T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 735
KARAR NO : 2014 / 790
KARAR TR : 14.07.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk K A R A R Davacılar : 1- N.Ç. 17-A.M. 2-T.A. 18-A.M. 3-E.K. 19-G.K. 4-K.S. 20-Ş.İ. 5-H.Ö. 21-R.D. 6-İ.A. 22-S.Ş. 7-S.A. 23-H.Y.İ. 8-E.A. 24-N.A.(İ.) 9-N.A.(A.) 25-T.K. 10-S.A. 26-İ.K. 11-M.A. 27-Y.K. 12-H.A. 28-G.D. 13-A.A. 29-Ö.K. 14-A.D.(A.) 30-S.K. 15-E.M. 31-B.K. 16-Ş.M. 32-M.Ş.(K.) Vekili : Av. A.K. Davalı : Ulaştırma, Denizcilikve Haberleşme Bakanlığı Vekili : Av. F. G. O L A Y :Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin Ankara İli,Akyurt İlçesi, Balıkhisar Mahallesi 959 Parseldekayıtlı taşınmazın hissedar olarak malikleriolduğunu, sözkonusu taşınmazın imar planında Esenboğa3. pist alanı olarak ayrıldığını,taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkinher türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıylaşimdilik 10.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsili ve taşınmazındavalı adına tescili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalı Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı vekili süresiiçinde verdiği dilekçede özetle, taşınmazafiilen el atılmadığını, imar planına dayalıolarak açılan tazminat davalarının görüm veçözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunu ilerisürerek görev itirazında bulunmuştur. AKYURTASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.9.2013 gün ve E:2013/89 sayıile, Mahkemelerinin görevli olduğuna, karar vermiştir. Davalı Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı vekilinin idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dosya DanıştayBaşsavcılığına gönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI: Davanın, mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyleaçıldığı sonucunaulaşıldığı, dava dilekçesinde, YargıtayHukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiğisöylenen kısıtlamanın, taşınmazın maliki yönündenzarar doğurucu sonuçlarının olabileceğindekuşku olmadığı, ancak; bu sonuç yasonuçların genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlemolan imar planından kaynaklandığı, bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarının zamanındayapılmamasından ve imar uygulamalarından; başka bir anlatımlada, idari işlemlerden ve davalı idarenin imar planı gereğiyapılması gereken kamulaştırmalar konusundaki hareketsizliğişeklinde ortaya çıkan idari eylemlerdenkaynaklandığı, idari işlem ve eylemlerden doğanzararların tazmini talepleri ise 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunun 12 ve 13.maddeleri uyarınca idariyargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konuedilmeleri, anılan Yasa hükümlerinin gereği olduğu, bubakımdan hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi idari yargının görevalanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukuk düzenindeyaratmış oldukları etki ve sonuçların, hukuki elatmaolarak nitelendirilmesine ve bu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminattaleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak tazminatdavalarına konu edilmelerine, hukuken olanak bulunmadığı,dolayısıyla davanın taşınmazın bedelinintahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısmının, 2577sayılı Yasanın 2.maddesinin 1.fıkrasının bbendinde yer alan idari işlem ve eylemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları hükmü gereğince idari yargıyerinde görülmesi gerektiği, nitekim, 11.6.2013 günlü,28674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6487sayılı Kanun’un 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu’nun Geçici 6’ncı maddesinde değişiklikyapan 21’inci maddesinde “Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgilikanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir.” Hükmüne yer verilmek suretiyle“hukuki el atma” olarak nitelendirilen, imar planındakibelirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadankaynaklanan tazminat davalarının görüm veçözümünde İdari Yargı yerinin görevli olduğununöngörüldüğü, bu nedenle 2247 sayılıYasanın 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli OĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 14.07.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılıYasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre,davalı idarenin anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısı'nca, 10. maddedeöngörülen biçimde “davanıntaşınmazın bedelinin tahsiline hükmedilmesi istemineilişkin kısmı yönünden” olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıMehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacılarınhissedar olduğu taşınmaza, imar planında Esenboğa 3.pist alanı olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırmasızel atıldığından bahisle, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla; işleyecek yasal faizi ile birlikteşimdilik 10.000,00 TL’nin davalı idareden tahsili, taşınmazındavalı lehine tapudan terkini istemiyleaçılmıştır. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölgeplanları; sosyo-ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulamaİmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı veçevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak,belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım veuygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerekkesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandan kamulaştırmasızel atmadan söz edilebilmesi için taşınmazzilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilenkamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemedegörülen davaya konu olayda olduğu gibi imarkısıtlamaları’nda taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılan davacınınAsliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında,davalı idarelerin görev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemeningerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde,iddiaların özünün Uyuşmazlık Mahkemesitarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukukkurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına veesas itibariyle yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesitarafından usul şartlarına ve hukuka uygun olarakgerçekleştirilmiş olup, başvurucu derece mahkemelerindekendi delillerini ve iddialarını sunma fırsatınıbulmuş ve bunlar Uyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Olayda, imar planınınuygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imarplanında Esenboğa 3. pist alanında kaldığı,taşınmaza idarece fiilen el atılmadığı ancakYargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile bu tür yerlerin bedelininödeneceğine karar verildiği, kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesigerektiğinin iddia edildiği; davanın konusunun, davalıidarece 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamu gücükullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planlarındayer alan davacının hissedar olduğu taşınmazınbedelinin tazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmışolup, dosya içerisinde bulunan belgelerde davacılar vekilinintaşınmaza fiilen el atıldığına ilişkin biriddiası yer almadığı gibi, davalı idaresavunmasında da taşınmaza fiilen el atmanınolmadığının açıkça dile getirilmesinedeniyle ve belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalıimar uygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın taşınmazınbedelinin tahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısımyönünden başvurusunun kabulü ile, davalı Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı vekilinin görevitirazının, Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkinkararın kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın taşınmazınbedelinin tahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısımyönünden BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalıUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıvekilinin GÖREV İTİRAZININ, Akyurt Asliye HukukMahkemesi’nin 24.9.2013 gün ve E:2013/89 sayılıREDDİNE İLİŞKİN KARARIN KALDIRILMASINA, 14.07.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy