T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 859
KARAR NO : 2014 / 868
KARAR TR : 22.9.2014
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : Ş.Y. Vekilleri : Av.N.M. & Av.M.R.Ç Davalı : Türk Telekomünikasyon AŞ. Vekili :Av.Z.Y. OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davalı TürkTelekomünikasyon AŞ.nin özelleştirme kapsamında 2005yılında %55 lik hissesinin satışı ile kamu kurumuniteliğini kaybedip Özel Tüzel Kişilik sıfatıkazanmış olduğunu, fakat müvekkilinin de içerisindeolduğu devlet memurluğu haklarının saklı kalıp,kurum yanında çalışmaya devam eden personelin debulunduğunu, Telekom’da bu durumda çalışanlarlakanun gereği ve yapılan sözleşme gereği kamu memurartış oranında da artışların söz konusuolacağının belirlendiğini, kamuoyunda memurlara ödenenve denge tazminatı olarak bilinen 31/03/2006 tarihli Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 5473 sayılıDeğişik Adlar Altında İlave Ödemesi BulunmayanMemurlara ve Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasıile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 3.maddenin 1. Fıkrasında belli kamu görevlilerine her ay eködeme yapılabileceğinin belirtilmiş olduğunu,müvekkilinin de bu kapsamdaki personellerden olup 4046 sayılıözelleştirme uygulamaları hakkında kanunun“Kuruluşlardaki Personelin Nakli” başlıklı 22.Maddesinin 5. fıkrası gereği Telekom’daçalışmasına devam ettiğini, ücretlerdeki artışoranının da memurlara uygulanan ücretartışının esas alındığını,müvekkiline ve aynı durumdaki arkadaşlarına dengetazminatı ödemesinin ilk aylarda yapıldığını,fakat daha sonra yapılan ödemelerin mahsup edilerek bu konudakiödemelerin ödenmemeye başladığını,müvekkilinin işten çıkarılıp personel dairebaşkanlığına bildirildiği tarihte belirtilen eködemenin de maaşına uygulanması gerekipmaaşının bu şekilde belirlenmesi gerekirken bu eködemenin maaş nakil belgesinde gösterilmediğini,müvekkilinin bu konuda da mağdur olduğunu belirterek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.04.2007 tarihindenDevlet Personel Başkanlığı’na bildirim tarihine kadarödenmeyen ek ödemelerin, ödenmesi gereken tarihlerden itibarenen yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. Batmanİş Mahkemesi: 28.05.2013 gün ve 2012/437 Esas, 2013/235Karar sayılı kararı ile; “ Somut uyuşmazlıktaözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerinetabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda ‘artış oranının, kamudaki memurartış oranında’ olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı YasaHükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersonele Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesi;bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi; personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerine, özlük ve parasal haklarınınbelirlediği, söz konusu işlemlere kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idare işlemler ileilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılıKanundan kaynaklanan ek ödeme alacağını tahsili istemi ile,anılan İdareye karşı açılan davalarda, idariyargı yerinin görevli olduğu kabul edilmelidir./Nitekim,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07.04.2011 gün2011/55 E., 2011/205 K. sayılı kararında da kamusalgörevler yüklenen davalı şirketin bu görevlerikapsamında, 5473 sayılı Kanun gereği tesis ettiğiişlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkları idariyargının görevinde bulunduğuna karar verildiğianlaşılmakla yargı yolu caiz olmadığından usuldenreddine” şeklindeki gerekçesi ile HMK 114-1-b maddesigereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile HMK 115 maddesigereğince dava şartı yokluğundan davanın usuldenreddine karar vermiş, verilen karar tarafların temyiz etmemesiüzerine 06.06.2013 tarihinde kesinleşmiş ve karara şerhedilmiştir. Davacıvekili aynı istemle, 24.04.2007 tarihinden 01.09.2010 tarihine kadarYüksek Planlama Kurulu Kararı ve enflasyon farkındankaynaklı ödenmeyen ücret alacağı toplamı olan10.245,66 TL’nin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren enyüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemi ile idari yargı yerinde davaaçmıştır. Batmanİdare Mahkemesi: 02.08.2013 gün ve 2013/2460 Esas, 2013/1498Karar sayılı kararı ile özetle; uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon GenelMüdürlüğü’nün olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden; uyuşmazlığın görümve çözümünün özel hukukhükümlerine göre adli yargının görev alanınagirdiğini, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 09.04.2012tarih ve E:2012/8,K:2012/67 sayılı kararının da budoğrultuda olduğunu gerekçe göstererek, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karara davalı vekili tarafındanitiraz edilmiştir. DiyarbakırBölge İdare Mahkemesi: 30.12.2013 tarih ve 2013/2243 Esas,2013/2197 Karar sayılı kararı ile; itiraz isteminin reddi ile kararınonanmasına hükmetmiş, verilen karar davalı vekiline31.01.2014 tarihinde, davacı vekiline 04.02.2014 tarihinde tebliğedilmiş olup, yasal süresi içerisinde taraflarca yasal yollarabaşvurulmadığından kesinleşmiştir. Davacıvekili, idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Zehra AylaPERKTAŞ’ın Başkanlığında, Üyeler:Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖğüş, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 22.9.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: DavalıTürk Telekom A.Ş. yönünden dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15.maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, maaş nakil ilmühaberinin yanlış düzenlenmesinedeni ile uğradığı tüm zararların en yüksekmevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye CumhuriyetiPosta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleride dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer TelekomünikasyonA.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge MüdürYardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadroihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak hazırlanan “Türk TelekomünikasyonA.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği”adı altındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarihve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı nezdinde ŞefTekniker olarak çalışmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen vesonrasında başka bir kamu kurumun emrine atanan davacıtarafından, yanlış maaş nakil ilmuhaberi nedeni ileuğranılan zararın tazmini istemiyle; Batman İşMahkemesi’ne dava açıldığı, Batmanİş Mahkemesi’nin 28.05.2013 tarih ve 2012/437 Esas, 2013/235Karar sayılı kararı ile davanın görevyönünden reddine karar verdiği ve kararınkesinleştiği, davacı vekilinin aynı taleple Batmanİdare Mahkemesi’ne dava açtığı, Batmanİdare Mahkemesi’nin 02.08.2013 tarih ve 2013/2460 Esas, 2013/1498Karar sayılı kararı ile davanın görevyönünden reddine karar verdiği, kararın davalıtarafından itiraz edilmesi üzerine Diyarbakır Bölgeİdare Mahkemesi’nin 30.12.2013 tarih ve 2013/2243 Esas, 2013/2197 Kararsayılı kararı ile onandığı ve taraflarınsüresi içerisinde karar düzeltme yoluna başvurmamasıüzerine kararın kesinleştiği, davacı vekilinin 2247sayılı Yasa’nın 14.maddesi uyarınca oluşanolumsuz görev uyuşmazlığı nedeni ile görevlimahkemenin belirlenmesi için Mahkememize müracaat ettiğianlaşılmıştır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik : 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Batman İş Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Batman İşMahkemesi’nin 28.05.2013 gün ve 2012/437 Esas, 2013/235 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 22.9.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Vekili Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy