T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 785
KARAR NO : 2014 / 896
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ankara A. T. S. Şti Vekili : Av. T. T. Davalı : İdariYargıda 1- İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. A. K. 2- Kağıthane BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. S. Y. Adli Yargıda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. B.M. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; sigorta şirketininsigortalıs olan 34 UZJ 47 plakalı aracın AltınayCaddesinden Cendere Caddesine katılmak üzere kavşağagireceği sırada yolda oluşan münferit çukursebebiyle kaza yaptığından bahisle araçta meydana gelen3.004,00 TL’lik maddi zararın ödeme tarihinden itibaren yasalfaiziyle birlikte tazmin edilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 10. İDARE MAHKEMESİ: 30.10.2012gün ve E:2011/607, K:2012/1808 sayı ile, UyuşmazlıkMahkemesi Kararları ve 2918 sayılı Yasa’nın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde meydana gelen zararın tazmini istemiyle 8.4.2011tarihinde açılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın2577 sayılı Kanun’un 15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bukarara karşı İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilince itirazda bulunulmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi : 27.3.2013 gün ve E: 2013/3387, K: 2013/4339 sayı ile, itirazınreddine, kararın onanmasına karar vermiş, İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı kararındüzeltilmesi isteminde bulunmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi :24.9.2013 gün ve E: 2013/14363, K: 2013/12137 sayı ile karardüzeltilmesi isteminin reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı şirket vekili aynı istemle adliyargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 46. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 1.7.2013 gün ve E: 2012/350, K:2013/167 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığınniteliği itibari ile davalı idarenin hizmet kusuruna dayalıtazminat davası niteliğinde bulunması dikkate alınarak 6100sayılı HMK’nın 1, 114 ve 115. maddeleri gereğince,dava konusu rizikonun gerçekleştiği tarihin 13.4.2010olduğu dikkate alınarak görevin İdari YargıMahkemeleri görev alanına girdiği Mahkemelerincebenimsendiğinden, yargı yolu yönünden davanın reddigerektiği kanaatine varılmış olup, işbu davalarınTTK 4 ve 5. maddesinde sayılan ticari davlardan olmadığı,2918 sayılı KTK’nın 85, 91. maddeleri gereğinceaçılan hizmet kusuruna dayalı davanın Ticaret Mahkemesigörev alanına girdiğine ilişkin yasal bir düzenlemebulunmadığından, hizmet kusurundan kaynaklanan işbu davadagörevli mahkeme olan İdari Yargı Mahkemeleri olduğukanaatine varılarak, işbu uyuşmazlığınçözümünde HMK 1 ve 2. maddeleri gereğince davadilekçesinin görev yönünden reddi gerektiği gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; adli ve idari yargı yerleri arasında davalılardanİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıyönünden anılan Yasanın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı şirket vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece; idari yargı dosya fotokopisi ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve davalılardanİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıyönünden usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalıaracın uğradığı hasarı ödeyen sigortaşirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan birrücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesisonucunda; Şirkete sigortalı vasıtanıngeçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, İstanbul46. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 46. AsliyeTicaret Mahkemesi’nin 1.7.2013 gün ve E:2012/350, K: 2013/167 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 13.10.2014 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy