T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 909
KARAR NO : 2014 / 938
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.O.
Vekilleri : Av. M.E.A. & Av. C.A.
Davalı : Yenimahalle BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. H. K.
Dahili Davalı: Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av. A.K.
OL A Y : Davacıvekili özetle; davacının Ankara İli, Yenimahalleİlçesi, Yuva Mahallesi, 43164 ada, 1 parsel sayılıtaşınmazın hisseli maliki olduğunu, taşınmazınimar planında “kentsel rekreasyon alanı” olarakayrıldığını belirterek, taşınmazındavalı idare adına tescili ile, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL nin faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
DavalıYenimahalle Belediye Başkanlığı vekili süresiiçerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle,görev itirazında bulunmuştur.
Dahilidavalı Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekili süresi içerisindesunduğu cevap dilekçesinde özetle, görev itirazındabulunmuştur.
Ankara6.Asliye Hukuk Mahkemesi: 07.12.2012 gün ve E:2012/410 sayı ile,davalı Yenimahalle Belediye Başkanlığı ile dahilidavalı Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekillerinin görev itirazlarının reddinekarar vermiştir.
DavalıYenimahalle Belediye Başkanlığı ile dahili davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekillerinin,idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdikleri dilekçe üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
DanıştayBaşsavcısı; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleriyani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idari eylem niteliğitaşıdığını belirterek, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,"hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesiningerektiği belirtilerek, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncumaddesi uyarınca, davanın taşınmazın bedelinintazminat olarak hüküm altına alınması istemineilişkin kısmı yönünden, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane Topuz, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı YenimahalleBelediye Başkanlığı ile dahili davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekillerininanılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptıkları görev itirazlarınınreddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunmaları üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı Yenimahalle BelediyeBaşkanlığı ile dahili davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı açısından,davanın taşınmazın bedelinin tazminat olarakhüküm altına alınması istemine ilişkinkısmı yönünden, 10.maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim İsmail SARI’nın,davanın çözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacının hisseli taşınmazına, imar planında kentselrekreasyon alanı olarak ayrılmak suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,taşınmazın davalı idare adına tescili ile, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000TL nin davalıdan tahsili istemiyle açılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır,valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Olayda,imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında kentsel rekreasyon alanındakaldığı, taşınmaza idarece fiilen elatılmadığı, kamulaştırmasız el atmanedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğininiddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alandavacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imar uygulamasısonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir.
Öteyandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı”nda bırakılması nedeniyle,tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrar bulmuşiçtihatları da bu yöndedir…” gerekçesiyle,Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurusu, başvuranmahkemenin yetkisizliği nedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir.Yine taşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesive başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın, davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden,başvurusunun kabulü ile, davalı Yenimahalle BelediyeBaşkanlığı ile dahili davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilleriningörev itirazlarının Ankara 6.Asliye Hukuk Mahkemesince reddineilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nın,davanın, taşınmazın bedelinin tazminat olarakhüküm altına alınması istemine ilişkinkısmı yönünden, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalıYenimahalle Belediye Başkanlığı ile dahili davalıAnkara Büyükşehir Belediye Başkanlığıvekillerinin GÖREV İTİRAZLARININ REDDİNEİLİŞKİN Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen07.12.2012 gün ve E:2012/410 sayılı KARARIN KALDIRILMASINA,13.10.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy