T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 678
KARAR NO : 2014 / 738
KARAR TR : 14.7.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1-V.İ. 2-A.İ. 3-M.İ. Vekili :Av. A.E. Davalılar :1-Sağlık Bakanlığı Vekili : Av.U.Y.Ç. 2-BağcılarBelediye Başkanlığı Vekili :Av.Ş.A. O L A Y : Davacılar vekili,müvekkillerinin, İstanbul İli, Bağcılarİlçesi, Mahmutbey Mahallesi F21-C-17-D- 3-C 245DS2A Pafta, 1231Parsel, 3280 m2 miktarlı taşınmazda hissedarolduklarını; bu taşınmazın Bağcılar BelediyeBaşkanlığının 13/08/1999, 16/03/2001, 19/04/2004,15/09/2008 tarihli; 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarındakısmen sağlık tesis alanında kaldığını,fakat davalının bugüne kadar kamulaştırmayapmadığını, planda da sağlık tesisalanından çıkarılması ile ilgili de bir beyandabulunmadığını; müvekkillerinin tapuda malikgöründüğünü fakat taşınmazınpratikte devletin olduğunu, çünkü imarla ilgilisınırlandırma nedeni ile pratikte bir verimalamadıklarını, hukuken işgal edilmesi nedeni ile'kamulaştırmasız el atma davası açma zaruretidoğduğunu; uzun yıllar programa alınmayan imarplanının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle açılandavada idarenin sorumlu olacağı; idarenin el attığıyerde yıllarca işlem yapmaması halinde, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminatdavasının kabulüne karar verileceği yolunda Yargıtaykararları bulunduğunu ifade ederek; müvekkillerinin taşınmazınadavalı idarece kamulaştırmasız(hukuki işgal) elatılmasından dolayı fazlaya ait talep ve dava haklarısaklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000.TL.nin davalıidareden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili vedavacılılara ödenmesine, taşınmazın davalıidarelere terkinine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalıİdareler süresi içinde görev itirazındabulunmuşlardır. BAKIRKÖY 6.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 8.3.2013 gün ve E:2012/183 sayı ile, görev itirazınınreddine karar vermiştir. Davalılardan BağcılarBelediye Başkanlığı vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasınınonaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI; Uygulama ve Öğreti'de, kamuidarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında,kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış olduklarıişlemlerin, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya dakarara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddifaaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizliklerinin de, "idarieylem" olarak tanımlandığı; bu tanımagöre; idarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesiuyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile 2981sayılı Yasanın 13'üncü maddesinin (c) bendiuyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve bu planlaradayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibibireysel işlemlerin, "idari işlem"; bu imar planıuyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bununiçin gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudakihareketsizliklerinin de, idari eylem niteliğitaşıdığı; dosyanın incelenmesinden; davadilekçesinde, imar planında sağlık tesisi alanıolarak ayrılan taşınmazın değerinin ödenmesi vetaşınmazın tapu kaydının terkininin istenildiğininanlaşıldığı; bu bilgiler karşısında;davanın, davacıların taşınmazının,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 günlü, E:2010/5-662K:2010/651 kararında "hukuki el atma" olarak nitelendirilen,imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyle açıldığısonucuna ulaşıldığı; dava dilekçesinde veYargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkınagetirildiği söylenen kısıtlamanın,taşınmazın malikleri yönünden zarar doğurucusonuçlarının olabileceğinde kuşkubulunmadığı, ancak bu sonuç ya da sonuçların,genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olan imarplanında taşınmazlara yönelik belirlemenin bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarınınzamanında yapamamasından ve imar uygulamalarından; başkaanlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerin imarplanı gereği yapılması gereken kamulaştırmalarkonusundaki hareketsizliği şeklinde ortaya çıkan idarieylemlerden kaynaklandığı; idari işlem ve eylemlerdendoğan zararların tazmini taleplerinin ise, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncümaddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacaktam yargı davalarına konu edilmelerinin, anılan yasahükümlerinin gereği olduğu; bu bakımdan, hukukauygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nıngörev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukuk düzenindeyaratmış oldukları etki ve sonuçların, "hukukiel atma" olarak nitelendirilmesine ve bu olumsuz sonuçlarla ilgilitazminat taleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak tazminatdavalarına konu edilmelerine, hukuken olanakbulunmadığı; dolayısıyla, davanıntaşınmazın değerinin ödenmesi istemine ilişkinkısmının, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1 'inci fıkrasının (b)bendinde yer alan "idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları," hükmügereğince idari yargı yerinde görülmesinin gerektiği;nitekim, 11.06.2013 günlü, 28674 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 6487 sayılı Kanun'un 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun geçici 6'ncı maddesindedeğişiklik yapan 21'inci maddesinde "Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyleveya ilgili kanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir."hükmüne yer verilmek suretiyle "hukuki el atma" olaraknitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyethakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminatdavalarının görüm ve çözümünde İdariYargı yerinin görevli olduğunun öngörülmüşbulunduğu; açıklanan nedenle, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönündenolumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, kararvermiştir. Başkanlıkça, 2247sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın yazılıdüşüncesi istenilmemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME:Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalılardan BağcılarBelediye Başkanlığı vekilinin, anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, 10. maddedeöngörülen biçimde, davanın taşınmazınbedelinin tazminat olarak hüküm altına alınmasıistemine ilişkin kısmı ile anılan davalı idare yönündenolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Davacılarınhissedar olduğu taşınmazına, imar planında sağlıktesisi alanı olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırmasızel atıldığından bahisle, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'si bedelin faizi ilebirlikte tazmini istemiyle açılmıştır. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediyebaşkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmü; Aynı Kanun'un 18. maddesinde,“İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasızarsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatıaranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamukurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye,bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre haksahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediyeve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilenyetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklercedüzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (Değişiküçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenlemeortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibiumumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz. Düzenleme ortaklıkpaylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözügeçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gerekenyerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalanmiktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu iletamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktarsahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halindedüzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalansaha üzerinden ayrılır. Bu fıkra hükümlerinegöre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenlemeortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imarplanı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına maniteşkil etmez…” hükmü yer almıştır. Dava dosyasında bulunanBağcılar Belediye Başkanlığı Plan ve ProjeMüdürlüğünün 31.5.2012 tarih veM.34.3.BAĞ.0.29.-310.01(04/3314)-38705 sayılı yazısınınincelenmesinden; dava konusu parselin, 18.04.2008 tasdik tarihli 1/5000ölçekli Nazım İmar Planında kısmensağlık tesis alanında, kısmen yol alanında,kısmen metro güzergâhında, kısmen MIA alanındave kısmen yeşil alanda kaldığı; 15.09.2008 tasdiktarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında dakısmen sağlık tesis alanında, kısmen yolalanında, kısmen MIA alanında ve kısmen yeşil alandakaldığı; parsel üzerinde yer alan sağlık tesisalanı fonksiyonunun 1/5000 ölçekli Nazım İmarPlanı üzerinde yer aldığı; 1/5000 ölçekliNazım İmar Planlarının 5216 sayılıBüyükşehir Belediye Kanunun 7-b maddesi gereğiBüyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğu; bunedenle yapılacak düzenleyici işlemin BüyükşehirBelediyesi tarafından gerçekleştirilmesinin gerektiği;1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında yapılacakdüzenlemeye müteakip olarak 1/1000 ölçekli Uygulamaİmar Planında da gerekli düzenlemeninyapılmasının mümkün olabileceği belirtilmiş;dosya kapsamında yapılan incelemede; taşınmaz üzerindeimar planı kapsamında herhangi bir tesis yapıldığınailişkin bilgiye ulaşılamamış ayrıca;sorulması üzerine Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesincegönderilen 28.5.2014 tarih ve E:2012/183 sayılı yazıda;dava konusu taşınmaza ilişkin olarak keşif vebilirkişi incelemesi yapılmadığınınbildirildiği anlaşılmıştır. Olayda,davacıların hissedar olduğu taşınmazın İmarPlanında sağlık tesisi alanı kullanımındakaldığı, aradan uzun süre geçmesine rağmenkamulaştırılmadığı, taşınmazüzerinde düzenleme yapılmadığı, kamulaştırmasızel atma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesigerektiğinin iddia edildiği; davanın konusunun, davalıidarece 3194 sayılı Kanun uyarınca kamu gücükullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planında yeralan davacılara ait taşınmazın bedelinin tazminine ilişkinbulunduğu anlaşılmış olup, belirtilen durumagöre, imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakbaşka bir davacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin bazı fıkralarınıniptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda;Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözümlemeye yetkili kılınanUyuşmazlık Mahkemesinin istikrar bulmuş içtihatlarıda bu yöndedir…” gerekçesiyle, Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemeninyetkisizliği nedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yinetaşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan diğer bir davacının Asliye HukukMahkemesinde açtığı tazminat davasında, davalıidarelerin görev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda(Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi vebaşvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…” gerekçesiyle,davacının başvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir.(Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay HukukGenel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E:2013/603, K:2013/1503 sayılıkararıyla, imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davalarınidari yargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile davalılardanBağcılarBelediye Başkanlığı vekilinin görev itirazının, Bakırköy6.Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalılardan BağcılarBelediye Başkanlığıvekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNEİLİŞKİN Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin8.3.2013 gün ve E:2012/183 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,14.7.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy