T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 938
KARAR NO : 2014 / 982
KARAR TR : 17.11.2014
ÖZET : Davacı şirkete kasko sigortası poliçesi ile sigortalı aracın; orta refüj üzerinde bulunan belediyeye ait yerinden çıkmış ferforje demirine vurmasıyla meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu araçta oluşan zararın, olayda kusuru bulunan davalıdan tahsili istemi ile açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.J. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av.A.T.A. - Av.B.I.
Davalı : Denizli B.B.B.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; dava dışı NazımYılmaz’a ait 35 N 4419 plakalı aracın davacışirkete kasko sigortası poliçesi ile sigortalıolduğunu, sigortalı araç sürücüsüNazım Yılmaz’ın 13.11.2013 tarihinde Ankara BulvarıSevindik istikametinden gelip üçgen kavşağıistikametine seyri sırasında orta refüj üzerinde bulunanbelediyeye ait yerinden çıkmış ferforje demirinevurması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydanageldiğini, trafik polislerince tanzim edilen rapora göre kazadasigortalı araç sürücüsünün kusurununbulunmadığının, olayda belediyenin % 100 kusurluolduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirketçe davadışı 35 N 4419 plakalı araç malikine 2.018,00 TLödeme yapıldığını belirterek, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.018,00 TL ninödeme tarihi olan 06.01.2014’ten itibaren işleyecekdeğişken oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliistemi ile 24.4.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi: ön incelemetutanağı ile verdiği 09.05.2014 gün ve 2014/188 Esas, 2014/218Karar sayılı kararı ile: “Belediyeler kamu tüzel kişilikleri olupgörmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetlerisırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayısorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir.Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilen görevve yetkilerini kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariylehizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, bu zararların tazmini amacıylaanılan idarelere karşı hizmet kusuruna dayanılarak idariyargılama usulü hakkındaki kanunun 2.nci maddesi hükmüuyarınca, idari yargı yerinde tam yargı davası ikameedilmesi gerekir. Davacı,davalı belediyenin sorumluluk sahası içinde bulunan yolüzerinde bulunan ferforje demiri ile ilgili gerekli bakımgörevini yerine getirmediğinden bahisle hizmet kusuruna dayanarakdava açmış olup, HMK.nun 114(1) b maddesinde yargıyolunun caiz olmasının dava şartları arasındayeraldığı, HMK.nun 115.maddesine göre mahkemenin davaşartlarının mevcut olup olmadığınıdavanın her aşamasında kendiliğindenaraştıracağı, dava şartınınnoksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usuldenreddine karar verileceğinin öngörüldüğü,yargı yolu eksikliğinin sonradan tamamlanmasınınmümkün bulunmadığı anlaşılmış,davacının davasının yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle dava şartı noksanlığından usulden reddine” şeklindekigerekçesi ile davanın yargı yolunun caiz olmaması davaşartı noksanlığı nedeniyle HMK’nun 114 (1) b ve115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermiş, verilen karartaraflara 30.05.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, tarafların temyizetmemesi üzerine 17.06.2014 tarihinde kesinleşmiş ve karara şerhedilmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle; idari yargıda davaaçmıştır. Denizli İdare Mahkemesi: 23.07.2014 gün ve 2014/928 Esas,2014/793 Karar sayılı kararı ile; “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirtmek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yollan trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Kanunun 19.01.2011tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Yasa'nın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde" İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkinolanlar dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafık kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne, Geçici21. maddesinde de " Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek idare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz" hükmüne yer verilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirketin kasko sigortapoliçesi ile sigortalısı olan 35 N 4419 plakalıaracın 13.11.2013 tarihinde Ankara Bulvarı Sevindik istikametindengelerek Üçgen kavşak istikametine seyri esnasında, ortarefüj üzerinde bulunan Belediyeye ait yerinden çıkmışferforje demirine çarpması sonucu maddi hasarlı trafikkazasına uğraması sonucu davalı idarenin hizmet kusurunedeniyle meydana geldiği iddia olunan zarara karşılık davacışirketçe sigortalısına ödenen meblağdansigortalının kusuruna denk gelen kısmın mahsubu sonucukalan 2.018,00.-TL'nin, ödemenin yapıldığı 06.01.2014tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyleiş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıdayer alan hükümlerin değerlendirilmesinden; 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinde yapılan söz konusu değişikliksonrasında, trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlukdavalarında Kanun değişikliğininyürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihi sonrasındaaçılan davalarda adli yargı mercilerinin görevliolduğu anlaşıldığından; görülmekte olandavanın adli yargı mercilerinin görevine girmesi nedeniyledavanın görev yönünden reddine karar vermek gerekmektedir. NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 05.11.2012 tarih E:2012/144, K: 2012/224sayılı karanda bu yöndedir.” şeklindekigerekçesi ile 2577 sayılı Kanun’un 14/3-a ve 15/1-amaddeleri uyarınca davanın görev yönünden reddinekarar vermiş, karar davacı vekiline 01.08.2014, davalıya05.08.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, süresinde kanun yolunabaşvurulmaması üzerine kesinleşmiştir. Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerince verilengörevsizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler:Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında: Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanansorumluluk davasında adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,davacı vekilinin istemi üzerine, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacışirkete kasko sigortası poliçesi ile sigortalı davadışı Nazım Yılmaz’a ait 35 N 4419 plakalıaracın 13.11.2013 tarihinde Ankara Bulvarı Sevindik istikametindengelip üçgen kavşağı istikametine seyrisırasında orta refüj üzerinde bulunan belediyeye aityerinden çıkmış ferforje demirine vurması sonucu meydanagelen maddi hasarlı trafik kazasında, kusuru bulunduğu iddiaedilen davalıdan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 2.018,00 TL nin ödeme tarihi olan 06.01.2014’tenitibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faizi ile birliktetahsili istemi ile açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden;davanın, 13.11.2013 günü meydana gelen maddi hasarlı trafikkazasında, belediyeye ait yerinden çıkmış ferforjedemiri nedeni ile kusuru bulunan davalıdan, meydana gelen zararıntazmini istemi ile Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davaaçıldığı, davanın görev yönündenreddedilmesi üzerine bu kez Denizli İdare Mahkemesi’nde davaaçıldığı, Denizli İdare Mahkemesi’ncedavanın görevden reddedilmesi üzerine davacının, 2247Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 14.maddesiuyarınca görevli yargının belirlenmesi istemi ileMahkememize müracaat edildiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.05.2014 gün ve 2014/188 Esas, 2014/218 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,17.11.2014 gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’INKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy