T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 817
KARAR NO : 2014 / 914
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : İmar planında park alanında kalan ruhsatsız yapının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına ilişkin Belediye Encümeni kararı nedeniyle; bina, müştemilat ve ağaçların bedelinin tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1-K.A. (İsmail AtayMirasçısı) 2-İ.A. ( “ “ ) 3-S.A. ( “ “ ) 4-B.A. ( “ “ ) 5-E.A. ( “ “ ) 6-D.Ş. ( “ “ ) 7-N.A.(Aslan Atay Mirasçısı) 8-E.D.A.(Aslan Atay Mirasçısı) Vekili : Av. O.P. Davalı : Mamak BelediyeBaşkanlığı Vekili :Av.L.D. OLAY : Davacılarvekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, Mamak Tapu SicilMüdürlüğü, 39967 ada/parselde kayıtlı arsaüzerindeki 311 no.lu gecekondunun miras yoluyla maliki bulunduğunu; müvekkillerinin murisi İ. A.’ın, imar parselininaltlığını oluşturan kadastro parselini,üzerindeki gecekondu ile birlikte 1996 yılında satın aldığını; gecekondunun yapım tarihinin 1993 yılı olduğunu; imarplanlaması sonucu davacıların arsasının bir kısmının,yolda kaldığı için kamulaştırıldığını,bir kısmının konut parseli olarak planlandığını;gecekondunun bulunduğu alanın ise şuyulandırma sonucu parkalanı olarak ayrıldığını; davalıİdarenin, park alanında kalan gecekondunun veağaçların bedelini ödemeden, 18.11.2013 tarihindeyapıyı yıktığını; bu nedenle, 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarıncakamulaştırmasız el koyma hükümlerine göreyapı ile ağaçların bedelinin ödenmesi içinişbu davanın açıldığını; konuyailişkin olarak, Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesine 2013/94 D.işsayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığınıifade ederek; fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarınınsaklı kalması kaydıyla 4.000,00TL yapı vemüştemilat bedeli, 1.000,00 TL ağaç bedeli olmaküzere toplam 5.000,00 TL tazminat ile, 467,00 TL tespit masrafı olmaküzere 5.467,00 TL’nin yıkım tarihinden itibaren yasalfaizi ile birlikte tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır. Davalı vekili,süresinde verdiği cevap dilekçesinde, davacınınyapısının kaçak yapı olması, kamulaştırmaişlemlerinin bulunmaması ve aynı zamanda bu yapıhakkında 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesininuygulanması yönünde bir idari kararın (BelediyeEncümenin 16/05/2013 tarihli ve 925/929 sayılı kararı)bulunması sebebiyle, davacının zararının tazminineyönelik açtığı bu davanın idari mercilerindetam yargı davası olarak açılması gerektiğindenbahisle görev itirazında bulunmuştur. ANKARA 21.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:29.5.2014 gün ve E:2014/98 sayı ile, dava konusudikkate alınarak davalı vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir. Davalı vekilinin, idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolundaki süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasının onaylıörneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI; Anayasa'nın125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının(b) bendinde de, tam yargı davalarının, idarenin eylem veişlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan davalar olaraktanımlanmış olduğu; idari işlem ve eylemlerdendoğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı idariYargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleriuyarınca, idari Yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmelerinin, anılan yasa hükümleriningereği olduğu; uygulama ve öğreti'de, kamu idarelerinin,kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamugücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemlerin, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizliklerinin de, "idari eylem" olaraktanımlandığı; bu tanıma göre, idarelerin3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Yasanın13'üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemlerin,"idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizliklerinin de,idari eylem niteliği taşıdığı; 3194sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde; "Bu Kanunhükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecekyapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıyabaşlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırıyapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fennimesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu durumamuttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaatdurumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhaldurdurulur. Durdurma, yapı tatilzaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibinetebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın birnüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok biray içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun halegetirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valiliktenmühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olanyapıda, bu aykırılığın giderilmişolduğu veya ruhsat alındığı ve yapının buruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür,belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatındevamına izin verilir. Aksi takdirde,ruhsat iptal edilir, ruhsata aykm veya ruhsatsız yapılan bina,belediye encümeni veya il idare kumlu kararını müteakip,belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafıyapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne yer verilmişolduğu; dosyanın incelenmesinden, davanın imar planındapark alanında kalan davacılara ait ruhsatsız yapınınMamak Belediye Encümeninin 16.05.2013 günlü, 925/929sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 32.Maddesi uyarınca yıktırılmasına karar verilmesinedeniyle Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesine yaptırılan tespituyarınca belirlenen bina, müştemilat veağaçların bedelinin yasal faizi ile birlikte tazminenödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığınınanlaşıldığı; bu durumda, İmar Kanununun 8 ve 32.Maddelerinin uygulanması sonucunda uğranılan zararıntazminine yönelik bulunan davanın 2577 sayılı Kanunun 2.maddesinin 1-b bendi hükmü gereğince idari yargı yerindegörülmesinin gerektiğinden bahisle; 2247 sayılıYasanın 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın yazılıdüşüncesi istenilmemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı idarenin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısı'nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Ankara İli, Mamakİlçesi, Ege Mahallesi, Doğukent Caddesi, No:311 adresindebulunan ve imar planında park alanında kalan ruhsatsızyapının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesiuyarınca yıktırılmasına ilişkin Mamak BelediyeEncümeninin 16.05.2013 günlü, 925/929 sayılıkararı nedeniyle; bina, müştemilat veağaçların bedelinin, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla ve yasal faizi ile birlikte tazminen ödenmesinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindede, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerindendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır. İdari işlem ve eylemlerdendoğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı idariYargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleriuyarınca, idari Yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmeleri, anılan yasa hükümleriningereğidir. Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin,kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamugücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır. Bu tanıma göre, idarelerin3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Yasanın 13.maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler,"idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idarieylem niteliği taşımaktadır. Öte yandan, 3194 sayılıimar Kanununun “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerineaykırı olarak başlanan yapılar”başlıklı 32.maddesinde; “ Bu Kanunhükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecekyapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıyabaşlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırıyapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce(...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttaliolunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaatdurumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhaldurdurulur. Durdurma, yapı tatilzaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibinetebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın birnüshasıda muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok biray içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun halegetirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valiliktenmühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olanyapıda, bu aykırılığın giderilmişolduğu veya ruhsat alındığı ve yapının buruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa,mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır veinşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsatiptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina,belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip,belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafıyapı sahibinden tahsil edilir.." hükmüne yer verilmiştir. Davaya ilişkin olarak davalıİdarece verilen cevap dilekçesinde; davacının dava konusuEge Mahallesi Doğukent Caddesi No:311 Mamak/Ankara adresinde bulunangecekondusu ile ilgili olarak 2981 sayılı yasa uyarıncasüresinde ve usulüne uygun olarak yapılmış İmarAffı Başvurusunun bulunmadığı; ayrıca, davakonusu gecekondunun 1993 yılında yapılmışolduğu; davacının, 1996 yılında gecekondununbulunduğu 15 numaralı parselden satın almışolduğu hisse üzerine inşa ettiği gecekondusunun yapıruhsatı bulunmadığı gibi, gecekondunun 1993yılında yapılmış olduğu ve 2981 sayılıYasa uyarınca yapılmış bir imar affı başvurusu dabulunmadığının tespit edildiği; davacınınbu hissesinin imar uygulaması sonucunda imarın 39967 ada 1numaralı parsele şuyulandırıldığı; dolayısıyla,davacının Yasada belirtilen tarihten sonra yapılan, imaraffı başvurusu ve kullanım izni olmayan kaçak veruhsatsız yapı niteliğindeki gecekondusu nedeniylekorunması gereken yasal bir hakkının bulunmadığı;Belediye Encümenin 16/05/2013 tarihli ve 925/929 sayılıkararıyla imar mevzuatına uygun hale getirilmesi mümkünolmayan, kaçak ve ruhsatsız yapı ve ruhsatsız yapıniteliğindeki gecekondunun yıkılmasına karar verilmiş olduğu;davacı söz konusu kararın iptali için Ankara 17.İdare Mahkemesinin 2013/949 E. sayılı dosyasıüzerinden iptal davası açmış olduğu; İdareMahkemesinin, 07/10/2013 tarihli ve 2013/949 E., sayılı kararıile yürütmenin durdurulması talebini reddetmiş olduğu;davacının vaki itirazının ise Ankara Bölge İdareMahkemesinin 13/11/2013 tarihli ve 2013/5477 E., sayılı kararıile reddedilmiş olduğu; İdarelerince usul ve yasalara uygunolarak yıkım işlemlerinin gerçekleştirildiği; Belediyelerininilgili Müdürlükleri tarafından mahallinde yapılanincelemede, dava konusu gecekondunun kadastral 15 numaralı parselüzerinde bulunduğu, davacıya tapulu hissesikarşılığında 39967 ada 1 numaralı parselden yerverildiği, yine anılan imar uygulaması neticesinde bir defayamahsus olmak üzere imar adası hissedarlarınınpaylarından %35 oranında Düzenleme Ortaklık Payıkesilerek imar adası sınırları içinde parkalanı oluşturulduğu, davacıya ait gecekondunun da parkalanı üzerinde kaldığının tespit edildiği;3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesine göre, binanındurumunu gösterir 08/04/2013 tarihli ve 001826 sayılı tespitzaptı tanzim edilerek yapının mühürlendiği;yapı hakkında İmar Kanununun 32. ve 42. maddeleri uyarıncaişlem yapılacağının bildirildiği; Yapı tatilzaptının bir nüshasının da yapı yerine asıldığıve bir nüshasının mahalle muhtarlığınatebliğ edildiği; 09/05/2013 tarihinde yapılan incelemedegecekondunun yıkılmadığı,aykırılıkların giderilmediğinin tespit edildiğive konunun Belediye Encümenine havale edildiği; BelediyeEncümenin 16/05/2013 tarihli ve 925/929 sayılı kararıyla,imar mevzuatına uygun hale getirilmesi mümkün olmayan,kaçak ve ruhsatsız yapı niteliğindeki gecekondununyıkılmasına karar verilmiş olduğu; bu nedenlerle; davakonusu kaçak ve ruhsatsız gecekondununkamulaştırılmasında hukuki yararbulunmadığından, İdarelerince kamulaştırmaişlemlerine başlanılmadığı, gecekondu içinkamulaştırma kararı alınmadığından,kaçak ve ruhsatsız yapı için de davacıya herhangibir bedel ödenmesinin söz konusu olmadığı; imarmevzuatı hükümleri gereğini ruhsatsız ve ruhsataaykırı yapıların, belediyeceyıktırılacağı; davacının kaçak veruhsatsız gecekondusu nedeniyle korunması gereken yasal birhakkı bulunmadığından, gecekondunun İmar Kanunuuyarınca bedelsiz olarak yıkılmasına dair işleminhukuka uygun olduğu savunulmuştur. Bu durumda, her ne kadar davacıtarafından Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılantespit dosyasında bedel tespiti yaptırılmış ve fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıylabu bedelin bir kısmı dava konusu edilmiş ise de, ortada idarenin2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında birişleminin bulunmadığı, davanın anılanYasanın 14. maddesinde işaret edilen bedel arttırma davasıniteliğinde olmadığı sonucunavarılmıştır. Olayda, imar uygulaması sonucu3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarıncayıkım işlemi tesis edildiği, davacıya ait tapuluhissenin başka imar parselinden karşılandığıanlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, tapulu alanüzerinde ruhsatsız olarak yapılan yapılar içinyapı maliyet bedeli ödenip ödenmeyeceğine,dolayısıyla imar uygulaması sonucunda uğranılanzararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenle,Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile davalı İdare vekilinin görevitirazının, Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkinkararın kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı idare vekilinin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Ankara 21.AsliyeHukuk Mahkemesinin 29.5.2014 gün ve E:2014/98 sayılı KARARININKALDIRILMASINA, 13.10.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy