T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 903
KARAR NO : 2014 / 937
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5, 47/1-a ve 30/1-b. madde-leri uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, sürücü belgesi geri alma tutanağı hakkında ayrıca dava açılmış olsa dahi, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :H.Y. Davalı :Sancaktepe Trafik Denetleme Büro Amirliği, Gelirler İdaresiBaşkanlığı O L A Y : İstanbul Valiliği İl EmniyetMüdürlüğü Sancaktepe Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğünce, alkollü araçkullandığı, trafik işaretlerine uymadığı vegörüşü engelleyecek süs eşya veçıkıntıları olan araçkullandığının tespit edildiğinden bahisle, davacıadına 5.2.2011 gün ve FU-377501 seri-sıra sayı ile trafiksuç tutanağı düzenlenerek davacıya 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5, 47/1-a ve30/1-b. maddeleri uyarınca toplam olarak 870,00 TL. idari para cezasıverilmiş, aynı birim tarafından sürücü belgesigeri alma tutanağı düzenlenmiştir. Davacı, idari paracezasının iptali istemiyle adli yargıyerine itirazda bulunmuştur. İSTANBULANADOLU 21. SULH CEZA MAHKEMESİ; 6.1.2014 gün ve D.İş:2013/412sayı ile; idari para cezası yanında davacınınehliyetinin geri alınması kararı da verildiğiaçıklanarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun27/8. maddesine göre idari para cezası yanında idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun reddinekarar vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı, bukez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL 6.İDARE MAHKEMESİ: 11.2.2014 gün ve E:2014/365, K:2014/207sayı ile; dava konusu para cezasınınverilmesine dayanak teşkil eden 2918 sayılıKanun’da bu Kanun hükümlerinegöre verilen idari para cezasına karşı başvuru yolugösterilmediğinden Kabahatler Kanunu’nun 27/1. maddesiuyarınca davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, yapılan itiraz üzerine,verilen karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesince onanmaksuretiyle kesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adli ve idari yargıyerleri arasında, 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının; davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilen yöntemin aksine öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası temin edilmedengönderildiği görülmüş ise de, dosya içindebulunan belgelerden adli yargı yerince verilen görevsizlikkararının kesinleşmiş olduğu ve sonuçta usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıl-dığından,görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/5, 47/1-a ve 30/1-b. maddeleriuyarınca verilen para cezasının kaldırılmasıistemiyle açılmıştır. 13.10.1983tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48.maddesinin beşinci fıkrasında(Değişik: 8/1/2003 -4785/3 md), “Yönetmelik ile belirtilen miktarlarınüzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yılsüreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira paracezası uygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarınca çıkarılacakyönetmelikte gösterilen sürücüdavranışlarını geliştirme eğitimine tabitutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgelerisüresi sonunda iade edilir. Üç veya üçtenfazlasında ise, sürücü belgeleri beş yılsüreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamaküzere hafif hapis cezası ile birlikte 532 600 000 lira hafif paracezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme vepsikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme vemuayene sonrasında uygun görülenlere, geri alma süresisonunda sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknikdeğerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasınadair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir” denilmekte iken,maddenin beşinci fıkrası,“Yapılan tespit sonucunda0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araçkullandığı tespit edilen sürücülerhakkında,fiili bir suç oluştursa bile,700 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesialtı ay süreyle geri alınır.Hususi otomobildışındaki araçları alkollü olarak kullanansürücüler bakımından promil alt sınırı0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarak araç kullanma nedeniylesürücü belgesi geri alınan kişiye,son ihlalingerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıliçinde;ikinci defasında 877 Türk Lirası idari paracezası verilir ve sürücü belgeleri iki yılsüreyle,üç veya üçten fazlasında ise,1.407Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgeleri her seferinde beşer yıl süreyle gerialınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla; “Sürücübelgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncımaddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır” denilmek suretiyle onikinci fıkra eklenmiştir. AnılanKanun’un, “Trafik zabıtasının görev ve yetkisınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetleriniyürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı; a)Trafik zabıtası: Trafik zabıtası görevisırasında karşılaştığı acil ve zorunluhallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülki idare amirlerince, emniyetve asayiş bakımından zorunlu görülen hallerdışında, trafik zabıtasına genel zabıtagörevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz. b)Genel Zabıta: Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterliolmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” denilmiş; “Trafikişaretlerine uyma” başlığı altındadüzenlenen 47. maddesinde, “Karayollarından faydalananlaraşağıdaki sıralamaya göre; a)Trafiği düzenleme ve denetimle görevli trafik zabıtasıveya özel kıyafetli veya işaret taşıyan diğeryetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine, b)Trafik ışıklarına, c)Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleriile belirtilen veya gösterilen hususlara, d)Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmeliktegösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veyayükümlülüklere, Uymak zorundadırlar”, “Araçların teknikşartlara uygunluğu” başlığı altındadüzenlenen 30. maddesinde ise, “Araçların, esaslarıyönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygundurumda bulundurulması zorunludur. a)(Değişik:21/5/1997 - 4262/4 md.) Servis freni, lastikleri,dış ışık donanımından yakını veuzağı gösteren ışıklar ile park, fren vedönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknikşartlara aykırı olan araçları kullanansürücüler 1 800 000 lira para cezası, b)(Değişik: 21/5/1997 - 4262/4 md.) Diğer eksiklik vebozuklukları bulunan araçlarla, görüşüengelleyecek veya bir kaza halinde içindekiler için tehlikeliolabilecek süs aksesuar eşya ve çıkıntılarıolan araçları kullananlarla, karayolunu kullananlar içintehlike yaratacak şekilde olan veya görüşüengelleyecek ve çevredekileri rahatsız edecek derecede duman veyagürültü çıkaran araçları kullanansürücüler 3 600 000 lira para cezası, İlecezalandırılırlar. Bu maddenin (a)bendinde belirtilen eksiklik ve bozuklukları bulunan araçlar,teknik şartlara uygun duruma getirilinceye kadar trafikzabıtasınca trafikten men edilebilir. (b) bendindeki şartlarauymayan ve uyumsuzluğu trafik emniyetini tehlikeyedüşürmeyecek nitelikte olan araçların şartlarauygun duruma getirilmesi ihtar olunur. İhtarda verilen süreiçin teknik şartlara uygun duruma getirilmediğinin tespitihalinde araç trafik zabıtasınca trafikten men edilir.”hükmü yer almıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116.maddesi kapsamında araç tescil plakasına göredüzenlenenler dışında trafik zabıtasıncauygulanan idari para cezalarına karşı açılandavaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması;Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüştür. 1.6.2005tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nce, sözü edilen Kanun’undiğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlarakarşı yapılacak itirazlara ilişkin görevhükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağıolan yasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullarıtaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendindebelirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari paracezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinolanlarına karşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacakitirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevlikılındığına ve bu nedenle doğan görevuyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevlibulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005 tarihli ve5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncü maddesinideğiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun; a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargımerciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikteidari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve CezalarınUygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’adahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektirensuçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh ceza mahkemeleriningörevi dışında tutulmuş iken;12.7.1013 tarihli 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılan değişiklikile, maddenin başlığı, “Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki”;şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 incimaddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında yazılı “100 ceza puanınıdoldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin gerialınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevliler yetkilidir. Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dairverilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerceilgili trafik birimlerine gönderilir. Bu Kanuna göregörülen davalar, diğer kanunlara göre görülendavalarla birleştiri-lemez. ……. ” denilerekyeniden düzenlenmiştir. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde ise,“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerinegetirilmemesi, b) İşyerininkapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin gerialınması, d) Kara, denizveya hava nakil aracının trafiktenveya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilmiştir. Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin karar,2918 sayılı Kanun’un 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten önceki112. maddesi ve 5326 sayılı Kanun uyarıncaincelendiğinde, 2918 sayılı Kanun’un, bu Kanun’dakisuçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinindüzenlendiği 112. maddesi uyarınca, sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkindavaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için ehliyetin geri alınmasına ilişkinhükümlerin geçici istisnalar içindesayıldığı dikkate alındığında;sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idaremahkemesine ait olduğu kuş-kusuzdur. UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilengörevsizlik kararlarının kaldırılmasınakarar verilmiştir. Somut olayda, adli yargı yerince idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak sürücü belgesi geri alma tutanağıda düzenlendiği, bu nedenle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğu ileri sürülmüş ise de, davanın sadece idari para cezasına karşı açılmışolduğu, ancak aksi takdirde dahi; 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde,oluşacak olan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle açılan davanın da adli yargı yerindegörüleceği açıktır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen trafik para cezasının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nda son olarak 12.7.2013 gün ve 6495 sayılıKanun’la değişiklik yapıldığı, bu haliylede idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği anlaşıl-mıştır.Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 21. Sulh Ceza Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul Anadolu 21. SulhCeza Mahkemesinin 6.1.2014 gün ve D.İş:2013/412 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.10.2014gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy