T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 531
KARAR NO : 2014 / 941
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET : Ziraat Bankasına devredilen T.Emlak Bankasında Şube Müdürü olarak görev yapmaktayken almış olduğu disiplin cezası nedeniyle görevine son verilen davacının, açıkta geçen sürelere ilişkin kesenek ve kurum karşılıklarının 5510 sayılı Yasaya 6353 sayılı Kanunla eklenen Geçici 44.madde gereğince Sosyal Güvenlik Kurumundan tahsil edilerek hizmetine eklenmesi istemi ile açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :O.B. Davalılar :1- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili :Av.Y. Ö. 2- Ziraat Bankası A.Ş. Vekili : Av. M.S.Y. O L A Y : Davacı dava dilekçesinde,daha önce T.Emlak Bankası A.Ş. Karaköy Şubesindeşube müdürü olarakçalıştığı dönemde bazıfirmaların kredilerinin vadelerinde geri ödenmemesinden dolayıaçılan soruşturma sonucunda Banka Yüksek Disiplin Kuruluve Banka Yönetim Kurulu Kararı ile “görevdençıkarma cezası” ilecezalandırıldığını ve alınan kararın29.8.2001 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, bunun sonucunda 4684sayılı yasa ile tasfiyeye alınan Emlak Bankasından ZiraatBankasına aktarıldığını ve hakkında verilmişolan disiplin cezası nedeniyle Ziraat Bankasındanilişiğinin kesildiğini, bu işlemin iptali istemiyleİstanbul 3.İdare Mahkemesinde davaaçtığını ve davanın aleyhinesonuçlandığını ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine 15.8.2012 tarihinde başvuru yaptığını,başvurunun halen inceleme aşamasında olduğunu, 5510sayılı Yasanın geçici 44. maddesi hükmündenfaydalanabilmek için T.C.Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Sigorta Primleri GenelMüdürlüğü Sigortalı Hizmet DaireBaşkanlığı’na primlerinin ödenmesi içinbaşvuruda bulunduğunu, ancak Sosyal Güvenlik Kurumutarafından 7.12.2012 tarihinde gönderilen yazı ile talebininreddedildiğini ileri sürerek, Ziraat Bankasındanayrıldığı, 29.8.2001 – 22.6.2006 tarihleriarasında yatırılmayan sigorta primlerinin ve kurumkarşılıklarının hesaplanarakyatırılması talebinin reddine ilişkin Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı Sigorta Primleri GenelMüdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet DaireBaşkanlığının 7.12.2012 gün ve 58.313.353sayılı işleminin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 2.İDAREMAHKEMESİ:14.2.2013 gün ve E:2013/127, K:2013/246 sayı ile,davacı tarafından yapılan talep 5510 sayılı Kanununilgili maddeleri uyarınca değerlendirildiğinden ve ilgiliKanunda da idari para cezaları dışında idare mahkemelerininyetkisine ilişkin bir hüküm bulunmadığı vegeçici maddelerde de bu husus düzenlenmediğinden, dava konusuişlemin anılan bu taleplerin incelenmesi ve değerlendirilmesininyukarıda bahsi geçen mevzuatın uygulamasındandoğduğu ve bu uyuşmazlıkların da iş mahkemesiningörev alanında bulunduğundan, mahkemelerinin görevsizolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı bu kezaynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL20.İŞ MAHKEMESİ:5.11.2013 gün ve E:2013/185, K:2013/116sayı ile, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği UyuşmazlıkMahkemesi’nin 24.12.2012 gün ve 2012/532 E-2012/429 Ksayılı içtihadı gereği olduğundan, toplanandeliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamınagöre; davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı, idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu önesürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, T.Emlak Bankasıİstanbul Karaköy Şubesi Müdürü olarak görevyapmaktayken almış olduğu disiplin cezası nedeniylegörevine 29.8.2001 tarihinde son verilen davacınınaçıkta geçen 29.8.2001- 22.6.2006 tarihlerine ait kesenek vekurum karşılıklarının 5510 sayılı Yasaya6353 sayılı Kanunla eklenen Geçici 44.madde gereğinceSosyal Güvenlik Kurumundan tahsil edilerek hizmetine eklenmesi istemiyleaçılmıştır. 15/11/2000gün ve 4603 sayılı Türkiye CumhuriyetiZiraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi veTürkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi HakkındaKanun’un 1. maddesinde, “1. Bu Kanunun amacı, TürkiyeCumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası AnonimŞirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin(bankalar) çağdaş bankacılığın veuluslararası rekabetin gereklerine göreçalışmalarını ve özelleştirmeyehazırlanmalarını sağlayacak şekilde yenidenyapılandırılmaları ile hisse satışlarınailişkin düzenlemelerin ve hisselerin tamamınakadarının özel hukuk hükümlerine tabîgerçek ve tüzel kişilere satışınıngerçekleştirilmesidir. 2. Bankalar, anonimşirket statüsündedirler. Bu Kanunda yer alan hükümlerdışında 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genelhükümlere tabidirler…”; 2. maddesininüçüncü fıkrasında, “3. Bankaların buKanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut personelihakkında aylık, özlük ve emeklilikleri yönündentabi oldukları mevzuatın uygulanmasına devam olunur. Bunlardanuygun görülenler istekleri halinde, emeklilik statüleri devametmek üzere özel hukuk hükümlerine göreçalıştırılabilir. 5434 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ilgileri devam edenpersonelin özel hukuk hükümlerine göreçalışacakları süreler kazanılmış hakaylıklarında değerlendirilir ve emeklilik işlemlerindesöz konusu Kanunun ek 48 inci maddesinin (b) fıkrası ile ek 68inci maddesi hükümleri uygulanır. Bu kadro ve pozisyonlaremeklilik, istifa, ölüm ve sair nedenlerleboşaldıkları takdirde hiçbir işleme gerekkalmaksızın iptal edilmiş sayılır. (Değişikbeşinci cümle: 18/4/2007-5626/1 md.) Özel hukukhükümlerine göre çalıştırılacakpersonelin sayısı, unvanı, ücret ve sair mali haklarıbankaların genel kurullarınca tespit olunur. (Değişikaltıncı cümle: 18/4/2007-5626/1 md.) Genel kurullar, buyetkilerini yönetim kurullarına devredebilir. (Ek yedinci cümle:18/4/2007-5626/1 md.) Personel istihdamına ilişkin diğerhususlarda yönetim kurulları yetkilidir”; 3. maddesininbeşinci fıkrasında, “5. (Ek: 16/7/2004-5230/7 md.)Bankalarda 4857 sayılı İş Kanununa tâbi olarakçalışanlarla bankalar arasında çıkacakihtilaflarda iş mahkemeleri görevlidir”; geçici 1.maddesinin birinci fıkrasında, “1. Bankaların anasözleşmeleri bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ilk genelkurullarının onayı ile yürürlüğe girer.Mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevleri genel kurullarcayenileri seçilinceye kadar devam eder. Bankaların tümdiğer personeli bu Kanunla bulundukları kadro ve pozisyonlaraatanmış sayılır”; üçüncüfıkrasında “3. (Değişik : 30/1/2002 - 4743/6 md.)Bankalarda 31.12.2002 tarihinden sonra özel hukuk hükümlerinetâbi olmayan personel çalıştırılamaz. Yenidenyapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurullarıncagerek özel hukuk hükümlerine göreçalıştırılmak üzere kendisinesözleşme teklif edilen ancak özel hukuk hükümlerinegöre çalışmayı kabul etmeyen gerekse özel hukukhükümlerine göre çalışması uygungörülmeyip sözleşme imzalanmayan personel, bankalarınyönetim kurullarınca Devlet Personel Başkanlığınabildirilir. DevletPersonel Başkanlığı kendisine bildirilen personellistelerini en geç kırkbeş gün içerisinde(özelleştirme kapsam ve/veya programındaki kuruluşlarhariç) tespit edeceği kamu kurum ve kuruluşlarındakiboş kadro ve pozisyonlara atanmalarını sağlamak üzereilgili kurum veya kuruluşa gönderir. İlgili kurum vekuruluş bildirimin ulaştığı tarihten başlayaraken geç beş iş günü içinde bu personelinatanmalarını yaparak atamalara ilişkin bilgileri MaliyeBakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı ileilgili bankalara bildirir. Atama tarihi itibarıyla personelin bankalarlailişiği kesilmiş sayılır. Personelinatandığı kurumda fiilen göreve başlayacağıtarihe kadar geçen sürede her türlü malî ve sosyalhakları bankalarca karşılanmaya devam olunur. Bu fıkradahüküm bulunmayan hallerde 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılıKanunun 22 nci maddesi hükümleri uygulanır. Ataması yapılanpersonel hakkında bankalar tarafından yapılacak tebliğişlemini takiben 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 62ve 63 üncü maddelerinin uygulanmasından atamayı yapan kamukurum veya kuruluşu sorumludur…”; geçici 6.maddesinde(Ek: 30/1/2002-4743/6 md.), “…25.11.2000 tarihinde bubankalarda çalışan personelden özel hukukhükümlerine geçirilenlerin hizmet sözleşmelerinin31.12.2003 tarihine kadar, bankaların disiplin yönetmeliklerihükümleri saklı kalmak kaydıyla 1475 sayılıİş Kanununun 17 nci maddesi dışında kalan sebeplerlebankalar tarafından feshedilmesi halinde söz konusu personel hakkındabu Kanunun geçici 1 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasıuyarınca işlem tesis edilmek üzere Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilir. Bu kapsamda olan personelesözleşmenin feshi nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatıödenmez. Bankaların kurduğu, kuracağı ve iştirakettiği veya edeceği bilgi sistemleri ve/veya alternatifdağıtım kanalları amaçlı şirketlere bubankalardan geçen ve T. C. Emekli Sandığı ile 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesiuyarınca kurulan Türkiye Emlâk Bankası Anonim ŞirketiEmekli ve Yardım Sandığı Vakfı ile irtibatlarıdevam eden personelden isteyenlerin anılan sosyal güvenlikkurumları ile irtibatları devam eder. Bu fıkrahükümleri bu personel hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:1/8/2003-4971/24 md.) Ancak başka kamu kurum kuruluşlarınaatanmak üzere 31.12.2003 tarihine kadar bildirilecek olanlar, özelhukuk hükümlerine tâbi statüye geçmeden öncekison kadro veya pozisyonu ile bildirilir. Bu şekilde nakledilenlerhakkında 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beş ve altıncıfıkralarının uygulanmasında, özel hukukhükümlerine geçmeden önceki son kadro vepozisyonlarına ait malî hakları esas alınır. Bufıkranın uygulanmasında özel hukukhükümlerine göre yapılan ödemeler hiçbirşekilde dikkate alınmaz. Özel hukuk hükümlerinetâbi olarak geçen süreler hakkında 4046 sayılıKanunun geçici 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. (Ekfıkra: 16/7/2004-5230/7 md.) 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümlerine tâbi olmakla birlikte halen bankalardaçalışmakta olup başka kurumlara nakli sağlanamayanpersonel, bu Kanunun geçici 1 inci maddesinin (3) numaralıfıkrası uyarınca işlem tesis edilmek üzere DevletPersonel Başkanlığına bildirilir”; 4. maddesinde,“Bu Kanun, bankalar hakkında sermayelerindeki kamu payı %50`nin altına düşünceye kadar uygulanmak üzereyayımı tarihinde yürürlüğe girer”hükmü yer almıştır. Öteyandan; 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri PersonelRejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin YürürlüktenKaldırılmasına Dair Kanun HükmündeKararname’nin 3. maddesinde, “a) Teşebbüs vebağlı ortaklıklarda hizmetler memurlar, sözleşmelipersonel ve işçiler eliyle gördürülür. b)(Değişik : 5/2/1992 - 3771/1 md.) Teşebbüs vebağlı ortaklıklarda, devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonomininkurallarına uygun bir şekilde kullanılmasındabulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanıitibariyle kuruluşunun karlılık ve verimliliğinidoğrudan doğruya etkileyebilecek karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisiverilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarınagöre yürütülür. Teşebbüs ve bağlıortaklıkların genel idare esaslarına göreyürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür,genel müdür yardımcısı, teftiş kurulubaşkanı, kurul ve daire başkanları, müessese,bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri,müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli 1sayılı cetvelde kadro unvanları gösterilen diğerpersonel eliyle gördürülür. Bunlarhakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilenhükümler dışında 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu hükümleri uygulanır. c)(b) bendi dışında kalan sözleşmeli personel,teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idareesasları dışında yürüttükleri hizmetlerindebu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hukuki esaslarçerçevesinde akdedilecek bir sözleşme ileçalıştırılan ve işçistatüsünde olmayan personeldir. (Bunlar bu Kanun HükmündeKararnamede sözleşmeli personel olarak geçecektir.)Sözleşmeli personel işin niteliğine göreyılın veya günün belirli sürelerini kapsamaküzere kısmi zamanlı da istihdam edilebilir. d)Memurlar ve sözleşmeli personel toplu iş sözleşmelerikapsamına alınamaz ve bunlara toplu işsözleşmeleriyle veya toplu iş sözleşmeleri emsalalınarak hiçbir ayni ve nakdi menfaat sağlanamaz. e)İşçiler bu Kanun Hükmünde Kararnameye tabideğildir” denilmiştir. Öteyandan, 1475 sayılı İş Kanunu, 22.5.2003 tarih ve 4857sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi ile, -14. maddehariç- yürürlükten kaldırılmış, 4857sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde “Diğermevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıflarbu Kanuna yapılmış sayılır” hükmüne yer verilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, Davacının Emlak Bankasında şubemüdürü olarak görev yapmaktayken, bankanın 4684sayılı Yasa uyarınca Ziraat Bankasına aktarılmasıüzerine, Ziraat Bankası şube müdürü olarakçalışmaya devam ettiği sırada T.Emlak BankasıA.Ş. Karaköy şubesinde şube müdürü ikenyaptığı işlemlerden dolayı hakkındasoruşturma açıldığı; 6.6.2001 gün ve 5/1,27/1 sayılı Yüksek Disiplin Kurulu ve 8.6.2001 gün ve 21sayılı Banka Yönetim Kurulu kararları ile PersonelYönetmeliğinin 120/1-s maddesi uyarınca “Görevden Çıkarma Cezası” ilecezalandırıldığı, 29.8.2001 tarihinde ZiraatBankası ile ilişiğinin kesildiği; Davacınıngörevden çıkarma cezasının iptali istemiyleİstanbul 3.İdare Mahkemesinde dava açtığı;açılan bu davanın Mahkemelerinin 25.12.2003 gün veE:2001/1136, K:2003/1464 sayılı kararıyla reddedildiği;kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerineDanıştay 12.Dairesinin 21.3.2006 gün ve E:2004/4150, K:2006/1020sayılı kararı ile onandığı, kararındüzeltilmesi isteminin ise yine aynı Dairenin 24.3.2010 gün veE:2006/4849, K:2008/1812 sayılı kararı ile reddedildiği,davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi istemindebulunulduğu ancak bu isteminin de İstanbul 3.İdare Mahkemesinin21.5.2010 gün ve E:2010/241, K:2010/784 sayılı kararıylareddedildiği ve bu kararın yine Danıştay 12.Dairesinin8.3.2012 gün ve E:2010/5926, K:2012/1410 sayılı kararıylaonandığı; davacının 5.7.2006 tarihli 5525Sayılı Af Kanunundan yararlanarak göreve dönmekistediği ancak davalı idarenin 3.8.2006 tarihli işlemiyle buisteminin de reddedildiği anlaşılmış; davacı 5510sayılı Yasanın Geçici 44.maddesi hükmüuyarınca açıkta geçen 29.8.2001 – 22.6.2006 tarihlerineait kesenek ve kurum karşılıklarının hizmetine eklenmesiistemiyle iş bu davayı açmıştır. 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıYasasının 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıkların İşMahkemelerinde görüleceği; 104. maddesinde, (Değişikfıkra:17.04.2008-5754 S.K./62.mad) Bu Kanunla yürürlüktenkaldırılmayan hükümleri saklı kalmak kaydıyla,17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı,17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2926sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlarayapılan atıflar ile ilgili mevzuatında emeklilik,malûllük, vazife malûllüğü ve sosyal sigortahaklarına, yardımlarına ve yükümlülüklerine,iştirakçiliğe ve sigortalılığa, dul, yetim vehak sahipliği şartlarına, emekli ikramiyesine, eködemelere, sağlık hizmetleri veya tedavi bedellerininödenmesine ilişkin yapılan atıflar bu Kanunun ilgilimaddelerine yapılmış sayılır. 27/7/1967tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununda kadrosuzluk tazminatının ödenmesineilişkin T.C. Emekli Sandığına yapılmış olanatıf ile diğer kanunlarda T.C. Emekli Sandığına,Sosyal Sigortalar Kurumuna, Bağ-Kur'a yapılmış atıflarKuruma yapılmış sayılır. Geçici4. maddenin 4 ve 5.fıkrasında; “BuKanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde;iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır. Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarınınbağlanması, artırılması, azaltılması,kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgidevamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler veyardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılıKanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” . Yine aynıGeçici Maddenin son fıkrasında ise; Personelmevzuatına göre almış oldukları disiplin cezasısonucu 23/4/1999 tarihi ile 14/2/2005 tarihleri arasında memuriyetlerisona erenlerden, 22/6/2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun uyarıncahaklarında verilmiş disiplin cezaları bütünsonuçları ile ortadan kaldırılanların, bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren (Değişik ibare:13.02.2011- 6111 S.K./47.mad) 30/6/2011 tarihine kadar Kuruma müracaatlarıhalinde, görevlerinden ayrıldıkları tarih ile görevebaşladıkları tarih arasındaki prim veya keseneködenmemiş süreleri, istekleri halinde, görevlerindenayrıldıkları derece ve kademelerine prim veya keseneködenmemiş veya borçlanmak istedikleri sürenin herüç yılına bir derece ve her yılına bir kademeverilmek ve öğrenim durumları itibariyle 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesindekiyükselebilecekleri dereceleri geçmemek üzere tespit edilecekderece, kademe ve ek göstergeleri ile emekli keseneğine esas aylığınhesabına ait tüm unsurların toplamının müracaattarihinde yürürlükte olan katsayı ileçarpımı sonucu bulunacak tutarlar esas alınarak, yine otarihteki kesenek ve karşılık oranlarıborçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bundandoğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğedildiği tarihten itibaren (Değişik ibare:13.02.2011 - 6111S.K./47.mad) 31/12/2014 tarihine kadar kendileri tarafından eşittaksitlerle veya defaten ödenir.” Aynı Yasanın Geçici44.maddesinde “23/4/1999ile 14/2/2005 tarihleri arasında tabi oldukları personelmevzuatına göre almış oldukları disiplin cezasısonucu memuriyetleri sona erip, 22/6/2006 tarihli ve 5525 sayılıKanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezalarıbütün sonuçları ile ortadankaldırılanların bu maddenin yürürlük tarihindenitibaren 3 ay içinde Kuruma müracaat etmeleri halinde ve yaşhaddine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla;memuriyetlerinin sona erdiği tarih ile 22/6/2006 tarihi arasındakidönem içinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sigortaprimi ödenmemiş veya emekli keseneğiyatırılmamış sürelerine ilişkin kesenek ve kurumkarşılığı toplamları, görevdenayrıldıkları tarihteki derece ve kademelerine hizmet olaraksayılacak sürenin her üç yılına bir derece veher yılına bir kademe verilmek ve öğrenim durumlarıitibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36ncımaddesindeki yükselebilecekleri dereceleri geçmemeküzere tespit edilecek derece ve kademeleriyle başvuru tarihindeuygulanmakta olan katsayılar esas alınarak belirlenecek emekli keseneğineesas aylık tutarları üzerinden Kurum tarafındanhesaplanarak halen çalıştıkları veya kamugörevlisi olarak en son çalışmış olduklarıkamu idarelerine bildirilir ve söz konusu tutarlar bu idarelertarafından üç ay içerisinde Kuruma defaten ödenir. Haklarında verilmiş disiplincezaları bütün sonuçları ile 5525 sayılıKanun uyarınca ortadan kaldırılmış olanlardanmemuriyetten çıkarılmış oldukları kurumayeniden atanmak üzere başvuranların, bubaşvurularının ilgili kurumların kayıtlarınageçtiği tarihten başlayarak bu kurumlarda yapılan ilkatamalarının kendilerine tebliği tarihine kadar olan dönemiçerisindeki uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sigortaprimi ödenmemiş veya emekli keseneğiyatırılmamış süreleri hakkında ise, birincifıkra uyarınca yapılmış olan derece yükselmesi vekademe ilerlemeleri saklı kalmak kaydıyla, yukarıdaki fıkrahükümleri çerçevesinde işlem yapılır.Ancak, bu fıkra kapsamına girenlerden ataması bu maddeninyürürlük tarihinden önce yapılmışolanların bu fıkra hükümlerinden yararlanabilmesiiçin, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altıay içerisinde, bu maddenin yürürlük tarihinden önceatama talebinde bulunduğu halde atama işlemleri bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten sonra tamamlanacakların ise, atamalarını izleyenaltı ay içerisinde Kuruma başvuruda bulunmalarızorunludur. Bu madde uyarınca ilgilileradına kesenek ve kurum karşılığıödenmiş olması; birinci fıkrada belirtilen dönemiçerisinde ödenmiş olan emeklilik veya malullükaylıkları ya da dul ve yetim aylıkları içinkendilerine borç çıkarılmasını, emekliikramiyesi farkı ve geriye dönük olarak aylık farkıödenmesini gerektirmez.”hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184)davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığıüzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerinetabi olacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarındaAnayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ”hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır. Olayda, davalıbankanın 4603, 4684 ve 4743 sayılı kanunlarçerçevesinde tamamen özel hukuk hükümlerine tabikılındığı, gerek personel istihdamı ve gereksediğer işlemlerinde karlılık ve verimlilik ilkeleridoğrultusunda hareket eden sektördeki diğer özelbankalardan farkı olmayan tamamen Bankalar Kanunu ve Türk TicaretKanunu hükümlerine göre işletilen anonim şirketniteliğini taşıdığı ve dahi AnayasaMahkemesi’nin 14.3.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan25.6.2002 tarih, 2002/31 E., 2002/58 K. Kararında; “T.C. ZiraatBankası ve Türkiye Halk Bankası, 4603 sayılı Kanun ilekamu iktisadi teşebbüsü kurallarına tabi iktisadi devletteşekkülü statüsünden çıkarılaraközel hukuk kurallarına bağlı anonim şirket konumunageçirilmişlerdir. Başka bir anlatımla belirtilenbankaların yürüttüğü hizmetler yasa ile kamuhizmeti olmaktan çıkarılmıştır. Bu durumda,statüsü değiştirilen bankalar tarafındanyürütülen hizmeti, Anayasa’nın 128. maddesindebelirtilen genel idare esaslarına göre yapılan asli vesürekli bir kamu hizmeti ve burada çalışan personeli dememur ya da diğer kamu görevlisi olarak nitelemek olanaklıdeğildir.” şeklinde açıklama yapılmaksuretiyle, iptal isteminin reddine karar verildiği görülmekteise de, Başkanlığımızca12.5.2014 tarihli müzekkere ile T.C. Ziraat Bankası İnsanKaynakları Bölüm Başkanlığından, a)Davacıya 4603 sayılı Yasanın Geçici 1/3. maddesiuyarınca özel hukuk hükümlerine tabi olarakçalışması için sözleşmeimzalamasının teklif edilip edilmediği, b)Teklif edildi ise tarihi, c)Davacıya bu teklif yapıldıysa davacının, kurumdaözel hukuk hükümlerine tabi olarakçalışmayı kabul edip etmediği, d)Davacı sözleşmeyi imzalamayı kabul etti ise,sözleşmenin onaylı bir örneğinin gönderilmesi, e)Davacı özel hukuk hükümlerine göreçalışmayı uygun görmeyip, sözleşmeyiimzalamadı ise, bu hususun Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilip bildirilmediği, f)Bildirilmiş ise Devlet Personel Başkanlığına hangitarihte bildirildiği, g)Davacının Devlet Personel Başkanlığınca hangikamu kurumunda görevlendirildiği, hususlarında en kısasürede Mahkememize bilgi verilmesi rica olunmuş. Ziraat Bankasıİnsan Kaynakları BölümBaşkanlığının 21.5.2014 gün ve 20987/412sayılı cevabi yazısıyla “…. O.B., T.EmlakBankası A.Ş. İstanbul 2. BölgeBaşmüdürlüğünde Şube Müdürüunvanı ile görev yapmakta iken, T.Emlak BankasıA.Ş.’nin bankamıza devredilmesi nedeniyle, naklenbankamıza ataması yapılmıştır. Ancak adıgeçenin , Mülga Emlak Bankası Karaköy Şubesindegörev yaptığı dönemde gerçekleştirmişolduğu fiillerinden dolayı, Yüksek Disiplin Kurulu’nun6.6.2001-5/1 ve Yönetim Kurulu’nun 8.6.2001-21 sayılıkararları gereğince Personel Yönetmeliği’nin 120/1-smaddesi gereğince Görevden Çıkarma Cezası ilecezalandırılmasına karar verilerek bankamızlailişiği kesilmiştir.Dolayısıyla adı geçeneÖzel Hukuk Hükümlerine tabi olarakçalışması için sözleşme teklifedilmemiştir…” şeklinde bilgi verilmiş olduğu;Başkanlığımızca 18.9.2014 günlümüzekkere ile davacı O.B.’dan da teyit amaçlıaynı bilgiler istenilmiş, Davacının 22.9.2014günlü cevabi yazısıyla, “…. 1.Banka ‘dan ilişiğim kesilerek ayrıldığım29.8.2001 tarihine kadar 4603 sayılı yasanın geçici 1/3.maddesi uyarınca özel hukuk hükümlerine tabi olarakçalışmam için tarafıma teklif edilen veya sunulanherhangi bir sözleşme bulunmamaktadır. 2.Tarafımagönderilen yazınızda (b), (c), (d), (e)şıklarındaki sorular, (a) şıkkına bağlıolduğundan, verilecek herhangi bir yanıt bulunmamaktadır. 3.Devlet Personel DairesiBaşkanlığı’nca hakkımda 4603 sayılıyasa kapsamında yapılan herhangi bir işlembulunmadığı gibi, adı geçen Kurumca başka birKamu Kurumunda görevlendirilmem söz konusu değildir. 4.Durumu SayınYüksek Mahkemenizin bilgi ve takdirlerinize arz ederim…”denilmiş olduğu açıklığakavuşturulmuştur. 4603 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önce davalıkurumda Emekli Sandığına tabi personel olarak görev yapandavacının, hakkında tesis edilen tüm işlemlere yönelikolarak açtığı davaların idari yargı yerindesonuçlanıp kesinleştiği ve 4603 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden sonra da özel hukukhükümlerine tabi olarak çalışması içintarafına herhangi bir teklif götürülmediği,ayrıca sözleşme imzalamadığı, ayrıca davacının5510 sayılı Yasanın Geçici 44. maddesinin kendisineuygulanması istemiyle yaptığı başvuru sonucunda SosyalGüvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“ İdari işlem ” ve “İdari eylem ” niteliğini korumaya devam edeceğidolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan ve yukarıdasözüedilen ilgili kanunların yürürlüğegirdiği tarihten önce işe başlamış veayrılmış olan davacı tarafından açılandavanın idari yargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle Ankara 2.İdare Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara2.İdare Mahkemesi’nin 14.2.2013 gün ve E:2013/127, K:2013/246sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy