T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 794
KARAR NO : 2014 / 902
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Davacıların, oğlu/ kardeşleri Mikail İnak’ın, 01.01.2012 tarihinde, Bingöl-Diyarbakır karayolu üzerinde, yolun standartlara uygun yapılmaması nedeni ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeni ile uğradıkları toplamda 80.000 TL manevi zararın, olayda kusuru bulunan davalıdan tazmini istemi ile açtıkları davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1. Y.İ. 2. D.İ. 3. Z.İ. 4. F.İ. 5. A.İ. 6. M.İ. Vekilleri : Av.B.H. & Av.T.H. Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü Vekili :Av. A.E. O L A Y : Davacı dava dilekçesindeözetle; müvekkillerin oğlu/kardeşiMikail İnak'ın 01/01/2012 tarihinde Bingöl-Diyarbakırkarayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle hayatınıkaybettiğini, ölüm olayının kayan aracınşarampole yuvarlanmasından kaynaklandığını, kazasonrası Genç Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/5Değişik İş sayılı dosyasında yapılantespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; yolunkarayollarında bulunması gereken asgari hiçbir şartıtaşımadığının belirtildiğini, ölümolayından dolayı müvekkillerinin mağduriyetinin giderilmesiiçin davalı idareye yapmış oldukları başvurununreddedildiğini, kazanın idarenin hizmet kusurundankaynaklandığını belirterek, baba Yasin için 20.000TL, anne Dildane için 20.000 TL ve kardeşler Zarife, Fırat,Ahmet ile Mehmet için ayrı ayrı 10.000 TL toplamındanoluşan 80.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Bingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 20.02.2014 gün ve 2013/30 Esas,2014/87 Karar sayılı kararı ile özetle; uyuşmazlığın;davalı Karayolları GenelMüdürlüğü’nün hizmet kusurundankaynaklandığını, hizmet kusurundan kaynaklanan davalarda2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun2.maddesi uyarınca idari yargının görevli olduğu,yargı yolunun kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyleyargılamanın her aşamasında resen göz önündebulundurulabileceği gerekçesi ile davanın yargı yolununcaiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. Mahkemeninkarar örneğine şerh edildiği üzere karar; taraflarcatemyiz edilmeksizin 02.04.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili,aynı istemle; bu kez İdari Yargı yerinde davaaçmıştır. Elazığ2.İdare Mahkemesi: 06.05.2014 gün ve 2014/489 Esassayılı kararı ile özetle: 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun “Görevli ve YetkiliMahkeme” başlıklı 110.maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez.” hükmüne yerverilmiş olduğunu; dolayısıyla, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’ndan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğineilişkin kanun hükmü uyarınca davanın görümve çözümünün adli yargı mercilerinin görevalanına girdiğini belirterek, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargı yerleri arasında2247 sayılı Kanunun 19.maddesinde öngörülenbiçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının son görevsizlik kararını verenmahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacılarınoğlu/kardeşi Mikail İnak’ın 01.01.2012 tarihinde Bingöl-Diyarbakırkarayolunda, yolun standartlara uygun olmaması nedeniyle kayan aracınşarampole yuvarlanması sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasındahayatını kaybetmesi nedeniyle uğradıkları toplamda 80.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosya kapsamında yapılaninceleme neticesinde; davacılar tarafında, Mikailİnak’ın 01.01.2012 tarihinde meydana gelen tek taraflıtrafik kazasında; kayan aracın şarampole yuvarlanmasısonucu hayatını kaybetmesi nedeniyle uğradıkları80.000 TL manevi tazminatın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunandavalıdan tazmini istemi ile Bingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nedava açıldığı; ancak, davanın görevsizliknedeni ile reddine karar verilmesi üzerine, bu kez aynı istemle; Elazığ2.İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı,Elazığ 2.İdare Mahkemesi’nce 2918 sayılıYasa’nın 110.maddesi gereğince davada adli yargınıngörevli olduğu belirtilerek; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 19.maddesi gereğincegörevli yargı yerinin belirlenmesi amacı ile dosya mahkememizegönderilmiştir. 2918 sayılı Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeriidari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden Elazığ 2.İdare Mahkemesi’nceyapılan başvurunun kabulü ile, Bingöl 2.Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Elazığ 2.İdare Mahkemesi’nce yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Bingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin20.02.2014 gün ve 2013/30 Esas, 2014/87 Karar sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.10.2014gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy