T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 669 KARAR NO : 2014 / 734 KARAR TR : 14.7.2014 ÖZET : 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan da-vanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :T.B. Mermer San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili :Av. R. Ü. Davalı :Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı O L A Y : Enerji ve Tabii KaynaklarBakanlığı Maden İşleri GenelMüdürlüğünün 7.5.2013 gün ve 12315sayılı işlemi ile, Muğla İli, Milas İlçesisınırları içerisinde, davacı uhdesinde bulunan sicil:52413sayılı II (b) grubu maden (mermer) işletme ruhsat sahasının,Maden İşleri Genel Müdürlüğünce yapılanincelemesi sırasında, teknik nezaretçi defterinin heyetüyelerine ibraz edilmediğinden bahisle, davacı adına, 3213sayılı Maden Kanunu’nun 10. maddesinin altıncıfıkrası uyarınca 4.656,60 TL idari para cezası verilmesine,ayrıca 2010 yılına ait çevre uyum teminatınınsüresi içerisinde yatırılmadığınıntespit edildiğinden bahisle, teminatın irad kaydedilmesine de kararverilmiştir. Davacıvekili, idari para cezasının iptaline ve irad kaydedilen teminatıniadesine kararverilmesi istemiyle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. ANKARA 21. SULH CEZA MAHKEMESİ:26.9.2013 gün ve D.İş:2013/21 sayı ile, idari para cezasıile birlikte aynı işlemle ayrıca 2010 yılına aitçevre uyum teminatının irad kaydedilmesine de kararverildiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesine göre idari para cezası yanında idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle itirazın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmış, Ankara 14.İdare Mahkemesi’nce, aralarında maddi veya hukuki yöndenbağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan heriki işleme (para cezası ve teminatın irat kaydedilmesi)karşı ayrı ayrı düzenlenecek dilekçeler iledava açılması gerekirken aynı dilekçe ile davaaçıldığı belirtilerek, 2577 sayılı Yasahükümlerine uygun olmayan dava dilekçesinin yukarıdabelirtildiği şekilde ayrı ayrı dilekçeler ile yenidendava açılmak üzere reddine karar verilmesi üzerine,davacı vekili idari para cezasının iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmış, Ankara 14. İdare Mahkemesibu kez, davanın çözümününtaşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olanMuğla İdare Mahkemesi’nin yetkisinde olduğugerekçesiyle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, dava dosyasınınyetkili Muğla İdare Mahkemesi’ne gönderilmesinekarar vermiş, itiraz edilmeyen karar kesinleşmiştir. MUĞLA 2. İDAREMAHKEMESİ: 8.4.2014 gün ve E:2014/180 sayı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesi ile amaçlananın,aynı maddi olaydan kaynaklanan hem yaptırım kararı, hem depara cezası bulunması halinde, bunların yargı yolununayrı olması durumunda farklı uygulama ve kararlarındoğabileceğinden, bunun da hukuk devletine olan güvenizedeleyeceği açık olduğundan dolayı, busakıncanın giderilmesi olduğu, öyleyse bu madde ileanlaşılması gerekenin faklı yargı kollarınıngörevine giren idari işlemlerin aynı maddi olaydandoğmasının (maddi birliktelik koşulu) gerektiği,çünkü farklı yargı kollarının aynımaddi olayı farklı farklı yorumlamasının farklı sonuçlardoğurabileceği nedeniyle bu maddenin düzenlendiği, nitekim,3194 sayılı Yasanın 42.maddesinde yargı yeri düzenlen-mediğihalde,Uyuşmazlık Mahkemesinin bu maddeden kaynaklanan paracezası uyuş-mazlıklarında, ayrıca yıkımkararı olmasa bile temelinde yapı tatil tutanağınınbulunması (maddi olayın aynı olması) sebebiyle idari yargıyıgörevli gördüğü, yine trafik para cezası ilesürücü belgesinin geri alınması durumunda da, işlemlerintarih ve sayıları farklı olduğu halde, yüksek mahkemenin aynı maddi olaydan kaynaklanması sebebiyle bu türuyuşmazlıkları da idari yargının görevindegördüğü açıklanarak, olayda, her ne kadaraynı inceleme içerisinde yer alsa bile, nezaretçi defterininibraz edilmemesinin ayrı bir maddi olay, çevre uyumteminatının yatırılmaması sebebiyle teminatıngelir kaydedilmesinin ayrı bir maddi olay olduğu, nezaretçidefterini ibraz etmemek fiili, hem para cezasına, hem de teminatınirat kaydedilmesine sebep olsa idi, maddi olayda birliktelik koşulunungerçekleşmiş olabileceğini, ancak böyle bir durumunbulunmadığı, olayda iki ayrı fiil, dolayısıylaiki ayrı yaptırım kararının bulunduğu, bu durumdaiki ayrı fiil ve iki ayrı yaptırımın salt aynıidari işlemde yer almasının, 27/8. madde kapsamında değerlendirilemeyeceğive 5326 sayılı Kabahatler Kanununun, 3 ve 27. maddeleri uyarınca,Maden Kanununda bu Kanun uyarınca verilen idari para cezalarınakarşı itiraz mercii hususunda bir hüküm bulunmamasınedeniyle Kabahatler Kanunu uygulanacağından, dava konusu idari paracezasının görüm ve çözümününadli yargı yerinin görev alanında bulunduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuş-mazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına veUyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadar davanınincelenmesinin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü,E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunul-duğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,idari para cezasının iptali istemiyle açılan davayönünden oluşan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 3213sayılı Kanun’un 10. maddesinin altıncıfıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 4/6/1985 gün ve3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Amaç”başlığını taşıyan 1. madde-sinde, “BuKanun madenlerin aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibiolunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler”denilmiş; “Beyan usulü” başlığı altındadüzenlenen 10.maddesinin altıncı fıkrasında ise, “Tekniknezaretçinin atandığı ruhsat sahasındakifaaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit veönerilerini teknik nezaretçi defterine kaydetmesi zorunludur. Aksitakdirde teknik nezaretçi uyarılır. İkinci kez aynıruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerinegetirilmemesi durumunda teknik nezaretçi hakkında beşincifıkra hükümleri uygulanır. Teknik nezaretçidefterini, teknik nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalar.Defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması halinde, ruhsat sahibine on yıl süreli işletme ruhsatlarıiçin belirlenen yıllık işletme ruhsat harcıtutarında idari para cezası uygulanır.” hükmüyer almıştır. “Harç,teminat,cezalar ve diğer yaptırımlar” başlığıaltında düzenlenen 13. madde-sinde, “(Değişik birincifıkra: 10/6/2010-5995/7 md.) Ruhsatların verilmesi içinharç ve teminatın yatırılması zorunludur. Ruhsatteminatı, ruhsat aşamasına ve ruhsat süresinebağlı olarak hektar başına yıllık ruhsatharcının % 1’ idir. Bu oranı % 50’si oranındaartırmaya veya aynı oranda eksiltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.Teminat miktarı 10.000 TL’den az olamaz. Bu miktar her yılyeniden değerleme oranı nispetinde artırılır. Aramadönemi üretim izni ve üretim için işletme izni talepedildiğinde çevre ile uyum teminatı alınır. Buteminat, özel kanunlarında belirtilen hükümler hariçyıllık işletme ruhsat harç bedeli kadar her yılHaziran ayının son günü mesai saati bitimine kadaryatırılır. Bu teminatın süresi sonuna kadaryatırılmaması halinde ruhsat teminatı irad kaydedilir.Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hale getirilmesinimüteakip, çevre ile uyum teminatı iade edilir. İrad kaydedilerek tamamlanması istenilen teminatların ruhsatsahibi tarafından üç ay içindeyatırılması gerekir. Bu süre içindeyatırılmamış ise ikinci bir üç aylıksüre verilir. Verilen bu sürede de teminatı yatırılmazise faaliyetler durdurulur. Teminat, takip eden altı ay içinde detamamlanmaz ise ruhsat iptal edilir. BuKanuna göre irad kaydedilen ve tamamlanması gereken teminatlar güncelteminat üzerinden alınır. Süresiiçerisinde yatırılmayan teminatlar her defasında ikiyekatlanır. (Değişikbeşinci fıkra: 10/6/2010-5995/7 md.) Teminatlar, bir ay içindemuhasebe birimi emanet hesabına aktarılmak üzereBakanlığın belirlediği bankada açılacak teminathesabına yatırılır. Bu Kanuna göre irad kaydedilenteminatlar genel bütçeye gelir kaydedilir. I.Grup(a) bendi madenlerin teminatları ile irad kaydedilen teminatları ilözel idaresi hesabına yatırılır. (Değişik yedinci fıkra:10/6/2010-5995/7 md.) Bakanlık, mülki idare amirlikleri ve ilözel idareleri tarafından bu Kanuna göre verilen idarîpara cezaları 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununagöre tahsil edilir. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet haklarıile ruhsat harçları 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunhükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgilitahsil dairesine bildirilir ” denilmiştir. 3213 sayılıMaden Kanunu’nun 2, 3, 7, 9, 10, 12, 13, 14, 16, 17, 27, 29, 30, 31, 32,47; ek 7, 8; geçici 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19. maddelerinde10.6.2010 gün ve 5995 sayılı Kanun, geçici 20.maddesinde 12.7.2012 gün ve 6353 sayılı Kanun ile değişiklikyapılmış ise de; Maden Kanunu’nda, idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmemiştir. Öte yandan;30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında, "idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan,dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 3213 sayılıMaden Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediği, görevuyuşmaz-lığının esasını oluşturan idaripara cezasına konuişlem(teknik nezaretçi defterinin heyet üyelerine ibrazedilmemesi nedeniyle davacı adına 3213 sayılı MadenKanunu’nun 10. maddesinin altıncı fıkrasıuyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin ) kapsamında aynı kişi ile ilgiliolarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmediği anlaşıldığından,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Muğla 2. İdare Mahkemesinceyapılan başvurunun kabulü ile, Ankara 21. Sulh CezaMahkemesince idari para cezasının iptali istemiyle açılandava yönünden verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Muğla 2. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, idari paracezasının iptali istemiyle açılan davayönünden, Ankara 21. SulhCeza Mahkemesince verilen 26.9.2013 günve D.İş:2013/21 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA14.7.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy