T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 973
KARAR NO : 2014 / 1017
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M. S. I.
Vekili : Av.R. E. (AdliYargıda)
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. İ. Y. T. (AdliYargıda)
İhbarOlunan: Maliye Bakanlığı
O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacının 155519 kurum sicil nosuile teknisyen yardımcısı kadrosunda davalı kurum bünyesindeçalıştığını, davacınındavalı şirketin özelleştirilmesi halinde kamukuramlarına devlet memura olarak yerleştirilmesi hakkına sahipsözleşmeli statüdeçalıştığını, davacı ile davalıarasında 2. Tip iş sözleşmesiimzalandığını, 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılıKanunun 22. Maddesine istinaden davalı şirket tarafından03/09/2010 tarihinde Devlet Personel Başkanlığınabildirimde bulunulduğunu, davacının 04/01/2011 tarihinde Cizreİlçe Tarım Müdürlüğünde görevebaşladığını, davalı kuramca davacının maaşnakil ilmühaberi düzenlenirken, davalı idaredenilişiğinin kesildiği tarih olan 03/09/2010 tarihine kadargeçen sürede devlet memurlarına yapılan zamlar ile 40+40olarak anılan denge tazminatı tutarlarının dikkatealınmadığını, bu nedenle davacının bahsettiğiartış ve farklar dikkate alınmadan hatalı olarakdüzenlenen maaş nakil ilmühaberinin (yer değiştirmesuretiyle atamalarda aylık bildirim tablosu) düzeltilmesi içindavalı idareye başvuruda bulunduğunu, ancak başvurusunacevap alamadığını, idare mahkemesine dava açmayahazırlanırken dilekçe ekinde sunduklarıuyuşmazlık mahkemesi kararı sebebiyle söz konusudavayı mahkemede dava açma zorunluluğunun doğduğunu,nakil esnasında nakledildiği kurumda alacağı maaşaesas teşkil etmek üzere personele ilişkin maaş nakililmühaberi düzenlendiğinin malum olduğunu, davacınınkendisine ait olan maaş nakil ilmühaberini incelemesisırasında Yüksek Planlama Kurulu'nun 08/05/2006 tarih ve2006/T-17 sayılı kararının 9. Maddesi ile 10.11.2006 tarihve 2006/T-32 sayılı kararı uyarınca belirlenmiş olan01.01.2006-30.06.2006 tarihleri 40,00 TL, 01.07.2006-31.12.2006 tarihleriarasında ise 82,50 TL tutarındaki ek ödemenin, (40+40 olarakifade edilen ) yine Yüksek Planlama Kurulunun 31.07.2007 gün ve2007/T-17 sayılı kararının 8. Maddesi uyarınca; 2007yılında her ay 1850 gösterge rakamının memuraylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımısonucu bulunacak tutar olarak belirlenen ek ödemenin 2008 yılınınilk 6 ayı için 2260Xkatsayı şeklinde, Temmuz 2008yılında yapılan değişiklikle 2660Xkatsayışeklinde, Ağustos 2008 yılından itibaren ise9500XkatsayıX68/100 formülü ile düzenlenen ödemelerin2010 yılındaki artış ile gösterge rakamınınteknisyen unvanına göre belirlenen katsayı ve memuraylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucuilk altı ay için 370,25 TL olarak belirlenen ve 2. Altı ayiçin belirlenen 384,01 TL'nin ve 2011 yılındakiartış ile gösterge rakamının teknisyen unvanınagöre belirlenen katsayı ve memur aylıklarına uygulanankatsayı ile çarpımı sonucu ilk altı ay için 482,62TL olarak belirlenen ek ödemenin maaş nakil ilmühaberineyansıtılmadığını fark ettiğini, davacıkendisiyle aynı konumda olan ve davalı idarece Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen diğerçalışanların da maaş nakil ilmühaberlerineyukarıda bahsi geçen ek ödemelerin bazı şehirlerdeyansıtıldığını ama çoğunluklayansıtılmadığını, bu kişilerin birkısmının ise idari yargıya başvurarak anılanişlemleri iptal ettirdiğini öğrendiğini, bununüzerine defalarca davalı idareye başvurduğunu,Danıştay kararlarını ibraz ettiğini, belirtilen yasaldüzenlemeler ışığında davacınındavalı kurum tarafından maaşına yansıtılmayan eködemelerin dilekçedeki tabloda belirtildiğini, davacının03/09/2010 tarihinde nakle tabi personel olarak Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildiğinden 01.01.2006 tarihindenitibaren geçerli olarak verilen 40,00 TL ve 01.07.2006 tarihindengeçerli olarak verilen 40,00 TL zamma müstehak olduğuaçıkken, bu hususun düzenlenen maaş nakil ilmuhaberineyansıtılmamasının açık bir hukukaaykırılık olduğunu, hatalı olarak düzenlenenmaaş nakil ilmühaberinin yalnızca 4046 sayılıÖzelleştirme Kanununa değil niteliği itibariylebağlayıcı olan Yüksek Planlama Kurulunun kararlarınada aykırı olduğunu, tüm bu yasal düzenleme dikkatealındığında nakle tabi personelin nakle tabi tutulduğutarih itibariyle almakta olduğu ücretin, fark olarak ödenmesiöngörülen tazminatların ve sair hususlarınkazanılmış hak niteliğini haiz özlük haklarıolarak düzenlenmiş olduğunun görüleceğini,kazanılmış hak niteliğini haiz bir hakkınkorunması gerekirken idarenin hatalı eylemi neticesinde buhakkın ihlal edilmiş olmasının hukukaaykırılık teşkil ettiğini, belirtilen ve resenalınacak gerekçelerle fazlaya ilişkin haklar ile dava konusuyapılmamış haklarının saklı kalmak kaydıyla davacınınhatalı olarak düzenlenen maaş nakil ilmühaberinin 40+40olarak tabir edilen denge tazminatının da eklenerek 03.09.2010 tarihiitibariyle yeniden düzenlenmesine, fazlaya ilişkin talep haklarısaklı kalmak kaydıyla hatalı olarak maaş nakil ilmühaberiile ek ödemeler eklenerek yeniden düzenlenecek olan ilmühaberiarasındaki parasal fark olan 2.266,29 TL'nin ( idarenin hukukaaykırı ve hatalı işlemi nedeniyle davacınınmahrum olduğu parasal hakların) yasal faizi ile birlikte tahsiliistemiyle adli yargıda dava açmıştır,
ŞIRNAK ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ (İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA): 09.05.2013gün ve E:2011/225 K:2013/244 sayılı kararında; “…özelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikuramdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir. Mahkemece davanın HMK.nun 114/1-b maddesi uyarınca"yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle aynıyasanın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir…”gerekçesi ile HMK.nun 114/1-b maddesi uyarınca "yargıyolunun caiz olmaması" nedeniyle aynı yasanın 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş ve verilenkarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
MARDİNİDARE MAHKEMESİ : 04.09.2014 gün E:2014/1556 sayıile vermiş olduğu gönderme kararında; “… 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde:
“a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.
Buna göre, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansözetmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin olduğu sonucunavarılmıştır…” şeklindeki gerekçeile, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. Maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan17.11.2014 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalışirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesinedeniyle yeni görevine başlayan davacının, maaş nakililmühaberinin düzeltilmesi ve ücretine yansıtılmayanek ödemelerin ve denge tazminatını alacağınındavalıdan tahsiline ilişkindir.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleride dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesiile değişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nın Geçici3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Bu düzenlemelerbirlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralelolarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren yüzseksen gün içerisindeBakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personeleliyle yürütülür. Bu personel hakkında buKanunda öngörülen hükümler saklı kalmaküzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamehükümleri uygulanır. Bunların dışında kalanpersonel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler sonucunda;“a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.)Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan “TürkTelekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekom da ek 22 ncimaddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekom da çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihindennakli için Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah,sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları TürkTelekom tarafından karşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafından Türk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olaraksözleşmeli personel statüsünde çalışanlarile kapsam dışı personel, kamu personelisayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde memur olarak görevyapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre diğer kamu kurum vekuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilmesi nedeniyle yenigörevine başlayan davacı tarafından, 5473 sayılıYasa uyarınca hak edilen ek ödemelerin ödenmesi ve maaşilmühaberinin davacının maaşına eklenmeyenödemenin maaş nakil ilmühaberine eklenmesi, maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve ödenmeyen eködemelerin ödenmesine karar verilmesi istemiyle davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Mardin İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüile Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (İşMahkemesi Sıfatıyla) 09.05.2013 gün ve E:2011/225, K:2013/244sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mardin İdareMahkemesi’nin BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Şırnak AsliyeHukuk Mahkemesi’nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla)09.05.2013 gün ve E:2011/225, K:2013/244 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 17.11.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy