T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 800
KARAR NO : 2014 / 905
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hak-kında Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H. Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş.
Vekili : Av. H.C.
Davalı : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
OLAY :Davacının 15.4.2013 gün 05:04-05:17 saatleri arasındayayınladığı “Hayatımız Film” isimlisinema filminin tanıtım programının bazısahnelerindeki sigara görüntüsünün, teknikaçıdan izleyicilerin algılayamayacağı halegetirilmesi mümkün olduğu halde, herhangi bir kapatma,maskeleme, montajlama veya mozaikleme yönteminebaşvurulmadığı ve görüntününolduğu gibi açık bir şekildeyayınlandığından bahisle, Radyo ve TelevizyonÜst Kurulunun 30.7.2013 gün ve 33 sayılı kararı ile, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 3. maddesinin altıncıfıkrasına aykırı yayın yapıldığınedeniyle, davacıya aynı Kanun’un 5. maddesinindördüncü fıkrası uyarınca 73.263 TL idari paracezası verilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur.
ANKARA 1. SULH CEZA MAHKEMESİ: 31.10.2013gün ve D. İş:2013/931 sayı ile, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kararlarınakarşı 6112 sayılı Radyo veTelevizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri HakkındaKanun’un 32/9. maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre verilenidari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanun hükümlerine göreyargı yoluna başvurulabileceği belirtildiğinden davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, yapılanitiraz Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.2.2014 gün ve D.İşNo:2014/106 sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 4. İDAREMAHKEMESİ: 17.6.2014 gün ve E:2014/784 sayı ile, dava konusupara cezasının verilmesine dayanak teşkil eden 4207 sayılıYasa’da bu Kanun hükümlerine göre verilen idari paracezasına karşı başvuru yolu gösterilmediğinden KabahatlerKanunu’nun 27/1. maddesi uyarınca davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin dördüncüfıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptaliistemiyle açılmıştır.
4207sayılı Kanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinindördüncü fıkrasında,“3 üncü maddeninaltıncı fıkrasındaki yasağın görselyayın yoluyla ihlal edilmesi halinde; yerel yayın yapan kuruluşlar,bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,bölgesel yayın yapan kuruluşlar, beşbin TürkLirasından onbin Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapankuruluşlar, ellibin Türk Lirasından yüzbin TürkLirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir” denilmekteiken, fıkra 10.9.2014 gün ve 6552 sayılı Kanun’un111. maddesiyle “ 3 üncü maddenin altıncıfıkrasındaki yasağın görsel yayın yoluyla ihlaledilmesi hâlinde, yasağa aykırı yayın yapan medyahizmet sağlayıcı kuruluşa ihlalinağırlığı ve yayının ortamı vealanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespitedildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişimgelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari paracezası verilir. İdari para cezası miktarı, on bin Türklirasından az olamaz. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon ÜstKurulu yetkilidir.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir. “Diğerkoruyucu önlemler” başlığı altındadüzenlenen 3. maddesinin altıncı fıkrasında ise, “Televizyondayayınlanan programlarda, filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde,reklam ve tanıtım filmlerinde tütün ürünlerikullanılamaz, görüntülerine yer verilemez” hükmüyer almıştır.
Somut olayda, dava4207 sayılı Tütün ÜrünlerininZararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunuyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılmışolup, 4207 sayılı Kanun’da, idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmemiştir.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 günve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’da da bu para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 4. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.10.2013gün ve D. İş:2013/931 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.10.2014gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy