T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 976
KARAR NO : 2014 / 1020
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2/3. mad-desi uyarınca verilen para cezasının ve aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi iste-miyle açılan davanın, Kabahatler Kanu-nu’nun 3 ve 27/8. maddesi hükümleri uya-rınca İDARİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :G.G.
Vekili :Av. E.C.Ç.
Davalı :İçişleri Bakanlığı
O L AY : Trafik DenetlemeŞube Müdürlüğünce yapılan incelemede 06 BLL39 plaka sayılı aracın yasa dışıtaşımacılık yaptığının tespitedildiğinden bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nunEk 2/3. madde ve fıkrası uyarınca, davacı adına 27.3.2013tarih ve GO-446778 seri-sıra numaralı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek 2.102,00 TL idari paracezası verilmiş ve ayrıca bu tutanağa istinadendüzenlenen 27.3.2013 tarih ve 013041 sayılı AraçTrafikten Men Tutanağı ile araç 60 gün süre iletrafikten men edilerek muhafaza altına alınmıştır.
Davacıvekili, idari para cezası ile aracın 60 gün süre iletrafikten men edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 8. İDARE MAHKEMESİ: 11.4.2013gün ve E:2013/532, K:2013/666 sayıyla; 2918 sayılıKanun’un 112. maddesinde, sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınması hariç olmak üzere buKanundaki suçlarla ilgili davalara Trafik Mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde ise yetki verilen Sulh Ceza Mahkemelerindebakılacağının düzenlenmesi karşısında,davanın çözümünün adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Bu kez, davacı vekili, aynıistemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur.
ANKARA 8.SULH CEZA MAHKEMESİ:19.6.2013gün ve D.İş:2013/1235,K:2013/1235 sayıyla; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine göre idaripara cezası yanında idari yargının görev alanınagiren kararın da verilmiş olması nedeniyle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle itirazın görev yönünden reddine ve dosyanıngörev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan
davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürüle-bilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler ” hükmüne göre ise, adli yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda,adli yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasınada karar verilmiş, idari yargı dosyası da temin edilmeksuretiyle dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesi üçüncüfıkrası uyarınca verilen idari para cezası ile aracın60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkintutanağın iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Araçlarıntescil edildikleri amacın dışındakullanılması” başlığı altındadüzenlenen Ek 2. maddesi, üçüncüfıkrasında, “(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.)İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediyesınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcutaşıyan kişiye, araç sahibine, bağlıbulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularınabirinci fıkrada gösterilen idari para cezası üç katolarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içindetekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır.Ayrıca, araç her defasında altmış gün süreile trafikten men edilir” hükmü yer almış iken,Anayasa Mahkemesi 11.9.2014 gün ve E:2014/52 sayı ile, fıkradayer alan “araç sahibine” ibaresi ile “Ayrıca,araç her defasında altmış gün süre iletrafikten men edilir” cümlesinin araç sahibiyönünden iptaline karar vermiş, ancak karar henüzyayımlanmamıştır.
UyuşmazlıkMahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesi kapsamındaaraç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilen adlicezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeyede herhangi bir atıfta bulunulmamış olması karşısındave göreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargınıngörev alanında görmüş iken; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğegirmesinden sonra; öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılıKanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere,idari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varmıştır.
Uyuşmazlığın,motorlu aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesineilişkin kısmına gelince:
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi,
b)İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir.
Uyuşmazlığınçözümü için, aracın altmış günsüre ile trafikten men edilmesine ilişkin karar, 2918 ve 5326sayılı Kanunlar uyarınca incelendiğinde, idari davayakonu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari birişlem olduğu, 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesindearacın geçici olarak trafikten men edilmesi hususunun sulh cezamahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve 5326 sayılıKanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için kara nakilaracının trafikten alıkonulmasına ilişkinhükümlerin geçici istisnalar içindesayıldığı dikkate alındığında;aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesineilişkin davaya bakma görevi idare mahkemesine ait olmaktadır.
Buna göre, 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen paracezasının çözüm yerinin adli yargı, aracın60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin işleminçözüm yerinin idari yargı olması dikkatealındığında:
30.3.2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncümaddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde," (1) Bu Kanunun;
a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında,
uygulanır"denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir.
19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın (aracıngeçici olarak trafikten men edilmesi) da verildiği ve birliktedava konusu edildikleri anlaşıldığından; idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmübir arada değerlendirildiğinde, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen paracezasının ve aracın 60 gün süre ile trafikten menedilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanın çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun 19.madde kapsamında kabulü ile, Ankara 8. İdareMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.madde kapsamında görülen BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Ankara 8. İdare Mahkemesinin 11.4.2013 gün ve E:2013/532, K:2013/666 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 17.11.2014gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy