T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 721 KARAR NO : 2014 / 776 KARAR TR : 14.7.2014 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Z. Ş. Vekilleri :Av.B. Y.& Av.A.Ö.Ö. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.M.A.P. O L A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurumnezdinde memur olarak çalışmakta iken; kurumun 14.11.2005tarihinde özelleştirilmesinden sonra başka kurumanakledildiğini; ancak bu nakil sırasında maaş nakililmuhaberinin 4046 sayılı yasanın 22.maddesi ve 406sayılı yasanın Ek 29.maddesine uygun düzenlenmemesi nedeniile zarara uğradığını belirterek; maaş nakililmuhaberine dava konusu artış ve zamların düzenleme tarihibaz alınarak yeniden tespitine ve davacının davalı kurumdaçalıştığı sürelerde hak ettiği;ancak, kendisine ödenmeyen ve davalı kurumun hatalı maaş nakilbildirimi nedeniyle davacının halençalıştığı kurumda eksik aldığıtutarların yıllar itibariyle değişen ek ödeme ve dengetazminatlarının ve buna bağlı olarak değişenmaaş tutarına eklenen ikramiye tutarı farkının fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 700,00TL’sinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek enyüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiile adli yargıda dava açmıştır. Davacıvekili 12.10.2011 tarihli dilekçesi ile; yapılan bilirkişi incelemesiile müvekkil alacağının tespit edildiğini belirterek,yeniden ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla875,56 TL’nin dava değerine eklenerek davasınınıslahına, ıslah tarihinden itibaren alacaklarına faizuygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Ankara2. İş Mahkemesi: 09.04.2013 gün ve 2011/265 Esas, 2013/421Karar sayılı kararında özetle; Yargıtay 9.HukukDairesi’nin 01.10.2012 gün ve 2012/27071 Esas, 2012/32336 Kararsayılı bozma ilamına göre davacı durumunda olanlarhakkında yapılan işlemin idari işlem olması nedeni ileuyuşmazlığın idari yargıda çözülmesigerektiğini belirterek yargı yolu caiz olmaması nedeni iledavanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, YargıtayHukuk Genel Kurulu’nun 26.12.2012 gün ve 2012/9-1518 Esas, 2012/1388Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunubelirterek, HMK’nın 115/2 madde hükmüne göre,davanın usulden reddine karar vermiştir. Görevsizlikkararı taraflara 09.04.2013 günü tefhim edilmiştir.Kararın, 5521 sayılı Yasa’nın Geçici 1.Maddesi gereğince halen yürürlükte olan 5521sayılı Yasa’nın 8.maddesi gereğince tefhimdenitibaren 8 günlük yasal sürede taraflarca temyizedilmediğinden kesinleştiğianlaşılmıştır. Davacı vekili bukez; davalı kurumdan geçiş yapan davacının maaşnakil ilmühaberinin 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesive 406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesine uygundüzenlenmemesi nedeniyle maaş nakil ilmühaberinin iptaledilerek, dava konusu artış ve zamların eklenerek düzenlemetarihi itibariyle yeniden tespitine, müvekkilinin davalı kurumdaçalıştığı sürelerde hak ettiği ancakkendisine ödenmeyen ve davalı kurumun hatalı maaş bildiriminedeniyle müvekkilinin halen çalıştığıkurumda eksik maaş almasına sebep olduğu tutarların, yıllaritibariyle değişen ek ödeme ve denge tazminatlarınınve buna bağlı olarak değişen maaş tutarınauygulanan ikramiye tutarları farkının ödenmesi gerekentarihlerden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birliktedavalı kurumdan tahsili istemiyle idari yargıda davaaçmıştır. Davalı vekilisüresi içinde verdiği dilekçesi ile özetle;görev itirazında bulunmuştur. Ankara10. İdare Mahkemesi: 08.11.2013 gün ve 2013/764 Esassayılı ara kararında özetle; imtiyaz sözleşmesiile bir kamu hizmetini yürütmekle görevli ve yetkilikılınması nedeniyle, diğer özel hukuk tüzelkişilerinden farklı olarak kimi kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülükleretabi olan, 406 sayılı Yasa hükümleri ile, kamukurumlarına nakil hakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazıkamusal görevler yüklenen davalı şirketin, belirtilengörevleri kapsamında tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğunu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğunu belirterek, görevi itirazının reddine kararvermiştir. Davacı vekili 16.12.2013tarihli dilekçesi ile; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 10.maddesi uyarınca dosyanın Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilerek, görevkonusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nden istenmesinekarar verilmesini talep etmiştir. YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı; 29.01.2014 gün ve2014/29442 sayılı kararı ile; İdare Mahkemesi’ningörevsizlik kararından önce, Ankara 2.İş Mahkemesi’ninYargıtay 9.Hukuk Dairesi’nce görev yönünden bozulankararı ile, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadaverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararınınbulunması karşısında, idari yargı yerince adliyargının görev alanına müdahalede bulunulduğundansöz etmenin olanaksız olduğuna, 2247 sayılıKanun’un 10 ve 13 maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına yerolmadığına karar vermiştir. Ankara 10.İdareMahkemesi:12.03.2014 gün ve 2013/764 Esas sayılı kararı ileözetle; Uyuşmazlıkta, davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin kamu kuruluşu niteliğitaşımaması karşısında,uyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargının görevindebulunduğunu, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin benzer bir olayailişkin olarak verdiği 11.11.2013 tarih ve E:2013/1590, K:2013/1741sayılı kararı ile davanın çözümündeadli yargının görevli olduğuna karar verildiğinigerekçe göstererek, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. Maddesi hükümleri uyarınca görevliyargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanınertelenmesine karar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının,son görevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargıdosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde memur olarak çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, nakle esas düzenlenen maaş nakil ilmuhaberindegösterilemeyen tazminatların eklenmesi sureti ile maaş nakililmuhaberinin yeniden düzenlenmesi ve dava konusu hatalı işlemnedeni ile uğradığı tüm zararların en yüksekfaizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemelerbirlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında daiş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekomda çalışmaya devameder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah,sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları TürkTelekom tarafından karşılanır…” denilerek,yasakoyucu tarafından Türk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olaraksözleşmeli personel statüsünde çalışanlarile kapsam dışı personel, kamu personelisayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde memur olarak çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasında başkabir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaş nakililmühaberinin yanlış olduğunun tespiti ile almaktan mahrumkaldığı ek ödenekler nedeni ileuğradığı zararın tazmini istemiyle; Ankara 2.İşMahkemesi’ne dava açıldığı; Ankara 2.İş Mahkemesi’nin 09.04.2013 gün ve 2011/265 Esas, 2013/421Karar sayılı kararı ile davanın görev nedeni ilereddine karar verdiği, kararın temyiz edilmeksizinkesinleştiği, davacının bu kez aynı istemle Ankara 10.İdare Mahkemesi’nde dava açtığı, davalıvekilinin görev itirazında bulunduğu, Ankara 10.İdareMahkemesi’nin 08.11.2013 gün ve 2013/764 Esas sayılı kararıile görev itirazının reddine karar verdiği, davacıvekilinin 2247 sayılı Kanun’un 10.maddesi uyarıncadosyanın Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmesini talepettiği, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’nın 29.01.2014 gün ve2014/29442 sayılı kararı ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına yerolmadığına karar verdiği, bunun üzerine Ankara 10.İdare Mahkemesi’nin 2247 sayılı kanunun 19. Maddesikoşullarına uygun olarak dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar verdiğianlaşılmaktadır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Ankara 2. İş Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Ankara 2.İş Mahkemesi’nin 09.04.2013 günve 2011/265 Esas, 2013/421 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy