T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 875
KARAR NO : 2014 / 926
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Ka-nunu’nun 48/9, 44/1-b ve 91. maddeleri uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, sürücü belgesi geri alma tutanağı hakkında ayrıca dava açılmış olsa dahi, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.T. Davalı :Konya Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü O L A Y :Konya Valiliği Emniyet Müdürlüğü Trafik DenetlemeŞube Müdürlü-ğü’nce yapılan denetimsırasında, davacı adına, alkolün kandakimiktarını tespit amacıyla kollukça teknik cihazlarkullanılmasını kabul etmediği, sürücübelgesini yanında bulundurma-yıp göstermediği ve zorunlumali sorumluluk sigortasını yaptırmadığından bahisle,6.3.2014 gün ve HD-896278 seri-sıra sayılı Trafikİdari Para Cezası Karar Tutanağı düzenlenerek, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/9, 44/1-b ve 91. maddeleri uyarınca toplam olarak 2330,00 TL idari para cezasıverilmiş, aynı birim tarafından sürücü belgesigeri alma tutanağı düzenlenmiştir. Davacı, idaripara cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. KONYA 7. SULH CEZAMAHKEMESİ: 7.5.2014 gün ve D.İş:2014/313 sayı ile; 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/9. maddesini ihlalettiği nedeniyle davacı hakkında sürücü belgesigeri alma tutanağı da düzenlendiğinden, verilen idari paracezasının iptali istemiyle yapılan başvuru konusunda kararverme görevinin idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun reddine karar vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir. Bu kez davacı,aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. KONYA 1. İDARE MAHKEMESİ: 5.8.2014gün ve E:2014/708 sayı ile; davanın sadece idari paracezasına karşı açıldığı, 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesindedeğişiklik yapılarak maddenin yeniden düzenlendiği,idari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenle davacıyaverilen idari para cezasına karşı başvuru yolugösterilmediğinden davanın çözümününadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına ve işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesine değinertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdari yargı yerince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, Mahkemece ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiğive “idari para cezası” yönünden oluşangörev uyuşmazlığında, usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/9, 44/1-b ve 91. maddeleri uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 13.10.1983tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“Adres değişikliklerinin bildirilmesi ve sürücübelgelerinin taşınması zorunluluğu”başlığı altında düzenlenen 44. maddesinde,“Sürücü belgesi sahipleri: a)İkamet adresi değişikliklerini belgeyi veren kuruluşa otuz güniçinde bildirmek, b)Araç kullanırken sürücü belgeleriniyanlarını bulundurmak ve yetkililerin her isteyişindegöstermek, Zorundadırlar”denilmiş; “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerinetkisi altında araç sürme yasağı”başlığı altında düzenlenen 48. maddesi, 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un 19.maddesiyle yenidendüzenlenerek maddeye; “Uyuşturucuveya uyarıcı maddelerin kullanılıpkullanılmadığı ya da alkolün kandakimiktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlarkullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2.000Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgesi iki yıl süreyle geri alınır” denilmeksuretiyle dokuzuncu fıkra; “Sürücübelgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncımaddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır” denilmek suretiyle de onikinci fıkra eklenmiştir. AnılanKanun’un, “Trafik zabıtasının görev ve yetkisınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetleriniyürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı; a)Trafik zabıtası: Trafik zabıtası görevisırasında karşılaştığı acil ve zorunluhallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülki idare amirlerince, emniyetve asayiş bakımından zorunlu görülen hallerdışında, trafik zabıtasına genel zabıtagörevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz. b)Genel Zabıta: Trafikzabıtasının bulunmadığı veya yeterliolmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” denilmekte; “Mali sorumluluksigortası yaptırma zorunluluğu”başlığı altında düzenlenen 91. maddesinde ise,“İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birincifıkrasına göre olan sorumluluklarınınkarşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluksigortası yaptırmaları zorunludur” hükmü yeralmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116.maddesi kapsamında araç tescil plakasına göredüzenlenenler dışında trafik zabıtasıncauygulanan idari para cezalarına karşı açılandavaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması;Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüştür. 1.6.2005tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilenKanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlarailişkin görev hükümleri üzerindeki etkisininincelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımın,dayanağı olan yasanın amacı dikkate alınarak;Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilenkoşulları taşıması, 27. maddenin (1)numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardan olmasıhalinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005 tarihli ve5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncü maddesinideğiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun; a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve CezalarınUygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’adahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağıifade edilmiş; böylelikle sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar, trafikve sulh ceza mahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken;12.7.1013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptalinesulh ceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 incimaddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında yazılı “100 ceza puanınıdoldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasınayine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir. Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dairverilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerceilgili trafik birimlerine gönderilir. Bu Kanuna göregörülen davalar, diğer kanunlara göre görülendavalarla birleştiri-lemez. ……. ” denilerekyeniden düzenlenmiştir. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde ise,“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülenbelirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerinegetirilmemesi, b) İşyerininkapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin gerialınması, d) Kara, denizveya hava nakil aracının trafiktenveya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilmiştir. Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin karar,2918 sayılı Kanun’un 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten önceki112. maddesi ve 5326 sayılı Kanun uyarıncaincelendiğinde, 2918 sayılı Kanun’un, bu Kanun’dakisuçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinindüzenlendiği 112. maddesi uyarınca, sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkindavaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlardakabahat karşılığında öngörülen belirlibir süre için ehliyetin geri alınmasına ilişkinhükümlerin geçici istisnalar içinde sayıldığıdikkate alındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu kuş-kusuzdur. UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarınınçözümünde, idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olması vedosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde davakonusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut olayda, adli yargı yerince idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak sürücü belgesi geri alma tutanağıda düzenlendiği bu nedenle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğu ileri sürülmüş ise de, davadilekçesinin incelenmesinden, davacının sadece idaripara cezasına karşı dava açmış olduğuancak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde, aksi takdirde dahi, oluşacak olanolumsuz görev uyuşmazlığınınçözümünde, sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle açılan davanın daadli yargı yerinde görüleceği açıktır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen trafik para cezasının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nda son olarak 12.7.2013 gün ve 6495 sayılıKanun’la değişiklik yapıldığı, bu haliylede idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği anlaşıl-mıştır.Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Konya1. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Konya7. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Konya 1. İdare Mahkemesince yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 7.5.2014gün ve D.İş:2014/313 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRIL-MASINA, 13.10.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy