T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 821
KARAR NO : 2014 / 843
KARAR TR : 22.9.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :N.Y.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av.D.G.
O L AY : Balıkesir ilTelekom Müdürlüğü'nde görev yapmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeniyle, 4046 sayılı Yasa uyarınca 17.7.2006tarihinde Balıkesir İl Sosyal HizmetlerMüdürlüğü emrine atanan davacı, 40+40TL’lik ek ödemenin ve 2,32’lik enflasyon farkınınmaaş nakil ilmühaberine yansıtılması içinyapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkinBalıkesir İl Telekom Müdürlüğünün07.10.2011 tarih ve 381206 sayılı işleminin iptali ile maaşnakil ilmühaberinin yeniden söz konusu tutarlar eklenerekdüzenlenmesi istemiyle, 26.10.2011 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Balıkesirİdare Mahkemesi:31.10.2011 gün ve E:2011/1707, K:2011/1439 sayıile, hisselerinin tamamı Hâzineye ait olan TürkTelekomünikasyon A.Ş’nin, "Türk Telekom AnonimŞirketinin % 55 oranındaki hisselerinin blok olaraksatışına ilişkin nihai devir işlemlerine dairkararın yürürlüğe konulması hakkında karar"başlıklı 25.07.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı BakanlarKurulu Kararı uyarınca %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışının gerçekleştirildiği ve bu suretleTürk Telekomünikasyon A.Ş’nin özelleştirilmesisürecinin tamamlandığı; bu itibarla, 406 sayılıkanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirketolan, hisse devir sözleşmeleri tamamlanarak özelleştirilenve Hazine hissesinin %50’nin altma düşmesiyle kamu iktisadikuruluşu olmaktan çıkarak kamu iştirakçisi halinegelmesi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanan mevzuata tabibulunmayan Türk Telekomünikasyon A.Ş’ni kamu kurumu olarakkabul etmek mümkün olmadığından, adı geçenşirketin (davalının), davacının talebinin reddiyönünde tesis edilmiş olan işlemini de, idari işlemile ilgili olarak yukarıda aktarılan bilgiler doğrultusunda,idari bir işlem kabul etmenin hukuken mümkünolmadığı; bu nedenle, davacının, mahrumkaldığını öne sürdüğü parasalhakları için halen çalışmakta olduğu idareyebaşvurarak, başvurusunun reddi halinde bu işleme karşıdava açması gerekirken, idari bir makam olmayan özel hukuktüzel kişiliğini haiz Türk Telekomünikasyon A.Ştarafından davacı hakkında tesis edilen işlemekarşı açılan davanın görüm veçözümünün adli yargının görevalanına girdiği gerekçesiyle; davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş; bu karar davacı tarafından temyizedilmiştir.
Danıştay5. Dairesi: 5.7.2012 gün ve E:2012/1821, K:2012/5111 sayı ile,davalı şirketin imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetininyürütmekle görevli ve yetkili kılınmasınedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıolarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasahükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunan personeliilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenen davalışirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiğiişlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna varıldığıve aksi yöndeki kararda isabet görülmediğigerekçesiyle davacının temyiz isteminin kabulüyle Balıkesirİdare Mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar vermiş;karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 16.4.2013 gün ve E:2013/91, K:2013/3073 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Davadilekçesinin tebliğ edilmesi üzerine davalı vekilincebirinci cevap dilekçesinde, davanın adli yargınıngörev alanına girdiği öne sürülerek görevitirazında bulunulmuştur.
BALIKESİRİDARE MAHKEMESİ:19.3.2014 gün ve E:2013/1365 sayı ile,bakılan uyuşmazlığa konu edilerek iptali istenilen idariişlemin kamu gücünü kullanan davalı idarece tektaraflı irade beyanı ile tesis edilmiş olduğu, kamugörevlisi olarak görev yapan davacıya eksik ödemeyapılıp yapılmadığının tespiti suretiyle bakılandavanın hukuki çözümlemesinin yapılacağıdikkate alındığında davanın görüm veçözümünde idari yargı yeri görevli olupgörev itirazının yerinde görülmediğigerekçesiyle; davalı idarenin görev itirazınınreddine, davaya bakmakla Mahkemelerinin görevli olduğuna kararvermiştir.
Davalıvekilince süresi içinde verilen dilekçe ile olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, davadosyası ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; Telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamuhizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50' nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu; özelleştirme kapsamında bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'deki tamamı Hazineye ait bulunanhisselerden % 55'inin, Bakanlar Kurulu'nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146sayılı "Türk Telekomünikasyon AnonimŞirketinin" % 55 oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar"ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'nesatıldığı; Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamutüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiğiasli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamugörevlileri eliyle görülür" hükmününyer aldığı; 406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunla değişik birincifıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekomda çalışmaya devameder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmünün yeraldığı; bu duruma göre, davalı Türk Telekomhisselerinin devrinin fiilen gerçekleştiği tarihten sonradavacı ile davalı şirket arasındakiuyuşmazlığın, 01/01/2006 tarihinden itibaren yeni nakilbelgesi düzenleninceye kadar geçen süre içinde tahakkukeden zam ve tazminatlar ile maaş nakil ilmühaberinindüzenlendiği tarihinden itibaren ödenmesi gerektiği haldeödenmeyen eksik ücretlerinin yasal faizi ile ödenmesi vedavalının redde ilişkin işleminin iptali talebindenkaynaklandığı; öte yandan, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: / "a) (Değişik: 8.6.2000-4577/5md) idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, / İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, /(Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar." idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabileceği; dolayısıyla, davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, ortada idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmenin olanaksız olduğu; belirtilentüm bu hususlara göre, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevlibulunduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ınBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan22.9.2014 günlü toplantısında;
l-İLK İNCELEME:Dosya örneğiüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ileDanıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıtarafından; 40+40 TL’lik ek ödemenin ve 2,32’likenflasyon farkının maaş nakil ilmühaberineyansıtılması için yapmış olduğubaşvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile maaş nakililmühaberinin yeniden söz konusu tutarlar eklenerek düzenlenmesiistemiyle açılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır” denilmiş;anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleride dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamudakaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararasıses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır.
Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayinolunur” hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü,4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişikliklersonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6.md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü)kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesininverdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan “TürkTelekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı Kurumdaçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve sonrasındakamu kurumu emrine atanan davacı tarafından; 40+40 TL’lik eködemenin ve 2,32’lik enflasyon farkının maaş nakililmühaberine yansıtılması için yapmışolduğu başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle26.10.2011 tarihinde dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Balıkesir İdare MahkemesininGörevlilik Kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Balıkesir İdare Mahkemesinin 19.3.2014 gün veE:2013/1365 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 22.9.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan V. Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy