T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 748
KARAR NO : 2014 / 803
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :T.K. Vekili : Av.A.K. Davalı : Türk Telekom Anonim ŞirketiGenel Müdürlüğü Vekili : Av. G.Ç. O L AY : Davacı,davalı Kuruluşta görev yapmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeniyle, 4046 sayılı Yasa uyarınca 8.9.2010tarihinde Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrineatanmıştır. Davacıvekili, müvekkilinin, davalı Kuruluşa başvurarak, davalınınmaaş nakil bildirimini düzenlerken, en son aldığımaaş tutarının nazara almadığını;ayrıca, ilişik kesme tarihine kadar geçen dönemdedevlet memurlarına yapılan zamların, 2006 yılındaverilen %2.32 enflasyon fark tutarının, (40+40) olaraknitelendirilen denge tazminatının ve yılda verilen 4 maaştutarındaki ikramiyenin maaşının oluşmasındadikkate alınmadığını ifade ederek, belirtilenmalî kalemlerin dikkate alınarak maaş nakil bildirimininyeniden düzenlenmesini talep ettiğini; davalınınyasal cevap süresinde cevap vermeyerek davacının isteminizımnen reddettiğini ifade ederek; Türk Telekom AnonimŞirketi Genel Müdürlüğünün zımnî redişleminin iptaline, 25.09.2010 tarihinden geçerli olmak üzereeksik ve yanlış hesaplanan maaş nakil bildiriminindüzeltilmesine ve aradaki farkın yasal faizi ile birliktemüvekkiline ödenmesine karar verilmesi istemiyle 23.2.2011 tarihindeidari yargı yerinde dava açmıştır. Davalıvekilince birinci savunma dilekçesinde, davanın adliyargının görev alanına girdiği önesürülerek görev itirazında bulunulmuştur. Hatayİdare Mahkemesi;13.10.2011 gün, E:2011/291, K:2011/1890 sayılile; Bakanlar Kurulu'nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı"Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi'nin %55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışına ilişkinNihai Devir İşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Kararı" uyarınca 14.11.2005 tarihliHisse Satış Sözleşmesi ile Ojer TelekomünikasyonA.Ş.’ye satılmış olduğunun görülmesikarşısında; bu tarihten sonra tesis edilen işlemlerdendoğan uyuşmazlıkların görüm veçözümünün idari yargı mercilerinin görevalanına girmediği gerekçesiyle, davayı görevyönünden reddetmiş; bu karar davacı tarafından temyizedilmiştir. Danıştay5. Dairesi: 13.12.2012 gün ve E:2012/3602, K:2012/8819 sayı ile,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varıldığı ve aksi yöndekikararda isabet görülmediği gerekçesiyledavacının temyiz isteminin kabulüyle Hatay İdareMahkemesince verilen kararın bozulmasına karar vermiştir. HATAYİDARE MAHKEMESİ: 29.11.2013 gün ve E:2013/1062 sayı ile,4502 sayılı Yasa'nın Resmi Gazete’deyayımlandığı 29.1.2000 gününden,özelleştirme sürecinin tamamlanmasının ardındanhisse satış sözleşmesinin imzalandığı14.11.2005 tarihine kadar geçen bu dönemde, sermayesinin yüzdeellisinden fazlası kamuya ait olan Türk Telekom'un bir kamukuruluşu olduğu ve personeliyle arasında doğanuyuşmazlıklara idari yargıda bakılacağınınDanıştay kararlarında kabul edilmiş olduğu; hisselerinfiilen devredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesinin imzalandığı 14.11.2005 tarihinden sonraise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzelkişisine geçen Türk Telekomun kamu kuruluşuniteliğini kaybettiği; belirtilen tarihten sonra, kural olarak,Türk Telekom personelinin kamu personeli ve işlemlerinin idariişlem sayılamayacağı, bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağının açık olduğu; 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun 15.2.2006 tarihli ve 26081sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 5457 sayılı Yasa ile değişik Ek 29. maddesininbirinci fıkrasında "Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakiliçin DPB'ye bildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret,harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer malî ve özlük haklarıTürk Telekom tarafından karşılanır. Bu fıkradabelirtilen süre içinde nakle tâbi personelden TürkTelekom tarafından hizmetine ihtiyaç duyulmayanlar tespitedildikleri tarihten, kendi isteği ile nakil talep edenler ise taleptarihinden itibaren en geç doksan (yüzseksen günlükaylıksız izin süresi aşılmamak kaydıyla ve 15 Ocak2006 tarihindeki üçüncü fıkraya göre hesaplananücretleriyle) gün içinde Türk Telekom tarafındanDPB'ye bildirilir ve bunların aylıksız izinleri bu tarihitibarıyla sona erer. Hizmetine ihtiyaç duyulmayan personelintespiti ve kendi isteği ile nakil talebinde bulunma süresi, hissedevir tarihinden itibaren yüzelli günü aşamaz. Bufıkranın birinci cümlesinde sayılanlardanaylıksız iznin bitiminden sonra Türk Telekomun tâbibulunduğu mevzuata ve bu fıkraya istinaden akdedilensözleşmeye göre çalışmaya devam edenlerdenhisse devir tarihinden itibaren en geç beş yıl içindeiş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erenler, bu maddehükümlerine göre işlem yapılmak üzere işsözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren otuz güniçinde sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocaktarihindeki üçüncü fıkraya göre hesaplananücretleriyle Devlet Personel Başkanlığına bildirilirve bunların bildirim tarihine kadar geçen süre içindekiaylık ücret, harcırah, sağlık giderleri, cenazegiderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafından karşılanır”hükmünün yer aldığı; aktarılan yasaldüzenleme ile, Türk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılaraközel hukuk tüzel kişisinde çalışmalarınaolanak sağlandığı, bu sürenin bitiminden sonra da,tarafların istemi halinde imzalanacak sözleşme sonucundaTürk Telekom AŞ.'de çalışmaya devam edebilecekleri,bu şekilde sözleşme imzalayan personelin iş akitlerinindevir tarihinden itibaren beş yıl içinde feshedilmesi halindeDPB'ye bildirilerek kamu kurumlarına nakil işlemlerinebaşlanacağının anlaşıldığı; diğer yandan, imtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği; bu görevlerkapsamında 406 sayılı Yasa hükümleri uyarıncadavalı şirket tarafından, hak sahibi personelinin DevletPersonel Başkanlığı'na bildirmesi, bildirim ile beraberpersonelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasalhaklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerinbulunduğu; sayılan işlemlerin, idare hukuku alanındahukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlemekte esas alındığı; belirtilennitelikleriyle, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında veidare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde olduklarının anlaşıldığı; sözkonusu işlemlerin, içerikleri itibarıyla idari işlemniteliğinde olmakla beraber, bir özel hukuk tüzel kişisiolan davalı şirketçe tesis edilmiş olmalarınedeniyle idari yargı denetimine tabi olup olmayacağının daayrıca değerlendirilmesi gerektiği; davalışirketin, Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında, imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin imtiyazSözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bu görev veyetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğunun yukarıdabelirtilmiş olduğu; belirtilen statüsü ve özelyasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özel hukuk tüzelkişisinden farklı bir hukuki statü içinde bulunduğununanlaşıldığı; bu durumda, imtiyaz sözleşmesiile bir kamu hizmetini yürütmekle görevli ve yetkilikılınması nedeniyle, diğer özel hukuk tüzelkişilerinden farklı olarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasahükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunanpersoneli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu sonucunavarılmış olduğu gerekçesiyle; davalıvekilinin görev itirazının reddine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca bu kararın taraflaratebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde uyuşmazlıkçıkarılmasını istemeye yetkili makama sunulmaküzere iki nüsha dilekçe ile Mahkemelerinebaşvurulabileceği hususunun davalı Türk Telekom A.Ş'yetebliğine karar vermiştir. Davalıvekilince süresi içinde verilen dilekçe ile olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, davadosyasının onaylı bir örneği ile birlikteYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; Telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunluk hisselerikamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50' nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu;özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55'inin, BakanlarKurulu'nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketinin" % 55 oranındaki HissesininBlok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OjerTelekomünikasyon A.Ş.'ne satıldığı;Anayasa'nın 128. maddesinde, "Devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür" hükmünün yer aldığı;406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasında,"Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmünün yeraldığı; bu duruma göre, davalı Türk Telekomhisselerinin devrinin fiilen gerçekleştiği tarihten sonradavacı ile davalı şirket arasındakiuyuşmazlığın, 01/01/2006 tarihinden itibaren yeni nakilbelgesi düzenleninceye kadar geçen süre içinde tahakkukeden zam ve tazminatlar ile maaş nakil ilmühaberinindüzenlendiği 25.9.2010 tarihinden itibaren ödenmesigerektiği halde ödenmeyen eksik ücretlerinin yasal faizi ileödenmesi ve davalının redde ilişkin işleminin iptalitalebinden kaynaklandığı; öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: / "a) (Değişik:8.6.2000-4577/5md) idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, / İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, /(Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar." idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabileceği; dolayısıyla, davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, ortada idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmenin olanaksız olduğu; belirtilentüm bu hususlara göre, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevlibulunduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosya örneğiüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca,10. maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işleminiptali, yoksun kaldığı parasal haklarının faiziylebirlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğü’nce (P.İ),telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD.bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılıKHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle, UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro, unvan,derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren yüzseksen gün içerisindeBakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personeleliyle yürütülür. Bu personel hakkında buKanunda öngörülen hükümler saklı kalmaküzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamehükümleri uygulanır. Bunların dışında kalanpersonel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler sonucunda;“a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.)Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekom çalışanlarınınaylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan YönetimKurulu tarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı Kurumdaçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve sonrasındakamu kurumu emrine atanan davacı tarafından; maaş nakililmühaberinin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurusunun reddineilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasalhakların ödenmesi istemiyle 23.2.2011 tarihinde davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Hatay İdare Mahkemesinin GörevlilikKararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Hatay İdare Mahkemesinin 29.11.2013 gün veE:2013/1062 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy