T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 871
KARAR NO : 2014 / 924
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Davacının, sevk ve idaresindeki motosiklet ile dava dışı üçüncü kişinin aracına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davaya konu kazanın meydana geldiği yolda bulunan yol bakım ve onarım çalışmalarına rağmen, gerekli uyarı önlemlerinin almayan davalı Elazığ Belediye Başkanlığı’nın kusurlu olduğu gerekçesine dayalı olarak, araçta meydana gelen hasarın davalıdan tazmini istemi ile açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : F.G. Vekili : Av. L.Ç. Davalılar : 1. M.Ö. Vekili : Av.K.N. 2. Güneş Sigorta A.Ş.Genel Müdürlüğü (AdliYargıda) Vekili : Av. F.K. 3. Elazığ Belediye Başkanlığı (Adli ve İdariYargıda) Vekili : Av.M.T.E. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki 23 AR228 plakalı motorsikleti ile davalı Murat Özen’in sevk veidaresindeki 23 FN 386 plakalı araç arasında 23.01.2009tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadadavalının trafiğe giriş yasağı olan yolagiriş yaparak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kazasonrası Elazığ Fırat Üniversitesi AraştırmaHastanesinde yaklaşık 8 ay tedavi gördüğünüve halen tedavisinin devam ettiğini, Elazığ 1.Asliye CezaMahkemesi’nin 2009/504 Esas sayılı dosyası ile davaaçıldığını ve dosyanın halen derdestolduğunu, davalılardan Murat Özen’inkullandığı aracın davalı Güneş SigortaA.Ş.Genel Müdürlüğü tarafındansigortalı olduğunu belirterek, müvekkili için fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL madditazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalı Güneş Sigorta için poliçesindendoğan sorumlulukta sınırlı olmak üzere diğerdavalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 TLmanevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi iledavalı Murat Özen’den tahsiline karar verilmesi istemi ile 28.09.2009tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. Davacı vekilinin ElazığAsliye Hukuk Mahkemesi’ne aynı olaya ilişkin olarakverdiği 19.01.2010 tarihli dava dilekçesi ile bu kez,Elazığ Belediye Başkanlığı’nakarşı, olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesi ile maddive manevi tazminat davası açtığı; bu davanınElazığ 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/70 esasınakaydedildiği ve aynı mahkemenin 08.04.2010 gün ve 2010/70 Esas,2010/135 Karar sayılı kararı ile; Elazığ 1.AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 2009/428 Esas sayılı dosyası ilebirleştirilmesine karar verildiği ve her iki dosyayargılamasının bu esas üzerindenyürütülmesine devam edildiği tespit edilmiştir. Elazığ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi: 20.09.2012 gün ve 2009/428 Esas,2012/328 Karar sayılı kararı ile; İstem, haksızfiil nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Davacı, kendikullanımında bulunan 23 AR 228 plaka sayılı motorsiklet iledavalı Murat Özen'in kullandığı aracın çarpışmasısonucu iş görmezlik zararı ve manevi tazminat istemektedir.BK'nun 54.maddesi ( eski 818 SK’nun 46.madde) ile 56. Maddesinedayalı (eski 818 SK'nun 47.madde) manevi tazminat isteklerine esas olmaküzere bu kaza sonrası davacının bedensel zararauğradığı dosyaya sunulan belgeler ve Adli Tıpuzmanı bilirkişinin raporu ile sabit bulunmaktadır. Sözkonusu madde hükümleri uyarınca zararın tazminine kararverilebilmesi için eylemle sonuç arasında uygunnedenselliğin bulunması, bu anlamda eylemi ile zarara yol açankişinin kazada kusurunun bulunması gerekmektedir. Gerek ceza yargılamasındakiAdli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 10.12.2009 tarihliraporunda, gerekse mahkememizce talimat mahkemesiaracılığıyla aldırılan üçkişilik bilirkişi kurulu raporunda, davalı Murat Özen'inkusurunun bulunmadığı, davacının ise kısmen kusurluolduğu mütalaa edilmiştir. Ceza mahkemesinde de, Murat Özenkusursuzluğu nedeniyle beraat kararı verilmiştir. Raporlardenetime elverişli ve yasal gerekçeler içerdiğindenhükme esas alınması uygun bulunmaktadır. Bu halde eylemiile zarara yol açtığı iddia edilen diğer araçsürücüsü davalı Murat Özen yönündenzararı tazmin sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı sigortaşirketine de Murat Özen'in aracının sigortacısıolduğu için halefıyet ilkesi gereği sorumlulukyüklenemeyecektir. Bunedenle asıl davanın esastan reddi gerekmektedir. Birleşendavaya gelince; kazanın meydana geldiği yol ile ilgili davalıBelediyenin sorumluğuna ilişkin iddianın temelinde idari işve eylemlerin zararın doğumuna yol açtığıolgusu vardır. 6100 sayılı HMK'nun 3. Maddesinde her türlüidari işlem ve eylemler ile idarenin sorumlu olduğu diğersebeplerin yol açtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesineyahut kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevizararların tazminine ilişkin davalara Asliye Hukuk Mahkemelerininbakacağı belirlendiği için mahkememizce davayabakılmış ise de, söz konusu hüküm AnayasaMahkemesinin 16/02/2012 tarih ve 2011/35 E-2012/23 K sayılıilamı ile iptal edilmiş, iptal kararı 19.05.2012 tarih ve 28297sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğegirmiştir. Mahkememizin görevine ilişkin kanundaki özeldüzenleme iptal edilmiş olduğundan genel hükümgereği belediye hakkında açılan davada yargı yerimahkememiz değil idari yargı mercileridir. Göreve ilişkiniptal kararı ile açığa çıkan bu durum HMK'nunGeçici 1.maddesinin istisna hallerinden olduğu için davayadevam edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Açıklanangerekçeyle davalı Belediye hakkında açılan davadayargı yolu yönünden red kararı vermek gerekmiştir.”denilmek suretiyle, asıl davanın esastan reddine, birleşenElazığ 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/70 Esassayılı dava dosyasının yargı yolu yönündenreddine karar vermiş, karar davacı vekili tarafından temyizedilmiştir. Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 03.04.2014 gün ve 2013/5706 Esas, 2014/5028 Kararsayılı kararı ilehükmün onanmasına karar vermiş; bu şekilde karar, 1086sayılı Yasa’nın Geçici 2. ve 6100 sayılıYasa’nın Geçici 3.maddesi gereğince halenyürürlükte olan 1086 sayılı Yasa’nın440.maddesi gereğince 15.07.2014 tarihinde kesinleşmiş ve kararaşerh edilmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle; sadece davalılardan ElazığBelediye Başkanlığı’na karşı idariyargıda dava açmıştır. Elazığ 1.İdareMahkemesi: 06.08.2014gün ve 2014/938 Esas sayılı kararı ile: “..somutolaya konu trafik kazası 2009 yılında meydana gelmiş isede; 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesinde yapılandeğişikliğin yürürlüğünden önce deilk dava adli yargı yerinde açıldığından Geçici21.maddenin uygulanamayacağı ve 110.maddedeki görevhükmünün kamu düzeni kapsamında bu aşamadagözetilmesi gerektiği, dolayısıyla bakılmakta olandavanın konusunu oluşturan uyuşmazlığınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu” sonucuna varmış olup, 2247 sayılıKanun’un 19.maddesi gereğince görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında davalılardanElazığ Belediye Başkanlığı yönünden adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyasına ilişkin evrak da temin edilmek suretiyle, songörevsizlik kararını veren mahkemece, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınsevk ve idaresindeki 23 AR 228 plakalı motosiklet ile 23 FN 386plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelenkazanın gerçekleştiği yolda, yol yapımçalışmaları olmasına rağmen, gerekli uyarıönlemlerini almayan davalı BelediyeBaşkanlığı’nın hizmet kusuru bulunduğunuiddia ederek uğradığı maddi ve manevi zararındavalı idareden tazmini istemi ile açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzenive güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, davacının23.01.2009 günü sevk ve idaresindeki 23 AR 228 plakalı motosikletile davalı Murat Özen’in kullandığı aracınçarpışması sonucu davaya konu kazanın meydanageldiği, dosyada bulunan 27.04.2011 tarihli ve 03.04.2012 tarihlibilirkişi raporları içeriğinden; olay günükazanın meydana geldiği yolda, yol yapımçalışmaları yapıldığı, fakat seyirhalindeki araçlar için gerekli uyarı önlemlerininalınmadığı, bu nedenle kazanın meydana gelmesindedavalının hizmet kusurunun bulunduğunun belirtildiği, davacıtarafından da söz konusu raporlar referans alınmak sureti ileolayda davalının hizmet kusuru bulunduğu iddia edilerek, maddive manevi tazminat istemli iş bu davanınaçıldığı, Elazığ 1.Asliye HukukMahkemesi’nin 2009/428 Esas, 2012/328 Karar sayılı kararıile davalı Elazığ Belediye Başkanlığıyönünden davanın görev yönünden reddine kararverdiği ve bu kararın Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 03.04.2014gün ve 2013/5706 Esas, 2014/5028 Karar sayılı kararı ileonanarak kesinleştiği; davacının bu kez yine aynıgerekçelerle davalı Elazığ BelediyeBaşkanlığı aleyhine idari yargı yerinde maddi vemanevi tazminat istemli dava açtığı, Elazığ1.İdare Mahkemesi’nin 06.08.2014 gün ve 2014/938Esas sayılı kararı ile; davada adli yargınıngörevli olduğunu belirterek, adli ve idari yargı yerleriarasında oluşan görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemi ile 2247 sayılı Kanun’un 19.maddesiuyarınca dosyanın Mahkememize gönderilmesine karar verdiğianlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemişve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayrımına gidilmemiş veidari uyuşmazlıkların çözümünde idare vevergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural,trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Elazığ 1.İdare Mahkemesi’nceyapılan başvurunun kabulü ile, Elazığ 1.Asliye HukukMahkemesi’nce davalı Elazığ BelediyeBaşkanlığı yönünden verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ 1.İdareMahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Elazığ1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20.09.2012 gün ve 2009/428 Esas,2012/328 Karar sayılı birleşen Elazığ 2.Asliye HukukMahkemesi’nin 2010/70 Esas sayılı dava dosyasınınGÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE İLİŞKİN KARARINKALDIRILMASINA, 13.10.2014 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’IN KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy