T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 816
KARAR NO : 2014 / 913
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Sürücü kursuna ait aracın, trafik içinde uygulama sınavı esnasında park halindeki araca çarpması suretiyle meydana gelen kazada oluştuğu iddia edilen zararın; davalı idarece görevlendirilen sınav komisyonu üyelerinin kusurundan kaynaklandığından bahisle; kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1-E.K.
2-İ. Ö. S. K. D..İnş.Taah.Tur.San.Tic.Ltd.Şti.
Davalı : İzmirValiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü
O L A Y : 04.06.2011 tarihinde davacısürücü kursuna ait aracın, trafik içinde uygulamasınavı esnasında park halindeki başka bir aracaçarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazasımeydana gelmiştir.
Davacı taraf, araçta oluşan2.617,00 TL maddi hasarın, davalı idarece görevlendirilensınav komisyonu üyelerinin, tehlike anında olaya müdahaleetmemesinden kaynaklandığını; sınav anında trafikmal ve can güvenliğinden ilgili makamın(valilik) sorumluolduğunu; kurumlarından bağımsız olarak, İl MilliEğitim Müdürlüğünce tayin edilmiş komisyonüyelerinin denetim ve gözetiminde devam eden sınav anında,şirketlerinin ve şahsının sorumlututulamayacağından bahisle; 2.617,00 TL maddi zararlarınınkaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte tazmini istemiyle 4.10.2012tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
İzmir 4.İdareMahkemesi 11.10.2012 gün, E:2012/1739, K:2012/1779 ve 5.12.2012 gün, E:2012/1989, K:2012/2205 sayılı kararlar ile davadilekçelerinin reddine; 28.6.2013 gün, E:2013/209, K:2013/1025sayılı karar ile de; davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar vermiş; bu kararayapılan itiraz üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi;7.11.2013 günlü, E:2013/5091, K:2013/5922 sayı ile; görevret kararı yerine süre ret kararı verilmesinde usul ve hukukauygunluk görülmediği gerekçesiyle, itirazınkabulüne ve anılan kararın bozulmasına kararvermiştir.
İZMİR4.İDARE MAHKEMESİ:22.1.2014 gün ve E:2014/5, K:2014/35 sayıile, 2577 Sayılı Yasa'nın 14.maddesinin3.fıkrasının (a) bendinde; dava dilekçelerinin görevve yetki yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı,15.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde ise 14.maddenin 3/abendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğukonularda açılan davaların reddine karar verileceğininhüküm altına alındığı; 2576 sayılıBölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve VergiMahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5.maddesinde; "1. (Değişik: 24/2/1988 - 3410/1 md.) İdaremahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecedeDanıştay da çözümlenecek olanlardışındaki:
a)İptal davalarını,
b)Tam yargı davalarını,
c)(Değişik : 8/6/2000 -4577/2 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları,
d)Diğer kanunlarla verilenişleri,
Çözümler.”hükmüne yer verilmiş olduğu; 2918 sayılıYasanın (19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik) 110. maddesinde "işleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu kanunhükümleri uygulanır." kuralının yer aldığı; dosyanın incelenmesinden; 04.06.2011 tarihinde davacısürücü kursuna ait aracın, trafik içinde uygulamasınavı esnasında park halindeki başka bir aracaçarpması suretiyle meydana gelen kazada, araçta oluşan2.617,00 TL maddi hasarın, davalı idarece görevlendirilensınav komisyonu üyesinin fren yerine gaza basarak kazanınoluşumunda payı olduğu iddiasıyla, davalı idarecetazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığının anlaşıldığı;yukarıda yazılı 2918 sayılı Yasa'nın 110. maddesihükmü gözetildiğinde, meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonuç ve kanaatine varılmış olduğugerekçesiyle; davanın 2577 sayılı Yasa'nın15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar itiraz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacı tarafbu kez, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:12.5.2014 gün ve E:2014/220, K:2014/276sayı ile, davanın; davalı idare tarafından komisyonüyesi olarak görevlendirilen kamu görevlisinin kusuru ile zararayol açtığı iddiası ile meydana gelen zararındavalıdan tahsili isteğine ilişkin olduğu; davacının, 2918 sayılı kanunun 110. maddesindeki"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlardahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıdagörülür..." hükmü uyarınca davaya bakmagörevinin adli yargı yerine ait olduğuna ilişkin İzmir4. İdare Mahkemesi'nin 2014/5-35 sayılı kararı sonrasıeldeki davayı açtığı; 2918 sayılıkanunun 110. maddesinin, trafik kazasına karışan aracın"sahibi veya işleteni" yönünden adli yargıyerinin görevli olacağını hüküm altına aldığı; davaya konu olayda, davalı idarenin işleten veya araçsahipliği sıfatının bulunmadığı; davacının, davalı tarafından sürücü kursusınavı için görevlendirilen memurun kusurludavranışının zarara yol açtığınıiddia ettiği; 2918 sayılı kanunun 123. maddesinin,sürücü kurslarının faaliyetlerinin ne şekildegerçekleştirileceğinin düzenlediği, bu kapsamdasürücü kursu sınavlarının esas ve usulleri vebunların sınavlarının İçişleriBakanlığının uygun görüşü üzerineMilli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığıncaçıkartılan yönetmelikle belirlendiği; görüldüğüüzere sınav komisyonlarının belirlenmesi, görevlendirmelerininyapılmasının davalı idarenin gerçekleştirmedurumunda olduğu idari işlem niteliğindeki davranışlarolduğu; bu şekilde görevlendirilen sınavgörevlisinin zarar veren davranışının, idarenin hizmetkusuru prensipleri kapsamında sorumluluğunu gerektirdiği,idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan davaya bakma görevinin ise 2577sayılı kanunun 2. maddesi uyarınca idari yargı yerine aitbulunduğu gerekçesiyle; yargı yolu bakımındandava dilekçesinin reddine karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlü toplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyasının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı tarafınistemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece,ekinde idari yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacı sürücü kursuna ait aracın, trafikiçinde uygulama sınavı esnasında park halindeki aracaçarpması suretiyle meydana gelen kazada oluştuğu iddiaedilen 2.617,00.TL zararın; davalı idarece görevlendirilensınav komisyonu üyelerinin kusurundankaynaklandığından bahisle; kaza tarihinden itibaren yasalfaizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “MillîEğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığıve Ulaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının görev ve yetkileri”başlıklı 8. maddesinde; “1. Motorlu araçsürücülerinin yetiştirilmesi için 123 üncümadde gereğince sürücü kursları açmak,özel sürücü kursu açılmasına izin vermek,bunları her safhada denetlemek
2.Sürücü adaylarının teorik ve uygulamalısınavlarını yapmak ve başarılı olanlara sertifikaverilmesini sağlamak
3.Okul öncesi, okul içi ve okul dışı trafikeğitimini düzenleyen trafik genel eğitim planıhazırlamak ve ilgili kuruluşlarla iş birliği yaparakuygulamak” bu Kanun kapsamında Millî EğitimBakanlığının görev ve yetkileri olaraksayılmış; “ Sürücüadaylarının sınavları ile sürücübelgelerinin verilmesi esasları” başlıklı42.maddesinde; “Sürücükurslarında teorik eğitimini tamamlayan sürücüadaylarının teorik sınavları yazılı ya daelektronik ortamda Millî Eğitim Bakanlığıncayapılır.
Uygulamalısürücü eğitimini sürücü kurslarındanalan ve teorik sınavda başarılı olanlar MillîEğitim Bakanlığınca yapılacak uygulamalısürücü sınavına girmeye hak kazanır; busınavda da başarılı olanlara motorlu taşıtsürücüsü sertifikası verilir.
Sürücülerineğitimleri ve sınavları, eğitimlerin vesınavların süresi, içeriği veyapılacağı yerlerin özellikleri, sınavyapıcıların nitelikleri ve eğitimi ile diğer usul veesaslar İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınarak Millî EğitimBakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklebelirlenir.(…)” hükmüne; yine aynı Kanunun“Sürücükursları” başlıklı 123.maddesinde; “(Değişik: 18/1/1985 - KHK 245/14 md.; değiştirilerek kabul:28/3/1985-3176/14 md.)
Motorlutaşıt sürücüsü yetiştirmek,yetişmiş olanlara sınav sonucu sertifika vermek, trafik ileilgili öğretim ve eğitim yaptırmak üzere kamukurumları ile diğer hakiki ve hükmi şahıslara MilliEğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca ilgilimevzuatına göre sürücü kursları açma izniverilir.
Sürücükurslarının sürücü belgesi cinslerine göresınıflandırılması, hangi sınıf kursunkimler tarafından açılabileceği, öğretimve eğitim konuları ile metodu, kurs süreleri, kurslar için eğitim ve öğretimde kullanılacak bina, araç,gereç ve teçhizatın nitelik ve niceliği, teminatmiktarları, sertifika sınavlarının esas ve usulleri,sertifika aranmayacak sürücü belgesi sınıfları vebunların sınavları İçişleriBakanlığının uygun görüşü üzerineMilli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığıncaçıkartılan yönetmelikle belirlenir.
(Değişik: 17/10/1996 - 4199/39 md.) Ancak, gerçek ve tüzel kişilertarafından kurs açılmayan il ve ilçelerde bu kurslardevlet tarafından açılabilir.
(Değişik:21/5/1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükümlerine ve yönetmeliktekişartlara uymadıkları, mülki idare amirlerincegörevlendirilen yetkililer veya Milli Eğitim Bakanlığıyetkilileri tarafından tespit edilen kursların sahiplerine,olayın özelliğine göre belirlenecek süre içindeşartlara uymaları yazılı olarak bildirilir. Bu süreiçinde şartların yerine getirilmemesi halinde kurs sahipleri18 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar.Ayrıca, kurs onbeş günden az olmamak üzere mülki amirlercegeçici olarak kapatılır. Bu süre 625 sayılıÖzel Öğretim Kurumları Kanunu hükümleriuyarınca gerekli işlemler sonuçlandırılıncayakadar uzatılır.
(Değişik:21/5/1997 - 4262/4 md.) Belge alınmadan açılan kurslarınsahipleri üç aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ve108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılır.Ayrıca, belge alınmadan açılan kurslar zabıtacakapatılır.” Hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; 04.06.2011 tarihinde davacı sürücü kursunaait 35 TS 802 plakalı aracın, trafik içinde uygulamasınavı esnasında, A.Yavuz Caddesinden gelip 666 sokak kavşağındangeri meydan istikametine dönüş yapmak isterken parkhalindeki 35 AAN 12 plakalı araca çarpması suretiyle meydanagelen kazada, araçta oluşan 2.617,00 TL maddi hasarın,davalı idarece görevlendirilen sınav komisyonu üyelerininhatalı tutumlarından kaynaklandığı iddiasıyla,davalı idarece tazminine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesininson fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli olduğundan, İzmir 6.Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 6.Asliye HukukMahkemesi’nin 12.5.2014 gün ve E:2014/220, K:2014/276sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13.10.2014 gününde Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy