T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1023
KARAR NO : 2014 / 1058
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET: 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : A. K. Vekili : Av. M. T. Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresindeki 06 AS6384 plakalı araç ile 05.11.2013 tarihinde Ankara ili, AnadoluBulvarında, Eskişehir yolu istikametinden İstanbul yoluistikametine seyir halinde iken, aracın lastiğinin açıkbulunan logar kapağına takılması sonucu meydana gelentrafik kazasında ortaya çıkan maluliyetinde yolun bakımve onarımından sorumlu olan davalı idarenin hizmet kusurubulunduğundan bahisle 500,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi olmaküzere toplam 30.500,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 12. İDAREMAHKEMESİ: 13.05.2014 gün ve E:2014/846, K:2014/587 sayılıkararında; “ … 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun “Görevli ve Yetkili Mahkeme”başlıklı 110. maddesinde, “İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulamasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir. “hükmüne yerverilmiştir…” şeklindeki gerekçe ile davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15.maddesinin (1/a) bendi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş ve verilen karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargıda dava açmıştır. ANKARA 9. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ:01.07.2014 gün ve E:2014/341, K:2014/357sayılı kararında ; “…HMK’nun 3. maddesinde“Her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumluolduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminine ilişkin davalara isliye hukukmahkemeleri bakar” hükmü Anayasa Mahkemesinin 16.02.2012 tarih,2011/35-2012/23 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. HMK’nun 1. maddesigereğince, mahkemelerin görevinin ancak kanunladüzenlenebileceği ve göreve ilişkin kuralların kamudüzenine ilişkin olmasına göre, görev davaşartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcutolup olmadığını davanın her aşamasındakendiliğinden araştırılabileceği gibi, taraflarcaileri sürülmesi mümkündür. İdari YargılamaUsulü Kanun’unun 2/b maddesinde “idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları’nınidari yargının görevinde olduğu öngörülmüştür. HMK’nun 3. maddesiAnayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olup, davaya konuuyuşmazlığın İdare Mahkemesi’nin görevindeolduğu anlaşıldığından Yargı Yolu itibariile Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle dava dilekçesininreddine karar vermek gerekmiştir…” şeklindekigerekçe ile yargı yolu nedeniyle mahkemenin görevsizliğine,dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermişve verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, dava dosyalarının15.maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmış tazminat davasına ilişkindir. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden davacının sevk ve idaresindeki 06 AS 6384plakalı araç ile 05.11.2013 tarihinde Ankara ili, AnadoluBulvarında, Eskişehir yolu istikametinden İstanbul yoluistikametine seyir halinde iken, aracın lastiğinin açıkbulunan logar kapağına takılması sonucu meydana gelentrafik kazasında, yolun bakım ve onarımından sorumlu olandavalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluşan maddive manevi zararın davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilinekarar verilmesi istemiyle açıldığıanlaşılmaktadır. 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı görevli olduğundan Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin01.07.2014 gün ve E:2014/341 K:2014/357 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01.07.2014 gün veE:2014/341 K:2014/357 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 17.11.2014 üye Eyüp Sabri BAYDAR’ınKARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy