T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 992
KARAR NO : 2014 / 1036
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :A. Y.
Vekili : Av. Ö.Ş.
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. M. A. P. (AdliYargıda)
OL A Y : Davacı vekili,dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’nde şefmühendis unvanı ile çalışmakta iken, kurumunözelleştirildiğini, Türk TelekomünikasyonA.Ş.'ndeki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden %55 inin BakanlarKurulu’nun 25.07.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı devirişlemine dair karar uyarınca, 14.11.2005 tarihli hissesatış sözleşmesi ile özel bir Telekom A.Ş. sinesatışının gerçekleştirildiğini, yineaynı tarih itibariyle Türk Telekomünikasyon A.Ş. adıile hukuk tüzel kişisi olarak faaliyetlerinisürdürdüğünü, 406 sayılı yasanınEk 29.maddesi ile 5398 sayılı Yasaya göre işlemyapılmayarak eksik bildirim yapıldığını, sözkonusu düzenleme ile Türk Telekom hisselerinin devri tarihindenitibaren kamu görevinden 180 gün süreyle aylıksızizinli sayılan personelden iznin bitiminden sonra Türk Telekom'daözel hukuk hükümleri uyarınca akdedilensözleşmeye göre fesih edilenlerin; hemçalıştıkları süre içerisindealdıkları ücretlerin hesaplanması, hem 4046sayılı Yasa’nın 22. maddesi uyarıncaatamalarının sağlanması için Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirmesi, hem de bildirimyapılırken personelin atamaya esas ücretlerinin yasadabelirtilen şekliyle hesaplanması, görevleri özel hukukstatüsünde olan davalı Telekom A.Ş.'sine verildiğini,özelleştirme kapsamında bulunan Türk Telekom A.Ş.'dekitamamı Hazineye ait olan hisselerden %55 i Bakanlar Kurulu’nun25.07.2005 günlü 2005/9146 sayılı kararı uyarınca,14.11.2005 tarihli hisse satış sözleşmesi ile OjerTelekomünikasyon A.Ş.'ye satılmış olduğunu, bununsonucunda Türk Telekom A.Ş. nin bu tarih itibariyle kamukuruluşu niteliğinin sona erdiğinin açık olduğunu,bu durumun 406 sayılı Kanunun Ek-29 maddesinin 3.fıkrasında belirtildiğini, ayrıca yine aynı maddenin4. ve 5. fıkralarında da ödeme şeklinin belirtildiğini,tüm bu hükümler çerçevesinde nakle tabipersonelin, Devlet Personel Başkanlığı’na bildiriminekadar olan sürede kamu personeline yapılacak her türlü zamve artışlardan yararlanacağının açıkolduğunu, 375 sayılı KHK 5473 sayılı Kanun 1.maddesiyle eklenen Ek-3 maddenin birinci fıkrasında belirtildiğiüzere; kamu personeline 01.01.2006-30.06.2006 tarihleri arasında 950gösterge rakamının 01.07.2006 tarihinden itibaren ise 1850gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanankatsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda heray ek ödeme yapılacağı hüküm altınaalındığını, artışlara ilişkin uygulanacakkatsayıların 5437 sayılı Merkezi Yönetim BütçeKanunu ile belirlendiğini, yine 406 sayılı Kanun Ek-29.maddesinde belirtilen; her ay 01.01.2006-30.06.2006 döneminde 40,00TL.,01.07.2006 tarihinden itibaren 80,00TL. ek ödeme yapılması,ayrıca %2,32 oranında enflasyon farkının ödenmesi,hükme bağlanmasına karşın, davalı tarafındantakip eden yıllar içinde bu ödemelerin hesaplanarakdavacının ücretine eklenmediğini, artışyapılmasına ilişkin 15.09.2006 tarih ve 2006/10971sayılı BKK çerçevesinde 01.07.2006 tarihindengeçerli olmak üzere sözleşmeli ve kapsamdışı personelin mevcut ücretlerinde %2,32 artışyapılmasına ve bu kararın 9. maddesinde yer alan 80,00YTL. Eködemenin 82,50TL.'ne yükseltilmesine karar verildiğini ve bu eködemenin de nakle esas ücretinin tespitinde ücretine ilaveedilmesi gerektiği halde ilave edilmediğini, davalıdanilişiğinin kesildiği tarihe kadar da kendisineödenmediğini, işlemler neticesinde eksik ücret ödemesiyapıldığı gibi nakil bildirim cetvelinde eksik ücretbildirimi yapılarak nakledildiği ilgili kuruluş tarafındanbu güne kadar eksik ücret almasına sebebiyet verildiğini,tüm bu nedenler çerçevesinde; davacının,davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından PersonelDaire Başkanlığı’na nakil bildirirken,hesapladığı nakil ücretinin tam olarak hesaplanmasınave maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesine, davacınıniş sözleşmesi ile davalı Türk TelekomünikasyonA.Ş. de çalışmaya başladığı21.03.2006 tarihinden, ayrıldığı 28.07.2010 tarihine kadargeçen sürede, kamu görevlilerinin almakta olduğumaaşlarına uygulanmış olup da, davacınınücretine yansıtılmamış olan her türlümaaş artışı ve ek ödemelerin ay ay hesap edilerek,fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000,00TL.'ningecikme faiziyle davalı kurumdan tahsili istemiyle adli yargıda davaaçmıştır.
ANKARA 4. İŞMAHKEMESİ: 11.03.2013 gün E:2011/544 K:2013/335sayılı kararında “…Özelleştirmedenönce statü hukuku hükümlerine tabi davacıniteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli birsüreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerine tabiolarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kuramımda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Bu işlemleridare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kuramdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlediği, söz konusu işlemlerinkamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmişbirer idari işlem niteliğinde olduklarıaçıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Gerekçesi ileyargı yolunun caiz olmadığına ilişkin hükümkurulmuştur. ( Emsal Yargıtay 9. Hukuk D.nin 01.10.2012 gün ve2012/27071 Esas, 2012/32336-Karar sayılı ilamı)
Yargı yolunun caizolmaması sebebiyle idari yargı yerinin görevli olduğunadair verilen karar HMK 331/2. Maddesinde düzenlenen görevsizlikkararından mahiyet ve sonuç itibariyle farklılık arzetmemektedir. Adli yargı ile idari yargı yerleri arasındakigörev uyuşmazlığının isminin yargı yoluuyuşmazlığı olması sonucudeğiştirmeyecektir. Son tahlilde bu durum bir görev sorunudur.Diğer yandan somut uyuşmazlık ile ilgili bugüne kadar adlive idari yargı yerlerince hatta uyuşmazlık mahkemesincegörevli mahkemenin belirlenmesi konusunda değişik kararlar verilmiştir.Yargı birimlerinin içtihat farklılığındankaynaklanan hukuki sonuçtan davacı tarafın sorumlututulması adil ve hukuki olmayacaktır…” şeklindekigerekçe ile yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle HMK 114/1-bve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine kararvermiştir.
Verilen karar taraf vekillerincetemyiz edilmiştir.
YARGITAY 22. HUKUKDAİRESİ: 03.06.2013 gün ve E:2013/15046 K:2013/13404sayılı ilamında özetle; “… dosyadakiyazılara, kararın dayandığı delillerle kanunigerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesinegöre, iki tarafın yerinde bulunmayan bütün temyizitirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmünonanmasına …” şeklinde karar verilmesinin ardındankarar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez,aynı istemle idari yargıda dava açmıştır.
ANKARA 3. İDAREMAHKEMESİ : 10.09.2014 gün E:2014/687 sayı ile vermiş olduğugönderme kararında; “… 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari dava türleri;“idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” olarak tanımlanmış, aynı Yasanın 15/1-amaddesinde, idari yargının görev alanına girmeyip adli veyaaskeri yargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır.
406 sayılıKanunun değişik 1. maddesinin 7. fıkrasında;“Türk Telekom, bu kanun ve özel kanun hükümlerinetabi bir anonim şirkettir. Bu kanun hükümleri saklı kalmaküzere kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesininyarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’auygulanmaz” hükmüne yer verilerek Türk Telekom’a özgüfarklı bir statü oluşturulmuştur.
Aynı Kanunun 4673sayılı Yasayla değişik Ek 22. maddesinde de; TürkTelekomdaki kamu payı % 50'nin altına düşünceye kadar,Türk Telekom Yönetim Kuaılu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartlarının aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği ve iş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağı hükmebağlanmıştır.
Ayrıca, TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin özelleştirmekapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışı suretiyle özelleştirilmesi için01.07.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda şirketin %55oranındaki hissesi satılarak 14.11.2005 tarihinde Oger firmasınadevredildiği, şirketin kamusal niteliğinin ortadankalktığı da anlaşılmaktadır.
Buna göre, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu…” şeklindeki gerekçeile, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. Maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanınertelenmesine karar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalışirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesinedeniyle yeni görevine başlayan davacının, maaş nakililmühaberinin düzeltilmesi ve ücretine yansıtılmayanek ödemelerin ve denge tazminatını alacağınındavalıdan tahsiline ilişkindir.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, Türk Telekom’untüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadankalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
Bu düzenlemelerbirlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır.
Bu sürece paralelolarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekom daki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekom çalışanlarınınaylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan YönetimKurulu tarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde sözleşmelipersonel olarak görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine görediğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin yapılmasıiçin adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilmesi nedeniyle yeni görevine başlayan davacıtarafından, 5473 sayılı Yasa uyarınca hak edilen eködemelerin ödenmesi ve maaş ilmühaberinindavacının maaşına eklenmeyen ödemenin maaş nakililmühaberine eklenmesi, maaş nakil ilmühaberinin yenidendüzenlenmesi ve ödenmeyen ek ödemelerin ödenmesine kararverilmesi istemiyle dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerleAnkara 3. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Ankara4. İş Mahkemesinin 11.03.2013 gün E:2011/544 K:2013/335sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 3. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Ankara 4. İşMahkemesinin 11.03.2013 gün E:2011/544 K:2013/335 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 17.11.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy