T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 864
KARAR NO : 2014 / 923
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : S.J. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av.B. I.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekilleri :Av.S. A. (AdliYargıda)
Av. D.Ç.I. (İdariYargıda)
OL A Y : Davacı şirketvekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirkettarafından kasko sigortalı 34 FU 3801 plakalı aracın, 22.03.2013tarihinde Ayfonkarahisar’dan Kütahya istikametine seyir halinde iken650-08 sayılı Devlet Karayolunda yolun orta yerinde bulunanaydınlatma direğinin aracın üzerine düşmesisonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafikkazası tespit tutanağında davacıya atfı kabil birkusur izafe edilmediğini, davacı şirket tarafından10.560,00 TL hasar ödemesi yapıldığınıbelirtilerek ödenen bedelin 27.05.2013 tarihinden itibaren işleyecekavans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargıda davaaçılmıştır.
ANKARA24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 29.04.2014 gün ve E:2013/525 K:2014/261sayılı kararında “…Davalının olaydakikusuru kendisine ait tesislerin gereği gibi bakım ve denetiminiyapmaması nedenidir. Davalı Karayolları GenelMüdürlüğü idari bir kuruluş olup dava konusuolayın özelliği gözetildiğinde davacıdavalının hizmet kusuruna dayanarak tazminat talep etmektedir. Davalıidareye yasalar gereği verilen görev ve yetkilerin iyikullanılmaması nedeniyle oluşan zararların hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olması nedeniyle ancak idare aleyhineidari yargı yerinde açılacak tam yargı davası iletalep edilebileceğinden yargı yolu bakımındangörevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir…” şeklindegerekçe gösterilmek suretiyle görevsizlik kararıvermiştir.
Adliyargıda verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
AFYONKARAHİSARİDARE MAHKEMESİ: 17.07.2014 gün ve E:2014/640 sayılıgönderme kararında “…2577 sayılı İdarî Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1 ’inci fıkrasında İdarîdava türleri, İdarî işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları, İdarî eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları ve tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü İdarî sözleşmelerden dolayıtaraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar olarak sayılmış; aynı Kanun'un 14/3-a maddesinde davadilekçelerinin "görev" yönünden ilkincelemelerinin yapılacağı, 15/1-a maddesinde de adlî veaskerî yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddine karar verileceğibelirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden;davacı şirket tarafından kasko ile sigortalı bulunan 34 FU3801 plakalı aracın, 22.03.2013 tarihinde Afyonkarahisar -Kütahya Devlet Karayolunun 35. Kilometresinde,bölünmüş yolun orta kısmında bulunan yolaydınlatma direğinin aracın üzerine düşmesisonucu oluşan hasarının karşılanması içindavacı şirketçe araç sahibine ödenen 10.560,00TLtutarındaki tazminatın davalıdan tahsili istemiyleaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Nitekim, benzer Bir olayda UyuşmazlıkMahkemesi'nce verilen 30/12/2013 tarihli, E:2013/1658, K:2013/1871sayılı kararda, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalarabakılabileceği, idare aleyhine dava açılmayıp,işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşıyan Karayolları GenelMüdürlüğü'nün bulunması durumunda, ortadaidari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir davabulunduğundan söz etmenin olanaksız olduğu,dolayısıyla davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir. YineUyuşmazlık Mahkemesi'nin 2013 yılı içerisinde verdiğiçok sayıda karar da aynı yöndedir…”gerekçesiyle 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca dava dosyasınınadli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine, dosyanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilene kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Davadosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacı şirket tarafından kaskoile sigortalı bulunan 34 FU 3801 plakalı aracın, 22/03/2013tarihinde Afyonkarahisar - Kütahya Devlet Karayolunun 35. Kilometresinde,bölünmüş yolun orta kısmında bulunan yolaydınlatma direğinin aracın üzerine düşmesisonucu oluşan hasarının karşılanması içindavacı şirketçe araç sahibine ödenen 10.560,00TLtutarındaki tazminatın davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarındada belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesininson fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Afyonkarahisarİdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 24. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 29.04.2014 gün E:2013/525 K:2014/261 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29.04.2014 gün E:2013/525K:2014/261 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 13.10.2014 gününde üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somut uyuşmazlıkta, davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olankazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nın 10.md. "Belediyelerin yapımve bakımından sorumlu olduğu yollan, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalardagerekli tedbirleri almakla görevli" olduğuna işaretedilmiş, 6001 Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. “Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek veişlettirme” Genel Müdürlüğün görev veyetkileri arasında gösterilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan ihlal edilenlertarafından açılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda belediye sınırları içindeki yolunyapım, bakım ve onarımının yapılmadığınedeniyle doğan zararın tazmininin amaçlanmışolması karşısında, idarenin görevinde olan kamuhizmetini yürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk, karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki ihmalden doğan zararda Adli Yargıyıgörevli kabul eden görüşünde hukuki dayanak olarak2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esasalmıştır. 11.01.2011 gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunluk görüşünün aksineeldeki uyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü, 2918 Sayılı KTK 85.maddesindeaçıkça belirtildiği gibi yasa motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyleişletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğinden önce kamuaraçlarının işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargı kolundagörüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından idari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğer taraftan, sayın çoğunluk 2918sayılı yasanın 110. maddesi hükmünün iptaliistemi ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda verilenyorumlu red kararlarını, karara dayanak almakta ise de bugörüşe de itibar edilmesi mümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptaltalebinin reddi dışında yorumlu red karan verebileceğinedair bir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkça anlaşılmaktadır.Yorumlu red kararlarının ise diğer mahkemeleri, idaremakamlarını, gerçek ve tüzel kişileribağlaması itibariyle bir çeşit pozitif kanun koyuculukanlamına geldiğine şüphe yoktur. (Türk Anayasa HukukuProf. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararı verilen bir kanun maddesiyürürlükte kalmaya devam eder. Dolayısıyla somutolaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddenin ne anlama geldiğine,yani nasıl yorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesideğil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlured kararı verirken yaptığı yorumunun diğermahkemeleri bağlaması mümkün değildir. Bir kanunmaddesinin nasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli-idari ve Askeri Yargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli,idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerinin de uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollan arasındaolumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanan gerekçelerle uyuşmazlıkta idariyargı görevli olup, benzer ihtilaflarda da idari yargınıngörevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerininistikrarlı kararlarıyla Içtihad edildiği gibiDanıştay kararlarında da uyuşmazlıkta İdari Yargınıngörevli olduğu benimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E2011/11522, K 2012/5347 sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlardan dolayıişletenini hukuki sorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına,somut uyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edensayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum. KarışOy EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy