T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 786
KARAR NO : 2014 / 897
KARAR TR : 13.10.2014
ÖZET : Emekli Sandığına tabi iken vefat eden babasından dolayı yetim aylığı alan davacının, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine ve borç çıkartılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A. S.
Vekili :Av. Ş. S.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili :Av. E. S. A.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacınınbabasının, T.C. Emekli Sandığı emeklisi iken, vefatetmesi üzerine davacıya babasından dolayı yetimaylığı bağlandığını; ancak,davalı idarenin 31.07.2012 tarih ve 13625876 sayılı işlemiile, davacının muvazaalı boşandığınıntespit edilmesi üzerine söz konusu aylığın kesilmesinekarar verdiğini ve ödenen maaşları faizi ile birlikte geri istediğini;davalı idarenin işleminin hukuka aykırı olduğunubelirterek; usulsüz işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
ZONGULDAK İDARE MAHKEMESİ : 16.10.2012 gün ve E: 2012/1494, K: 2012/1362sayı ile, 5510 sayılı Kanunun 56. ve 96. maddeleri uyarıncadavacının yetim aylığının kesilmesi vegeçmiş dönemde ödenen aylıkların borççıkartılmasına ilişkin işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın,aynı Kanunun 101. maddesi hükmü uyarınca İşMahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekmekteolup, bu davanın görev yönünden Mahkemelerince incelenmeolanağı bulunmadığı sonucunavarıldığı gerekçesiyle, davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynıistemle adli yargı yerinde dava açmıştır.
ZONGULDAK 1. İŞMAHKEMESİ : 13.5.2014 günve E: 2013/8, K: 2014/312 sayı ile, davanın yetim aylığınınbağlanmasına ilişkin olduğu, davacının ölenbabasından dolayı yetim aylığıbağlanmasını talep ettiği, davacının babasınınemekli sandığına tabi olarakçalıştığı, dolayısıyla dava konusuuyuşmazlığın 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olduğu, 5434 sayılı Yasanınuygulanması gereken uyuşmazlığın idariyargının görev alanına girdiği gerekçesiyledava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığınedeniyle görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili,idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine, idari yargıdosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Emekli Sandığına tabiiken vefat eden babasından dolayı yetim aylığı alandavacının, boşandığı eşiyle birlikteyaşadığı nedeniyle aylığının kesilmesi vegeçmiş yıllara ilişkin borççıkartılmasına ilişkin davalıidare işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Dosya kapsamında bulunandavacının müracaatı ve bunun üzerinde davalıkurum tarafından düzenlenen Yetim Aylığı Bağlamakararı içeriğinden, davacının müteveffababasının 5434 sayılı Yasaya tabi olarakçalışırken vefat ettiğininanlaşıldığı, bu itibarla müteveffa’nın5434 sayılı Yasa kapsamında olduğu tespit edilmiştir. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreişlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakşekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmayadevam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halindede adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılıKanunun yürürlüğüyle birlikte, artık SosyalSigortacılık esasına göre faaliyet gösteren veyaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlarve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerinniteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusukuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzmanmahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ileortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığıalmakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerindenileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden SosyalGüvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağımuamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem”niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihten önce kamu personeli olan babasından dolayı kendisineyetim aylığı bağlanan ve boşandığıeşiyle beraber yaşadığının tespitedildiğinden bahisle yetim aylığının kesilmesineilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle davacıtarafından açılan davanın, görüm veçözümünün; gerek 5510sayılı Yasanın 56.maddesinin, yürürlüktenkaldırılan 5434 sayılı Yasanın 75.maddesiningenişletilmiş hali olması, Yasanın dava konusu olayailişkin 56.maddesinin son fıkrasının 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe girmesi; buna karşılıkdavacıya, 5434 sayılı Yasa hükümlerine göre, babasındandolayı yetim aylığı bağlanması işleminin5434 sayılı Yasa uyarınca tesis edilmesi hususları dagözetildiğinde, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Zonguldakİdare Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Zonguldak İdare Mahkemesi’nin16.10.2012 gün ve E: 2012/1494, K: 2012/1362 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.10.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy