T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 822
KARAR NO : 2014 / 844
KARAR TR : 22.9.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.B.
Vekili : Av. A.T.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 6.3.2009 tarihinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığıemrine atanmıştır.
Davacı vekili,müvekkilinin Devlet Personel Başkanlığınabildirildiği tarih olan 02.01.2009 tarihi itibariye davalı kurumdanalmış olduğu ücret ve ücrete eklenmesi gerekenfarkların, ayrıca 112 günlük ikramiye tutarınınsabit bir değer olarak eklenmesi suretiyle maaş nakililmühaberinin düzenlenmesi ve Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilmesi gerektiğinin tespiti;müvekkilinin maaş nakil ilmühaberinin eksik ve hatalıdüzenlenmesi nedeniyle, kamuda çalışmayabaşladığı tarih olan 06.03.2009 tarihinden dava tarihinedeğin her ay eksik ücret alması nedeniyle uğramışolduğu zarardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaküzere şimdilik 6.000,00 TL’nin 06.03.2009 tarihinden itibarenbankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz iletahsili istemiyle 2.4.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 11.İŞ MAHKEMESİ:25.4.2013 gün ve E:2013/507, K:2013/500 sayı ile,uyuşmazlığın 399 sayılı KHK.nın Ek.IIcetvelinde ver alan ve sözleşme sonucu hissesi devredilen davalıKurumdan Tip 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarakçalışan davacının, davalınınözelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirmeile bazı hükümleri değişen 406 SayılıKanunun Ek 29. Maddesi kapsamındaki düzenleme vesözleşmedeki hüküm nedeni ile 375 sayılıKHK.nın Ek 3 maddesi ve 399 sayılı KHK nin Ek II cetvelinde yeralan Kurumlarda çalışan sözleşmeli personeleyapılan artışlardan yararlanıp yararlanamayacağı,nakledilirken bu artışların yer aldığıücreti gösteren nakil maaş ilmuhaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasındatoplandığı, normatif dayanaklar 406 Sayılı Kanunun Ek29. Maddesi, 375 sayılı KHK.nin Ek 3. maddesi, 399 sayılıKHK.nın Ek II cetveli ve bu Kanun Hükmünde Kararnameleredayanılarak çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğyanında taraflar arasındaki sözleşme hükümleriolduğu, yasal düzenleme, sözleşmedeki hükümlerdikkate alındığında, davalı Kurumdaözelleştirme öncesi kapsam dışı olarak çalışanve 399 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücretibelirlenen davacının özelleştirme sonrasındaçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasının amaçlandığı,kısaca kapsam dışı olarak kamudaçalışmış gibi sayılmakta olduğu, 406sayılı yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak bünyesinde belli süre ileçalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, davalışirketin Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasındaimzalanan Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettikleri işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu, statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personelin,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırıldığı, nakledildiğindetekrar statü hukuku kapsamına girdiği, davacınıniş sözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda " artış oranının kamudaki memur maaş artışoranında " olacağı yönündehükümlülük getirdiği gibi, 406 sayılı yasahükümleri uyarınca davalı şirkete hak sahibi personeliDevlet Personel Başkanlığına bildirilmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumundan yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelinin ilişiğinin kesilmesi gibiişlemler yapıldığı, bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerinin, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerini kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde olduğu, idari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adlı yargı yerinde değilidari vargı yerinde çözülmesi gerekliğininanlaşıldığı gerekçesiyle; davanın,İdari Yargının görev alanına girdiğinden, davaşartı yokluğu nedeni ile HMK 114 mad. gereğince usulden reddinekarar vermiş, temyiz edilmesi üzerine bu karar Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin 21/10/2013 gün ve 2013/20083-21788 E-K. sayılıilamı onanmış ve kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, davalışirket tarafından düzenlenen “yer değiştirmesuretiyle atamalarda aylık bildirim" formunda (maaş nakililmühaberi) “Naklin Yapıldığı Yılİçerisinde Almış Olduğu İkramiyeler”sütununun boş bırakılması ve naklinyapıldığı yılda almış olduğu ücretyerine daha düşük bir ücretin yazılması suretiyleanılan formun eksik ve hatalı düzenlenmesine ilişkinişleminin iptali; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarısaklı kalmak üzere; müvekkilinin maaş nakililmühaberinin eksik ve hatalı düzenlenmesi nedeniyle kamuyaçalışmaya başladığı tarih olan 06.03.2009tarihinden itibaren her ay eksik ücret alması nedeniyle uğramışolduğu zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davalışirketten tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 5.İDARE MAHKEMESİ: 30.12.2013gün ve E:2013/1930 sayı ile, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un Yargı Mercilerinin UyuşmazlıkMahkemesine Başvurmaları’ başlıklı 19.maddesinden bahisle; davacı vekili tarafından ilk olarak Ankara 11. İşMahkemesi'nin E:2013/507 esasına kayden davaaçıldığı, bu davada anılan Mahkemenin25.04.2013 tarih ve K2013/500 sayılı kararıylauyuşmazlığın idari yargı yerinceçözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine ve Mahkemeningörevsizliğine karar verildiği, bu hükmün taraflarcatemyizi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 21.10.2013 gün veE:2013/20083, K:2013/21788 sayılı kararı ile onararakkesinleştiği, kesinleşen bu kararın 27.11.2013 tarihindedavacıya tebliği üzerine 2577 sayılı Kanun'un 9.maddesine göre 30 günlük süre içerisinde 24.12.2013tarihinde idari yargıda bakılan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2. maddesinde, idari dava türleri; “idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” olaraktanımlanmış, aynı Yasanın 15/1-a maddesinde, idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceğinin hükme bağlanmış olduğu; 406sayılı Kanunun değişik 1. maddesinin 7.fıkrasında “Türk Telekom, bu kanun ve özel kanunhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu kanunhükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz” hükmüne yerverilerek Türk Telekom’a özgü farklı bir statüoluşturulduğu; aynı Kanunun 4673 sayılı Yasayladeğişik Ek 22. maddesinde de Türk Telekomdaki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görmeşartlarının aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği ve iş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağının hükme bağlandığı; ayrıca, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ninözelleştirme kapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blokolarak satışı suretiyle özelleştirilmesi için01.07.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda şirketin %55oranındaki hissesi satılarak 14.11.2005 tarihinde Oger firmasınadevredildiği, şirketin kamusal niteliğinin ortadankalktığının da anlaşıldığı; bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve işleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Zehra Ayla PERKTAŞ’ın Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 22.9.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; naklinyapıldığı yıldaki ikramiyelerin ücretineeklenmeyerek ücretinin eksik bildirildiğinden bahisle, maaşnakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi ile geriye dönükeksik ödemelerin tamamının yasal faizi ile birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleride dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesiile değişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini,31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı %50’ninaltına düştüğünde, Türk Telekom’untüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadankalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD.bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren yüzseksen gün içerisindeBakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personeleliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartları aranır. (Mülga ikinci veüçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan “TürkTelekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekomda çalışmaya devameder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacının vekilitarafından; naklin yapıldığı yıldakiikramiyelerin ücretine eklenmeyerek ücretinin eksikbildirildiğinden bahisle, müvekkilinin maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi ile geriye dönük eksiködemelerin tamamının yasal faizi ile birlikte ödenmesinekarar verilmesi istemiyle 2.4.2013 tarihinde davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Ankara 5.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 11.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 5.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Ankara 11.İş Mahkemesi’nin 25.4.2013 gün veE:2013/507, K:2013/500 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 22.9.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan V. Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy