T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 837
KARAR NO : 2014 / 855
KARAR TR : 22.9.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.S.
Vekilleri : Av.Ö.Ş. - Av.İ.Y. Ş., Av.K.F.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili :Av. M.A.P.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 5.4.2010 tarihinde, UlaştırmaBakanlığı, DLHMİ Genel Müdürlüğü emrineatanmıştır.
Davacı vekili,müvekkilinin iş sözleşmesi ile davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş.de çalışmayabaşladığı 22.3.2006 tarihinden,ayrıldığı 04.01.2010(DPB.’na bildirim tarihi)tarihine kadar geçen sürede, kamu görevlilerinin almaktaolduğu maaşlarına uygulanmış olup da,müvekkilinin ücretine yansıtılmamış olan her türlümaaş artışı ve ek ödemelerin ay ay hesap edilerek,gecikme faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkilineödenmesine, bu istemlerinin, fazlaya dair tüm haklar saklıkalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.TL olarak nazaraalınmasına; müvekkilinin, davalı tarafından PersonelDaire Başkanlığına nakli bildirilirkenhesapladığı nakil ücretinin tam olarak hesaplanmasınave maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesine karar verilmesi istemiyle6.4.2011 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 4.İŞ MAHKEMESİ: 11.3.2013gün ve E:2011/543, K:2013/334 sayı ile, “(…)Taraflararasındaki uyuşmazlık 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan veözelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının davalının özelleştirmeden öncetabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 sayılı Kanunun Ek. 29. Maddesikapsamındaki düzenleme ve sözleşmedeki hükümnedeni ile 375 sayılı KHK.’un Ek 3 maddesi ve 399sayılı KHK.’un Ek II. cetvelinde yer alan kuramlardaçalışan sözleşmeli personele yapılanartışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirkenbu artışların yer aldığı ücretigösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Normatif dayanağı 406sayılı Kanunun Ek. 29. maddesi, 375 sayılı KHK.’un Ek3. maddesi, 399 sayılı KHK.’un Ek. II cetveli ve bu kanunhükmünde kararnamelere dayanılarak çıkarılan2006/1, sayılı tebliğ yanında taraflar arasındakisözleşme hükümleridir.
Dosya içeriğine göregerek yasal düzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümlerdikkate alındığında, davalı kuramdaözelleştirme öncesi kapsam dışı olarakçalışan ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabiolarak ücreti belirlenen davacının özelleştirme sonrasıçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamuda çalışmış gibisayılmaktadır.
Özelleştirmeden öncestatü hukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindekipersonel, özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamında çalıştırılmakta,nakledildiğinde tekrar statü hukuku kapsamına girmektedir. Davacınıniş sözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücreti konusunda“artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kuramımdayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikuramdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları açıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Gerekçesi ileyargı yolunun caiz olmadığına ilişkin hükümkurulmuştur. (Emsal Yargıtay 9. Hukuk D.nin 01.10.2012 gün ve2012/27071 Esas, 2012/32336-Karar sayılı ilamı)
Yargı yolunun caiz olmamasısebebiyle idari yargı yerinin görevli olduğuna dair verilenkarar HMK 331/2. Maddesinde düzenlenen görevsizlik kararındanmahiyet ve sonuç itibariyle farklılık arz etmemektedir. Adliyargı ile idari yargı yerleri arasındaki görevuyuşmazlığının isminin yargı yoluuyuşmazlığı olması sonucudeğiştirmeyecektir. Son tahlilde bu durum bir görev sorunudur.Diğer yandan somut uyuşmazlık ile ilgili bugüne kadar adlive idari yargı yerlerince hatta uyuşmazlık mahkemesincegörevli mahkemenin belirlenmesi konusunda değişik kararlarverilmiştir. Yargı birimlerinin içtihatfarklılığından kaynaklanan hukuki sonuçtandavacı tarafın sorumlu tutulması adil ve hukukiolmayacaktır. Belirtilen gerekçelerle davalı lehine vekaletücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiş HMK 331/2 maddesiuyarınca görevli idari yargı yerince hükmedilmesine kararverilmiştir:
HÜKÜM:
Yargı yolunun caiz olmamasısebebiyle HMK 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usuldenreddine.(…)”demek suretiyle görevsizlikkararı vermiş; temyiz edilmesi üzerine bu kararYargıtay 22. Hukuk Dairesinin 3/6/2013 gün ve E:2013/15045, K:2013/13403sayılı ilamı onanmış ve kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 7.İDARE MAHKEMESİ: 30.4.2014gün ve E:2014/727 sayı ile, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamuhizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadarkamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu; özelleştirme kapsamında bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'deki tamamı Hâzineye ait bulunanhisselerden % 55'inin, Bakanlar Kurulu'nun 25.07.2005 tarihli ve 2005/9146sayılı "Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Türk Telekom)'nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'nesatıldığı; olayda, Türk Telekom'da mühendisolarak görev yapmakta iken çalıştığıkurumun özelleştirilmesi sonucu tek taraflı iş akdi feshineticesinde 406 sayılı Yasanın Ek 29 ve devamıhükümleri ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesiuyarınca başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanmaküzere Devlet Personel Başkanlığına bildirimiyapılan ve başka kuruma nakledilen davacı tarafından,maaş nakil ilmühaberinin iptali ile nakil ücretinin tam olarakhesaplanması ve ücretine yansıtılmayan her türlümaaş artışı ve ek ödemelerinin gecikme faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sının" başlıklı2. maddesinde idari dava türlerinin sayıldığı; kuralolarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşıaçılan davalara bakılabileceği; buna göre, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle; Mahkemeleriningörevsizliğine, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyiş Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içiniş bu dosya ile birlikte Ankara 4. İş Mahkemesinin E:2011/543esas sayısına kayıtlı dava dosyasınınmahkemesinden istenerek teminin ardından dosyalarınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Zehra Ayla PERKTAŞ’ın Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 22.9.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacının; iş sözleşmesi iledavalı Şirkette çalışmayabaşladığı tarihten, ayrıldığı tarihekadar geçen sürede, kamu görevlilerinin almakta olduğumaaşlarına uygulanmış olup da, ücretineyansıtılmamış olan her türlü maaşartışı ve ek ödemelerin ay ay hesap edilerek, gecikmefaiziyle birlikte davalıdan alınarak ödenmesi, bu istemlerin,fazlaya dair tüm haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00.TL olarak nazara alınması; davalı tarafından,nakli bildirilirken hesaplanan nakil ücretinin tam olarakhesaplanması ve maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personelhakkında bu Kanunda öngörülen hükümler saklıkalmak üzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamehükümleri uygulanır. Bunların dışında kalanpersonel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler sonucunda;“a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.)Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış; aynımaddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabiolan Türk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacınınvekili tarafından; müvekkilinin iş sözleşmesi iledavalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.deçalışmaya başladığı 22.3.2006 tarihinden,ayrıldığı 04.01.2010(DPB.’na bildirim tarihi)tarihine kadar geçen sürede, kamu görevlilerinin almaktaolduğu maaşlarına uygulanmış olup da,müvekkilinin ücretine yansıtılmamış olan hertürlü maaş artışı ve ek ödemelerin ay ayhesap edilerek, gecikme faiziyle birlikte davalıdan alınarakmüvekkiline ödenmesine, bu istemlerinin, fazlaya dair tüm haklarsaklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.TL olarak nazaraalınmasına; müvekkilinin, davalı tarafından PersonelDaire Başkanlığına nakli bildirilirkenhesapladığı nakil ücretinin tam olarak hesaplanmasınave maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesine karar verilmesiistemiyle 6.4.2011 tarihinde dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Ankara 7.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 4.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 7.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Ankara 4.İş Mahkemesi’nin 11.3.2013 gün veE:2011/543, K:2013/334 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 22.9.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan V. Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy