T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 981
KARAR NO : 2014 / 1025
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :C. T.
Vekili :Av. A. B.
Davalı :Türk Telekomünikasyon AŞ.
Vekili : Av. M. K. (AdliYargıda)
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davalı TürkTelekomünikasyon AŞ.’de çalışmakta iken, özelleştirilmesinedeniyle 406 sayılı Kanun’un ek 29. maddesi gereğinceönce İş Yasası kapsamında iş akdi imzalandığını,sonrasında ise hizmet sözleşmesinin sona erdirilerek 4046sayılı Kanunun 22. maddesi gereği ve ek 29. madde gereği başkabir kuruma memur olarak atamasınınyapıldığını, ancak 375 sayılı KHK’ya5473 sayılı Yasa ile getirilen Ek 3. madde gereğince ödenenek ödeme artışlarındanyararlandırılmadığını, davacınınTürk Telekom’dan ayrıldığı tarihe kadaralması gereken tutarın ödenmesi gerektiğini,davacının bu konuda mağdur olduğunu belirterek; 5473sayılı Yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniylealamadığı parasal haklarına ilişkin olarak, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 11.İş Mahkemesi: 02.07.2013 gün ve E:2012/693,K:2013/747 sayılı kararında özetle davanın, idari yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, görev yönünden reddine kararvermiştir. İş bu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi13.01.2014 gün ve E:2013/37265, K:2014/87 sayılı ilamı ilehükmün onanmasına karar vermiş, taraflarca karardüzeltme talebinde bulunulmaması üzerine kararkesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bukez idari yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 14. İdare Mahkemesi: 05.09.2014gün ve E:2014/1117, K:2014/899 sayı ile özetle; “2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“Kamu Görevlileri İle İlgili Davalarda Yetki”başlıklı 33. maddesinin 3. fıkrasında, “Kamugörevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunudoğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil,intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalliidarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçicibir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıylailgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yeridare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, yukarıda yer verilen yasahükmü uyarınca, davacının görevli olduğu yermahkemesi olan Zonguldak İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğusonucuna varılmaktadır.” demek suretiyle 2577 sayılıKanunun 15. maddesinin 1/a bendi uyarınca davanın yetki yönündenreddine, dava dosyasının yetkili Zonguldak İdareMahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir. Zonguldak İdare Mahkemesi: 26.09.2014 gün ve E:2014/1150 sayı ileözetle; davanın adli yargı yerinde görülmesigerektiğini belirterek, 2247 sayılı Kanunun 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane Topuz, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın19.maddesinde öngörülen biçimde görev uyuşmazlığıdoğduğu,idari yargı dosyasının, son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim İsmail SARI’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalıkurumda görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen, sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yanlış düzenlendiğiiddiasıyla yeniden düzenlenmesi ve bundan kaynaklı olduğuiddia olunan zararın tazmini istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece,TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milligüvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlikhallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesineilişkin özel kanunların hükümlerisaklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik birincifıkrasında, “Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerde çalışmaktaolanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ve kapsam dışıpersonel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksızizinli sayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür” denildiktensonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa ile eklenen üçüncü cümlede,“Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı %50’ninaltına düştüğünde, Türk Telekom’untüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu sürece paralel olarak TürkTelekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkinkayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayinolunur” hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü,4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişikliklersonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6.md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406 sayılı Yasa’nınanılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. GenelMüdürlüğü’ne ait asli ve sürekli kadrolarbelirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılı R.G. deyayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı Bakanlar KuruluKararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatı için 100ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128. maddesinde,“Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekleyükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiğiaslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamugörevlileri eliyle görülür” denilmiştir. 406 sayılı Yasa’nınEk 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun’ladeğişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır.Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalınınhisse devir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken, 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında başka birkamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve yanlışdüzenlenmesi sebebiyle uğranıldığı iddia olunanzararın tazmini istemiyle dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı görevli olduğundan Zonguldakİdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Ankara11. İş Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Zonguldak İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Ankara 11.İş Mahkemesinin 02.07.2013 gün, E:2012/693,K:2013/747 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy