T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 792
KARAR NO : 2014 / 900
KARAR TR :13.10.2014
ÖZET : Davaya konu 273 parselde hissesi bulunan davacının bu hissesinin, 39661 Ada 2 Parsel ve 39662 Ada 1 Parsellere şuyulandırılması sonrasında, 50180 Ada 1 Parselde (eski 273) kalan gecekondu, müştemilat ve ağaçlar için ecrimisil ihbarnamesi gönderilmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayalı olarak açılan davanın, imar planı uygulamalarından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacılar : İ.P.
Vekili : Av. D. S.
Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili :Av. D.Ş.
OL A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; davaya konu 50180 Ada 1 parselsayılı taşınmazın öncesinde 273 parselolduğunu, bu parselde davacının hissesinin bulunduğunu,3194 sayılı Kanunun 18. Maddesi uyarınca yapılanparselizasyon çalışmaları sırasında bu hissenin39661 Ada 2 Parsel ve 39662 Ada 1 Parsele şüyulandırıldığını,davacıya ait ağaç ve eklentilerin ise 50180 Ada 1 Parselüzerinde kaldığını, ardından AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığınca davacıyaecrimisil ihbarnamesinin gönderildiğini, adı geçenihbarnamede dava konusu parselde bulunan gecekondunun davalı BelediyeBaşkanlığı’na ait araziyi işgal etmesi nedeniile ecrimisil ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, esasen bahsigeçen gecekondu’nun ve ağaçların davacılaraait olduğunu ve imar uygulaması neticesinde 50180 Ada, 1 parseldekaldığını, bu şekilde davacıların arazisinekamulaştırmasız el atıldığını, keza3194 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre hisseli bir veyabirkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri ilgiliparsel sahibince yapı malikine ödenmedikçe ya da başkacatürlü bir anlaşmaya varılmadıkça veyaşüyuu giderilmedikçe, bu yapılan eksi sahiplerincekullanılmasına engel olunamayacağınınaçıkça düzenlendiğini, yine bu maddedekiyapıların Belediye Başkanlığı tarafındankamulaştırılmadıkçayıkılamayacağının belirtildiğini, hal böyleiken söz konusu ihbarname ile davacıların 50180 Ada 1 parselüzerinde kalan yapıları kullanmasına engel olunmak suretiile davacıların taşınmazınakamulaştırmasız el atıldığını, sözkonusu yapılarla ilgili bir kamulaştırma işlemiolmadığını, yapıların kaçak olduğunadair de bir karar bulunmadığını, kezataşınmazlarla ilgili alınan yıkım kararındanMamak Belediye Başkanlığı’nın kararı ilevazgeçildiğini, bu nedenlerle davacıların dava konusutaşınmazları kullanamayarak zararauğratıldıklarını belirterek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL tazminatın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesiistemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davalıvekilinin mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işlemin idari işlem olması nedeni ile davanıngörev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davakonusu alanın Mamak Belediye Başkanlığı’nınyetki alanına girmesi, dava konusu alanın Mamak BelediyeBaşkanlığı Encümeni’nin 24.09.2009 gün ve1206/1302 sayılı kararı ile Güneydoğu Ankara KentselGelişme Alanı 1. Etap Parselasyon Planı Tadilatıkapsamında kalması nedenleri ile davanın husumet nedeni ilereddine karar verilmesi gerektiğini, davada fiili el atmanınşartlarının gerçekleşmediğini, davaya konugecekondunun kaçak yapı niteliğinde olması nedeni ileecrimisil talebinin hukuka uygun olduğunu, davacının kamulaştırmakapsamında bulunmadığını, imar planınınhazırlanmasından itibaren 5 yıllık yasal sürehenüz geçmediğinden davacının dava açmahakkının bulunmadığını, bu nedenlerledavanın görev yönünden, husumetten ve esasyönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Ankara7. Asliye Hukuk Mahkemesi : 22.1.2014 gün ve E: 2013/362, K: 2014/22sayı ile, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tarafvekillerinin karşılıklı beyanlarına ve tüm dosyakapsamına göre, mahkemeleri dosyası ile Ankara 26 Asliye HukukMahkemesi’nin 2013/559 Esas sayılı dosyasındaaçılan davanın bu davaya konu taşınmazakamulaştırmasız el atılması ile ilgili olduğugörülmekle, aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyleAnkara 26 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/559 Esas sayılı dosyasıile birleştirilmesine karar vermiştir.
ANKARA26. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ : 3.4.2014 gün ve E:2013/559 sayı ile, Mamak İlçesi, Üreğil Mahallesisınırları içerisinde bulunan 50180 ada 1 parselde kaintaşınmaz üzerinde bulunan ağaçların bedelinintespiti ve idareye aidiyetine karar verilmesi istemiyle davacı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilince davalıİ. P.’ya karşı açılan davada, davanınniteliği gereği fiili el atma gerçekleştiğikanaatine varılarak, asıl davacı vekilinin birleşen dosyaiçin yargı yolu itirazı yerinde görülmediğindenreddine, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmasında muhtariyetinekarar vermiştir.
DavalıAnkara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekilinin,idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçe üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI: Uygulama ve öğreti'de, kamu idarelerinin, kamuhizmetinin yürütümü sırasında, kamugücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemlerin, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizliklerinin de, "idari eylem" olaraktanımlandığı; bu tanıma göre, idarelerin 3194sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Yasanın13'üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemlerin,"idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmakzorunda oldukları program ve uygulamaları bunun için gereklizamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudakihareketsizliklerinin de, idari eylem niteliğitaşıdığı; diğer taraftan, 5393 sayılıBelediye Kanununun 15. maddesinde; belediye mallarına karşısuç işleyenlerin, Devlet malına karşı suçişlemiş sayılacağı; 2886 sayılı Devletİhale Kanununun 75. maddesi hükümlerinin belediyetaşınmazları hakkında da uygulanacağı; 2886sayılı Yasanın 75. maddesinde ise; devletin özelmülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunantaşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerceişgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanunun 9'uncu maddesindekiyerlerden sorulmak suretiyle takdir ve tespit edilecek ecrimisil isteneceği,ecrimisilin talep edilebilmesi için Hâzinenin işgaldendolayı bir zarara uğramış olmasınıngerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağıhükmüne yer verildiği; olayda, ecrimisil istenilmesineilişkin işlemin, davalı idarenin kamu gücünükullanarak tek yanlı irade açıklamasıyla tesisettiği idari bir işlemin olduğu, idari işlem ve eylemlerdendoğan zararların tazmini taleplerinin de, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12 ve 13'üncümaddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacaktam yargı davalarına konu edilmeleri anılan yasahükümlerinin gereği olduğundan, davanın tazminatistemine ilişkin olarak açılan ve görevuyuşmazlığı çıkarılması istenilenkısmında İdari Yargının görevli olduğu, bunedenle davanın ecrimisil ihbarnamesi nedeniyle davacıya aitgecekondu, eklenti ve ağaçların kullanımınınengellendiği iddiasıyla fiili el atmaya dayalı olarak 10.000,00TL. tazminat istemiyle açılan kısmı yönünden 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, durumun anılanMahkemeye bildirilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısı'nca, davalı AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığı açısından,davanın taşınmazın bedelinin tazminat olarakhüküm altına alınması istemine ilişkinkısmı yönünden, 10.maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacının 273 parsel sayılı taşınmazdaki hissesinin,39662 Ada, 1 ve 39661 Ada 2 parsellereşüyulandırılması ve davacının 50180 Ada 1parsel üzerinde kalan taşınmazlarına yönelik olarakdavalı Belediye Başkanlığı tarafından ecrimisilihbarnamesi gönderilmek sureti ile kullanmalarına engel olunduğuve bu şekilde taşınmazlara kamulaştırılmasızel atıldığı iddiasına dayalı olarakaçılan 10.000,00 TL istemli tazminat davasıdır.
3194 sayılıİmar kanununun “ Amaç”başlığını taşıyan 1. Maddesinde; “BuKanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların;plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygunteşekkülünü sağlamak amacıyladüzenlenmiştir
3194 sayılıİmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Arazi ve arsa düzenlemesineilişkin 18. maddesinde; “İmar hududu içinde bulunanbinalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yolfazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunanyerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun adaveya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilenyerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazive arsaların dağıtımı sırasındabunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha,düzenleme dolayısıyla meydana gelen değerartışları karşılığında"düzenleme ortaklık payı" olarakdüşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacakdüzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazive arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (Değişikfıkra: 03/12/2003 - 5006 S.K./1. md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulanyerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığınabağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park,otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakolgibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarlakullanılamaz. Düzenleme ortaklık paylarının toplamı,yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetleriçin, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanlarıtoplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veyavalilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanınkamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenlemeortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan sahaüzerinden ayrılır. Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi birparselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payıalınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yenidenbir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez. Bu düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındüzenleme ortaklık payı alınanlarından, budüzenleme sebebiyle ayrıca değerlendirme resmi alınmaz. Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde,şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesindebina bedeli ayrıca dikkate alınır. Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göremuhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseliiçinde bırakılabilir. Tamamının veya birkısmının plan ve mevzuat hükümlerine göremuhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birdenfazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parselüzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerinceyapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka biranlaşma temin edilmedikçe veya şüyuugiderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafındankullanılmasına devam olunur. Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlererastlayan yapılar, belediye veya valilikçekamulaştırılmadıkça yıktırılamaz. Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgiliparsel sahiplerinin muvafakatleri olmadığı veya plan ve mevzuathükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde,küçük ölçüdeki zaruri tamirlerdışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izniverilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu maddehükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imarplanı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakilinşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göreinşaat ruhsatı verilebilir. Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırmabedeli yerine ilgililerin muvafakati halindekamulaştırılması gereken yerlerine karşılık,plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılmasımümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yerverebilirler. Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerinegöre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunuuygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi vedepolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icrayolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde hertürlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselereayıracak özel parselasyon planları, satış vaadisözleşmeleri yapılamaz.” Parselasyon planlarının hazırlanmasına vetescile dair 19. Maddesinde; “ İmar planlarına göreparselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alaniçinde belediye encümeni, dışında ise il idarekurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlarbir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutatvasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashihedilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmeküzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatiaranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesisederler. Bir parsel üzerinde birden fazla bina ve tesislerinyapımı gerektiğinde (Kooperatif evleri, siteler, toplu konutinşaatı gibi) imar parselasyon planları ifraza gerek kalmadan buihtiyacı karşılayacak şekilde düzenlenir veyadeğiştirilir ve burada, talep halinde, Kat Mülkiyeti Kanunuhükümleri uygulanır.” denilmektedir. Yukarıdayer alan 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesindekidüzenlemeye baktığımızda imar uygulamaları ileoluşan parsel sahibine karşı yapı sahibini korumaaltına almıştır. Davalı idare,malik olduğu taşınmazlar yönünden el atmanınönlenmesi ve tazminat yönünden genel hükümlerçerçevesinde adli yargıda dava açabileceği gibiözel yasalarda belirtildiği şekilde de tazminat talebindebulunabilir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun “Ecrimisil ve tahliye başlıklı 75. Maddesinde; “ Devletin özel mülkiyetinde veya hükümve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları veVakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsilettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz* malların,gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzulişagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle,idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veyauzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespittarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzeretespit ve takdir edilecek** ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesiiçin, Hazinenin işgalden dolayı bir zararauğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuruaranmaz. (Ekcümle: 23/07/2010-6009 S.K/24.md.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halindeyüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzdeonbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafındanrızaen ödenmez ise, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunhükümlerine göre tahsil olunur…” şeklindekidüzenleme ile Hazineye ait taşınmazlardaki fuzulişagillerden alınacak ecrimisil ve tahliyeye ilişkin usulaçıklanmıştır. Olayda,davalı idare 2886 sayılı Yasa uyarınca ecrimisilihbarnamesi göndermek suretiyle, mülkiyet hakkına yapılanmüdahaleye karşı ecrimisil talebinde bulunmuştur. Bununüzerine davacı tarafından 3194 sayılı İmarKanunun 18. maddesi uygulaması sonucu, tapulu taşınmazıüzerinde bulunan taşınmazın Belediyeye ait parselüzerinde kalması sonrası adına gönderilen ecrimisiltalebi nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini talepedildiğinden;davanın konusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunuyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ileyapılan imar uygulaması nedeniyle davacıya ait olan bina,eklenti ve ağaçların davalı idare adınakayıtlı taşınmaz üzerinde kalması ve sonrasında2886 sayılı Yasa uyarınca ecrimisil istenilmesi nedeniyleuğradığı zararın tazminine ilişkin bulunduğuanlaşılmış olup, davalı idarenin kamugücünü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamasıyla tesis ettiği idari işlemden doğanzararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gereken kamulaştırmaişlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bireylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazıimar planında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “ Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu,Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz bir şekildekeyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013,Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla, imarplanındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile, davalı Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazının Ankara26. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ :Davanın çözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Ankara 26.AsliyeHukuk Mahkemesinin 3.4.2014 gün ve E: 2013/559 sayılı KARARININKALDIRILMASINA, 13.10.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy