T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARAR NO : 2014 / 975 KARAR TR : 17.11.2014 ÖZET : Trafik kazası sonucu sigortalı aracın uğradığı hasar bedelinin bir kısmını ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A. Si. A.Ş. Vekilleri : Av. S. U., Av. H. B. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili : Av. C. S. İhbar Olunan (Adli Yargıda):Kocaeli BüyükşehirBelediye Başkanlığı Vekili :Av. S.Ç. O L A Y : Davacı şirket vekili, davadilekçesinde, 30.11.2011 günü saat 17.10 sularında,Derince Tünel Çıkışı İzmit istikametinegiden 09 L 5696 plakalı aracın, sol şeritten seyriesnasında tünel çıkışına geldiğinde,sol lastiğinin mazgal üzerinden geçerken mazgalkapağının yerinden çıkmasıylasürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiğini,aracın ön kısmı ile orta refüj üzerindekielektrik direğine çarptığını; trafik kazaraporuna göre davalı idarenin, mazgal kapağını yerinesabitlememiş olduğundan bu kazada % 50 oranında kusurlugörüldüğünü; bu kazayı takiben, müvekkilisigorta şirketine …sayılı poliçe ile kaskosigortalı bulunan 41 AB 144 plakalı araç sürücüG.Ö.P. yönetiminde 09 L 5696 plakalı aracın arkasındantünel çıkışına yaklaşınca, 09 L 5696pakalı aracın çarptığı direğin devrilmesisonucunda hasara uğradığını; meydana gelen bu kaza ileilk kazanın illiyet bakımından bir birine bağlı olduğunu;davalı idarenin, sigortalı araç yönünden de %50 kusurlu olduğunu; yaptırılan ekspertiz sonucunda,sigortalı araçta 3.918,81 TL. Iık hasar belirlendiğini, hasarbedelinin 06.01.2012 tarihinde sigorta sahibine tamamen ödendiğini; müvekkilisigorta şirketinin, sigorta sahibine hasar bedelini ödemekle, TürkTicaret Kanununun 1301.maddesi gereğince sigortalınınhaklarına halef olduğunu; davalı İdareninT.C.Anayasasının 125. maddesi gereğince hizmet kusurundandolayı sorumlu ve zararı tazminle yükümlübulunduğunu; davalı idareye % 50 kusurunakarşılık (3.14 TL. sovtaj bedelinin tenzilinden sonra 1.957.84TL. ödemesi gerektiği 28.12.2011 tarihli yazı ilebildirilmişse de, davalı idarenin 18.1.2012 tarihliyazılarıyla istemlerini reddettiğini ifade ederek; 1.957,84 TL.alacaklarının, idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziile birlikte tazmini istemiyle, Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı, 16.3.2012 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır. KOCAELİ 1.İDAREMAHKEMESİ:9.11.2012 gün ve E:2012/565, K:2012/1232 sayıile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110/1.maddesinde; işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının,adli yargıda görüleceği; zarar görenin kamugörevlisi olmasının, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemeyeceği; hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümlerininuygulanacağının hüküm altınaalındığı; dava dosyasının incelenmesinden,30/11/2011 günü saat 17:10 sıralarında Derince TünelÇıkışı İzmit istikametine seyreden 09 L 5696plakalı aracın sol şeritten seyri esnasında tünelçıkışına geldiğinde, aracın sollastiği mazgal üzerinden geçerken mazgalkapağının yerinden çıkmasıylasürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği vearacın ön kısmı ile orta refüj üzerindekielektrik direğine çarptığı, davacışirketin sigortaladığı 41 AB 144 plakalı aracında bu aracın arkasından tünelçıkışına yaklaşınca direğindevrilmesi sonucunda hasara uğradığı, trafik kazasınındavalı idarenin bakım ve onarımı ile sorumluluğualtında bulunan yolda mazgal kapağının yerinesabitlenmediğinden idarenin hizmet kusuru sonucugerçekleştiği ileri sürülerek,sigortalısına ödenen miktarın davalı idarenin kusuruoranında, 1.957,00-TL kısmının idareye başvurutarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; bu durumda;uyuşmazlığın maddi hasarlı trafik kazasınınmeydana geldiği yolun bakım ve onarım sorumluluğunailişkin olması ve 2918 Yasa hükümlerinin uygulanmaksuretiyle çözümlenebilecek mahiyette bulunması nedeniyle,2918 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliuyuşmazlığın görüm veçözümünün aynı Yasa'nın 110. maddesihükmü uyarınca adliye mahkemelerine ait bulunduğugerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş;yapılan itiraz Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 14.2.2013gün ve E:2013/96, K:2013/185 sayılı kararıyla reddedilerekkarar onanmış ve kesinleşmiştir. Davacı şirket vekili bu kez,aynı maddi olay nedeniyle 2.345,93 TL’nin tazmini istemiyle, KarayollarıGenel Müdürlüğüne karşı, 18.4.2013tarihinde, adli yargı yerinde dava açmış; davaKocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına daihbar olunmuştur. ANKARA 3.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:25.10.2013 gün ve E:2013/218, K:2013/608 sayıile, davanın sigorta şirketi tarafından ödenentazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkinolduğu; 30.11.2011 günü davalı idarenin hizmet kusurunedeniyle mazgal kapağının yerinden çıkmasısonucu aracın elektrik direğine çarpması ve direğindevrilmesi sonucu diğer araçta meydana gelen hasarındavalı idareden rücuen tazmini istemiyle bu davanınaçıldığı; davalı idarenin mazgalkapağını yerine sabitlememiş olması nedeniyle kusurluolduğunun iddia edildiği; karayollarının yapımı,iyileştirilmesi, gerekli iyileştirmelerininyapılmasının, Karayolları GenelMüdürlüğünün kamu hizmeti kapsamındakigörevleri arasında bulunduğu, bu görevin hiç veya gereğigibi yerine getirilmemesinin hizmet kusuru niteliğinde olduğu;Karayolları Genel Müdürlüğünün bir kamutüzel kişisi olduğu, eylem ve işlemlerinin de kamusalnitelikte olan kamu hizmeti kavramı çerçevesindebulunduğu; istemin ileri sürülüş ve olayıngerçekleşme biçimine göre davanın KarayollarıGenel Müdürlüğüne yöneltilmesinin nedeni, budavalı tarafından bir plan çerçevesindegerçekleştirilen işlemi sırasında yeterinceözen gösterilmemesi sonucu zarara neden olunduğunun iddiaedildiği; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasası'nın 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tamyargı davası olarak idari yargı yerinde açılacakdavada ileri sürülmesinin gerektiği gerekçesiyle; yargıyolu caiz olmadığından davanın usulden reddine kararvermiş; temyiz edilmesi üzerine bu karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 12/05/2014 tarih ve E:2014/7518, K:2014/ 7481 sayılıkararı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Davacışirket vekili adli ve idari yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimde davalıKarayolları Genel Müdürlüğü yönünden olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyasının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece, dosyaiçerisinde idari yargı dosyasının onaylı örneğiile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın bir kısmının davalı idarece giderilmesiisteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdansorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, b) Tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak vekontrol etmek, c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47md.) d) Trafik ve araçtekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında, İçişleriBakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle, yönetmelikte belirlenen hız sınırlarınınüstünde veya altında hız sınırlarıbelirlemek ve işaretlemek, f) Trafik kazalarınınoluş nedenlerine göre verileri hazırlamak vekarayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, (1) g) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğiniilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışıpark yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğerkuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanlarıtasdik etmek, h) Yetkili birimlerce veya trafikzabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı veyolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebeplerigöz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak veya aldırmak, i) (Mülga: 3/5/2006 –5495/4 md.) j) (Değişik: 17/10/1996 -4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga :28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; 30/11/2011 günü saat 17:10 sıralarındaDerince Tünel Çıkışı İzmit istikametineseyreden 09 L 5696 plakalı aracın, sol şeritten seyriesnasında tünel çıkışına geldiğinde,aracın sol lastiği mazgal üzerinden geçerken mazgalkapağının yerinden çıkmasıylasürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği vearacın ön kısmı ile orta refüj üzerindekielektrik direğine çarptığı; davacışirketin sigortaladığı 41 AB 144 plakalı aracında bu aracın arkasından tünelçıkışına yaklaşınca, direğin devrilmesisonucunda hasara uğradığı; trafik kazasınındavalı idarenin bakım ve onarımı ile sorumluluğualtında bulunan yolda mazgal kapağının yerinesabitlenmediğinden idarenin hizmet kusuru sonucugerçekleştiği ileri sürülerek,sigortalısına ödenen miktarın davalı idarenin kusuruoranındaki kısmının, idareye başvuru tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesiistemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli olduğundan, Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 3.Asliye HukukMahkemesi’nin 25.10.2013 gün ve E:2013/218, K:2013/608sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,17.11.2014 gününde, Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 930
Full & Egal Universal Law Academy