T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 914 KARAR NO : 2014 / 891 KARAR TR : 13.10.2014 ÖZET : Davacı tarafından, Davalılar Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ile EGO Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen, ODTÜ içinde otobüslerin zarar görmesi gerekçesi ile otobüs seferlerinin durdurulmasına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmesi istemi ile açılan davanın, 2577 sayılı Kanun’un 2/1-a maddesi kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :TüketiciHakları Derneği Vekilleri :Av. E.B.A. & Av.H.B. Davalılar :1.EGO GenelMüdürlüğü Vekili :Av.H.M. 2.AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığı Vekili :Av.M.Ç. OL A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde aynen; “5216sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7.maddesinde,Büyükşehir belediyesinin görev, yetki vesorumlulukları belirtilmiş, maddenin f bendinde"Büyükşehir ulaşım ana plânınıyapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplutaşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak;kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlüservis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını,bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarınıbelirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeriyerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek,işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiğitrafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleriyürütmek" işleri de Belediyelerin görevleriarasında sayılmıştır. 5216 sayılıBüyükşehir Belediyesi Kanuna istinaden ulaşım vetrafik hizmetleri davalı Belediyenin görev ve sorumlulukalanındadır. Esasen bu görev ve sorumluluk Belediyenin yerinegetirmesi gereken ASLİ GÖREVLERİNDENDİR. Bu nedenledir kihiçbir şekilde bu görevin imkanlar varken yerine getirilmemesidüşünülemez. AnkaraBüyükşehir Belediyesi, ODTÜ içinde otobüslerinzarar görmesini bahane etmekte bu nedenle seferlerikaldırdığını ifade etmektedir. Ülkemizde bir kamukurumunun, Belediyenin görevini vatandaşın engellemesi nedeniyleyerine getiremediğini beyan etmesi sık rastlanan bir durumdeğildir. Ancak davalı Belediye tam olarak bunu yapmakta ve eylemyapan vatandaşlar nedeniyle emniyet güçlerinin yetersizolduğunu ima ederek otobüs seferlerini durdurmaktadır.Böyle bir gerekçenin kabulü hayatın olağanakışı ile ve mantıkla bağdaşmamaktadır. Kamuhizmetleri, tatmininde kamu yararı bulunan bir gereksinimikarşılayan faaliyetler olarak kabul edildiklerinden, bunlarınsürekli ve düzenli bir biçimde yürütülmesigerekir. Aksi takdirde kamu gereksinimi karşılanmaz ve kamuyararı gerçekleşmez. Kesintiye uğrayan ya dadüzensiz bir biçimde yürütülen kamu hizmetlerinintoplum yaşamında doğuracakları olumsuz etkileri uzun uzunanlatmaya gerek dahi yoktur. Kamuhizmetlerinin sürekli ve düzenli olma ilkesine ters düşenbir idari işlem hukuka aykırı olduğundan idari yargıyerlerince iptal edilebileceği gibi bu niteliğe ters düşenbir idari işlem veya eylem nedeniyle bir zarar doğmuş iseidarenin mali sorumluluğu cihetine de gidilebilecektir.Üniversitelerde eğitim öğretiminsürdüğü günlerde salt otobüslere zararverildiği iddiası ile öğrencilerin ulaşım hakkıidare tarafından soyut gerekçelerle durdurulamaz. İdareninalması gereken tedbir, hizmetin durdurulması değil, hizmetindurmasına gerekçe oluşturduğu iddia edilengerekçelerin ortadan kaldırılmasına yöneliktedbirlerin alınmasıdır. İdarenin işlevleri genelolarak iki başlık altında incelenmektedir: Kamu hizmeti vekolluk. Kamu hizmeti ile idare vatandaşlara yönelikyararlandırın faaliyetlerde bulunup hizmet sunarken, kollukta kamudüzeninin bozulmasını engellemek ve bozulan düzenin yerinegetirilmesini sağlanmak amacıyla düzenlemeleri ve bireyselsınırlamaları içeren faaliyetlerde bulunur. Kollukkısaca, kamu makamları tarafından kamu düzeninisağlamak amacıyla, kamu özgürlüklerine konulansınırlamalardır. Daha geniş bir tanımla, idarenin kamudüzeninin sağlanması, korunması ve kamu düzenininbozulması durumunda eski hale gelmesi için bireysel ve toplumsaldavranışları düzenlemesi, toplum düzenineaykırı eylemleri kuvvet kullanılarak önlemesi amacıylaoluşturduğu teşkilata, yürüttüğüfaaliyete ve bu faaliyeti yerine getiren personele "kolluk" (ya dazabıta, polis) adı verilir. Kolluk sadece bir faaliyet değil, bufaaliyeti yerine getirmek için oluşturulan teşkilatı vebu faaliyeti yerine getiren personeli de içeren bir kavramdır.SONUÇ OLARAK İDARE, KOLLUK FAALİYETİNİGEREKTİĞİ GİBİ YERİNE GETİREMEMESİNEDENİYLE KAMU HİZMETLERİNİNSÜREKLİLİĞİNİ ENGELLEMEMELİDİR. İptalistenen UKOME kararında “Can ve Mal güvenliğininilgililerce sağlanması halinde ODTÜ içine tekrarulaşımın sağlanacağı” ifadeolunmuşsa da idare, kolluk görevini gereği gibi yerinegetirmemenin bedelini kamu hizmetini kesmek sureti ile vatandaşlaraödetmek çabasındadır. Hiçbirkamu otoritesi elektrik hatlarına zarar verildi diye bir mahalleninelektriğini kestiğini iddia edemez. Keza su tankerinin tekerleripatlatıldı diye suların kesilemeyeceği gibi. Davalıidarenin tutumu tedbirlerden öte kamuoyunda infial yaratmaya yönelikspekülatif bir karardır ve kamu hizmetinin nitelikleri ilebağdaşmaz ……….. ODTÜRektörlüğü'nün 2547 sayılı Kanun'dasayılan görevleri arasında da "üniversitekampüsüne giren araçların ve bu araçkullanıcılarının güvenliğini taahhütetme" gibi bir görevi ya da yükümlülüğübulunmamaktadır. Salt bir taahhüdün yokluğuna dayanarakolumsuz bir idari işlem tesis edilmesi, bu idari işlemi sebep unsuruyönünden hukuka aykırı kılar. Yinearaçların güvenliğinin sağlanmadığınailişkin tespit idarenin belirli bir zaman dilimi içinde tektaraflı yaptığı bir tespit olup, kimse kendi tespitinedayalı olarak ulaşım gibi temel bir kamu hizmetininsürekliliğini engelleyemez. Ayrıca kolluk zafiyetininolduğu kabul edilse bile bu zafiyetin halen devam ettiğinin kabuledilerek ucu açık bir zaman dilimi içinde ODTÜiçindeki ulaşımın dava konusu işlem ile tamamenkesilmesi de açıkça hukuka aykırıdır. Zirakesilen hizmet sadece ODTÜ içine araçların girmemesideğil, semtlerden ODTÜ'ye, ODTÜ'den semtlere ring hizmetlerininde kesilmesi demektir ki yerleşkenin dışında oturanbinlerce öğrenci, öğretim elemanınınmağduriyetini her geçen gün arttırmaktadır. Davakonusu idari işlem kentli hakkına aykırıdır.Kentlihakları temel hakların, ekonomik, toplumsal ve kültürelhakların gerçekleşme mekanı olarak kent mekanındasomutlaşması ve bireyin sahip olduğu insan haklarınıkentsel mekanda yeterince ve özgürce kullanabilmesidir. Kentlihakları kentte yaşayan herkes için ayrımgözetmeksizin uygulanır. Dava konusu işlem ile davalı idareeşitlik ilkesine aykırı hareket etmektedir. İdarelerin kamuhizmeti sunma yetkisini hiçbir güvenlik sorunu oluşmadığıhalde vatandaşlara karsı adeta bir tehdit unsuru olarakkullanması hukuka açıkça aykırıdır. AnkaraBüyükşehir Belediyesi EGO GenelMüdürlüğü'nün 22.10.2013 tarihli basınaçıklaması sonucunda öğrenilen ODTÜ'yeotobüs seferlerinin durdurulmasına 25.11.2013 gün ve 2013/25sayılı işleminin öncelikle yürütmesinindurdurulmasına takiben iptaline karar verilmesini, yargılamanınduruşmalı yapılmasına, yargılama giderleri veavukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine kararverilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.” denilmek sureti ile davalı Belediye Başkanlığıtarafından tesis edilen işlemin iptali istemi ile idari yargıyerinde dava açmıştır. Davalı EGOGenel Müdürlüğü vekili süresi içerisinde vekilicevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunmuşlardır. Ankara 7.İdare Mahkemesi;27.03.2014 gün ve 2014/165 Esas sayılı kararında aynen“Davalı idare tarafından; 4077 sayılı Kanunun 1, 2 ve23. maddeleri uyarınca taraflardan birini tüketiciörgütlerinin oluşturduğu uyuşmazlıklarınçözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevliolduğu gerekçesiyle uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde Tüketici Mahkemeleriningörevli olduğu öne sürülmekte ise de, bakılanuyuşmazlığın niteliği itibarıyla 4077sayılı Kanun'un anılan maddeleri kapsamındaolmadığı, belediye otobüs seferigüzergahlarının belirlenmesine ilişkin olarak idarece tekyanlı ve resen akınmış br kararın iptali istemindenkaynaklanan idare hukuka ilkelerine tabi bir uyuşmazlık t olduğusonucuna varıldığından uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde idari yargınıngörevli olması nedeniyle görev itirazı yerindebulunmamıştır.” şeklindeki gerekçesi ilegörev itirazının reddine karar vermiştir. DavalıEGO Genel Müdürlüğü vekilinin adli yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içinde verdikleridilekçesi üzerine dava dosyasının onaylı birörneği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı; 08.07.2014 gün ve2014/193468 sayılı yazısında aynen; “Davacıtarafından davalı idare aleyhine açılan iptaldavasında, davalı idare görev itirazında bulunmuş, buitirazın reddedilmesi üzerine davalı idare tarafındanolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması talebinde bulunulması nedeniyledosyanın Başsavcılığımızagönderildiği anlaşılmıştır. AnkaraBüyükşehir Belediyesi kuruluşu olan EGO GenelMüdürlüğü'nün Ortadoğu Teknik ÜniversitesininKampus alanı içini de kapsayan ve ODTÜ de görevliçalışan ve öğrencilerin ulaşımamacıyla ihtiyaç duydukları otobüs seferlerini, ODTÜiçindeki marjinal bazı gurupların saldırılarısonucu otobüslerin zarar görmesi nedeniyle,25.11.2013 gün ve2013/25 sayılı karar ile otobüslerin kampus içindekigüvenlikleri sağlanıncaya ya da otobüslere gelebilecekzarar nedeniyle sorumluluk kabul edilinceye kadar otobüs seferlerinindurdurulmasına ilişkin kararın iptali istemi ile TüketiciHakları derneği tarafından idare mahkemesinde açılandavada, davalılar Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı ve EGO Genel Müdürlüğüvekili tarafından yapılan görev itirazının reddiüzerine, davlılar tarafından olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemi ileYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulduğuanlaşılmaktadır. DavacıDerneğin 1991 yılında, tüketici hak ve bilinciniyerleştirmek, tüketici sorunlarıyla ilgilenmek üzerekurulmuş, kamuya yararlı bir dernek olduğuanlaşılmaktadır. Dava konusu edilenolay, yukarıda açıklandığı gibi, ODTÜ'degeniş kampüs alanında ulaşım sorununun EGO GenelMüdürlüğüne ait Belediye otobüsleri ile Belediyetarafından uygulanan bilet ve ücret tarifesine göreücretlendirilerek çözülmüş olması ve buhizmetin ODTÜ kampüsünde görevli çalışanve öğrenciler bakımından devamlılık arz etmesinekarşın, 2013 yılı Mayıs ayında başlayantoplumsal huzursuzluk ve marjinal bazı gurupların protestoeylemlerinin Üniversiteye yansıması sonucu, bir Belediyeotobüsünün bazı göstericiler tarafından tahripedilmesi sonucu. Belediye otobüsü seferlerinin iptal edilerekhizmetin durdurulmasından kaynaklandığıanlaşılmaktadır. EGO GenelMüdürlüğünün Kuruluş ve alışmaUsul ve Esaslarını düzenleyen Yönetmeliğin, 6/1fıkrasında, "EGO GenelMüdürlüğünün görevi, AnkaraBüyükşehir Belediyesi mücavir alan sınırlarıiçinde, ulaşım ihtiyaçlarını gününşartlarına uygun ve en iyi şekilde karşılamak, bununiçin gerekli tüm planlama, projelendirme, tesis kurma,işletme, dağıtma vb. işleri modern, teknik, ekonomi veişletme prensiplerine göre yapmaktır" şeklindekidüzenleme ile, idarenin ulaşım ve koordinasyonu sağlamaklagörevli olduğu anlaşılmaktadır. Büyükşehirlerdeyaşayan insanlar bakımından, ulaşımaraçlarından yararlanmanın bir hak ve bu hizmetin kamukuruluşları ya da özel kişilerce sunumu ise, doğrudantüketiciye yönelik bir hizmet olması bakımındantüketici hukukunu ilgilendirdiği açıktır. 4077sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.Maddesi " Bu Kanunun amacı, (...) kamu yararına uygun olarak tüketicininsağlık ve güvenliği ile ekonomikçıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı,eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerdenkorunmasını sağlayıcı önlemleri almak vetüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek vebu konudaki politikaların oluşturulmasındagönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkinhususları düzenlemektir." hükmü ile 2. Maddesindeki"Bu Kanun, 1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmetpiyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğuher türlü tüketici işlemini kapsar."hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, ücretkarşılığı kentte yaşayanlara sunulanulaşım hizmetinin de 4077 sayılı Kanun kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. 4077sayılı yasanın 23/4 fıkrasının"Bakanlık ve tüketici örgütleri münferittüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendirenhallerde bu Kanunun ihlali nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadankaldırılması amacıyla tüketici mahkemelerinde davaaçabilirler." hükmü ile de doğrudan tüketiciyiilgilendiren ve Tüketici Derneği tarafından açılantüketici haklarını korumaya yönelik davanın adliyargı yerinde tüketici mahkemelerinde görülmesigerektiği anlaşılmaktadır.” şeklindekigerekçesi ile 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesiuyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı EGO Genel Müdürlüğüvekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısı tarafından davalı EGO GenelMüdürlüğü bakımından 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN’ın davada adli yargının,Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı EGO GenelMüdürlüğü tarafından, ODTÜ içindeotobüslerin zarar görmesi gerekçesi ile otobüsseferlerinin kaldırılmasına ilişkin kararın, hukukaaykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmesi istemi ileaçılmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemeneticesinde; EGO Genel Müdürlüğü’nün23.10.2013 gün ve 3568- 48690 sayılı kararında aynen;"Kuruluşumuz tarafından 4325, 5393 ve 5216 sayılıyasalar çerçevesinde Ankara Büyükşehir Belediyesisınırları içerisinde toplu taşıma hizmetleriverilmektedir. Toplu taşıma hizmeti verilirken bu hizmetiyürütmekte olan araçların güzergahları maksimumverimlilik esası ile vatandaşlarımızın talepleridoğrultusunda görev yetki ve sorumluluk çerçevesindebelirlenmektedir. Yine bilindiği gibi üniversiteniziçindeki yolların yetki ve sorumluluğu üniversitenizdeolmasına rağmen Üniversitenizin talebi yineöğrencilerin ve çalışanların yoğun taleplerineticesinde öğrencilerinizin veçalışanlarınızın mağdur olmamasıiçin toplu taşıma araçlarımızıngüzergahları üniversite kampüsünüzdengeçilerek toplu taşıma hizmetleri verilmektedir. Ancak son zamanlarda marjinal gruplarıneylemleri neticesinde ekteki resimlerde de görüleceği üzerebir aracımız durdurularak içindeki yolculara birlikteşoförümüz zoraki indirilmiş ve aracın motorkapağı açılarak elektrik kabloları ve gazboruları koparılmıştır. Dolayısıyla gazyakıtlı otobüsümüzde patlama tehlikesioluşmuş ve yolcularımız; şoförümüzhayati tehlike atlatmışlar ayrıca otobüsümüzdeteknik olarak kullanılamaz hale getirilmiş olup yolcu veşoförlerimizin can güvenliği ile otobüslerimizin malgüvenliği kalmamıştır. Yine birotobüsümüzün üzeri marjinal gruplar tarafındanboya ile yazılarak Büyükşehir BelediyeBaşkanımız ve Başbakanımıza yönelikağır küfürler yapılmıştır. Yineşunu ayrıca belirtmek gerekir ki olayın iki araçla kalmasıKuruluşumuzun bir tedbir olarak otobüslerimizin kampüsiçine sokulmaması ve kalabalık olan alanlarda güzergahlarınıdeğiştirmesi nedeniyle oluşabilecek can ve malgüvenliği korunmuştur. Bu itibarla kampüs içindeki yolve güzergahların koruma kollama yetki ve sorumluluğutarafınızda olup kuruluşumuzca herhangi bir tedbiralınamamakta dolayısıyla marjinal eylemciler nedeniyleyolcularımız ve şoförlerimizin can güvenliği ileotobüslerimizin mal güvenliği kalmadığındanotobüslerimiz kampüs içine girmeyecektir, Ancaktarafınızdan yolcularımızın veşoförlerimizin can güvenliği ile kamu malı olanotobüslerimizin mal güvenliğini taahhüt etmeniz ile birolumsuzluk halinde maddi manevi sorumluluğu kabul ettiğinize dairyazımıza çok acele cevap vermeniz halinde otobüslerimizkampüs içinde toplu taşıma hizmeti vermeye tekrarbaşlayacaktır.” şeklindeki yazısı ile,ODTÜ içi güzergahın, gerekli güvenlikönlemlerinin alınmasına kadar durdurulduğubildirilmiştir. ODTÜ Genel Sekreterliğitarafından, Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı’na hitaben yazılan 31.10.2013gün ve 41198481-640/861 sayılı yazısında aynen;“2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13.Maddesi uyarınca, "gerektiği zaman güvenlikönlemlerinin alınması" yetki ve göreviRektörlük Makamına aittir. Bu çerçevede, İçHizmetler Müdürlüğümüz personeli ve ÖzelGüvenlik Şirketi elemanları görev tanımları veyetkileri gereği, giriş ve çıkışlarındenetimi ile yerleşke içerisinde gerekli güvenlikönlemlerini almaktadırlar Bununla beraber, yerleşkeiçerisinde sözü geçen güvenlikelemanlarımızın önleyemeyeceği boyutta olaylar cereyanedebilmekte; bu halde, kolluk güçlerinden takviye ve müdahaletalep edilmektedir. Yerleşke içinde bu tür olaylar meydanageldiğinde. Üniversitemiz gerek öğrencileri gerekse idarive akademik personeli ile mağdur konumunda olup, birer kamu malıniteliği taşıyan eğitim ve idari binalarımız dazarar görme riski altındadır. Yukarıdaaçıklandığı üzere, ilgi yazınızdasözü geçen olayda, Üniversitemiz güvenlikpersonelince önlenebilecek nitelikte olmayıp, kollukgüçlerinin müdahalesini gerektirmektedir. Nitekim olaya polisekiplerince müdahale edilmiştir Öte yandan bilindiği gibi,Büyükşehir Belediyenize ait kamu toplu taşımaraçlarının Üniversitemiz yerleşkesiiçerisinde hizmet vermesi. Ulaştırma Koordinasyon Merkezi(UKOME) kararlarına dayanmaktadır. Yine bilindiği gibi, bukararlar Büyükşehir Belediyesi Yasası'na dayanılarak,Büyükşehir bünyesinde kurulan ulaşım vetrafiğin düzenlenmesi, yolcu taşıma ücretlerinin vetoplu taşıma araçlarının hat ve güzergahlarınınbelirlenmesi amacıyla alınmakta ve Büyükşehirdahilindeki belediyeler ve büyükşehir sınırlarıiçindeki kamu kurum ve kuruluşlarıyla diğer gerçekve tüzel kişileri bağlamaktadır. Hal böyle iken,gerekçesi ne olursa olsun, toplu taşımaraçlarının hat, güzergah veya ücreti ile ilgili tektaraflı bir tasarrufla kamu hizmetinin aksatılması, durdurulmasıveya şarta bağlı olarak verilmesi bu hizmetin gerekleri ilebağdaşmamaktadır. Bu itibarla, yaşanan olayıgerekçe göstererek Ankara Büyükşehir Belediyesiolarak yürüttüğünüz kamu hizmetini askıyaalmanızda hukuken isabet bulunmadığı kanaatiyle;yolcularınızın (ki bu kişiler çoğunluklapersonelimiz ve öğrencilerimizdir) ve şoförlerinizin cangüvenliği ile kamu malı olan otobüslerinizin malgüvenliğini, bir olumsuzluk halinde maddi manevi sorumluluğutaahhüt etmemizin yetki ve görevlerimizi aştığıve uygulamada da emsali bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanannedenlerle günlük olarak yaklaşık otuz bin kişiningiriş çıkış yaptığıyerleşkemize, Büyükşehir Belediyenizce verilen toplu taşımahizmetinin durdurulmasına ilişkin kararınızıngözden geçirilerek, daha fazla mağduriyete nedenolunmaması için, söz konusu hizmetin ivediliklebaşlatılması hususunu önemle rica ederim” şeklindekicevabı ile söz konusu güvenlik önlemlerinin kollukkuvvetlerince alınması gerektiğini, eylemlerinin boyutu veniteliği gereğince söz konusu güvenlik önlemlerininüniversite personelince sağlanmasının mümkünolmadığını, ayrıca alınan kararın UKOMEkararına dayanması gerektiğini, bu nedenle davalıBelediye Başkanlığı’nın tek taraflıtasarrufu ile aldığı kararın hizmetin gerekleriniaştığını belirttiği görülmüştür. Dosya kapsamında bulunan davalıEGO Genel Müdürlüğü vekilinin 07.03.2014 tarihli cevapdilekçesinde, 23.10.2013 gün ve 3568- 48690 sayılıkararın UKOME tarafından EGO GenelMüdürlüğü’ne verilen 2008/11-a numaralıyetkiye dayalı olarak alındığını, konu ile ilgiliUKOME Genel Kurulu’ndan da karar talep edildiğini ve konunun 25.11.2013tarih ve 2013/25 sayılı UKOME Genel Kurulu kararı ile dedüzenlendiğini belirttiği görülmüştür. Sonuç olarak davaya konuuyuşmazlığın temelinde, UKOME Genel Kurulu’nca alınan,ODTÜ Rektörlüğü’ne gönderilen ODTÜkampüsüne otobüs girişlerinin durdurulmasına ilişkin25.11.2013 tarih ve 2013/25 sayılı UKOME Genel Kururlukararın hukuka uygun olup olmadığına ilişkinincelemenin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması HakkındaKanun çerçevesinde Tüketici Mahkemesi’nde miyoksa, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüHakkında Kanun çerçevesinde idari yargıda mercilerindemi yapılacağı sorunu yatmaktadır. 4077 sayılı TüketicininKorunması Hakkında Kanun’un 28/11/2013 tarihli ve 28835sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 6502 sayılı Türkelicinin Korunması Hakkında Kanun’un 86. Maddesi ile yürürlüktenkaldırıldığı anlaşılmış ise de, aynıkanunun 87. maddesinde, 6502 sayılı Kanun’un resmi gazetedeyayınlandığı tarihten 6 ay sorayürürlüğe gireceğinin düzenlendiği tespitedilmekle, dosya kapsamında yapılacak incelemelerde dava tarihiolan 24.01.2014 tarihi itibari ile halen yürürlükte bulunan 4077sayılı Kanun dikkate alınacaktır. Nitekim 6502sayılı Kanun’un “Geçiş hükümleri”başlıklı geçici 1. maddesinde; “ (1)Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam eder. (2) Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine, bunlarınhukuken bağlayıcı olup olmadıklarına vesonuçlarına bu işlemler hangi kanun yürürlükteiken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümleriuygulanır. Ancak: a) Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce kurulan ve hâlen geçerlisözleşmelerin bu Kanuna aykırı hükümleriyürürlük tarihinden itibaren uygulanmaz. b) Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce işlemeye başlamış hakdüşürücü süreler ile zamanaşımısüreleri dolmamış ise bu Kanunda öngörülensürenin geçmesiyle hak düşürücü süreveya zamanaşımı süresi dolmuş olur. (3) Bu Kanunda öngörülenyönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan Tüketicinin KorunmasıHakkında Kanuna dayanılarak çıkartılanyönetmelik ve diğer mevzuatın, bu Kanuna aykırıolmayan hükümleri uygulanır.” denilmek sureti ile, 6502sayılı Kanun’un yürürle girmesinden önceaçılacak davalarda 4077 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı açıkçadüzenlenmiştir. 23.02.1995 gün ve 4077 sayılıTüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822sayılı Kanun ile değişik 1. maddesinde; “Bu Kanununamacı, (...) kamu yararına uygun olarak tüketicininsağlık ve güvenliği ile ekonomikçıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı,eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerdenkorunmasını sağlayıcı önlemleri almak vetüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek vebu konudaki politikaların oluşturulmasındagönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkinhususları düzenlemektir.” denilmek sureti ile tüketicinin ekonomik çıkarlarını korumak kanunun amaçlarıarasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 2. maddesinde; “BuKanun, 1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmetpiyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğuher türlü tüketici işlemini kapsar.” denilmek suretiile de, tüketicilerin taraf olduğu hizmet piyasasınailişkin işlemlerin de kanun kapsamındadeğerlendirileceği düzenleme altınaalınmıştır. Aynı Kanunun ‘Tanımlar’başlıklı 3. maddesinde; “Hizmet: Bir ücret veyamenfaat karşılığında yapılan mal sağlamadışındaki her türlü faaliyeti,” olaraktanımlanmış, “Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticariveya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanangerçek ya da tüzel kişiyi,” ifade eder denildiktensonra; “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarındatüketici ile satıcı-sağlayıcı arasındayapılan her türlü hukuki işlemi” kapsadığını ortaya koymuştur. Yine aynı maddenin‘g’ bendinde “Sağlayıcı:Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya meslekifaaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veyatüzel kişileri,” ifade eder denilmek sureti ile kamutüzel kişileri de sağlayıcı kapsamına dahiledilmiştir. Aynı Kanunun ‘TüketiciMahkemeleri’ başlıklı 23. maddesinde, “ BuKanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak hertürlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır.Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler veSavcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Tüketici mahkemeleri nezdindetüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkçaaçılacak davalar her türlü resim ve harçtanmuaftır. Tüketici örgütlerince açılacakdavalarda bilirkişi ücretleri, 29 uncu maddeye göre bütçedeöngörülen ödenekten Bakanlıkçakarşılanır. Davanın, davalı aleyhinesonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak 29 uncumaddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelirkaydedilir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar HukukUsulü Muhakemeleri Kanununun Yedinci Babı, DördüncüFaslı hükümlerine göre yürütülür. Tüketici davalarıtüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Bakanlık ve tüketiciörgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olaraktüketicileri ilgilendiren hallerde bu Kanunun ihlali nedeniyle kanunaaykırı durumun ortadan kaldırılması amacıylatüketici mahkemelerinde dava açabilirler. Gerekli hallerde tüketici mahkemeleriihlalin tedbiren durdurulmasına karar verebilir. TüketiciMahkemesince uygun görülen tedbir kararları, masrafı dahasonra haksız çıkan taraftan alınmak ve 29 uncu maddededüzenlenen esaslara göre bütçeye gelir kaydedilmeküzere, ülke düzeyinde yayınlanan gazetelerden birindeBasın İlan Kurumunca ve ayrıca varsa davanınaçıldığı yerde yayınlanan mahalli bir gazetedederhal ilan edilir. Kanuna aykırı durumun ortadankaldırılmasına yönelik Tüketici Mahkemesikararları ise masrafı davalıdan alınmak üzereaynı yöntemle derhal ilan edilir.” denilmek sureti ile TüketiciMahkemelerinin görev alanı belirlenmiş, 4077 sayılıKanun’un uygulanmasından kaynaklanan davalara TüketiciMahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmış,Tüketici örgütlerinin genel olarak tüketicileriilgilendiren konularda dava açabilecekleri belirtilmiştir. 10.7.2004 tarih ve 5216 sayılıBüyükşehir Belediyesi Kanununun 7.maddesinde,Büyükşehir belediyesinin görev, yetki vesorumlulukları sayılmış ve bu meyanda (f) bendinde“Büyükşehir ulaşım ana planını yapmakveya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşımahizmetlerini planlamak ve koordinasyonunu sağlamak…”görevinin Büyükşehir Belediyesine ait olduğuhüküm altına alınmış; aynı maddenin (p)bendinde de “Büyükşehir içindeki toplu taşımahizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak,kurdurmak, işletmek veya işlettirmek…” göreviaynı şekilde Büyükşehir Belediyesine verilmiştir.Aynı Kanunun “Ulaşım hizmetleri”başlıklı 9 uncu maddesinde ise “Büyükşehiriçindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki hertürlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyoniçinde yürütülmesi amacıyla Büyükşehirbelediye başkanı ya da görevlendirdiği kişininbaşkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum vekuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve OtomobilcilerFederasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisininkatılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. Bukanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetleriniplanlama, koordinasyon ve güzergah belirlemesi ile taksi, dolmuş veservis araçlarının durak ve araç park yerleri ilesayısının tespitine ilişkin yetkiler ilebüyükşehir sınırları dahilinde il trafikkomisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafındankullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları,büyükşehir belediye başkanının onayı ileyürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezitarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar,belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgilileriçin bağlayıcıdır…” hükmü yeralmaktadır. 16.12.1942 tarih ve 4325 sayılı“Ankara Elektrik ve Havagazı ve Adana Elektrik Müesseselerininİdare ve İşletmeleri Hakkında Kanun” la kurulan EGOGenel Müdürlüğü ise aynı Kanunun 3/C maddesi ile5393 sayılı Kanun hükümleri uyarınca AnkaraBüyükşehir Belediyesinin toplu taşıma hizmetleriniyürütmekle görevli, özel hukuk hükümlerine tabi,özel bütçeli, Ankara Büyükşehir Belediyesinebağlı, kamu görevi ifa eden bir kurumdur. 06.01.1982 gün ve 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun’un 2.Maddesinde; “ (Değişik bent: 10/06/1994 - 4001/1 md.)İdari dava türleri şunlardır: a)(İptal: Anayasa Mahkemesi'nin 21/09/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 08/06/2000 - 4577/5.md) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) ( Değişikbent: 18/12/1999 - 4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar. 2. İdari yargıyetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekilve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarieylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisinikaldıracak biçimde yargı kararı veremezler. 3.Cumhurbaşkanının doğrudan doğruyayaptığı işlemler idari yargı denetimidışındadır.” denilmek sureti ile, idarenin tek taraflıkamu gücüne dayalı olarak ihdas ettiği işlemlerininiptali istemi ile açılacak davalarda idari yargınıngörevli olduğu belirtilmiştir. Yukarıda belirtilenmevzuat hükümlerinin uyuşmazlık konusu tasarrufla birliktedeğerlendirilmesinde; davalılardan Ankara BüyükşehirBelediyesi ile diğer davalı EGO GenelMüdürlüğünce sürdürülen toplutaşıma hizmetinin bir kamu hizmeti mesabesinde olduğu, ilknazarda bu hizmetin 4077 sayılı Kanunun 3 üncü maddesikapsamında bir hizmet olarak da nitelendirilebileceği değerlendirilsedahi, davalıların tesis ettiği işlemler ile UKOME GenelKurulu kararının tek taraflı ve kamu gücünedayalı mahiyeti itibariyle 2577 sayılı Kanun kapsamında biridari işlem olarak değerlendirilmesinin isabetli olacağı,dolayısıyla toplu taşıma hizmetinin ODTÜsınırları içinde belli süreyle durdurulmasısonucunu doğuran davalı idarelerce tesis edilen söz konusu idariişleme karşı açılacak davada adli yargı yerinin(Tüketici Mahkemesinin) değil, İdare Mahkemesinin görevlibulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nınbaşvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nınBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 13.10.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy