T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 677
KARAR NO : 2014 / 737
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET : 12.9.1980-20.10.1983 tarihleri arasında atanmak suretiyle Belediye Başkanı olarak görev yapan ve 15.9.2009 tarihinde Emekli Sandığı iştirakçisi olarak emekliye ayrılan davacı tarafından, emekli aylığı ödemelerinde 5434 sayılı Kanunun ek 68. maddesi uyarınca makam tazminatı ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : T.B. Vekili : Av. K.A. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekilleri : Av. T.Ş. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkilinin Orman GenelMüdürlüğünde 29.06.1963 tarihinde görevebaşladığını, 12 Eylül 1980 tarihinde ZonguldakValiliğinin 03.10.1980 tarih, 20102 sayılı emirleri ile DevrekBelediye Başkanlığına atandığını, 20Ekim 1983 tarihine kadar 3 yıl bu görevini fiilensürdürdüğünü; 20 Ekim 1983 tarihinde DevrekOrüs Kereste Fabrika Müdürlüğü görevinedöndüğünü, 07.04.1986 tarihinde ise Orman GenelMüdürlüğündeki memuriyet görevinden istifa ileayrıldığını; istifa ettikten sonrasigortalı olarak dışarıdaçalışmasınısürdürdüğünü; 1989 yılında SSK.dan 2101163112tahsis numarası ile emekli olduğunu; açıktan atamaile 12.10.1998 tarihinde yeniden Orman GenelMüdürlüğünde göreve döndüğünü,Orman Genel Müdürlüğünden de 15.09.2009 tarihindememur statüsünde emekli olduğunu; kendisine sonçalışması olan 12.10.1998-15.09.2009 arası hizmetiolarak 10 yıl 11 aylık hizmet üzerinden maaşbağlanmış olması ve BelediyeBaşkanlığı görevinden dolayı kendisine makamtazminatı ödenmemesi nedeniyle, bu konuların düzeltilmesiiçin davalı İdareye 23.09.2009 tarihinde başvuru yaptığını;Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca tarihsiz verilen45.766.008 sayılı cevabi yazıda özetle; SSK Kurumuncaemekli aylığı ödemesi devam ettiği için, Kurum hizmetlerinineski hizmetlerle birleştirilerek ikramiye ödenmesininmümkün olmadığı denildiğini; BelediyeBaşkanlığı makam tazminatı için ise BelediyeBaşkanlığına seçimle değil atama yoluylagelmiş olduğu için makam ve görev tazminatınınödenmesinin mümkün olamayacağının bildirildiğini;müvekkilinin atama ile dahi olsa Belediye Başkanlığıgörevini yapmış olması nedeniyle kendisine makamtazminatı ödenmesi gerekeceğini; çünkü5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 12.md. 11fıkra (n) bendi gereği bu maddede “seçilen veyaatananlar” dendiği için kendisine makam tazminatıödenmesi gerekeceğini; bu konuda, olayla birebirörtüşen Danıştay kararı bulunduğunu ifadeederek; Kurumca bağlanan emekli aylığı hesabında 5434sayılı Emekli Sandığı Kanunu 12.maddesi gereğimakam tazminatı ödenmemesi kararının iptali ile geriyeyönelik makam tazminat farklarının 15.09.2009 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. Ankara 14.İdare Mahkemesi:7.4.2010 gün ve E:2009/1289, K:2010/491sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek;iptal, kabul kararı vermiş; bu kararın temyiz edilmesiüzerine DANIŞTAY ONBİRİNCİ DAİRESİ:27.6.2012 ve E:2010/6379, K:2012/4988 sayı ile, mevzuathükümlerinin ve dosyanın incelenmesinden, davacının makamve görev tazminatından yararlandırılmak istemiyle 23.9.2009tarihinde davalı idareye başvurduğu, Sosyal GüvenlikKurumunun dava konusu işlemi ile davacının seçimlebelediye başkanlığı görevine gelmediğigerekçesiyle isteminin reddedildiği, davacının başvurusundanönce, 1.10.2008 tarihi itibarıyla 5434 sayılıKanun’un ilgili kurallarının yürürlüktenkalktığı ve anılan tarihten itibaren 5510 sayılıKanunun ilgili maddesinin yürürlüğe girdiğiningörüldüğü; bu durumda, 5510 sayılı Kanun'ungeçici 4. maddesinde belediye başkanlarına makam ve görevtazminatlarının ödenebilmesi için; 5434 sayılıKanun'un 39. ve Ek 68. maddelerine atıf yapıldığıgörülmekle birlikte, uyuşmazlığın idareyebaşvuru ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun Geçici 4. maddesi uyarınca çözülmesigerektiği, 5434 sayılı Kanun’un 1.10.2008 tarihiitibarıyla yürürlükten kalkan maddelerin doğrudandavacıya uygulanma olanağı bulunmadığı veanılan Kanun'un 101. maddesinde de bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğininkurala bağlandığı göz önünealındığında; 5510 sayılı Kanun'unuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğununanlaşıldığı gerekçesiyle; davalıİdarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararınıngörev yönünden bozulmasına, yukarıda belirtilen hususdikkate alınarak bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeyegönderilmesine karar vermiştir. ANKARA 14.İDAREMAHKEMESİ:22.11.2012 gün ve E:2012/1358, K:2012/1491 sayı ile, Danıştay11.Dairesinin bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemiş veanılan Daire kararındaki gerekçeler doğrultusundadavanın görev yönünden reddine karar vermiş; bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez aynıistemle, adli yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 8.İŞ MAHKEMESİ: 22.11.2013gün ve E:2013/117, K.2013/1365 sayı ile, 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008tarihinde yürürlüğe girdiği, Yasa'nın101.maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde,bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceği; 5510 sayılı Yasa'nın "5434sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri"başlıklı Geçici 4.maddesinin 4.fıkrasınagöre "Bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının c bendinde tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır.” denildiği; 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “...bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesinin, 22.12.2011 tarih veE: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla iptal isteminin reddinekarar verdiği; Anayasa'nın 153/son maddesine göre AnayasaMahkemesi kararlarının Resmi Gazetedeyayımlandığı ve yasama, yürütme ve yargıorganlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileribağladığı; Anayasa Mahkemesi kararları ileilgili doktrindeki ağırlıklı görüşün;Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesinin debağlayıcı olduğu yönünde bulunduğu;17.4.2008 günlü 5754 sayılı “Sosyal Sigortalar VeGenel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanun Ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun” ile Anayasa Mahkemesi’nin 15.12.2006 günlü,E.2006/111, K.2006/112 sayılı iptal kararı doğrultusunda5510 sayılı Kanunda düzenlemeler yapıldığıve anılan Kanun’a eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanun’un 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında,bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağının hüküm altınaalınmış olduğu; 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanların, evvelceolduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tâbiolacağı ve bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edeceği; ancak5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindensonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanların ise 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesiuyarınca, bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalısayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanundeğil 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı; ihtilaf halinde de adli yargının görevlibulunacağı; 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almaktaolanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağımuamelelerin idari işlem niteliğini korumaya devamedeceği; bunlara ilişkin ihtilaflarda idari yargınıngörevli olmaya devam edeceği; öte yandan UyuşmazlıkMahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas ve Karar sayılıkararında, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri, ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındavaları kapsamında bulunan, emekli kamu personeli olan davacıtarafından açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği, 5510 sayılı bu Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca bu kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargıyerinde çözümleneceği sonucuna varılmışolduğu; somut olayda; davacının 28.06.1963-1989 tarihleriarasında 5434 SY kapsamındaçalıştığı, bu süre içerisinde kalanve 12.09.1980 ila 20.10.1983 tarihleri arasında atama sureti ile DevrekBelediye Başkanı olarak görev yaptığı süreyeilişkin olarak makam tazminatının emekli aylığınayansıtılmasını istemiş olduğu, talep ettiğisüre ve 5434 sayılı yasanın ek 68.maddesine dayalımakam tazminatı ödenmesine ilişkin isteminin 5510 sayılıyasanın yürürlük tarihinden önceye ait olduğunungörüldüğü gerekçesiyle; Yargı yolunun caizolmaması nedeniyle davanın usulden reddine, kararınkesinleşmesinden sonra dava dosyasının çıkan olumsuzyargı yolu uyuşmazlığının incelenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adliyargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir. 2-2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır. Olayda, adli yargı yerince,öncelikle görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununlayetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesi için re’senUyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına da kararverilmiştir. Bu haliyle, Ankara 8.İşMahkemesince re’sen yapılan başvuru, 2247 sayılıYasa’da öngörülen yönteme uymamaktadır. Ancak, adli veidari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece, içerisindeidari yargı dosyasının onaylı örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 12.9.1980-20.10.1983 tarihleriarasında atanmak suretiyle Zonguldak İli, Devrek BelediyeBaşkanı olarak görev yapan ve 15.9.2009 tarihinde EmekliSandığı iştirakçisi olarak emekliye ayrılandavacı tarafından, emekli aylığı ödemelerinde5434 sayılı Kanunun ek 68. maddesi uyarınca makamtazminatının ödenmemesine ilişkin işlemin iptali ileyoksun kalınan tazminat tutarının emekli olduğu tarihtenitibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle açılmıştır. 5434 sayılıT.C. Emekli Sandığı Kanununun (5510 sayılı Kanunun106. maddesi ile mülga edilen) Ek 68.maddesinde; “(Değişik madde:24/11/1994 - 4049/7 md.) (Değişikfıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile YüksekHakimlik ve temsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Kanunun36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere, Başbakanlıkta damakam tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde en az 6 ayçalışmış olmaları kaydıyla butazminatlardan yüksek olanı esas alınarak ödemeyapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.) Makam veyayüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerdetoplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiçbulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreylebulundukları en üst görevleri için belirlenen görevtazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenengörev tazminatından yüksek olanı ödenir. Bu halde deiki yıllık süreyi doldurma şartı aranır. (Ekcümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak bu tazminatların ölenlerindul ve yetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartıaranmaz. (...) (Ekfıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad) Sandıkça emekliaylığı bağlanan büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000,ilçe belediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, buMaddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir.Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içindefaturası karşılığında Hazineden tahsil olunur.Birinci fıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirâkçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır. (Ekfıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil ve görev tazminatları;yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamukesiminde her ne suretle olursa olsun aylık veya ücret alıpalmadıklarına bakılmaksızın görev alanlara budurumları devam ettiği sürece ödenmez. Tazminattanyararlanırken, yararlanma şartlarını kaybedenler engeç bir ay içinde durumu Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Genel Müdürlüğüne bildirirler.Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takip edenaybaşından itibaren tazminat ödenmesine son verilir.Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ilebirlikte geri alınır.(...) Butazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesindebelirtilen aylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 incimaddesindeki oranlar üzerinden ödenir. Buödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.(...) denilmiş; 1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar,ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilenaylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlarüzerinden hesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkrametni ile “Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığıncaödenmesini müteakip iki ay içinde Genel Bütçeyegiren kurumlardan ayrılanlar için Hazineden, diğerleriiçin son kurumlarından faturası karşılığındatahsil edilir.” şeklindeki son fıkra metniyürürlükten kaldırılmıştır. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun “5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıKanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğüzammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödemeverilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri içinbelirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığıalmakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haizoldukları müddetçe devam edilir.” hükmüne, aynımaddenin beşinci fıkrasında ise; “ Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasındamülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır. (Ekcümle: 16/06/2010-5797S.K/10. md.) Ancak, Polis Akademisindeöğrenim görmekte olan öğrencilerin yetimaylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizinödenmeye devam edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılıKanunun iptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi,15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla,anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerininiptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG.25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redle sonuçlandırmaklabirlikte; söz konusu kararın Mahkememiz önündekiuyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şugerekçeye dayandırmıştır: “…5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımındanda aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonramemur ve diğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceği açıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları kapsamında bulunan; 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığı iştirakçisi olup, daha sonra emekliyesevkedilen davacının, 12.9.1980-20.10.1983 tarihleriarasında Belediye Başkanı olarak görevlendirilmesindendolayı, makam tazminatından yararlandırılmasıistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkinişlemin iptali ile yoksun kalınan tazminat tutarının yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleaçtığı davanın; 5434 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınarak çözüme kavuşturulacağıgözetildiğinde;idari yargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara8.İş Mahkemesinin yönteme aykırı başvurusununkabulü ile, Ankara 14.İdare Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın görüm veçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 8.İş MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 14.İdare Mahkemesinin 22.11.2012gün ve E:2012/1358, K:2012/1491 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy