T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 848
KARAR NO : 2014 / 919
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Davacının davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Kendi adınaasaleten H.D. ve B.D.’e velayeten
Vekili : Av. N. Z.C.V.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekili : Av. A.E.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18.10.2012 tarihinde müvekkillerinden H.’nin eşi, B.’unbabası olan A. D.’in sevk ve idaresinde bulunan 36 AF 317 plakasayılı araç ile H. A.’un sevk ve idaresindeki 33 ACR 04plakalı aracın çarpıştıklarını,meydana gelen kaza sonucunda müvekkillerinin murisinin vefatettiğini, davalı Karayolları Genel Müdürlüğününgerek soruşturma dosyasında gerekse Ağır Ceza Mahkemesinindosyasında alınan bilirkişi ve ATK raporlarında kusurluolduğunu belirterek, 5.000,00 TL maddi tazminatın, 200.000,00 TLmanevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederekadli yargı yerinde dava açmıştır.
BİNGÖL2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ :17.9.2013 gün ve E: 2013/402, K: 2013/474 sayı ile, davacılarınmurisi A. D.’in sevk ve idaresinde bulunan 36 AF 317 plakasayılı araç ile H. A.’un sevk ve idaresindeki 33 ACR 04plakalı aracın çarpışmaları neticesindedavacıların murisinin vefat ettiği, davacı vekilince dedava dilekçesinde belirtildiği üzereuyuşmazlığın davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün hizmet kusurundankaynaklandığı, hizmet kusurundan kaynaklanan davalarda 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2.maddesiuyarınca idari yargının görevli olduğu, yargıyolunun kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyleyargılamanın her aşamasında re’sen gözönünde bulundurulabileceği anlaşılmakla davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar vermekgerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine kararvermiş, bu karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17.HukukDairesi: 6.2.2014gün ve E: 2014/1107, K:2014/1258 sayı ile, temyizitirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmünonanmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bukez, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan 200.000,00 TLtutarında manevi tazminatın adli yargıdaaçılmış dava tarihinden (9.5.2013) itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
MARDİN İDAREMAHKEMESİ: 4.7.2014gün ve E:2014/2048 sayı ile, 2918 sayılı Kanun’un19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110’uncu maddesiile Anayasa Mahkemesinin aynı Kanun hükmünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurularında İdare Mahkemelerinin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun’un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usüllerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği gerekçesiyle, 2247 sayılı Yasanın19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, bu konuda verilecek karara değin davanınincelenmesinin ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Bahri AYDOĞAN, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalıidarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesiistemiyle açılmıştır.
2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, 18.10.2012 tarihinde A. D.’in sevk ve idaresinde bulunan36 AF 317 plaka sayılı araç ile H.A.’un sevk veidaresindeki 33 ACR 04 plakalı araçların Nusaybin-Cizreistikametinde seyir halinde iken karıştıkları trafikkazası neticesinde murisleri A.D.’in vefatı neticesindeuğradıkları 200.000,00 TL manevi zararın kazanınmeydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğu belirtilen davalı idarece9.5.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmininekarar verilmesi istemiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen manevi zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Mardin İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Bingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ :Davanın görüm ve çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mardin İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Bingöl 2.Asliye HukukMahkemesi’nin 17.9.2013 gün ve E: 2013/402, K: 2013/474 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.10.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Bahri AYDOĞAN Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy