenolduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle iptaline kararvermiştir.
Davacılarvekilince, müvekkillerininzararının, kamu idaresi olan SağlıkBakanlığına bağlı hastanede görev yapansağlık çalışanlarının sağlıkhizmetini gereği gibi yürütmediğindenkaynaklandığı; dolayısıyla, idarenin doğanzarardan hizmet kusuru ilkesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğuileri sürülmüştür.
Bu duruma göre,hastanenin kamu hizmetini yürüttüğü sıradakişilere verdiği zararın tazmini istemiyle açılan budavada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanması gerekmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Yasa’nın 2. maddesinin1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan tam yargıdavasının görüm ve çözümünde idariyargı yerleri görevlidir.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden Balıkesir İdare Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Balıkesirİdare Mahkemesi’nin 16.12.2011 gün ve E:2011/1942, K:2011/1925sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy