T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 855
KARAR NO : 2014 / 864
KARAR TR : 22.9.2014
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.K.
Vekili : Av. E.Ö.
Davalı :Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı,Başbakanlık Gümrük
Müsteşarlığı, Gümrük ve MuhafazaBaşmüdürlüğü, Kaçakçılık
İstihbarat ve Narkotik Gümrük MuhafazaMüdürlüğü, Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü
O L A Y :İstanbul Kaçakçılık İstihbarat ve NarkotikGümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce, F.Tekstil Ltd. Şti. unvanlı şirket ile ilgili olarak G.A.K., M.R.Y.,K.Ş., Ş.G., H.T., M.A., İ.T. ve davacı A.K. hakkında 5607sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunuuyarınca yapılan soruşturma sırasında, F. Tekstil Ltd.Şti. adına tescilli 06.05.2010/AN005992, 06.05.2010/AN005980 tarih vesayılı Antrepo beyannamesinde, NYKU342334-5 nolu konteynerde 6.594 kg TGHU338054-0 nolu konteynerde 2.772 kg olmak üzere toplam 9.366 kg tekstil eşyası beyan edildiği, ancak gümrük idaresi tarafındanyapılan incelemede beyanname muhteviyatı eşyaların 9.366 kg olması gerekirken 3.360 kg olduğunun tespit edildiği, böyleceeşyanın beyan edilenden 6.006 kg eksik olduğunun ihbarı üzerine, bu kişilerin kaçakçılık suçunuişlediklerinden bahisle bu suçtan cezalandırılmalarıistemiyle kamu davası açılmış, ayrıca BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı KabahatBürosu’nun, 30.12.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/1966,Karar No:2010/2489 sayılı kararı ile, serbestdolaşımda bulunmayan Ambarlı GümrükMüdürlüğüne tescilli Antrepo Beyannamesimuhteviyatı eşyaları gümrük işlemine tabi tutmaksızınTürkiye’ye ithal ettiklerinden bahisle, eylemin kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacı ve isimleri yukarıda belirtilenkişiler adına 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin sekizinci ve 4.maddesinin ikinci fıkrası uyarıncaayrı ayrı 1.333.687,92 TL idari para cezasıverilmiştir.
Davacıile İ.T., idari yaptırım kararınınkaldırılması istemiyle ayrı ayrı adli yargıyerine başvuruda bulunmuşlar, Mahkemece açılandavaların birleştirilmesine ve yargılamanın Mahkemenin D.İş:2011/272sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine kararverilmiştir.
BÜYÜKÇEKMECE 3.SULHCEZA MAHKEMESİ; 24.10.2013 gün ve D.İş No:2011/272 sayıile; 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, yapılan itiraz Büyükçekmece 6. Asliye CezaMahkemesi’nce kesin olarak redde-dilmiştir.
Bu kez, davacı vekili, aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 3. İDARE MAHKEMESİ; 13.2.2014 gün ve E:2014/299,K:2014/194sayı ile, savcılık tarafından verilen idariyaptırım kararının, 5326 sayılıYasa’nın 23. maddesi uyarınca verildiği, bu kararakarşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesinin altıncıfıkrası uyarınca sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceğiaçıklanarak, açılan davanın görüm veçözüm görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Zehra AylaPERKTAŞ’ın Başkanlığında, Üyeler:Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 22.9.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkûmiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri veadli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev vehüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önüne alındığında,olay bölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yöntemin aksine davacıvekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını verenmahkemece, adli yargı dosyası temin edilmeden UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderildiği görülmüş ise de, adliyargı kararının kesinleşmiş olduğu vedavanın aynı olduğu dosya içinde mevcut belgelerdenanlaşıldığından, usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığı kabul edilerek,davacı A.K.’nun açtığı dava yönündenoluşan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin sekizinci ve 4.maddesinin ikinci fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açıl-mıştır.
5607 sayılıKanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesininsekizinci fıkrasında, “Antrepo veya geçici depolamayerlerindeki serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı,gümrük idaresinin izni olmadan kısmen veya tamamençıkaran veya değiştiren kişiye, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”,4.maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu Kanunda tanımlanansuçların ve kabahatlerin, üç veya daha fazla kişitarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarıoranında artırılır”, “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı “Kaçakçılıksuçları”, maddenin sekizinci fıkrası ise, “İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkedençıkaran kişi fiil daha ağır cezayı gerektirenbaşka bir suç oluşturmadığı takdirde altıaydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadaradlî para cezası ile cezalandırılır”şeklinde önce 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 54.maddesi ile yeniden düzenlenmiş, 18.6.2014 gün ve 6545sayılı Kanunun 89. maddesiyle fıkradayer alan “altı aydan iki yıla” ibaresi “biryıldan üç yıla” şeklindedeğiştirilmiş, “4.maddesinin ikinci fıkrasındayer alan “ve kabahatlerin” ibareleri, 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 55. maddesiyle madde metnindençıkarılmış, aynı Kanunun 66. maddesiyle 17.maddesinin birinci fıkrası yürürlüktenkaldırılmış, aynı Kanunun 64. maddesi iledüzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise,“Bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulü5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne göreyapılır” hükmü yer almıştır.
4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “ Teminatalınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşya çıkarılmasıhalinde,çıkarılan eşyanın ithalat veya ihracatvergilerinin yanı sıra,bu vergilerin üç katı paracezası alınır ” denilmekte iken, madde;
“ 1.Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyayailişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimdensonra kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b) (a)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşyayurtdışı edilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrükvergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) (c)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idaripara cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya da başkasınaait olduğu halde kendi eşyasıymış gibigösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki kat olarakalınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birincifıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularakmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılıKanun’da kaçakçılık fiillerine ilişkinkabahatlerle ilgili düzenlemeler tamamen ortadankaldırılmış, 4458 sayılı Kanun ilekaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatler yenidendüzenlenmiştir. Bu Kanun’un “ İtirazlar ”başlığı altında düzenlenen 242.maddesinde ise,“1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilengümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal edenitirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiyetebliğ edilir.
3. İtirazdilekçelerinin süresi içinde yanlış makamaverilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir ” hükmü yer almıştır.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23.maddesinde ise, “(1)Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hükümbulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarîyaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir.
(3) Soruşturma konusufiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halindeCumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş; aynı Kanun’un“Başvuru yolu” başlığı altındadüzenlenen 27. maddesinin altıncı fıkrasında,“Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ;
5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise,
“ ….. (3) Lehe olan hüküm,önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasısuretiyle belirlenir ” hükmü yeralmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat ve Narkotik Gümrük MuhafazaMüdürlüğü’nce, F. Tekstil Ltd. Şti.unvanlı şirket ile ilgili olarak aralarında davacı A.K.’nunda bulunduğu kişiler hakkında, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarıncayapılan soruşturma sırasında, şirket adınatescilli antrepo beyannamesinde 9.366 kg tekstil eşyası beyan edildiği halde gümrük idaresi tarafından yapılanincelemede beyanname muhteviyatı eşyaların 9.366 kg olması gerekirken 3.360 kg olduğunun tespit edilmesi üzerine yapılanihbar sonucunda, Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığınca bu kişiler ile davacı A.K.’nunkaçakçılık suçunu işlediklerinden bahislecezalan-dırılmaları istemiyle kamu davası açılmış,ayrıca Büyükçekmece Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosu’nun, 30.12.2010 gün ve Kabahat DefteriNo:2010/1966, Karar No:2010/2489 sayılı kararı ile, serbestdolaşımda bulunmayan Ambarlı GümrükMüdürlüğüne tescilli Antrepo Beyannamesi muhteviyatıeşyaları gümrük işlemine tabi tutmaksızınTürkiye’ye ithal ettiklerinden bahisle, eylemin kabahat olduğudeğerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin sekizinci ve 4.maddesinin ikinci fıkrası uyarıncaayrı ayrı 1.333.687,92 TL idari para cezası ilecezalandırılmalarına karar verildiğianlaşılmıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olay tarihindeyürürlükte bulunan maddesi ve yapılan soruşturmasırasında soruşturma konusunun suç olmayıp, kabahatolduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun uyarıncaCumhuriyet Savcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin suç değil dekabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırımkararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığıkararına itiraz edildiği takdirde, idari yaptırımkararına karşı başvurunun da bu itiraz merciindeinceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9 uncumaddesi hükmüne göre yapılacağı düzenlendiğinden,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Büyükçekmece 3. SulhCeza Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin24.10.2013 gün ve D.İş No:2011/272 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 22.9.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan V. Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy