T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 884 KARAR NO : 2014 / 960 KARAR TR : 17.11.2014 ÖZET: Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :O.G. Vekilleri : Av. N. M., Av. M.R. Ç. Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş. Vekili : Av.Z. Y. O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 6.2.2010 tarihinde, Batman İl Çevre ve OrmanMüdürlüğü emrine atanmıştır. Davacı vekili,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile24.04.2007 tarihinden, Devlet Personel Başkanlığınabildirim tarihine kadar ödenmeyen ek ödemelerin, ödenmesigereken tarihlerden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiliistemiyle 24.4.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. BATMAN İŞMAHKEMESİ:28.5.2013 gün ve E:2012/442, K:2013/240 sayıile, dava dilekçesinin ve davalı vekilinin cevapdilekçesini özetledikten sonra; “(…)Tüm dosyakapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde ve Yargıtayiçtihatları da göz önünealındığında: Uyuşmazlık, 5473sayılı Kanuna dayalı olarak denge tazminatından kaynaklananfark ücret alacağının belirlenmesi yönündenyapılan araştırmanın yeterli olup olmadığınoktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığınçözümünde öncelikle konuya ilişkin yasalmevzuatın ve davalı Türk Telekomünikasyon AŞ'nin ve bukuruluşta çalışan personelin özelleştirmeöncesi ve sonrasındaki hukuki statüsününaçıklığa kavuşturulması zorunludur. Bilindiği üzere, TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi, 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu'nun, 18.06.1994 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan4000 sayılı Yasa'yla değiştirilen 1. maddesi uyarınca,Posta işletmesi Genel Müdürlüğü'nceyürütülen telekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinintamamı kamu kesimine ait olacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir 29.01.2000 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve TelekomAŞ'nin özelleştirilmesi amacıyla yapısınınyeniden düzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıYasa'nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa'nın 1. maddesineeklenen dokuzuncu fıkrada, Telekom'un, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuatın Telekom'a uygulanmayacağıkuralına yer verilmiş; anılan kural, 23.05.2001 günlüResmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4673sayılı Yasa'nın 1 maddesi ile değiştirilmiş veTelekom'un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirket olduğu, bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu İktisâdi teşebbüsleri de dahil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum,kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatın Telekom'auygulanmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca, Türk Telekom AŞ4502 sayılı Yasa'nın Geçici 3. maddesi ile 233sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. 4502 ve 4673 sayılı Yasa'larile yapısı yeniden düzenlenen Türk Telekom'daçalışan personelin hukuki statüsü de, 406sayılı Yasaya 4502 sayılı Yasa ile eklenen Ek 22. madde ileyeniden düzenlenmiş ve anılan maddede Türk Telekom'dakikamu payı %50'nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kumlu üyeliklerine atanacaklar dışındakalan personelin iş mevzuatı uyarınca istihdam edileceği,iş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıtve şartların Yönetim Kurulu tarafından tayinolunacağı kurallarına yer verilmiş, ayrıca, aynıYasanın Geçici 4. maddesinde, 4502 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihte Türk Telekom'da 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışmaktaolanlardan isteyenlerin iş mevzuatına tabi personelstatüsüne geçirileceği, iş mevzuatınatâbi personel statüsüne geçmek istemeyenlerin mevcutstatü, sosyal ve özlük haklarıyla istihdamlarına devamolunacağı kurala bağlanarak, iş mevzuatınageçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlükhakları korunmuştur. Hisselerin fiilen devredildiği veTelekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'ninimzalandığı 14.11.2005 tarihinden sonra, hisselerinin yüzdeelliden fazlası özel hukuk tüzel kişisine geçenTürk Telekom kamu kuruluşu niteliğini kaybetmiştir. Ancak, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun'un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, özelleştirme tarihiitibarıyla Türk Telekom'da çalışmakta olanpersonelin haklarının korunması amacıyla, hukukistatülerini ve kamu kurumlarına nakil olanaklarınıbelirleyen bazı özel düzenlemelere yer verilmiştir. Bunagöre Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; TürkTelekom'da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen aslî vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 399 sayılıKHK'ye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ve kapsam dışıpersonel, kamu görevlerinden yüz seksen gün aylıksızizinli sayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personelbelirtilen süre içinde Türk Telekom'daçalışmaya devam edecek malî ve özlükhakları Türk Telekom tarafından karşılanacak,belirtilen süre içinde nakle tâbi personelden TürkTelekom tarafından hizmetine ihtiyaç duyulmayanlar tespitedildikleri tarihten, kendi isteği ile nakil talep edenler ise taleptarihinden itibaren en geç doksan gün içinde nakiliçin Türk Telekom tarafından Devlet Personel Başkanlığınabildirileceklerdir. Anılan yasal düzenlemelerkarşısında Telekom AŞ.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılaraközel hukuk tüzel kişisinde çalışmalarınaolanak sağlandığı anlaşılmaktadır Bunagöre, söz konusu personelin, aylıksız izinli olarakgeçen sürede kamu personeli statüleri devam etmektedir. Diğer yandan, İmtiyazSözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden davalı şirkete, devir somasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiştir. Bu görevler kapsamında 406sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalı şirkettarafından, hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır. Sayılan işlemler, idarehukuku alanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlemekte esas alınmaktadır. Belirtilen nitelikleriyle, sözkonusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları anlaşılmaktadır. Öte yandan, davalışirketin belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle herhangi birözel hukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statüiçinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlediğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı birilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin,nitelikleri esas alınmak suretiyle de idari işlemniteliğindedir. O halde, imtiyaz sözleşmesiile bir kamu hizmetini yürütmekle görevli ve yetkilikılınması nedeniyle, diğer özel hukuk tüzelkişilerinden farklı olarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasahükümleri ile kamu kurumlarına nakil hakkı bulunan diğerbir ifade ile kapsam dışı nakle tabi personeli ile ilgili olarakbazı kamusal görevler yüklenen davalı şirketin,belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiği işlemlerinidari işlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerdenkaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargınıngörevinde bulunduğu kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıktaözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerinetabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda "‘artış oranının, kamudaki memurmaaş artış oranında” olacağıyönünde yükümlülük getirildiği gibi 406sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalışirkete, hak sahibi personeli Devlet PersonelBaşkanlığına bildirmesi; bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi;personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlediği,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları açık olup, idari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılı Kanundankaynaklanan ek ödeme alacağının tahsili istemiyle,anılan İdareye karşı açılan davalarda, idariyargı yerinin görevli olduğu kabul edilmelidir. Nitekim, Danıştay İdariDava Daireleri Kurulu'nun 07.04.2011 gün 2011/55 E. 2011/205 K.sayılı kararında da kamusal görevler yüklenendavalı şirketin bu görevleri kapsamında, 5473sayılı Kanun gereği tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğuna karar verildiği anlaşılmakla yargı yolucaiz olmadığından usulden reddine yönelikaşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle; HMK 114-1-b maddesi gereğinceyargı yolunun caiz olmadığıanlaşıldığından HMK 115 mad gereğince davaşartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE(…)”demek suretiyle görevsizlik kararı vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez, 24.04.2007tarihinden 6.12.2010 tarihine kadar Yüksek Planlama Kurulu Kararlarıve enflasyon farkından kaynaklı ödenmeyen ücret alacağıtoplamı olan 11.467,13 TL’nin, ödenmesi gereken tarihlerdenitibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. BATMAN İDARE MAHKEMESİ:30.7.2013 gün ve E:2013/2456, K:2013/1403 sayı ile, davadosyası ile Mahkemelerinin 2012/4504 sayılı dosyasındabulunan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; Batman İl TelekomMüdürlüğü'nde 406 Sayılı Kanunun Ek-29.maddesine göre 4857 sayılı İş Kanununa tabistatüde tekniker olarak görev yapmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklininyapılması için adı 03/09/2010 tarihinde Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve Batman İI Çevre veOrman Müdürlüğü'ne atanması sonucu 06/12/2010tarihinde ayrılış yapan davacı tarafından, 24/04/2007tarihinden yeni kurumunda göreve başladığı 06/12/2010tarihine kadar olan dönemde Yüksek Planlama Kurulu kararları veenflasyon farkından kaynaklı ödenmeyen ücretalacağı karşılığı olarak 11.467,13-TL'nin enyüksek mevduat faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; Türk Telekomünikasyon A.Ş.hisselerinin tamamı Hazine'ye ait iken, 01.07.2005 tarihinde yapılanihale üzerine, Bakanlar Kurulu'nun 25.7.2005 günlü ve 2005/9246sayılı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketinin %55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar'ıuyarınca 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ileTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin hisse devriningerçekleşerek şirketin özelleştirmeaşamasının tamamlanması ile tamamen özel hukuktüzel kişisi haline dönüştürülmüşolduğu; bu durumda; davacının talep tarihleri itibariyle(24/04/2007-06/12/2010 tarihleri arasındaki dönem) İşKanununa tabi personel statüsünde davalı idaredeçalışmış olması ve davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün özel hukukhükümlerine göre adlî yargının görev alanınagirdiği gerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş; itirazedilmesi üzerine bu karar Diyarbakır Bölge İdareMahkemesinin 30.12.2013 gün ve E:2013/2267, K:2013/2193 sayılıkararıyla onanmış ve kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacının, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak şartı ile 24.04.2007 tarihinden,Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihine kadarödenmeyen ek ödemelerin, ödenmesi gereken tarihlerden itibarenen yüksek mevduat faizi ile tazmini istemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır”denilmiş; anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulanulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini,31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de Türk TelekomünikasyonA.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamuİktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümündeyer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamuhizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllıkyüksek öğrenim görme şartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerinin kendileriniatamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128. maddesinde,“Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerindenyüzseksen gün aylıksız izinli sayılır. Bupersonel belirtilen süre içinde Türk Telekomdaçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri,cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali veözlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacınınvekili tarafından; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakşartı ile 24.04.2007 tarihinden, Devlet PersonelBaşkanlığına bildirim tarihine kadar ödenmeyen eködemelerin, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren en yüksekmevduat faizi ile tazmini istemiyle 24.4.2012 tarihinde davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Batman İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Batman İşMahkemesi’nin 28.5.2013 gün ve E:2012/442, K:2013/240sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy