T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 906
KARAR NO : 2014 / 886
KARAR TR : 22.9.2014
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :F.Y.
Vekili : Av. K.H.
Davalı :Başbakanlık Gümrük ve MuhafazaMüdürlüğü
(Kaçakçılık İstihbarat ve Narkotik ŞubeMüdürlüğü)
Vekili : Av. R.P.
O L A Y :İstanbul Kaçakçılık İstihbarat ve NarkotikGümrük Muhafaza Müdürlüğü’nceyapılan soruşturma sırasında, ARKU 837187-9 ve ARKU832118-4 numaralı konteynerlerin açılarak heyet marifetiyleyapılan tespitlerde C. Tekstil Dış. Tic. A.Ş. ve M.Tekstil. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmalar tarafından yurtdışı ihracat beyannamesi verilen, EX 022178 gümrükçıkış beyannamesine ait 2008/DI-00189 DİİBkapsamında ithal edilen 17.500 adet erkek pantolon, EX 022197gümrük çıkış beyannamesine ait 2007/DI-03754DİİB kapsamında ithal edilen 16.000 adet erkek pantolon - 7.500adet bayan pantolon, EX 022149 gümrük çıkışbeyannamesine ait 2007/DI -02659 DİİB kapsamında ithal edilen9.355 adet kadife ceket , EX 022160 gümrükçıkış beyannamesine ait 2007/DI -04832 DİİBkapsamında ithal edilen 41.620 adet erkek gömlek, EX 022170gümrük çıkış beyannamesine ait 2007/DI-03860DİİB kapsamında ithal edilen 12.685 adet denim etek olarak beyanedilen, yurt içinde işlenip, ihracat yapılmak üzere ithaledilen eşyaların beyannamelere uygun olmadığı kargotürü eşyalar olduğu, ithal eden DİİB İthalbeyannamesini veren firmaların farklı olduğu ve ihracata konuihraç beyannamelerini tanzim edip imzalayan Rota GümrükMüşavirliği yetkilisinin T.A. olduğuaçıklanarak, C. Tekstil Dış. Tic. A.Ş. ve M. Tekstil. San ve Tic. Ltd .Şti unvanlı firmalar ile DİİBkapsamında yurda ithal eden farklı şirket yöneticileri veihracat beyannamesini imzalayan gümrük müşaviri ile ilgiliolarak, O.Ü., E.T., Ş.B.K., F.Y., K.Y., T.A., S.M., S.T. vedavacı A.T. hakkında DİİB kapsamındayurda ithal edilen eşyayı gümrük işlemiyapmaksızın yurda soktuklarından bahisle yapılan ihbarüzerine, Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı Kabahat Bürosunun 31.12.2010gün ve Kabahat Defteri No:2010/2288, Karar No:2010/2491 sayılıkararı ile, EX 022149 gümrük çıkışbeyannamesine ait 2007/DI-02659 DİİB kapsamında ithal edilen 9.355adet kadife ceket ile ilgili olarak, “dahilde işleme vegümrük kontrolü altında işleme rejimi çerçevesindeülkeye getirilen eşyayı, gümrük işlemlerinigerçekleştirmeksizin serbest dolaşıma sokmak” eylemininkabahat olduğu değerlendirilerek, davacı ile E.T. ve T.A.’ün, 5607 sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4. maddesininikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 112.559,27 TL idaripara cezası ile cezalandırılmalarına kararverilmiştir.
Davacıvekili, idari yaptırım kararının kaldırılmasıistemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.
BÜYÜKÇEKMECE 7. SULHCEZA MAHKEMESİ: 30.12.2013 gün ve D.İş:2013/1 sayıile; 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi ile yenidendüzenlendiği ve bu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesiolarak gösterildiği gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL 8. İDARE MAHKEMESİ; 12.5.2014 gün ve E:2014/402,K:2014/762 sayı ile, savcılık tarafından verilen idariyaptırım kararının, 5326 sayılıYasa’nın 23. maddesi uyarınca verildiği, bu kararakarşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesinin altıncıfıkrası uyarınca sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceğiaçıklanarak, Uyuşmazlık Mahkemesi kararları emsalalınarak, açılan davanın görüm veçözüm görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Zehra AylaPERKTAŞ’ın Başkanlığında, Üyeler:Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 22.9.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkûmiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önünealındığında, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4.maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır.
5607 sayılıKanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinindokuzuncu fıkrasında, “Geçici ithalat, dahildeişleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokan kişiye, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir”, “Nitelikli haller”başlığı altında düzenlenen 4. maddesinin ikincifıkrasında, “Bu Kanunda tanımlanan suçların,üç veya daha fazla kişi tarafından birlikteişlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranındaartırılır”,“Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idari paracezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14 üncümadde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinegöre kanun yoluna başvurulabilir” denilmekte iken; Kanunun 3.maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddenindokuzuncu fıkrası ise, “İhracatgerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibigöstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malıncins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererekilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veyaparasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkarsağlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraçedilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir farkbulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılıGümrük Kanunu hükümlerine göre işlemyapılır” şeklinde önce 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 54. maddesi ile yeniden düzenlenmiş,fıkrada yer alan “İhracat gerçekleşmediğihalde gerçekleşmiş gibi göstermek ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik göstererek ilgili kanunhükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasaliadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkarsağlayan” ibaresi “İlgili kanun hükümlerinegöre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmakamacıyla ihracat gerçekleşmediği hâldegerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilenihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatınıdeğişik gösteren” şeklinde, 18.6.2014 gün ve6545 sayılı Kanunun 89. maddesi ile değiştirilmiş,28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17.maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesihükmüne göre yapılır” hükmü yeralmıştır.
4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “ Teminatalınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“ 1.Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b) (a)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşyayurtdışı edilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrükvergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) (c)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya dabaşkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymışgibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki katolarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birincifıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularakmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılıKanun’da kaçakçılık fiillerine ilişkinkabahatlerle ilgili düzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış,4458 sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlülerkendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idarikararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal edenitirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiyetebliğ edilir.
3. İtirazdilekçelerinin süresi içinde yanlış makamaverilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir ” hükmü yer almıştır.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23.maddesinde ise, “(1)Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hükümbulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarîyaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir.
(3) Soruşturma konusufiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halindeCumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş; aynı Kanun’un“Başvuru yolu” başlığı altındadüzenlenen 27. maddesinin altıncı fıkrasında,“Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ;
5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul” başlığıaltında düzenlenen 9. maddesinde de,
“ ….. (3) Lehe olan hüküm,önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat ve Narkotik Gümrük MuhafazaMüdürlüğü’nce yapılan soruşturmasırasında, C. Tekstil Dış. Tic. A.Ş. ve M. Tekstil .San ve Tic. Ltd .Şti unvanlı firmalar ile DİİBkapsamında yurda ithal eden farklı şirket yöneticileri veihracat beyannamesini imzalayan gümrük müşaviri ile ilgiliolarak, davacı ile yukarıda isimleri yazılıkişilerin, DİİB kapsamında yurda ithal edileneşyayı gümrük işlemi yapmaksızın yurdasoktuklarından bahisle yapılan ihbar üzerine,Büyükçekmece Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosunun 31.12.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/2288,Karar No:2010/2491 sayılı kararı ile, EX 022149 gümrükçıkış beyannamesine ait 2007/DI-02659 DİİBkapsamında ithal edilen 9.355 adet kadife ceket ile ilgili olarak,“dahilde işleme ve gümrük kontrolü altındaişleme rejimi çerçevesinde ülkeye getirileneşyayı, gümrük işlemlerinigerçekleştirmeksizin serbest dolaşıma sokmak” eylemininkabahat olduğu değerlendirilerek, davacı ile E.T. ve T.A.hakkında, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı112.559,27 TL idari para cezası verildiğianlaşılmıştır.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halinde idariyaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olaytarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun kabahatolduğu değerlendirilerek, 5326sayılı Kanun uyarınca, Cumhuriyet Savcısıtarafından davacıya verilen idari para cezasının,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64. maddesiile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında da,bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanuna muhalefetkabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulünün5252 sayılı Kanunun 9. maddesi hükmüne göreyapılacağı belirtildiğinden, davanın görümve çözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Büyükçekmece 7. SulhCeza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Büyükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesinin30.12.2013 gün ve D.İş:2013/1 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 22.9.2014gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan V. Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy