T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 702
KARAR NO : 2014 / 760
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET : 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu uyarınca verilen idari para ceza-sının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : C.A. Davalı : Ulaştırma Denizcilik veHaberleşme Bakanlığı XIII. Bölge Müdürlüğü O L A Y :UlaştırmaDenizcilik ve Haberleşme Bakanlığı XIII. Bölge Müdürlüğünceyapılan denetim sırasında, davacı adınakayıtlı 71 DR 922 plaka sayılı aracın yetki belgesizyük/eşya taşımacılığı faaliyetindebulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, davacı adına 4925sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 26/a. maddesi uyarınca29.6.2013 gün ve UBK-A 404715 seri-sıra sayılı işlemile 2.615,00 TL idari para cezası verilmiştir. Davacı, idari paracezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. Bolu 2. Sulh Ceza Mahkemesi, olay yeriitibariyle yetkisizlik kararı ile dava dosyasının yetkiliKarabük Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş,verilen karar kesinleşmiştir. KARABÜK 2. SULH CEZAMAHKEMESİ: 31.1.2014 gün ve D.İş:2013/642 sayı ile,davacı adına verilen idari para cezasınınkesinleştiği, bu nedenle görevli mahkemenin vergi mahkemesiolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilenkarar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı, bu kez, aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır. Zonguldak İdare Mahkemesi,davanın yetki yönünden reddine ve dava dosyasınınyetkili Kastamonu İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş,verilen karar kesinleş-miştir. KASTAMONU İDARE MAHKEMESİ; 6.5.2014gün ve E:2014/422 sayı ile, davacıya 4925 sayılı Kanunuyarınca idari para cezası verildiği ve bu Kanun’da da idaripara cezalarına karşı kanun yolu düzenlemesibulunmadığından, Kabahatler Kanunu uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre: Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdari yargı yerince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, Mahkemeceekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4925 sayılıKanun’un 26. maddesine göre verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanunu’nun 5. maddesinde, taşımacılık,acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyatambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi içinBakanlıktan yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu,idari para cezaları başlıklı 26. maddesinde, buKanun’un 5 inci maddesine göre yetki belgesi almadantaşıma işinde faaliyette bulunanlara ikibin Türklirası idari para cezası verileceği düzenlenmiş; 30.maddesinde, para cezalarına karşı tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itirazedilebileceği, itiraz üzerine verilen kararların kesinolduğu öngörülmüşken, bu madde, önce23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 520. maddesiyle,“Bu Kanunda belirtilenidarî para cezasını gerektiren fiillerin işlendiğitarihten itibaren bir yıl içinde aynı nitelikteki fiiliüç defa işlediği tespit edilen gerçek vetüzel kişilere, işlediği fiillerin cezalarınıntoplamının on katı idarî para cezası verilir vetaşıt şoförünün yurt içi ve yurtdışı taşımalarda sürücü meslekiyeterlilik belgesi ile varsa uluslararası sürücüsertifikası bir yıl süreyle askıya alınır”şeklinde değiştirilmiş; daha sonra 25.6.2009gün ve 5917 sayılı Kanun’un 47. maddesi ileyürürlükten kaldırılmıştır. 5917sayılı Kanun hükümleri 10.7.2009 tarihindeyürürlüğe girmiştir. 4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanunu’nda 12.7.2013 gün ve 6495 sayılıKanun’un 32. maddesiyle ve son olarak 6.2.2014 gün ve 6518sayılı Kanun’un 60. maddesiyle değişiklikler yapılmış,bu haliyle de idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öte yandan; 30.3.2005 gün ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde," (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır";Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise "idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerkanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4925 sayılıKarayolu Taşıma Kanunu’nda da idari para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Kastamonu İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Karabük 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kastamonu İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Karabük 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.1.2014 gün veD.İş:2013/642 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 14.7.2014 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy