T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 1007
KARAR NO : 2014 / 1047
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın giderilmesi için manevi tazminata hükmedilmesi istemi ile açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ö. Y. Vekili : Av. A. Ö. Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü Vekili : Av.M.A. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; 10/11/2004 tarihindedavalı idarenin hatalı olarak yaptığı yoldasürücü M. Ö. sevk idaresindeki 27 TR 269 plakasayılı araçta meydana gelen tek taraflı kazada aracıniçerisinde yolcu olarak bulunan davacının hayati tehlikegeçirecek şekilde yaralandığını, bukazanın oluşumunda gerek kaza tespit tutanağı gereksekazadan dolayı davalı kurum aleyhine açılan rucuentazminat davasının Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2007/922esas 2009/716 karar sayılı dosyasında alınan kusurraporunda davalının kusurlu bulunduğunu, olaydan sonramağdurun kaldırıldığı 25 Aralık DevletHastanesinde ve Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi AdliTıp Kurumu raporuna göre % 55 malul kaldığınıntespit edildiğini, iş bu kaza tarihi göz önünealınarak alacak talebinin zaman aşımınauğradığı düşünülse bile, manevitazminat talebinin maluliyetin doğduğu oranınöğrenilme tarihi ile iş mahkemesi kusur raporuna göredavalı kurum zarar yükümlüsü olarak sorumluluğuöğrenme tarihileri göz önünde bulundurulduğunda,davanın zaman aşımına uğramayacağınıiddia ederek 300.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibarenişletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesi: 20.10.2011 gün veE:2011/33, K:2011/663 sayı ile, davanın yetki yönündenreddine, istem halinde kararın kesinleşmesinden sonra yasal 10günlük süre içinde taraflardan birisinin başvurusuhalinde dosyanın Osmaniye Merkez Asliye Hukuk Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş, bu karar davacı vekilince temyizedilmiştir. Yargıtay4. Hukuk Dairesi : 22.12.2011 gün ve E: 2011/15251 K: 2011/13980sayı ile, Karayolları yapımının,iyileştirilmesinin ve gerekli işaretlemelerininyapılmasının Karayolları GenelMüdürlüğü’nün kamu hizmetikapsamındaki görevleri arasında olduğunu, bu görevininveya gereği gibi yerine getirilmemesinin hizmet kusuruniteliğinde olduğunu, İdare’nin işlemi ya da eyleminedeni ile doğan zararlardan dolayı davanın İdariYargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesigereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargıdavası olarak açılması gerektiğini, görevkonusunun Kamu düzenine ilişkin olduğunu, ilerisürülmese bile yargılamanın her aşamasındaMahkemelerce kendiliğinden gözetileceğini, bu nedenle yargıyolu bakımından mahkemelerinin görevsiz olduğugerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine karar verilmesigerekirken işin esasının incelenmiş olması usul veyasaya uygun düşmediğinden bahisle kararın bozulmasınakarar vermiştir. GAZİANTEP3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 29.5.2012 gün ve E:2012/125,K:2012/358 sayı ile, bozma kararına uyarak, hizmet kusurundandolayı açılan davaların 2577 sayılıİYUY.nın 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargıdavası olarak ikame edilmesi gerektiği, görev kurallarıkamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkatealınmasının zorunlu olduğu anlaşılmakladavanın yargı yolu farklılığı nedeniyle reddinekarar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine kararvermiş, bukarar kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır. ADANA1. İDARE MAHKEMESİ: 24.12.2013 gün ve E:2013/2160 sayı ile,dava konusu uyuşmazlığın 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin bir tazminatdavası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarıncadavanın görüm ve çözümünde adli yargımercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle adliyargının görev alanına giren davanın 2577 sayılıYasa’nın 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görevyönünden reddi gerektiğinden, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyleoluştuğu öne sürülen zararın giderilmesiiçin manevi tazminata hükmedilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesisonucunda; davacının geçirdiği trafik kazasıneticesinde olayın meydana gelişinde davalı idarenin yolkusurunun tespit edildiği, meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuönesürülen manevi zararın giderilmesi istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır. 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, Adana 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Gaziantep 3. Asliye HukukMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ :Davanın görüm ve çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adana 1.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Gaziantep 3. Asliye HukukMahkemesi’nin 29.5.2012 gün ve E:2012/125, K:2012/358sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,17.11.2014 gününde , Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy