T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 798
KARAR NO : 2014 / 903
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : Ö. Turizm A.Ş. Vekili : Av.A.Ş. Davalı : Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü O L A Y : Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü Antalya Çalışma ve İşKurumu İl Müdürlüğü’nün 18.1.2013 gün ve …../33840 sayılıişlemi ile, engellive eski hükümlüçalıştırmadığı, 4857sayılı Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veyaiş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerinisüresi içinde ödemediği veya eksik ödediği,4857 sayılı Kanun’un 76. maddesinde belirtilenyönetmelik hükümlerine uymadığından bahisle, davacı adına 4857sayılı İş Kanunu’nun 30.maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 101., 32. maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 102/a., 76. maddesine aykırılık nedeniyleaynı Kanun’un 104. maddesi uyarınca 168.532,00 TL idaripara cezası verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasına karşı adli yargı yerinde itirazdabulunmuştur. ALANYA 2. SULH CEZA MAHKEMESİ: 4.3.2014gün ve D.İş:2013/119 sayı ile, itirazın idariyargı yerinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. ANTALYA 3. İDARE MAHKEMESİ: 25.4.2014gün ve E:2014/538, K:2014/617 sayı ile, 4857 sayılı Kanun’da,bu Kanun uyarınca verilen idari para cezalarına karşıaçılacak davalarda görevli yargı yeribelirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunilgili hükümleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecekdavalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasında çıkangörev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4857 sayılıKanun’un 30, 32 ve 76.maddelerineaykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 101, 102/a ve 104.maddeleri uyarınca verilenidari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 4857 sayılı İşKanunu’nun, “Engelli ve eski hükümlüçalıştırma zorunluluğuna aykırılık”başlığı altında düzenlenen 101. maddesinde,“Bu Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırıolarak engelli ve eski hükümlüçalıştırmayan işveren veya işveren vekilineçalıştırmadığı her engelli ve eskihükümlü ve çalıştırmadığıher ay için binyediyüz Türk Lirası idari para cezasıverilir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbirşekilde muaf tutulamaz”, “Ücret ile ilgilihükümlere aykırılık” başlığıaltında düzenlenen 102. maddesinin birinci fıkrası (a)bendinde, “32 nci maddesinde belirtilen ücret ileişçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesindenveya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerinisüresi içinde kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncumaddesinde belirtilen komisyonun belirlediği asgari ücretiişçiye ödemeyen veya noksan ödeyen,ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşitistihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarakaçılan banka hesabına ödemeyen işveren, işverenvekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan herişçi ve her ay için yüzyirmibeş TürkLirası idari para cezası verilir”, “İşindüzenlenmesine ilişkin hükümlereaykırılık” başlığı altındadüzenlenen 104. maddesinde, “Bu Kanunun 63 üncü maddesindeve bu maddede belirtilen yönetmelikte belirlenen çalışmasürelerine aykırı olarak işçileriniçalıştıran veya 68 inci maddesindeki ara dinlenmelerinibu maddeye göre uygulamayan veya işçileri 69 uncu maddesineaykırı olarak geceleri yedibuçuk saatten fazlaçalıştıran; gece ve gündüzpostalarını değiştirmeyen, 71 inci maddesihükmüne aykırı hareket eden, 72 nci maddesihükümlerine aykırı olarak bu maddede belirtilen yerlerdeonsekiz yaşını doldurmamış erkek çocuklarıve gençleri ve her yaştaki kadınlarıçalıştıran, 73 üncü maddesine aykırıolarak çocuk ve genç işçileri geceçalıştıran veya aynı maddede anılanyönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden 74üncü maddesindeki hükme aykırı olarak doğumdanönceki ve sonraki sürelerde gebe veya doğum yapmışkadınları çalıştıran veya ücretsiz izinvermeyen, 75 inci maddesindeki işçi özlükdosyalarını düzenlemeyen, 76 ncı maddesinde belirtilenyönetmelik hükümlerine uymayan işveren veya işverenvekiline binikiyüz Türk Lirası idari para cezası verilir”hükmü yer almış; “Engelli ve eskihükümlü çalıştırma zorunluluğu”başlığı altında düzenlenen 30. maddesinde,“İşverenler, elli veya daha fazla işçiçalıştırdıkları özel sektörişyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde iseyüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlüişçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı AskerlikKanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve YedekAskeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep vetesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek,beden ve ruhi durumlarına uygun işlerdeçalıştırmakla yükümlüdürler.Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeribulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmaklayükümlü olduğu işçi sayısı, toplamişçi sayısına göre hesaplanır…..”;“Ücretve ücretin ödenmesi” başlığı altındadüzenlenen 32. maddesinde, “Genel anlamda ücret bir kimseye biriş karşılığında işveren veyaüçüncü kişiler tarafından sağlanan ve paraile ödenen tutardır…”, “Yönetmelikler”başlığı altında düzenlenen 76. maddesinde,“Nitelikleri gereği günlük ve haftalıkçalışma sürelerinin 63 üncü maddedeöngörüldüğü şekilde uygulanmasımümkün olmayan iş ve işyerlerinde çalışmasürelerinin günlük yasal çalışma süresiniaşmayacak şekilde ve en çok altı aya kadardenkleştirme süresi tanınarak uygulanmasınısağlayacak usuller Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerledüzenlenir. Nitelikleri dolayısıyladevamlı çalıştıkları içindurmaksızın birbiri ardına işçi postalarıçalıştırılarak işletilen yahutnöbetleşe işçi postaları ile yapılanişlerde, çalışma sürelerine, hafta tatillerine vegece çalışmalarına ve çalışmaortasındaki zorunlu dinlenmelere dair özel usul ve esaslarÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıncahazırlanacak yönetmeliklerle düzenlenir” denilmiş; 108.maddesinin ikinci fıkrasında, bu cezalara karşı tebliğtarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idaremahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüşken,8.2.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 578.maddesinin öö bendi ile, 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılıKanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasıyürürlükten kaldırılmış; anılan madde15.5.2008 tarihli 5763 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle,“Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106ncı maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesibelirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 ve106 ıncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları isedoğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürütarafından verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncımaddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esasalınır” şeklinde değiştirilmiş; maddehükmü 26.5.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş;son olarak maddenin ikinci cümlesi, 25.2.2011 tarihindeyürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 79.maddesiyle “101 inci ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idaripara cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu ilmüdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunanişverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerininmerkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu ilmüdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsiledilir” şeklinde değiştirilmiştir. 4857 sayılı İşKanunu’nda idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Öte yandan; 30.3.2005 gün ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise, “İdari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde,sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içindebaşvurunun yapılmamış olması halinde idariyaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari paracezasının 4857 sayılı İş Kanunu uyarıncaverildiği ve 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4857sayılı İş Kanunu’nda da idari para cezasınaitiraz konusunda görevli mahke-menin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 4.3.2014 gün veD.İş:2013/119 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 13.10.2014 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy