T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 891
KARAR NO : 2014 / 931
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Emekli Sandığı (Devredilen) emeklisi olan davacının, serbest diş hekimine yaptırdığı diş tedavisine ait fatura bedelinin ödenmeyen kısmının ödenmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.B.
Vekili :Av.H.A.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekilleri :Av. S.A.
Av.S.M.
OL A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; T.C. Emekli Sandığıemeklisi olduğunu, Malatya Doğanşehir Devlet Hastanesi’ndeyapılan diş muayenesi sonucunda yapılması gerekentedavisinin 90 gün içinde kurumlarındayapılmasının mümkün olamaması nedeniyle özelsağlık kurumunda yapılması gereği üzerine serbestdiş hekimine diş tedavisini 2.769,00 TL faturakarşılığı yaptırdığını, 608,00TL lik kısmın davalı idarece ödendiğini ancak kalan tedavigiderinin ödenmediğini belirterek, 2.161,00 TL tutarındakidiş tedavi giderinin davalı idarece fatura tarihinden itibaren yasalfaiziyle kendisine ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 8.İdareMahkemesi: 31.12.2009 gün ve 2009/413 Esas, 2009/2103 Kararsayılı kararı ile özetle; 5434 sayılı Kanunkapsamındaki tedavi giderlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklaridari yargı yerlerinde görülüp çözümlenmekteiken, 5510 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanunun tedavigiderlerine ilişkin hükümlerinin 01.07.2008 tarihinde itibarenyürürlükten kaldırılarak aynı Kanundafinansmanı sağlanacak ve sağlanmayacak sağlıkgiderlerinin düzenlenmesi ve davacının, diş tedavi bedellerininödenmesi için yaptığı başvurunun reddineilişkin işlemin tesis edildiği 18.02.2009 tarihi itibariyle 5510sayılı Kanunun yürürlükte olması dikkatealındığında diş tedavi bedelinin ödenipödenmeyeceği hususunun bu Kanun hükümleri uyarıncadeğerlendirilmesi mümkün olduğundan, diş tedavibedelinin ödenmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkinişlemin iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 1, 64 ve 101. Maddeleri uyarınca adli yargı(İş Mahkemelerinde) yerinde görülüpçözümlenmesi gerektiğinden bahisle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin1/a bendi uyarınca görev yönünden reddine karar vermişve karar davacı vekiline 04.03.2010 tarihinde, davalı vekiline03.03.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, kararın tebliğiniizleyen günden itibaren 30 günlük yasal süresiiçinde kanun yollarına başvurulmadığındankesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı taleple adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Malatya İşMahkemesi: 04.11.2010 gün ve 2010/298 Esas, 2010/650 Kararsayılı kararı ile özetle, davanın kabulüne,2082,00 TL diş tedavi giderinin davacının davalı kurumabaşvuru tarihi olan 27.01.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasalfaizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesinekarar vermiş olup, karar davalı vekili tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay10. Hukuk Dairesi; 22.03.2012 gün ve 2011/525 Esas, 2012/5702 Kararsayılı kararı ile özetle; Emekli Sandığıiştirakçileri açısından görevli mahkemeninbelirlenmesinde, tedavinin başladığı tarih esasalınarak; pasif sigortalılar için tedavisi 15.10.2008tarihinden önce başlayan sigortalılar ile bunların haksahipleri yönünden idari yargının, tedavisi anılantarihten sonra başlayanlar yönünden adli yargının (İşMahkemelerinin) görevli olduğunu, EmekliSandığı’na bağlı pasif sigortalı olandavacının, davaya konu tedavisinin, sağlık sigortasıaçısından Sosyal Güvenlik Kurumu’nadevredildiği 15.10.2008 tarihinden önce, 17.09.2008 tarihindebaşladığı gözetilerek, davaya konuuyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiğinden bahisledavanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesigerektiğini belirterek hükmün bozulmasına kararvermiştir.
Malatyaİş Mahkemesi; 29.11.2012 gün ve 2012/552 Esas, 2012/1085Karar sayılı kararı ile özetle, Yargıtay bozmailamına uyarak, uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanına girdiğinden bahisle dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar vermiş, taraf vekillerininyüzüne karşı verilen karar yasal süresi içindekanun yoluna başvurulmadığından 11.12.2012 tarihindekesinleşmiş ve karara şerh edilmiştir.
Davacıvekili, idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Davalı Türk Telekom A.Ş. yönünden dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15.maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği,usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, emekli olandavacının, serbest diş hekimine yaptırdığı diştedavisi giderinin yalnızca 608.00 TL lik kısmınındavacıya ödenmiş olması nedeni ile kalan tedavi gideriolan 2.161,00 TL’nin ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacınınEmekli Sandığı iştirakçisi olarak emekliolduğu, 17.09.2008 tarihinde Malatya Doğanşehir Devlet Hastanesindediş muayenesi olduğu, söz konusu hastanede 90 güniçerisinde diş tedavisi ve protezyapılamadığından özel diş hekimine sevkedildiği, burada yapılan muayene ve tedavi giderlerinin kendisineödenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu İlMüdürlüğü’ne müracaat ettiği, ancak eksiködeme yapıldığı, buna istinaden 2.161,00 TLtutarındaki diş tedavi giderinin kendisine ödenmesi istemiyledava açıldığıanlaşılmıştır.
31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçici maddelerlekorunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlıkhizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beşfarklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesi’nin30.3.2011 tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakşekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararınınbu uyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı emeklisi olan davacı tarafındanaçılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 31.12.2009gün ve 2009/413 Esas, 2009/2103 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.10.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy