T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 852
KARAR NO : 2014 / 920
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Emekli olan davacının bakmakla yükümlü olduğu kızının serbest diş hekimine yaptırdığı diş tedavisi için ödediği 2.792,00 TL tedavi giderinden, 498,96 TL’nin ödenmesi sonucu kalan kısmın ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve eksik ödenen 2.293,04 TL’nin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M. K.
Vekili :Av. H. D.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili : Av. Y. B.
OL A Y : Davacıdava dilekçesinde özetle; emekli olan davacının bakmaklayükümlü olduğu kızı HazalKısa’nın dişlerindeki rahatsızlık nedeniyleEryaman 3 no lu Sağlık ocağına başvurduğunu,26.08.2008 tarihinde 3219 protokol sayısıyla ortodonti tedavisigerektiğinden bahisle özel sağlık kurumuna sevkedildiğini, Eryaman Ağız ve Diş SağlığıPolikliniği Sağlık Hizmetleri Medikal Ticaret Ltd.Şti.’nce yapılan tedavi sonucunda 2.792,00 TL lik faturaçıkarıldığını, bu giderin 21.10.2008tarihinde kurumca ödenmesini talep ettiğinde 498,96 TL ödemedebulunulduğunu, 11.06.2009 tarihli dilekçe ile bakiyenin deödenmesini istediğini ancak kabul edilmediğini belirterek;kurumun 06.07.2009 gün 7723387 sayı ile bildirdiği işleminin iptali ve eksik ödenen 2.293,04 TL’nin yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 16.İDARE MAHKEMESİ: 05.10.2009 gün ve E:2009/1049K:2009/1138 sayılı kararında özetle; 5434 sayılıKanun kapsamındaki tedavi giderlerden kaynaklanan uyuşmazlıklaridari yargı yerlerinde görülüpçözümlenmekte iken, 5510 sayılı Kanun ile, 5434sayılı Kanunun tedavi giderlerine ilişkin hükümlerinin01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüktenkaldırıldığı, aynı Kanunda finansmanısağlayacak ve sağlamayacak sağlık giderlerinindüzenlendiği, davacının, kızının serbestdiş hekimine yaptırdığı dişleri içinödediği tedavi giderlerinin ödenmesi için başvurudabulunduğu ve bakılan davanın açıldığıtarihlerde 5510 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu,söz konusu diş tedavi bedelinin ödenip ödenmeyeceğihususunun bu Kanun hükümleri uyarınca değerlendirileceğinden,diş tedavi bedelinin ödenmesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlığınaçıklanan yasa hükümleri uyarınca adli yargıyerince (İş Mahkemelerinde) görülüpçözümlenmesi gerektiği gerekçe gösterilmeksuretiyle davanın görev yönünden reddine karar vermişve verilen karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir
Davacıaynı istemle bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA7. İŞ MAHKEMESİ: 27.04.2011 gün ve E:2009/1105,K:2011/213 sayı ile verdiği kararında; davanın kısmenkabulü ile 2.233,03 TL alacağın 01.12.2009 tarihinden itibarenyasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesinefazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiş, bu karar davalıidare vekilince temyiz edilmiştir.
YARGITAY 10. HUKUKDAİRESİ : 28.03.2013 gün ve E: 2012/13187, K:2013/6090sayılı kararında; “… Emekli Sandığıiştirakçileri açısından görevli mahkemeninbelirlenmesinde, tedavinin başladığı tarih esasalınarak; pasif sigortalılar için tedavisi 01.10.2008 tarihindenönce başlayan sigortalılar ile bunların hak sahipleriyönünden idari yargının, tedavisi anılan tarihtensonra başlayanlar yönünden adli yargının (işmahkemelerinin) görevli olduğu; aktif olarakçalışmasına devam edenler Türk SilahlıKuvvetlerinde görev yapan asker ve sivil personel ile bunlarınbakmakla yükümlü oldukları kişilerden tedavisi15.10.2010 tarihinden önce başlayan sigortalılar ilebunların bakmakla yükümlü oldukları kişileryönünden idari yargının, tedavisi anılan devirtarihlerinden sonra başlayanlar yönünden adli yargının(iş mahkemelerinin) görevli olduğu sonucunavarılmaktadır.
Somut olayda; pasifsigortalı olan davacının çocuğunun tedavisi özelsağlık kurumuna sevk edildiği 26.08.2008 tarihinde yani01.10.2008 tarihinden önce başladığından,sağlık giderinin Kurumundan tahsiline dair uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK’nun114/1-b maddesine göre dava şartı olan “yargı yolununcaiz olmaması” nedeniyle davanın usulden reddine kararverilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılışekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu…”şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar vermiştir.
ANKARA7. İŞ MAHKEMESİ: 05.06.2013 gün ve E:2013/797,K:2013/558 sayı ile, bozma kararına uyarak, taraflar arasındakiuyuşmazlığın idari yargının görevalanına girdiği anlaşıldığından 6100sayılı HMK’nun 114/1-b maddesine göre dava şartıolan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine kararvermiş ve verilen bu karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı idari veadli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının; davacı vekilininistemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece 15.maddede belirtilen hükmün aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedengönderildiği görülmekte ise de; Başkanlıktarafından, idari yargı kararının kesinleşme durumunugösteren onaylı bir örneğinin Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, emekli olandavacının bakmakla yükümlü olduğukızının serbest diş hekimine yaptırdığıdiş tedavisi için ödediği 2.792,00 TL tedavi giderinden,498,96 TL’nin ödenmesi sonucu kalan kısmın ödenmesiiçin yaptığı başvurunun reddine ilişkinişlemin iptali ve eksik ödenen 2.293,04 TL’nin yasal faizi ilebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dosyanınincelenmesinden; emekli olan davacının bakmaklayükümlü olduğu kızı HazalKısa’nın dişlerindeki rahatsızlık nedeniyleEryaman 3 no lu Sağlık Ocağına başvurduğunu,26.08.2008 tarihinde 3219 protokol sayısıyla ortodonti tedavisigerektiğinden bahisle özel sağlık kurumuna sevkedildiğini, Eryaman Ağız ve Diş SağlığıPolikliniği Sağlık Hizmetleri Medikal Ticaret Ltd.Şti.’nce yapılan tedavi sonucunda 2.792,00 TL lik faturaçıkarıldığını, bu giderin 21.10.2008tarihinde kurumca ödenmesini talep ettiğinde 498,96 TL ödemedebulunduğunu, 11.06.2009 tarihli dilekçe ile bakiyenin deödenmesini istediğini ancak kabul edilmediğini belirterek;kurumun 06.07.2009 gün ve 7723387 sayılı yazısı ilebildirilen işlemin iptaliyle eksik ödenen 2.293,04 TL’nin yasalfaiziyle birlikte tahsili istemiyle davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184)davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarındaAnayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ”hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-amaddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davalarıkapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı emeklisi olan davacı tarafındanaçılan davanın, görüm ve çözümününidari yargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 16. İdare Mahkemesinin 05.10.2009 gün veE:2009/1049, K:2009/1138 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 16. İdareMahkemesinin 05.10.2009 gün ve E:2009/1049, K:2009/1138 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.10.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy