T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 991
KARAR NO : 2014 / 1035
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET: 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : O. Ç.
Vekili : Av. İ. U. K.
Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av. G. A.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresinde bulunanbabası S. Ç.’e ait 06 LAH 11 plaka sayılı otomobilin07.07.2011 tarihinde Sağduyu Caddesi’nden Samsun yolunaçıkış istikametine seyir halinde iken, davalıbelediyenin yol üzerindeki çalışmalarınınusulüne uygun olarak yapılmadığından tekyönlü trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu nedenledavacı aracında 3.287,00 TL tutarında hasar meydanageldiğini, kaza nedeniyle davacının maddi ve manevi zararauğradığını belirterek fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TLmanevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA18. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 09.10.2012 gün ve E:2011/508, K:2012/403sayılı kararında; “… Anayasa’nın 125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava türleriarasında sayılmıştır.
Davacıvekilinin açık beyanı da göz önünealındığında davacı talebinin davalıİdare’nin hizmet kusuru nedeniyle uğralına zararıntazminine ilişkin olmakla…” şeklindeki gerekçe ileverilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez 3.287,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam18.287,00 TL tazminat istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 14. İDAREMAHKEMESİ: 08.04.2013 gün ve E:2013/419, K:2013/753 sayılıkararında; “… 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; buKanunun amacının, karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlamak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğuna yer verildikten sonra, 2. maddesinde"Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsayacağı ve kanunun karayollarındauygulanacağı", 10. maddesinde, "Yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmak, karayolu yapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek Belediye Trafik Birimlerinin görevleri arasındasayılmıştır.
Bu durumda;davacının sevk ve idaresindeki aracın, yol asfaltçalışması nedeniyle direksiyon hakimiyetinikaybetmesinden doğan zararın, söz konusu eyleminin 2918sayılı Yasanın 10. maddesinde belirtilen sorumluluktankaynaklanması nedeniyle, 2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi ile AnayasaMahkemesi'nin benzer bir konuda idare mahkemesinin davaya bakmakla görevlibulunmadığı (Any. Mhk. 8.12.2011 tarih ve E:2011/124 K:2011/160sayılı kararı) yolundaki kararı gözetildiğindeoluşan trafik kazası sebebiyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümü adliyargı yerlerinin görev alanında bulunduğundan, davanıngörev yönünden reddi gerekmektedir…” şeklindekigerekçe ile davanın görev yönünden reddine kararvermiş ve verilen karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmış tazminat davasına ilişkindir.
2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacının, sevk ve idaresindeki 06 LAH 11plakalı aracın, 07.07.2011 tarihinde Sağduyu Caddesi’ndenSamsun yoluna çıkış istikametinde seyir halindeyken,asfalt çalışması nedeniyle kazılan yol üzerindebiriken asfalt kırıkları, kum ve çakıllarolduğu halde yolda zorunlu olan işaretlemelerin davalı idareninyapmamış olması nedeniyle tek yönlü trafikkazasının meydana geldiği, zararın davalı idareninkusurundan kaynaklandığı iddiasıyla kazadan dolayı oluşanmaddi ve manevi zararın davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilinekarar verilmesi istemiyle açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı görevli olduğundan Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin09.10.2012 gün ve E:2011/508 K:2012/403 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.10.2012 gün veE:2011/508 K:2012/403 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 17.11.2014 gününde üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy