T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 858
KARAR NO : 2014 / 867
KARAR TR : 22.09.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :M. Ç.
Vekili :Av. N. M.
Davalı :Türk Telekomünikasyon AŞ.
Vekili : Av. Z. Y.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davalı Türk Telekomünikasyon AŞ.ninözelleştirme kapsamında 2005 yılında %55 likhissesinin satışı ile kamu kurumu niteliğini kaybedipÖzel Tüzel Kişilik sıfatı kazanmışolduğunu, fakat müvekkilinin de içerisinde olduğu devletmemurluğu haklarının saklı kalıp, kurum yanındaçalışmaya devam eden personelin de bulunduğunu, Telekom’dabu durumda çalışanlarla kanun gereği ve yapılansözleşme gereği kamu memur artış oranında daartışların söz konusu olacağınınbelirlendiğini, kamuoyunda memurlara ödenen ve denge tazminatıolarak bilinen 31/03/2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 5473 sayılı DeğişikAdlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Memurlara ve SözleşmeliPersonele Ek Ödeme Yapılması ile Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnameye eklenen Ek 3. Maddenin 1. Fıkrasında belli kamugörevlilerine her ay ek ödeme yapılabileceğininbelirtilmiş olduğunu, 399 sayılı kanun hükmündekararnamenin Ek 2 sayılı cetvelinde ise T.C. Posta, Telgraf veTelefon işletmelerinin de yer aldığınınbelirlenmiş olduğunu, müvekkilinin de bu kapsamdakipersonellerden olup 4046 sayılı özelleştirmeuygulamaları hakkında kanunun “Kuruluşlardaki personelinNakli” başlıklı 22. Maddesinin 5. Fıkrası gereğiTelekom’da çalışmasına devam ettiğini,ücretlerdeki artış oranının da memurlara uygulananücret artışının esasalındığını, müvekkiline ve aynı durumdakiarkadaşlarına denge tazminatı ödemesinin ilk aylardaödendiğini, fakat daha sonra yapılan ödemelerin mahsupedilerek bu konudaki ödemelerin ödenmemeyebaşladığını, müvekkilinin iştençıkarılıp personel daire başkanlığınabildirildiği tarihte belirtilen ek ödemenin de maaşınauygulanması gerekip maaşının bu şekilde belirlenmesigerekirken bu ek ödemenin maaş nakil belgesindegösterilmediğini, müvekkilinin bu konuda da mağdurolduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 24/04/2007 tarihinden Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirim tarihine kadar ödenmeyen eködemelerin, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren en yüksekmevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. BATMAN İŞ MAHKEMESİ: 28.05.2013 gün ve E:2012/445,K:2013/243 sayılı kararında; “… Somutuyuşmazlıkta özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memurartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı YasaHükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersonele Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesi;bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakililmühaberi düzenlenmesi; personelin ilişiğinin kesilmesigibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerine, özlük ve parasal haklarınınbelirlediği, söz konusu işlemlere kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açık olup, idare işlemler ileilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi ve 5473 sayılıKanundan kaynaklanan ek ödeme alacağını tahsili istemi ile,anılan İdareye karşı açılan davalarda, idariyargı yerinin görevli olduğu kabul edilmelidir. Nitekim,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07.04.2011 gün2011/55 Esas, 2011/205 Karar sayılı kararında da kamusal görevleryüklenen davalı şirketin bu görevleri kapsamında, 5473sayılı Kanun gereği tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkları idari yargının görevindebulunduğu kabul edilmelidir…” şeklindeki gerekçeile yargı yolu caiz olmaması edeniyle davanın usulden reddinekarar vermiş ve verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır. BATMAN İDARE MAHKEMESİ: 25.07.2013gün ve E:2013/2453 K:2013/1390 sayılı karırında özetle;İş Kanununa tabi personel statüsünde davalı idaredeçalışmış olması ve davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, uyuşmazlığıngörüm ve çözümü özel hukukhükümlerine göre adli yargının görev alanınagirdiğinden, davanın, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiştir. İşbu karara karşı yapılan itiraz üzerine DiyarbakırBölge İdare Mahkemesi 30.12.2013 gün, E:2013/2277, K:2013/2203sayılı kararı ile hükmün onanmasına kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ınBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Nurdane Topuz, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan22.09.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı kurumda görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen,sonrasında başka bir kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından, maaş nakil ilmühaberinin yanlışdüzenlenmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunanzararın tazmini istemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milligüvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlikhallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır. Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineyeait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarihve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu sürece paralel olarak TürkTelekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlar YönetimKurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında daiş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılı Yasa’nınanılan Ek 22.maddesi uyarınca, Türk Telekom A.Ş. GenelMüdürlüğü’ne ait asli ve sürekli kadrolarbelirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılı R.G. deyayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıekinde yer alan listede: merkez teşkilatı için 100 vetaşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyle yürürlüğekonulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128. maddesinde,“Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılı Yasa’nınEk 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun’ladeğişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendininbu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekomda çalışmaya devameder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihindeçalışmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen vesonrasında başka bir kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından, maaş nakil ilmühaberinin yanlışdüzenlenmesi sebebiyle uğranıldığı iddia olunanzararın tazmini istemiyle dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı görevli olduğundan Batmanİş Mahkemesinin 28.05.2013 gün ve E:2012/445, K:2013/243sayılı görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Batman İş Mahkemesinin 28.05.2013 gün ve E:2012/445,K:2013/243 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 22.09.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan V. Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy