T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 610
KARAR NO : 2014 / 727
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :O.Y.
Vekili : Av. Ö.E.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili :Av.M.A.P.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 29.3.2010 tarihinde Ankara Üniversitesi, HukukFakültesi Dekanlığı emrine atanmıştır.
Davacı vekili,müvekkilinin maaş nakil ilmühaberinin, dengetazminatının, enflasyon farkının ve aldığıikramiyenin yansıtılmaması nedeniyle hukuka aykırıdüzenlendiğinin tespitine, maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesine ve ücretine yansıtılmayan eködemelerinden denge tazminatı alacağından, fazlaya dairhakları saklı kalmak kaydıyla, 2.000 TL.nin davalıdan tahsilinekarar verilmesi istemiyle 24.5.2011 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
Ankara 3.İş Mahkemesi; 25.12.2012gün ve E:2011/542, K:2012/1139 sayı ile, Mahkemelerininyetkisizliğine, 4688 sayılı yasanın 30.maddesiuyarınca mahkemelerinin görevsizliğine, HMK nın 114/1 -bmaddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın görev yönünden HMK nın 115/2 maddesiuyarınca usulden reddine, İdari Yargı Mahkemesinin görevliolduğuna; dosya kapsamının HMK 20.maddesi gereğitaraflardan birinin bu kararın süresi içerisinde temyiz yolunabaşvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararınkesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasınınyetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine, süresiiçerisinde talep halinde dosya kapsamının görevliİdari Yargı Mahkemesine gönderilmesine; 2 nolu ara kararıuyarınca işlem yapılmaması halinde kararınkesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta sonra dosyanın resen elealınarak HMK.nın 20/l-son hükmü uyarınca işlem yapılmasına;sair hususların HMK.nın 331/2 maddesi gereği görevlimahkemede değerlendirilmesine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesi; 8.4.2013 gün ve E:2013/10377,K:2013/5889 sayı ile, Mahkeme kararını bozmuştur.
ANKARA 3.İŞ MAHKEMESİ;12.12.2013 gün ve E:2013/993, K.2013/1582 sayı ile aynen; “ Davacıvekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesi üzerine,Ankara 3. İş Mahkemesinde sürdürülen yargılamasonucunda, gereği düşünüldü;
İNCELEME VE GEREKÇE:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesindedavacının maaş nakli ilmühaberinin, dengetazminatının, enflasyon farkının ve aldığıikramiyenin yansıtılmaması nedeniyle hukuka aykırıdüzenlendiğinin tespitine, maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, haksız veyersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Taraflarca ibraz olunan tümbelgeler dosyaya konulmuş, bilirkişi incelemesiyaptırılmıştır.
Uyuşmazlık 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yeralan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumdaTİP 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının davalının özelleştirmeden öncetabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 sayılı Kanunun Ek. 29.Maddesi kapsamındakidüzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeni ile 375sayılı KHK.’un Ek 3 maddesi ve 399 sayılıKHK.’un Ek II. cetvelinde yer alan kurumlarda çalışansözleşmeli personele yapılan artışlardanyararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirken buartışların yer aldığı ücreti gösterennakil maaş ilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekipgerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta normatifdayanaklar 406 sayılı Kanunun Ek. 29. maddesi, 375 sayılıKHK.’un Ek 3. maddesi, 399 sayılı KHK.’un Ek. II cetvelive bu kanun hükmünde kararnamelere dayanılarakçıkarılan 2006/1, sayılı tebliğ yanındataraflar arasındaki sözleşme hükümleridir.
406 sayılı Kanunun 29.Maddesinin 3. Fıkrasının birinci cümlesine göre“399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbiolarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personelstatüsünde çalışanlar hakkında, 4046sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü vebeşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında,Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihtekiünvanları esas alınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihiitibarıyla bu ünvana göre belirlenmiş olan ücret vediğer mali haklarına bu tarihten Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçensüre içinde kamu görevlilerine yapılacak artışoran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkatealınır. Kapsam dışı personelden Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemişolması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarakbu tarih için ücret ve diğer malî hakları tespitetmeye Yönetim Kurulu yetkilidir”.
Davalı ile nakle tabikapsamdışı personel arasından imzalanan TİP 2sözleşmenin 7. Maddesindeki kurallara göre ise “Nakilhakkını saklı tutan çalışanın ikramiye,yardım vs gibi mali ve özlük hakları için işmevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yeralan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerde yapılacakartış oranı, kamudaki memur maaş artışoranında olacaktır(3.f)”.
Diğer taraftan özelleştirmeuygulamaları nedeni ile nakilleri düzenleyen 4046 sayılıÖzelleştirme Kanununun 22/5 maddesinde özelleştirmenedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmelive iş kanunlarına tabi personelin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına göre almakta oldukları ücret yanında,bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye, ek ödemegibi vs ek ödemelerin de sabit bir değer olarak bildirileceğihükmünü içermektedir.
Gerek yasal düzenleme ve gereksesözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrasıçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacıkapsamdışı olarak kamuda çalışmışgibi sayılmaktadır.
Yukarıda belirtilen kapsamdabulunan nakle tabi işçilerle davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş. arasındaki uyuşmazlıklarda dahaönce esasa yönelik kararlar vermiştir. Ancak Danıştayİdari Dava Daireleri’nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205sayılı kararından sonra uyuşmazlığın adliyargı yerinde görüleceği konusunda yeniden değerlendirmeyapılması gerekmiştir. Anılan karara göre “yasaldüzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılaraközel hukuk tüzel kişisinde çalışmalarınaolanak sağlandığı, söz konusu personelin,aylıksız izinli olarak geçen sürede kamu personelistatülerinin devam ettiği, İmtiyaz sözleşmesi ile birkamu hizmetini yürütmek hakkını elde eden davalışirkete, devir sonrasında yetişmiş personelyetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıklarınönüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Yasahükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucuolarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devameden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla kimi görevleryüklendiği, 406 sayılı Yasa hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunduğu, bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi ile donatıldığı,bu görev ve yetkiler dahilinde bazı kamusalayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu” kabuledilmiştir.
Danıştay İdari davaDairelerinin gerekçeleri benimsenmiştir. Gerçektenözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Bu işlemleridare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlediği, söz konusu işlemlerinkamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmişbirer idari işlem niteliğinde olduklarıaçıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Bu nedenlerle aşağıdakişekilde hüküm kurulmuş ise de; 7. Hukuk Dairesinin08/04/2013 tarihli 2013/10377 Esas ve 2013/5889 Karar sayılıilamıyla "idari yargıda görülmesi halinde mahkemecedava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine kararverilmelidir. Mahkemenin yetkisizliğine ilişkin karar verebilmesiancak aynı yargı yolundaki mahkemeler arasındamümkündür. Mahkemenin bir yandan yetkisizlik kararı vermesibir yandan da idari yargı yönünden görevsizlik kararıvermesi hatalıdır.
Ayrıca görevsizlik aynıyargı yoluna tabi mahkemeler arasında geçerli olup, davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararverilmesi halinde dosyanın talep halinde İdare Mahkemesinegönderilmesi de mümkün değildir. Mahkemenin 6100sayılı HMK 20 ve 321.maddelerini uygulaması da buyönüyle hatalıdır. İdari yargıdagörülecek dava bu davanın devamı niteliğindedeğildir. Bu nedenle dava dilekçesinin yargı yolubakımından reddine karar verilmesi halinde mahkemenin yargılamagiderlerini bu arada avukatlık ücretini de hükümaltına alması gerekir." şeklinde bozulmuştur.
Yargıtay Bozma ilamıdoğrultusunda yeniden yargılama yapılarak Bozma ilamınauyulmuştur.
Avukatlık Asgari ÜcretTarifesinin 12. Maddesi hükmü de nazara alınarak 440TL vekaletücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine kararverilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
KARAR: Yukarıdaaçıklanan nedenlere dayanılarak,
Yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle HMK 114/1 -b ve 115/2 maddesi uyarınca dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddine,(…)” demek suretiylegörevsizlik kararı vermiş; bu karar temyiz edilmeyerekkesinleşmiştir.
Davacı vekilibu kez, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarınısaklı tutarak ve net miktarlar üzerinden olmak üzere; maaşnakil ilmühaberinin, denge tazminatının, enflasyonfarkının ve aldığı ikramiyeninyansıtılmaması nedeniyle hukuka aykırıdüzenlenerek yapılan ödememe işleminin iptaline, maaşnakil ilmühaberinin düzeltilmesine ve ücretineyansıtılmayan ek ödemelerinden denge tazminatını alacağındanfazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.494,32 TL’nintahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 4.İDARE MAHKEMESİ: 10.4.2014gün ve E:2013/46 sayı ile, özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHâzineye ait bulunan hisselerden % 55’inin, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin % 55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar’ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatıldığı; dava dosyasının incelenmesinden;Türk Telekom A.Ş.'nin hisse devri (14.11.2005) tarihinde görevyapmakta iken 406 sayılı Kanunun Ek 29. maddesi ile 4046sayılı Kanun'un 22. maddesine göre diğer kamu kurum vekuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen ve bir başkakuruma naklen ataması yapılan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin iptali ile yoksun kaldığı zamlar, dengetazminatı ve ek ödemelerin toplamı olan 2.494,32 TL'ninödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığının anlaşıldığı; 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde idari dava türlerisayılmış olup, kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılmakta olduğu; buna göre; iptali istenilen işlemintesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşuniteliği taşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'ninolması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden, uyuşmazlığın özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümündeadlı yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarıldığı; nitekim; Uyuşmazlık Mahkemesi'nin24.12.2012 günlü, E:2012/494, K:2012/416 sayılıkararıyla, Mahkemelerinin 30.05.2012 tarih ve E:2011/424 sayılıdosyasında verilen "görevlilik" kararınınkaldırılmasına karar verilmiş olduğu, aksiyöndeki yorumun aynı uyuşmazlığınesasının iki farklı yargı yerince denetlenmesi sorununugündeme getireceğinin de tabii olduğu gerekçesiyle; Mahkemeleriningörevsizliğine, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve işleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve işinincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen durumun aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; Başkanlık yazısıyla, adli yargı davadosyasının Mahkemesinden istenildiği ve sonuçta usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygundüzenlenmemesi nedeniyle iptali ve bu yüzden mahrumkaldığı bir kısım parasal tutarlarınödenmesi istemiyle açılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada,“Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır” denilmiş;anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile değiştirilmişve “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesininyarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’auygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamudakaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyon hizmetlerininyürütülmesine ilişkin özel kanunlarınhükümleri saklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunluk hisselerikamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığınteklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren yüzseksen gün içerisinde Bakanlar KuruluKararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyleyürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapan personeldenasli ve sürekli görev yapacak olanları kadro unvanıitibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verildiğiaçıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlarve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacınınvekili tarafından; müvekkilinin maaş nakil bildiriminin ilgilimevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle iptali ve bu yüzden mahrumkaldığı parasal ödemelerin tazmini istemiyle 24.5.2011 tarihindedava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devleteve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Ankara 4.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 3.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 4.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Ankara 3.İş Mahkemesi’nin 12.12.2013 gün veE:2013/993, K.2013/1582 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 14.7.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy