T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 951 KARAR NO : 2014 / 995 KARAR TR : 17.11.2014 ÖZET : Davacının, davaya konu bulunan 33.800 m² lik deniz alanının, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından davacıya kiralanması sonrasında, davalı İl Özel İdaresi’nin 18.12.2013 tarih ve 52921961-000-36173 sayılı yazı ile 16.12.2013-14.12.2014 tarihleri arasındaki bir yıllık döneme ilişkin olarak, sözleşmeye istinaden tahsil edilen 3.601,62-TL. tutarındaki Katma Değer Vergisinin iptaline karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Ö. BalıkÜrünleri ve Malz. Paz. Tic. Ltd. Şti Vekili : Av.S.A. & Av.M.Y.& Av.S.Y. Davalılar : 1.İzmir İlÖzel İdaresi Vekili : Av.E.D. 2. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Kemeraltı VergiDairesi Müdürlüğü O L A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; İzmir İli, Urlaİlçesi, Sığacık Körfezi Mevkiinde devletinhüküm ve tasarrufu altında bulunan 33.800 m2 lik denizalanının, Gıda Tarım ve HayvancılıkBakanlığı tarafından davacıya 16.12.2013 tarihlisözleşme ile kiralandığını; 6111sayılı kanunun geçici 12. Maddesine göre, kiralamadanelde edilen gelirlerin il özel idarelerine ait olduğundan bahisle,İzmir İl Özel İdaresi tarafından davacıyagönderilen 18.12.2013 tarihli ve 52921961-000-36173 sayılıyazı ile 16.12.2013-14.12.2014 tarihleri arasındaki bir yıllıksüreye ilişkin 20.009-TL. kira bedeli ile bu bedel üzerindenhesaplanan 3.601,62-TL. tutarındaki KDV'nin il özel idaresi bankahesabına yatırılmasının istendiğini, davacışirket tarafından da istenen KDV ekli dekontun 18.12.2013 tarihinde İzmirİl Özel İdaresinin banka hesabınayatırıldığını, İzmir İl Özelİdaresi’nin Kemeraltı Vergi DairesiMüdürlüğü’ne bağlı olduğunu,İzmir İl Özel İdaresi tahsil ettiği KDVtutarını bu vergi dairesine ödemek durumda olduğundan davalı olarak KemeraltıVergi Dairesi Müdürlüğü’nün de gösterildiğini; Devletin hüküm ve tasarrufualtında bulunan gayrimenkul niteliğindeki deniz yüzeyikiralaması işleminden KDV alınmak istenmesinin hukukaaykırı olduğunu; su alanı olarak denizyüzeylerinin, "ağ kafeslerde su ürünleri yetiştiriciliktesisi yapılmak üzere"kiralanması işleminin katma değer vergisinin konusunagirmediğini; davaya konu su alanının 6111sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince davacıyakiralandığını ve taraflar arasında bu kapsamdasözleşme imzalandığını, 3065 sayılıKatma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde Verginin Konusunu TeşkilEden İşlemlerin ayrıca ve açıkçadüzenlendiğini; deniz yüzeyi kiralama işleminin,Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nındevamlılık arz eden Ticari veya Sınai bir faaliyetikapsamında yapılması nedeni ile KDV'ye tabiolmadığını, Gelir Vergisi Kanunu'nun 70 inci maddesinde vergiyetabi sermaye iradlarının belirtildiğini; deniz yüzeyikiralamasının 70. maddede sayılan işlemlerden olmamasısebebiyle de tahsil edilen KDV’nin ‘Vergilerin Yasallığıİlkesi’ne aykırı olduğunu; 193 sayılı GelirVergisi Kanunu'nun 70. maddesinde, deniz yüzeyinin kiraya verilmesindenhiç bir suretle bahsedilmediğini; ayrıca deniz yüzeyikiralamasının maddede belirtilen kiralama işlemleri ile de benzerliğininbulunmadığını; bu nedenle vergi hukukunda kaim ilke olankıyas yasağına aykırı olarak bu maddenin dava konusuolaya uygulanmasının hukuka aykırı olacağını;uyuşmazlık konusu olayda, deniz yüzeyi kiralamasında, genelve katma bütçeli idarelere ve il özel idaresine ait ya da tabibir müessesenin ticari sınai, zirai veya mesleki nitelikteki teslimveya hizmetinden söz edilemeyeceğinden, işlemin KDV'nin konusunagirmediğini; II Nolu KDV Genel Tebliği’nde “KatmaDeğer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin 3 üncüfıkrasının (g) bendinde sayılan; genel bütçeyedahil idareler, katma bütçeye dahil idareler, belediyeler veköyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler,üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü meslekikuruluşların kuruluş amaçlarına uygun teslim vehizmetleri Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamına girmediğindenvergiye tabi olmayacaktır. Öteyandan yukarıda sayılan kuruluşlara ait veya tabi olan veyabunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler iledöner sermayeli kuruluşlar iktisadi işletme olarak mütalaaedilecek, bunların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerivergiye tabi olacaktır.” denildiğini,devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz yüzeylerinin(su alanlarının) Gıda Tarım ve HayvancılıkBakanlığı'na 1380 sayılı su ürünleri kanunuile verilen görev kapsamında anılan Bakanlıktarafından, Bakanlığın kuruluş amacını uygunşekilde üreticilere kiraya verilmesi işleminin II nolu KDV GenelTebliği nedeni ile KDV'ye tabi olmadığını; Ayrıca kiralamayakonu deniz yüzeylerinin, genel ve katma bütçeli idarelerin yada İzmir İl Özel İdaresi'nin aktifindebulunmadığını, bu nedenle başlı başınabir iktisadi işletmeye konu olamayacağını,Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun16.06.1994 tarih ve E.1992/4, K.1994/2 sayılı kararında "İnsanlarınihtiyaçlarını doğrudan doğruya veyadolayısıyla karşılamak amacıyla işleyen veişletilen her iktisadi birime işletme, gelir sağlamakamacıyla yapılan bütün işlere ise iktisadi faaliyetdenilmektedir. İktisadi işletme ise gelir sağlamak amacıylaemek ve sermayenin bağımsız bir organizasyon teşkil edecekşekilde birleşmesi ve faaliyete geçmesi şeklindetanımlanmaktadır.” denilmek sureti ile iktisadi işletmenintanımlandığını, deniz yüzeyinin niteliğigereği başlı başına bir iktisadi işletmeoluşturmayacağını; 3065 sayılı Katma DeğerVergisi Kanunu'nun 17/4-d maddesinde: "İktisadi isletmelere dahilolmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin katma değervergisinden müstesna olduğu" nun belirtildiğini ve denizyüzeyinin kiraya verilmesinden elde edilen iratların bu yöndende KDV'den müstesna olduğunu; Ayrıcayine, Maliye Bakanlığı Milli Emlak GenelMüdürlüğü'nün 08.10.2008 tarih ve 52200sayılı genel yazılarında özetle :"5776 sayılı kanunlayapılan değişikliğe Hazinece yapılan gayrimenkul teslimleriile irtifak hakkı tesisi işlemleri yanında, 07.06.2008tarihinden itibaren Hazinece yapılan gayrimenkul kiralamaları,kullanma izni verilmesi işlemleri ve ön izin verilmesiişlemlerinin istisna kapsamına alındığı, bunagöre hazinenin özel mülkiyetinde olan veya devletinhüküm ve tasarrufu altındaki gayrimenkuller üzerinde07.06.2008 tarihinden itibaren tesis edilen kiralama işlemlerinintamamının KDV' den İSTİSNA OLDUĞU..." nunbelirtildiğini, buyönden de davacıdan KDV talep edilmesinin mümkün olmadığını belirtilerek; İzmir İlÖzel İdaresi tarafından davacıya gönderilen 18.12.2013tarihli ve 52921961-000-36173 sayılı yazı ile 16.12.2013-14.12.2014tarihleri arasındaki bir yıllık süreye ilişkin kirabedeli üzerinden hesaplanan ve tahsil edilen 3.601,62-TL. tutarındakiKatma Değer Vergisinin İPTALİNE, karar verilmesi istemi ilevergi mahkemesinde dava açmıştır. Davalı İzmirİl Özel İdaresi vekili tarafından süresiiçerisinde verilen cevap dilekçesinde aynen:“Davacışirket ile Tarım Bakanlığı arasında yapılankiralama sözleşmesinde, açıkça KDV'nin,kiracıya ait olduğu özel şartı var ise ve kiracıtarafından KDV hariç şekilde kira bedeli idareyeödenmiş ise geri kalan bedelin tahsili için idareninkiracıya sözleşme ile kararlaştırılan bu maddedoğrultusunda tahsilat talep etmesi son derece doğal olup,borçlu olmadığını iddia eden davacıtarafın genel mahkemede, borçtan kurtulma, istirdat veya menfitespit davası türünden davalar açması yoluyla,idareye ödemesi gereken, kira bedelinin tespitini sağlaması mümküniken, idaremizce sanki Vergi Dairesi imiş gibi KDV tahakkuku veyaödeme emrinin iptali davası gibi bir davayı Vergi Mahkemesindeikame etmesi hukuka ve usule aykırı olup, diğer yönlerdende davacının dava dilekçesinde yer alan iddialar tamamenmesnetsiz olup reddini talep ediyoruz.” şeklindeki gerekçesiile görev itirazında bulunulmuştur. İzmir1. Vergi Mahkemesi:25.02.2014 gün ve 2013/2612 Esas sayılı kararında aynen;“ idare, idare hukuku alanında kamu gücüne dayalıolarak re-sen ve tek yanlı irade açıklaması sonucu tesisetmiş olduğu işlemlere, hukuk alanında yeni durumlaroluşturmasıyla idari işlem kimliği kazandırmakta vekural olarak bu işlemler özel yasal düzenlemelerdışında, idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır. Buişlemlerden vergilendirme ilgili olan tarh tahakkuk ve tahsilişlemleri ile vergi hukuku kapsamında muafiyet, istisna ve indirimhükümlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar anılanyukarıda anılan hükümle idari yargının bir koluolan vergi mahkemelerinin görüm ve çözümünegirmektedir. Olayda,davalı idarece uyuşmazlığın; sözleşmedendoğan ve sözleşmenin tarafları arasında ihtilâfyaratan katma değer vergisinin kiraya dahil mi. hariç miolduğu ve kiracıdan tahsil edilip edilemeyeceği ile ilgiliolduğu, uyuşmazlığın Vergi Mahkemelerinin yetkialanını ilgilendiren bir konu olmayıp, genel mahkemelerdeaçılması gerektiği iddia edilmiş ise de; davalıidarenin kamu gücüne dayalı tek taraflı olaraksözleşme ücreti üzerinden katma değer vergisi istemineilişkin işlem. Vergi Mahkemelerinin görev alanınagirdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.”şeklindeki gerekçesi ile görev itirazının reddinekarar vermiştir. İzmir1. Vergi Mahkemesi’nin;02.01.2014 gün ve 2013/2612 sayılı ara kararı ile;“Davanın doğru hasım olan İzmir II Özelİdaresi husumetiyle incelenmesine, İzmir Vergi DairesiBaşkanlığı’nın (Kemeraltı Vergi DairesiMüdürlüğü) hasım mevkiindençıkarılmasına, dava dilekçesinin 2577sayılı idari Yargılama Usulü kanununun 15. maddesinin (c)fıkrası gereğince gerçek hasım olarak tespit edilenİzmir II Özel İdaresi’ne bu kararımızla birliktetebliğ edilmek suretiyle tekemmül ettirilmesine ve kararın birörneğinin davacıya tebliğine, 02 01 2014 tarihinde kararverildi.” denilmek sureti ile hasmın düzeltilmesine vedavalı mevkiinde İzmir İl Özel İdaresi’ne yerverilmek sureti ile davanın devamına karar verilmiştir Davalıİzmir İl Özel İdaresi vekilinin adli yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine dava dosyasınınonaylı bir örneği Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YargıtayCumhuriyet Başsavcısı; 09.07.2014 gün ve 2014/194283sayılı yazısında aynen; “Davacı tarafındandavalı idare aleyhine açılan tam yargı davasında,davalı idare görev itirazında bulunmuş, bu itirazınreddedilmesi üzerine davalı idare tarafından olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması talebindebulunulması nedeniyle dosyanınBaşsavcılığımıza gönderildiğianlaşılmıştır. DavacıÖzsu Balık Ürün ve Mal. Gıda Paz.San. ve Tic. Ltd. Şti.ne,İzmir İli, Urla ilçesi, Sığacık KörfeziMevkiinde devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 33 800m2'lık deniz alanı Gıda Tarım ve HayvancılıkBakanlığı tarafından, Tarım ve KöyişleriBakanlığınca, 01/06/2011 gün ve 27951 sayılı RGde yayımlanan "Su Ürünleri YetiştiriciliğiYatırımlarında İhtiyaç Duyulan Su Ve SuAlanları İle Deniz Ve İç Sulardaki Su Ürünleriistihsal Hakkının Kiraya Verilmesi HakkındaYönetmelik" in 9. Maddesi uyarınca, 16/12/2013 tarihlisözleşme ile kiralanmıştır. 6111 sayılı kanunungeçici 12. Maddesine göre, kiralamadan elde edilen gelirlerin ilözel idarelerine ait olduğundan bahisle, İzmir İl Özelİdaresi tarafından 18/12/2013 tarihli ve 52921961-000-36173sayılı yazı ile (EK-1 ' 16/12/2013-14/12/2014 tarihleriarasındaki bir yıllık süreye ilişkin 20.009,00 TL kırabedel" ile bu bedel üzerinden hesaplanan 3.601.62-TL tutarındakiKDV'nin il özel idaresi banka hesabına yatırılmasıistenmiş, davacı tarafından KDV bedeliyatırıldıktan sonra, kira sözleşmesine göre KDVbedelinden sorumlu tutulamayacağı iddiası ile KDV bedelininyatırılmasına ilişkin işlemin iptali istemi ile idaremahkemesinde açılan davada, davalı idarenin görevitirazının reddi üzerine, davalı idare vekilitarafından adli yargı lehine görevuyuşmazlığı çıkarılması talepedilmiştir. AnılanYönetmeliğin "Suyun ve su ürünleri üretimyerlerinin projeye dayalı olarak kiraya verilmesi"başlığı altında " Madde 9 (I) Deniz ve içsularda veya bu yerlerden su alınarak yapılacak su ürünleriüretim tesislerinde veya bu alanları ıslah etmek suretiyleprojeye davalı olarak yapılacak su ürünleriyetiştiriciliği yatırımlarında ihtiyaç duyulansu ve su ürünleri üretim yerleri Bakanlıkça veya ilmüdürlüğünce onaylanan projesine istinaden, ilmüdürlüğünce belirlenen bedel ve süreüzerinden komisyon marifetiyle kiraya verilir. (2) Projeninonayını müteakip otuz gün içerisindemüteşebbis tarafından kiralama işlemininyapılması esastır. Bu süre içerisindekiralamanın yapılmaması durumunda proje Bakanlık veya ilmüdürlüğünce iptal edilir. (3) Projeyedayalı kiralama işlemlerinde, 7 nci maddenin altıncıfıkrası hariç diğer fıkra hükümleriaranmaz. (4) Projeyedayalı kiralamalarda kira süresi sona eren işletmeleriçin yeniden kiralama taleplerinde, ilmüdürlüğünce su ve su ürünleri üretimyeri yeniden birinci fıkra hükümlerine göre kiraya verilir. (5) Kirasüresi sona eren ve yeniden kiralama talebinde bulunan tesis sahiplerinin,mevcut proje yatırımlarının uygulanması durumunda,kiracı adına önceden Bakanlıkça veya ilmüdürlüğünce onaylı projesi yeterligörülür. Ancak, projede değişiklik yapılmasıhalinde, kira sözleşmesi düzenlenmeden önce, kiracıtarafından hazırlatılacak projenin Bakanlıkça veyail müdürlüğünce yeniden onaylanmasıgerekir." şekli ile su ürünleri üretimiamaçlı su yüzeylerinin kiralanması esaslarınıdüzenlemiştir. Yönetmeliğin12. Maddesi ise, “Kira bedelinin ödeme yeri, tesisin bulunduğuilin il özel idaresidir,” hükmü ile kira bedelinindavalı tarafından tahsiline yetki vermektedir. Davaya konu olayda,taraflar arasında düzenlenmiş bulunan kirasözleşmesinde belirlenen kira alacağı üzerinden tahsiledilip Vergi dairesine yatırılacak KDV’sinden kimin sorumlututulacağı, dolayısı ile sözleşmenin yorumundankaynaklandığı açıktır. Kamutüzel kişiliklerinin kamu hizmetinin işleyişi amacıyla2886 ve 4734 sayılı ihale mevzuatına dayanarakyaptıkları ihale işlemlerinde, ihale aşamasında kalanve idarenin tek taraflı kamu gücü kullanarak düzenleyici vebelirleyici işlemlerinin, idari işlem niteliğinde olduğu ve2577 sayılı İYUHK 2-1-a maddesi kapsamında idariyargıya konu olacağı kuşkusuzdur. Ancak davaya konu olayda,ihale aşaması tamamlanmış ve taraflarakarşılıklı hak ve yükümlülükleryükleyen kira sözleşmesi imzalanmıştır. BorçlarKanunu’nun 299. maddesine göre, kira sözleşmesi, kirayaverenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikteondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı,kiracının da buna karşılıkkararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiğisözleşmedir. BorçlarKanunu'nun kira sözleşmelerinde, tarafların hak veyükümlülüklerini düzenleyen 301. maddesihükmü "Kiraya veren, kiralananıkararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanankullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşmesüresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Buhüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarındakiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kirasözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlemkoşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenlemeyapılamaz." şeklindeki düzenlemesi, davaya konu olaydataraflar arasındaki soruna ilişkin düzenleme getirmektedir. Davaya konu olayda,ihale aşaması tamamlandıktan sonra sözleşmekoşullarının yerine getirilmesi sırasında yaşanansorundan kaynaklanan davanın, taraflar arasında düzenlenen kirasözleşmesi ve olayda uygulama yeri bulunan. Borçlar Kanunuhükümleri dikkate alınarak özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözülmesi gerekmektedir.” şeklindeki gerekçesi ile 2247 sayılı Yasa'nın10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısıve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılıYasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre,davalı İzmir İl Özel İdaresi vekilinin anılanYasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca, davalı İzmirİl Özel İdaresi bakımından 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 33.800 m² likdeniz alanının, Gıda Tarım ve HayvancılıkBakanlığı tarafından davacıya 16.12.2013 tarihlisözleşme ile kiralanması sonrasında, davalı İlÖzel İdaresi’nin 18.12.2013 tarihli ve 52921961-000-36173sayılı yazı ile davacıdan istenilen 16.12.2013-14.12.2014tarihleri arasındaki bir yıllık süreye ilişkin kirabedeli üzerinden hesaplanan ve tahsil edilen 3.601,62-TL. tutarındakiKatma Değer Vergisinin iptaline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemeneticesinde; davacı ile Gıda Tarım ve HayvancılıkBakanlığı İzmir İl Müdürlüğüarasında 16.12.2013 tarihli su ve su alanları için kirasözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme iledavaya konu İzmir İli Urla İlçesi SığacıkKörfezi’nde bulunan 33,80 dekar deniz alanının davacışirkete su ürünleri yetiştiriciliği tesisi kurulmak üzere14 yıl 8 ay ve 26 gün süre ile ve ilk yıl 20.009,00 TLbedelle kiralandığı, İzmir İl Özel İdaresiMali İşler ve Strateji DaireBaşkanlığı’nın 18.12.2013 gün ve 36173sayılı yazısı ile davacıya kira sözleşmesineilişkin ödeme planının gönderildiği, ödemeplanı gereğince 16.12.2013-15.12.2014 dönemine ilişkin toplamkira bedelinin 20.009,00 TL, ödenecek KDV miktarının ise 3601,00TL olarak belirtildiği, davacının da söz konusu KDVtalebinin hukuka aykırı olması nedeni ile iptaligerektiğinden bahisle İzmir 1. Vergi Mahkemesi’nde davaaçtığı, davalı İl Özel İdaresivekilinin, davanın görev yönünden reddi ile adliyargıda görülmesi gerektiği yönündekiitirazı üzerine İzmir 1. Vergi Mahkemesi’ningörevlilik kararı vererek itirazı reddettiği, bununüzerine davalı vekili tarafından 2247 sayılıKanun’un 10. Maddesi gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması talebindebulunduğu ve Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’nın, talebe ilişkinolumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması kararı üzerine dosyanınMahkememize geldiği anlaşılmıştır. Dosyakapsamındaki bilgi ve belgelerden de anlaşılacağıüzere, dava konusu olayda, Mahkememizden neticelendirilmesi istenilen görevuyuşmazlığının temelinde, kirasözleşmesinden kaynaklanan KDV borcundan sorumlulukdavasının hangi yargı yerinde görülmesi gerektiğimeselesi bulunmaktadır. Bu anlamda görevli mahkemenin belirlenmesiiçin, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve talepkonusu KDV alacağının hukuki niteliği ile mevzuatsaldüzenlemelerdeki yeri üzerine durulması gerekmektedir. A)Taraflar arasında imzalanan sözleşme: Taraflararasında imzalanan 16.12.2013 tarihli su ve su alanları içinkira sözleşmesinin 11. maddesinde; “Sözleşmeye ait,bütün vergi, resim ve harçlarla, sözleşme giderlerikiracıya aittir” denilmek sureti ile sözleşmedendoğan vergi borcundan davacı şirketin sorumlu olduğudüzenlenmiştir. Aynısözleşmenin ‘Uygulanacak Hükümler’başlıklı 16. maddesinde; “Kiracı, 1380sayılı Su Ürünleri Kanunu ile 6111 sayılı Kanun,bu kanunlara bağlı olarak çıkarılmışyönetmelik ve genelgeler ile yürürlükteki genel mevzuathükümleri ilke bu mevzuatta yapılacak değişikliklereuymak zorundadır.” denilmek sureti ile sözleşmeninuygulanmasında 1380 sayılı Kanun ve 6111 sayılıKanun’un öncelikli dikkate alınacağıbelirtilmiş, sonrasında aynı sözleşmenin ‘ İhtilaflarınÇözüm Yeri’ başlıklı 18. maddesinde;“ihtilafların çözüm yeri İzmir icra dairelerive mahkemeleridir” denilerek uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde İzmir Mahkemelerinin yeryönünden yetkili olacağı belirtilmiş, görevyönünde ise bir belirleme yapılmamıştır. Bunedenle sözleşmede belirtildiği üzere öncelikli olarakuygulanması kararlaştırılan 1380 sayılı Kanun ve6111 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemeleri incelemekyerine olacaktır. B)1380sayılı Su Ürünleri Kanunu: 1380sayılı Su ürünleri Kanunu’nun 1. maddesinde;“Bu Kanun su ürünlerinin korunması, istihsali vekontrolüne dair hususları ihtiva eder.” denilerek, kanunun suürünü korunması, üretimi ve kontrolüne esasişlemlerde 3180 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacakbelirtildikten sonra, aynı kanunun ‘Muhakeme Usulü’başlıklı 32. maddesinde; “ Bu Kanunda yer alanmahkemece yerine getirilecek görevler zaruret görülmeyenhallerde sulh ceza mahkemelerince onbeş gün içerisinde evraküzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır.” denilmeksureti ile kanunun uygulanmasından kaynaklanan ihtilaflarda Sulh CezaMahkemesi’nin görevli olacağı düzenlenmiştir. Yineaynı Kanunun Ek 3. maddesinde ; “ İdari paracezalarına karşı cezanın tebliğ tarihinden itibaren engeç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir.İtiraz, idare tarafından verilen cezanın yerine getirilmesinidurdurmaz. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evraküzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır. İtirazüzerine verilen karar kesindir.” denilmek sureti ile kanunkapsamında verilecek idari para cezalarına ilişkin olarak idariyargıda dava açılması gerektiği belirtilmiştir.Görüldüğü üzere 1380 sayılı Kanun ilesu ürünü yetiştiriciliğinde esas alınmasıgereken usul ve esaslar belirlenmiş ve bu esaslara aykırıhareket edilmesi durumunda genel görevli mahkemenin sulh ceza mahkemesiolacağı, idari para cezalarına ilişkin itirazlara ise idariyargıda bakılacağı ayrıca ve açıkçadüzenlenmiştir. Oysa dava konusu olayı incelediğimizde,taraflar arasındaki ihtilafın su ürünlerininyetiştirilmesi, korunması ya da kontrolünden kaynaklanan birihtilaf olmadığı, taraflar arasında imzalanansözleşmede belirtilen kira bedelinden kaynaklanan KDV’nin kimintarafından ödenmesi gerektiği sorunundan kaynaklanan bir ihtilafolduğu, bu nedenle 1380 sayılı Kanun’da mahkemeleringörevine ilişkin belirlemelerin dosyamız yönündendikkate alınmasının mümkün olmadığısonucuna ulaşılmıştır. C)6111 Sayılı Bazı Alacakların YenidenYapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve GenelSağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun: 6111sayılı Kanun ise, 5510,4857, 5411 sayılı Kanunlar baştaolmak üzere bir çok kanunda değişiklik yapan genelnitelikteki bir düzenleme olup, dava konusu olay itibari ile incelemekonusu yapılması gereken ‘Maliye Bakanlığına,Gümrük Müsteşarlığına, İl Özelİdarelerine ve Belediyelere Bağlı Tahsil Dairelerince TakipEdilen Amme Alacakları ile Belediyelerin ve BüyükşehirBelediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Bazı Alacaklarınaİlişkin Hükümler’ başlıklı 2.Kısmının ‘TahsilatınHızlandırılmasına İlişkinHükümler’ başlıklı 1. Bölümünün,‘Katma Değer Vergisinde Artırımı’başlıklı 7. Maddesinde; “(1) Katma değer vergisimükelleflerinin, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarakverdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) beyannamelerindekihesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamıüzerinden 2006 yılı için % 3, 2007 yılıiçin % 2,5, 2008 yılı için % 2 ve 2009 yılıiçin % 1,5 oranına göre belirlenecek katma değer vergisini,vergi artırımı olarak bu Kanununyayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadarbeyan etmeleri halinde, bu mükellefler nezdinde söz konusu vergiyiödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ileilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatıyapılmaz. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma DeğerVergisi Kanununun 11 inci maddesinin (1) numaralıfıkrasının (c) bendi ve geçici 17 nci maddesine göretecil-terkin uygulamasından faydalanan mükelleflerdeartırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergilerhesaplanan vergiden düşülür. (2)Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisimükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıliçindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak; a)Verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamelerinden, en azüç döneme ait beyannamenin verilmiş olması halinde,bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdekihesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalaması biryıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzereyıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bututar üzerinden birinci fıkrada belirtilen oranlara göreartırım tutarı hesaplanır. b)Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya iki dönemeilişkin beyanname verilmiş olması halinde, ilgili yıliçin gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımındabulunulmuş olması şartıyla, artırılan matrahüzerinden % 18 oranında katma değer vergisiartırımında bulunmak suretiyle bu maddedenyararlanılır. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komanditortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlarvergisi yönünden matrah artırımında bulunmalarışarttır. c)İlgili takvim yılı içindeki işlemlerintamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerdenoluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değervergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındakiteslimlerden oluşması halinde, ilgili yıl için gelir veyakurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olmasışartıyla artırılan matrah üzerinden % 18 oranındakatma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bumaddeden yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılıiçinde yukarıdaki işlemlerin yanı sıra vergiye tabiişlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkanmükelleflerin bu madde hükmüne göre ödemeleri gerekenkatma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiğişekilde hesaplanacak % 18 oranındaki katma değer vergisitutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler,gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımındabulunmamaları halinde bu madde hükmünden yararlanamaz. (3)Vergilendirme dönemi üç aylık olan katma değervergisi mükelleflerinin, yıllık asgari artırımtutarı, hiç beyanname vermemiş olmaları halinde ikincifıkranın (b) bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde,en az bir dönem için beyanname vermiş olmaları halindeise aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen esaslarçerçevesinde belirlenir. (4)Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esasalınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamıiçin artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki,mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıliçinde işe başlamaları ya da işibırakmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirmedönemleri için bu maddede belirtilen esaslarçerçevesinde artırımda bulunulur. (5)Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıliçindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanununyayımlandığı tarihten önce yapılıpkesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkatealınır. (6)Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerdeyapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırımtalebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devredenkatma değer vergisi yönünden ve artırım talebindebulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerdenveya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iadeişlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönündenyapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemleriçin tarhiyat önerilemez. (7)Bu madde hükmüne göre ödenen katma değer vergisi,gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veyamaliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katmadeğer vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusuyapılmaz. “ denilmek sureti ile, Katma Değer Vergisininuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yenidendüzenlenmiştir.Görüldüğü üzere maddede,katma değer vergisinin uygulanması sırasındakarşılaşılabilecek sorunlarda görevli bir yargıyeri belirtilmemiştir. Ancakyine aynı Kanun’un aynı bölümünde yer alan‘Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan ammealacakları’ başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasında;“Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıylabölge idare mahkemeleri veya Danıştay nezdinde ilgisinegöre itiraz veya temyiz süreleri geçmemiş ya da itirazveya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talepsüresi geçmemiş veya karar düzeltme yolunabaşvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmışvergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda,bu maddeye göre ödenecek alacak asıllarınıntespitinde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıylatarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar esasalınır. Bu Kanunun yayımlandığı tarihtenönce verilmiş en son kararın; a)Terkine ilişkin karar olması halinde, ilk tarhiyata/tahakkuka esasalınan vergilerin/gümrük vergilerinin % 20'si ile bu tutarailişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanununyayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylıkdeğişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesişartıyla, verginin/gümrük vergilerinin kalan % 80'inin,faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlıolarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalarabağlı gecikme zamlarının tamamının, b)Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması halinde, tasdikedilen vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı ile bu tutarailişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanununyayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylıkdeğişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesişartıyla, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacakaslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari paracezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarınıntamamının, tahsilinden vazgeçilir. Ancak,verilen en son kararın bozma kararı olması halinde birincifıkra hükmü, kısmen onama kısmen bozma kararı olmasıhalinde ise onanan kısım için bu fıkranın (b) bendi,bozulan kısım için birinci fıkra hükmüuygulanır.” denildikten sonra aynı maddenin 10. fıkrasında“ Bu madde hükmünden yararlanılması için maddekapsamına giren alacaklara karşı davaaçılmaması, açılmış davalardanvazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmamasışarttır.” hükmüne yer verildiği, bu şekilde6111 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzenlemelerdenyararlanma şartlarının düzenlendiğigörülmektedir. Maddede bahsedilen bölge idaremahkemelerinde ya da Danıştay’da görülmekte olandavalara ilişkin belirleme göreve ilişkin bir belirleme olmayıp,katma değer vergisini de kapsar şekilde yeniden düzenlenen vergitarh ve tahakkukuna ilişkin yeni esaslara ilişkin bir belirlemedir. Buradanhareketle 6111 sayılı Kanunda da, davaya konu katma değervergisinden kaynaklanan ihtilafın çözümünde hangiyargı yerinin görevli olduğuna dair bir belirlemeye yerverilmediği tespit edilmiş olmaktadır. Sonuç olarakgörevli mahkemenin belirlenmesinde, davaya konu alacağın( katmadeğer vergisi alacağı) niteliği gereğinceuygulanması gereken mevzuatsal düzenlemelere değinilmesigerektiği anlaşılmıştır. D)‘Katma Değer Vergisi Alacağı’nın niteliği: KatmaDeğer vergisi; Birmal veya hizmetin üretim veya ithalinden tüketiciye kadar her eldeğiştirme aşamasında yalnızca o aşamanın“katma değer”i üzerinden alınan işlem (harcama)vergisidir. Bir malın alış fiyatı ile satışfiyatı arasındaki fark “katma değer” demektir. (Ozansoy,Ahmet; Vergi Hukuku Ders Notları, 2012-2013 yılı, s:4) KatmaDeğer Vergisinin konusu ve kapsamı 3065 sayılı KatmaDeğer vergisi Kanunu’nda düzenlenmiştir. 3065sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde hangiişlemlerin katma değer vergisine tabi olacağıdüzenlenmiştir. Buna göre; “1. Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetiçerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, 2.Her türlü mal ve hizmet ithalatı 3.Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler: a)Posta, telefon, telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetler ile radyo vetelevizyon hizmetleri, b)(Değişik: 14/3/2007-5602/10 md.) Her türlü şans vetalih oyunlarının tertiplenmesi ve oynanması, c)Profesyonel sanatçıların yer aldığıgösteriler ve konserler ile profesyonel sporcularınkatıldığı sportif faaliyetler, maçlar,yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi, gösterilmesi, d)(Değişik: 16/6/2009-5904/8 md.) Müzayede mahallerinde vegümrük depolarında yapılan satışlar ile 10/2/2005tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri LisanslıDepoculuk Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin,senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlarateslimi e)Boru hattı ile hampetrol, gaz ve bunların ürünlerinintaşınmaları, f)Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve haklarınkiralanması işlemleri, g)Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine,belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere,üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü meslekikuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veyaişletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlarınveya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai,zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri, h) Rekabet eşitsizliğini gidermek maksadıyla isteğebağlı mükellefiyetler suretiyle vergilendirilecek teslim vehizmetler.” katma değer vergisine tabidir.Görüldüğü üzere, Gelir Vergisi Kanunu’nun70. Maddesinde belirtilen mal ve hizmetlerin kiralanması da katmadeğer vergisine tabi işlemler arasında yer almaktadır. 193sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde; “Aşağıdayazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları,zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracılarıtarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermayeiradıdır: 1.Arazi, bina (Döşeli olarak kiraya verilenlerde döşemeiçin alınan kira bedelleri dahildir.), maden suları, menbasuları, madenler, taş ocakları, kum ve çakılistihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar vebunların mütemmim cüzileri ve teferruatı; 2.Voli mahalleri ve dalyanlar; 3.Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen, mütemmim cüzilerive teferruatı ile bilümum tesisatı, demirbaşeşyası ve döşemeleri; 4.Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar; 5.(Değişik: 4/12/1985 - 3239/55 md.) Arama, işletme ve imtiyazhakları ve ruhsatları, ihtira beratı (İhtiraberatının mucitleri veya kanuni mirasçılarıtarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbestmeslek kazancıdır.), alameti farika, marka, ticaret unvanı, hertürlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyonfilmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret vebilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerlegizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanmahakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar (Bu haklarınkullanılması için gerekli malzeme ve teçhizat bedelleride gayrimenkul sermaye iradı sayılır.); 6.(Değişik: 19/2/1963 - 202/35 md.) Telif hakları (Buhakların, müellifleri veya bunların kanunimirasçıları tarafından kiralanmasından doğankazançlar, serbest meslek kazancıdır.); 7.(Değişik: 19/2/1963 - 202/35 md.) Gemi ve gemi payları (Motorluolup olmadıklarına ve tonilatolarına bakılmaz) ilebilümum motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları; 8.(Değişik: 4/12/1985 - 3239/55 md.) Motorlu nakil ve cervasıtaları, her türlü motorlu araç, makine vetesisat ile bunların eklentileri. (Değişik:4/12/1985 - 3239/55 md.) Yukarıda yazılı mallar ve haklar ticariveya zirai bir işletmeye dahil bulunduğu takdirde bunlarıniratları ticari veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümleregöre hesaplanır. (Değişik:4/12/1985 - 3239/55 md.) Tüccarlara ait olsa dahi, işletmeye dahilbulunmayan gayrimenkullerle haklar hakkında bu bölümdekihükümler uygulanır. (Değişik:24/12/1980 - 2361/49 md.) Vakfın gelirinden hizmetkarşılığı olmayarak alnan hisseler ile zirai faaliyetebilfiil iştirak etmeksizin sadece üründen pay alan arazisahiplerinin gelirleri bu kanunun uygulanmasında gayrimenkul sermayeiradı addolunur.”şeklindeki düzenleme ile katma değer vergisine tabi gelirlerbelirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık yönünden kanunmaddesi incelendiğinde, davalı tarafından katma değervergisi uygulamasında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun70 maddesinin 2. fıkrasının dikkate alındığıanlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekilitarafından, deniz yüzeyinin dalyan ve voliden farklı olduğuve bu nedenle katma değer vergisi kapsamındadeğerlendirilmesinin mümkün olmadığı iddiaedilmiş ve davalı tarafından söz konusu kiralamanıdeniz yüzeyinin istihsalı hakkında ilişkin olup, 3095sayılı Kanun’un 1/3-f bendi kapsamında hak kiralamasıkapsamında katma değer vergisine tabi olduğu savunulmuş isede;söz konusu iddia davanın esasına ilişkin olup,Mahkememizce sadece görevli yargı yerinin belirlenmesi amacı ilesınırlı söz konusu incelemede, bahsi geçen iddiayönünden bir değerlendirme yapılması mümkün değildirSöz konusu değerlendirmenin dosya kapsamında görevliolduğu belirlenecek mahkemece yapılması gerekecektir. Buradanhareketle idarenin katma değer vergisi uygulamasına konuişleminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 1. maddesinin3/f bendindeki yollaması ile 193 sayılı Gelir VergisiKanunu’nun 70 maddesinin 2. Bendine dayandığı sonucunaulaşılmıştır. E) Sonuç: Sonuçolarak, davaya konu işlem, katma değer vergisi tahakkuku ve tahsilineilişkin işlemdir. Davacı söz konusu tahakkuk ve tahsilinhukuka aykırı olduğunu iddia ederken, davalıtarafından söz konusu işlemlerin 3065 sayılı Katmadeğer vergisi kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 2886sayılı Kanu ihale kanunu’na uygun yapıldığınısavunularak davanının reddini istenmektedir. Bu başlıkaltındaki tüm açıklamalardan, davaya konu işleminvergi hukuku mevzuatı çerçevesindegerçekleştirilen, idarenin tek taraflı ve kamugücüne dayalı idari işlemi olduğu sonucunaulaşılmıştır. Nitekim Vergi;devletin ya da devletin yetkilendirdiği kamu tüzel kişilerininkamu harcamalarını karşılamak üzere yasalarçerçevesinde gerçek ve tüzel kişilerinödeme gücü üzerinden zora dayanarak vekarşılıksız olarak aldığı parasaldeğerlerdir.(Ozansoy,Ahmet; Vergi Hukuku Ders Notları 2012-2013 yılı) Herne kadar davalı vekili tarafından, taraflar arasında imzalanan 16.12.2013 tarihli suve su alanları için kira sözleşmesinin 11. maddesindeki;“Sözleşmeye ait, bütün vergi, resim veharçlarla, sözleşme giderleri kiracıya aittir” şeklindekidüzenleme nedeni ile, uyuşmazlığınsözleşmeden kaynaklandığını ve bu nedenledavanın menfi tespit ya da istirdat talebi ile adli yargı yerindegörülmesi gerektiği iddia edilmiş ise de; 213 sayılıVergi Usul Kanunu’nun 8. maddesinde, sözleşme ile vergisorumluluğu ve mükellefiyetinin düzenlenemeyeceğiaçıkça belirtilmiştir. 213sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ‘Mükellef ve VergiSorumlusu’ başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında“Vergi kanunlarıyla kabul edilen hallermüstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergisorumluluğuna müteallik özelmukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.” denilmek sureti ile, vergimükellefiyeti ve sorumluluğunun sözleşme iledeğiştirilemeyeceği, ancak özel kanunlarla durumundüzenlendiği hallerin istisna olduğu belirtilmiştir.Kanunun lafzından hareketle, vergilerin kanuniliği ilkesi de dikkatealınarak, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve busözleşmede yer alan vergiye ilişkin düzenlemelerin, davayakonu işlemin tek taraflı, kamu gücüne dayalı bir idariişlem olduğu sonucunu değiştirmediği vekiracının vergiler konusundaki mükellefiyetine vurgu yapan,hatırlatıcı bir kayıt mahiyetinde olduğu kanaatineulaşılmıştır. Nitekim213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377. maddesinde de;“Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarhedilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde davaaçabilirler.” şeklindeki düzenleme ile de, vergiuygulamalarına ilişkin davaların vergi mahkemeleriningörevine girdiği ayrıca ve açıkça hükmebağlanmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü HakkındaKanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında; “İdari davatürleri şunlardır: a)(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.” şeklindeki düzenlemeile idari işlemlere karşı açılacak iptaldavalarında idari yargının görevli olacağıdüzenlenmiş; 2576Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri VeVergi MahkemelerininKuruluşu Ve Görevleri Hakkında Kanun’un Vergi Mahkemeleriningörevini düzenleyen 6. maddesinde; “Vergi mahkemeleri: a)Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere aitvergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler vebunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b)(a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkindavaları, c)Diğer kanunlarla verilen işleri, Çözümler.”denilmek sureti ile il özel idareleri tarafından yapılan vergiişlemlerinin vergi mahkemeleri eli ile inceleneceğiniaçıkça ve ayrıca düzenlenmiştir. Tümbu yasal mevzuat ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,davacı ile davalı arasında, deniz alanınınkiralanması işine ilişkin olarak imzalanan sözleşmenedeni ile, davalı İl Özel İdaresi’nce davacıyasözleşme bedeli üzerinden katma değer vergisiuygulamasında ilişkin işlemin iptali istemi ileaçılan davaya, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 3065sayılı Katma Değer vergisi Kanunu, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu ve 257 6sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunhükümleri çerçevesinde vergi mahkemesindebakılması gerektiği kanaatineulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerleYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nınbaşvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’nın BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy